Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2020/285 E. 2022/171 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2020/285
Karar No
2022/171
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/972 KARAR NO : 2025/23 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 01.03.2022 NUMARASI : 2020/285 E. - 2022/171 K. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 09.01.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 09.01.2025 İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 01.03.2022 tarih 2020/285 E. - 2022/171 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili, davalı ... ile müvekkili bankanın Simav Şubesi arasında düzenlenen Genel Kredi Sözleşmesine istinaden davalı borçlu ...'a krediler kullandırıldığını, diğer davalı ...'ın bu genel kredi sözleşmesine 500.000,00 TL tutar üzerinden müteselsil kefil sıfatı ile kefil olduklarını, davalıların kredi borcunu ödemediklerini, müvekkili banka tarafından kredi hesaplarının kat edildiğini, davalılara 03.09.2019 tarihli ihtarname gönderildiğini, davalı ...'a 09.09.2019 tarihinde, davalı ...'a 17.09.2019 tarihinde tebliğ edildiğini, buna rağmen borcun ödenmediğini, davalılar aleyhine İzmir 20. İcra Müdürlüğünün 2019/1 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı bankanın Simav Şubesi ile davalı ... arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davalı ... tarafından müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeye imza atıldığı, kredi borcunun ödenmemesi sebebiyle davalının kredi hesabının kat edildiği ve davalılara ihtarname gönderildiği, borcun ödenmediği iddiası ile davalılar aleyhine icra takibi başlatıldığı, davalı ...'ın icra takibine itirazında kefilliğe de itiraz ileri sürdüğü, gönderilen isticvap davetiyesine mazeretsiz olarak icabet etmediği, davalı ... tarafından 12.10.2017 tarihli sözleşmede verilen kefaletin TBK'nın 581. vd maddelerindeki yasal tüm koşulları taşıdığı; davalı ... ile davacı banka arasında 14.04.2014 tarihli genel kredi sözleşmesinin ve söz konusu sözleşmenin eki niteliğindeki 100.000,00 TL bedelli ek cari hesap sözleşmesinin imzalandığı, yine davalı ... ile davacı arasında 12.10.2017 tarihli K2122873 nolu genel kredi sözleşmesinin imzalandığı ve söz konusu sözleşmeye diğer davalı ... tarafından 500.000,00 TL bedel üzerinden müteselsil kefil sıfatıyla imza atıldığı; 12.10.2017 tarihli genel kredi sözleşmesine istinaden 200.000,00 TL bedelli taksitli ticari kredi kullanıldığı, kredi taksitinin ödenmemesi üzerine kredi hesabının 158.151,87 TL ana para tutarında kat işlemi yapıldığı, davalı yanca kredinin yapılandırılmadığı, yine 12.10.2017 tarihli genel kredi sözleşmesine istinaden 88.988,00 TL bedelli taksitli ticari kredi kullanıldığı, kredi taksitinin ödenmemesi üzerine kredi hesabının 03.09.2019 tarihinde kat edildiği, ayrıca yine 12.10.2017 tarihli genel kredi sözleşmesine istinaden muhtelif alacaklar hesabında 90,70 TL masraf tutarının 03.09.2019 tarihinde kat edilerek noterlik masrafı olan 234,77 TL ile birlikte 325,47 TL olarak talebi konu edildiği, ilk krediden kaynaklı takip tarihi itibariyle davalı ...'ın 179.203,18 TL'den, davalı ...'nın ise bu tutarın 178.749,09 TL'sinden sorumlu olduğu, ikinci krediden kaynaklı takip tarihi itibariyle davalı ...'ın 101.161,49 TL'den, davalı ...'nın ise bu tutarın 100.775,16 TL'sinden sorumlu olduğu, her iki davalının da muhtelif alacaklar hesabından masraf tutarına yönelik 276,98 TL tutarında sorumlulukları gerekçesiyle, davanın ... yönünden kabulü ve ... yönünden kısmen kabulü ile; icra takibine davalı ... tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin 264.384,00 TL toplam asıl alacak, 14.905,26 TL toplam işlemiş faiz, 745,27 TL toplam faizin %5 gider vergisi ve 276,98 TL masraf olmak üzere toplam 280.311,51 TL üzerinden devamına, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalı ... tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 264.384,00 TL toplam asıl alacak, 14.905,26 TL toplam işlemiş faiz, 708,35 TL toplam faizin %5 gider vergisi ve 276,98 TL masraf olmak üzere toplam 279.536,24 TL üzerinden devamına, ... yönünden fazlaya ilişkin talebin reddine; Asıl alacağın 170.539,00 TL'sine takip tarihinden itibaren yıllık %27,36 oranında ve 93.845,00 TL'sine ise yıllık %42,30 oranında temerrüt faizi uygulanmasına, hüküm altına alınan tutarın %20'si olan 56.062,30 TL icra inkar tazminatının davalı ...'dan (davalı ...'nın bu tutarın 55.907,24 TL'sinden tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile ... ile birlikte sorumlu olması kaydıyla) alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı ... vekili, müvekkilinin 2016 yılından bu yana Elazığ İli Karakoçan ilçesinde öğretmen olarak görev yaptığını, müvekkilinin takip dayanağı olarak belirtilen kredi ve kredi kartlarıyla hiçbir ilgisinin bulunmadığını, eli ürünü imzasının da mevcut olmadığını belirterek icra takibine itiraz ettiğini, takip talebinde sadece kredi ibaresi ve miktarı yazılarak alacağın dayanağının belirtilmekle yetinilmesine rağmen asıl borçlu ile aktedilen krediler üzerinden ve takip dayanağı olarak gösterilmeyen hesap kat ihtarnamesi ve münderecatı itibarıyla hükme esas borç ile ilgili hesaplama yapılmasının haksız olduğunu, müvekkiline hesap kat ihtarnamesinin keşide edilmediğini, yapılan tebligatların usulsüz olduğunu, müvekkilinin ikametgahının Elazığ/Karakoçan ilçesi olduğunu, Simav'daki adrese gönderilen tebligatın usulsüz olduğunu, bu adreste "çarşıya" gittiği beyanına dayalı olarak aynı çatı altında mukim babasına tebliğ yapıldığını, mahkemece gönderilen isticvap davetiyesinin tebliğinin de usulsüz olduğunu istinaf sebebi olarak bildirerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, davacı banka ile akdedilen genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla asıl borçlu ve kefil aleyhine girişilen icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. İzmir 20. İcra Müdürlüğünün 2019/15176 Esas sayılı dosyasında, davacı banka tarafından davalılar aleyhine 170.539,00 TL kredi, 93.845,00 TL kredi, 8.053,55 TL işlemiş faiz, 276,98 TL kredi masrafı, 402,68 TL BSMV, 6.851,71 TL işlemiş faiz ve 342,59 TL BSMV olmak üzere toplam 280.311,51 TL alacağın istemiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalıların itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmaktadır. Alacaklının müteselsil kefillere başvurma koşullarının düzenlendiği 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 586. maddesine göre, kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun ifada gecikmesi ile ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir. (Uygur, Turgut; 6098 Türk Borçlar Kanunu Şerhi, Ankara, Nisan 2012, Cilt II. s. 2541). Madde metninden de anlaşılacağı üzere, TBK'nın yürürlüğe girmesinden önce asıl borçluya başvurulmadan müteselsil kefile gidilebilmesi mümkün iken, TBK'nın anılan düzenlemesi ile bu artık mümkün olmamaktadır. Bu itibarla, müteselsil kefil yönünden talepte bulunabilmek için öncelikle asıl borçluya kat ihtarının tebliği gerekmektedir. (Yargıtay 11. HD 2016/11919 E, 2016/8568 K). Asıl borçluya kat ihtarının tebliği yeterli olup kefil için kat ihtarının tebliği aranmaz. İlk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda, takip tarihi itibariyle davalı asıl borçlu ...'ın 264.384,00 TL asıl alacak, 14.905,26 TL işlemiş faiz, 745,27 TL faizin %5 gider vergisi, 276,98 TL masraf olmak üzere toplam 280.311,51 TL; davalı kefil ...'ın ise 264.384,00 TL asıl alacak, 14.166,91 TL işlemiş faiz, 708,35 TL faizin %5 gider vergisi, 276,98 TL masraf olmak üzere toplam 279.536,24 TL borcunun bulunduğu tespit edilmiştir. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, mahkemece toplanan delillerin takdirinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına, aldırılan bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmasına, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine, davalı asıl borçlu ve kefil aleyhine hükmedilen alacak miktarları, yargılama giderleri ve vekalet ücretinden müteselsilen sorumlu olmalarına göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı ... yönünden istinaf karar harcı olan 19.095,12 TL'den peşin alınan 4.787,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 14.308,12 TL harcın davalı ...'dan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı ... tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 09.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2020/285, K. 2022/171, T. 09.01.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2020-285-e-2022-171-k-7e14c691e5bb