Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2020/227 E. 2021/576 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2020/227
Karar No
2021/576
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/806 - 2024/1232 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/806 KARAR NO : 2024/1232 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/03/2024 NUMARASI : 2023/527 Esas - 2024/193 Karar DAVACI VEKİLİ DAVALI : DAVANIN KONUSU : Tazminat ( Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 16/10/2024 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 21/10/2024 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 13.04.2012 tarihinde davalı tarafından ZMMS ile sigortalı aracın yaya olan müvekkiline çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde, müvekkilinin malul/sakat kaldığını, zararlarından davalının sorumlu olduğunu, Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan maluliyet raporunda müvekkilinin %6,3 oranında sürekli maluliyeti olduğu ve geçici iş göremezlik süresinin 9 ay olduğu, 2 ay başkasının bakımına muhtaç olduğunun belirlendiğini belirterek, fazlaya dair dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla ile HMK 107/1-2 maddeleri uyarınca ileride dava harcını artırarak dava değerini yükseltme hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik, 100,00TL geçici iş göremezlik, 100,00 TL geçici bakıcı gideri, 4.500,00 TL daimi iş göremezlik ve 1.299,00 TL adli tıp rapor ücreti olmak üzere toplam 5.999,00 TL maddi tazminatın, davalıdan temerrüt tarihinden itibaren avans faiz ile tahsilini istemiştir. Davacı vekili 12/05/2021 tarihli talep artırım dilekçesinde; müvekkili için talep edilen sürekli iş göremezlik tazminatı değerini 81.828,05 TL'ye, geçici bakıcı gideri tazminat değerini 1.329,75 TL'ye yükselttiklerini belirtmiştir. Davalı vekili cevap dilekçelerinde; dava konusu olan trafik kazasına karıştığı belirtilen aracın müvekkili şirkette, zorunlu mali mesuliyet (trafik) sigortası ile sigortalı olduğunu, söz konusu poliçeye göre teminatın, sorumluluklarının sigorta limiti, kusur ve zarar ile sınırlı olduğunu, davacının davasını kanıtlaması gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece mahkemesince, daha önce verilen 21/09/2021 tarih 2020/227 E. 2021/576 K. sayılı kararın, Dairemizin 21/06/2023 tarih 2022/1150 E. - 2023/986 K. sayılı kararı ile eksik inceleme ile kaldırılması sonrasında yeninden yapılan yargılama neticesinde mahkemece; Mahkemenin 21/09/2021 tarihli, 2020/227 Esas ve 2021/576 karar sayılı hüküm kapsamında; "Davanın Kısmen Kabulü ile; ...1-Davalıdan 81.828,05 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 1.329,75 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 83.157,80 TL tazminatın poliçe limiti ile sınırlı olacak şekilde davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihi olan 02/04/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine... 2-Adli rapor ücretinin davanın kabul oranına göre 1.297,50 TL'sinin dava tarihi olan 10/06/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, adli rapor ücretine ilişkin fazlaya ilişkin istemin reddine... 3-Geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine," dair karar verilmiş iken, anılan karar ile ilgili olarak Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi tarafından yapılan istinaf incelemesi neticesinde verilen 21/06/2023 tarihli, 2022/1150 Esas ve 2023/986 Karar sayılı karar kapsamında, ceza kovuşturmasında sürücü ve davacının uzlaşması nedeniyle KYOK kararı verildiğinden kaldırıldığı, 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 19. fıkrasının beşinci cümlesinin “Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz” bölümünün, Anayasa Mahkemesinin (18/10/2023 tarih ve 32343 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan) 26/07/2023 tarihli, 2023/43 Esas ve 2023/141 Karar sayılı İptal Kararı ile iptal edildiği, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi tarafından 21/06/2023 tarihinde verilen 2022/1150 Esas ve 2023/986 Karar sayılı kaldırma kararı sonrasında, Anayasa Mahkemesi tarafından verilen (18/10/2023 tarih ve 32343 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan) 26/07/2023 tarihli, 2023/43 Esas ve 2023/141 Karar sayılı ihlal kararı dikkate alınarak, bu aşamada "taraflar arasında uzlaşma sağlandığından bahisle davanın reddine" karar verilmesinin, Anayasa'nın "Hak Arama Hürriyeti" başlıklı 36. maddesinin 1. fıkrasının ve dolayısıyla davacının (usul hukuku anlamında) "Mahkemeye Erişim Hakkının" ihlali mahiyetinde olacağı, bunun yanı sıra Mahkeme nezdinde ikame olunan yargılamanın halihazırda derdest bulunması (ve söz konusu ihlal kararının da, usul hukukunu ilgilendiren bir ihlal kararı olduğunun anlaşılması) nedeniyle "Anayasa Mahkemesi Kararlarının Geriye Yürümezliği" ilkesi kapsamında değerlendirilemeyeceği (derdest bulunan yargılamada uygulanması gerektiği) kanaatiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesinin 21/06/2023 tarihli, 2022/1150 Esas ve 2023/986 Karar sayılı kaldırma kararı kapsamında, "...davalının sair istinaf istemlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına..." dair karar verilmiş olması nedeniyle, Anayasa Mahkemesi Kararı ve mevzuat değişikliği doğrultusunda, davanın tekrar kısmen kabulüne karar vermek gerektiği gerekçesiyle; "1) Davanın Kısmen Kabulüne; bu doğrultuda; a) 81.828,05 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 1.329,75 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 83.157,80 TL.'nin poliçe limiti ile sınırlı olacak şekilde, davalıdan (davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihi olan 02/04/2020 tarihinden itibaren işleyecek) avans faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, b) Adli rapor ücretinin davanın kabul oranına göre 1.297,50 TL'sinin dava tarihi olan 10/06/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, adli rapor ücreti ile ilgili fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, c) Geçici iş göremezlik tazminatı talebinin REDDİNE," karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün %75 kusurlu olduğunu kabul etmediklerini, mahkemece maluliyet raporu alınmadığını, davacının davadan önce tek taraflı beyanına göre alınan rapora göre karar verilmesinin hatalı olduğunu, geçici iş göremezlik zararlarından sorumluluğunun bulunmadığını, Adli Rapora ilişkin ücretin yargılama gideri içerisinde sayılması gerekirken, asıl alacak şeklinde hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, tarafların uzlaşmış olması nedeniyle davacının müvekkili hakkında dava açmayacağını, Yargıtay 17. HD'nin içtihatlarının da bu yönde olduğunu, avans faizinin uygun olmadığını, kaldırma kararının müvekkili lehine olması nedeniyle vekalet ücretinin ilk karardakinden fazla olmasının usuli kazanılmış haklara aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılıklar gözetilerek, istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle, geçici iş göremezlik ve sürekli iş görmezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri ve maluliyet raporu ücretine ilişkindir. Olay tarihinde, davalı tarafından ZMMS ile sigortalı aracın, yaya olan davacı ...'a çarparak yaralanmasına neden olduğu iddiası ile eldeki davanın açıldığı, kazanın, davalı tarafından sigortalı aracın, arkasında kimse olup olmadığını kontrol etmeksizin geri manevra yapması ile arkasında bulunan davacıya çarpması sonucu meydana geldiği, bilirkişi raporunda bu oluşa göre sigortalı araç sürücüsünün %75 oranında, davacının %25 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, H.Ü.T.F. Adli Tıp ABD'de tarafından tanzim edilen raporda davacının %6,3 oranında maluliyetinin meydana geldiği, kaza tarihinde 17 yaşında olan davacının 9 ay süre ile geçici iş görmezlik durumu olduğu ve 2 ay bakıcı ihtiyacı olduğunun tespit edildiği, bu kapsamda, aktüer bilirkişiden TRH2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant uygulanarak hesaplamanın yapıldığı raporda, davacının geçici bakıcı giderinin 1.329,75 TL, sürekli iş göremezlik zararının 81.828,05 TL olarak hesaplandığı, geçici iş göremezlik zararı oluşmayacağının tespit edilmesi sonrasında mahkemece rapor çerçevesinde karar verildiği, alınan kusur raporunun kazanın oluş şekline ve dosya kapsamına uygun olduğu, maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine uygun olduğu gibi davacının tedavi evrakları ile tespit edilen kazaya bağlı yaralanması ile uyumlu olduğu, hesap raporunun da karar vermeye elverişli olduğu görülmüştür. Buna göre; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri ve istinaf edenin sıfatı ile davacının dava dilekçesindeki talepleri dikkate alındığında, davalı vekili tarafından geçici iş göremezlik zararlarından sorumlu olunmadığı belirtmiş ise de, mahkemece bu husustaki taleplerin reddine karar verilmiş olmasına, davada uzlaşma olması nedeniyle dava açılamayacağı ile sürülmüş ise de mahkemece bu hususta CMK'nın 253/19 maddesindeki kısmi iptal hükümlerini değerlendirerek karar vermiş olmasına ve takdirde bir isabetsizlik bulunmamasına, vekalet ücreti belirlenirken usuli kazanılmış haklarının korunmadığı ileri sürülmüş ise de, daha önceki hükmün kaldırılmış olması durumundan yeniden yapılan yargılamada, yargılama giderleri verilen son hüküm tarihine göre tespit edileceğinden, hüküm tarihindeki A.A.Ü.T'ye karar verilmesinin usuli kazanılmış hak çerçevesinde değerlendirilemeyecek olmasına, davalı tarafından sigortalı aracın "ticari-yük nakli" işinde kullanılması nedeniyle temerrüt faizinin talep gibi "avans faizi" olarak uygulanmasında yasaya aykırılık bulunmamasına, mahkemece hükme esas alınan maluliyet raporuna davalının kendisine yapılan tebliğe rağmen yasal süresinde itiraz etmemiş olmasının yanı sıra maluliyet raporunun da uygun bulunmasına göre, davalı sigorta vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. 1-Davalı vekilinin rapor ücretine yönelik istinaf sebeplerinin incelemesinde; davacı tarafından kazaya bağlı yaralanmasındaki maluliyet oranının tespitine yönelik olarak alınan rapor, tedaviye yönelik bir gider olmayıp, yargılama gideridir. Nitekim ilk derece mahkemesi tarafından da bu şekilde kabul edildiği ret ve kabul oranına göre karar verilmesinden anlaşılmaktadır. Davacı, dilekçesi ile bu kapsamdaki giderlerini talep edebilir ise de, yargılama gideri olduğundan ödeme tarihinden itibaren faizi ile talep edemeyeceğinden, adli rapor ücretine ödeme tarihinden itibaren faiz hükmedilmesi doğru görülmediğinden, davalının buna ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmüştür. Buna göre, davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin reddi ile yukarıda 1 nolu bentte yazılı nedenlerle istinaf talebinin kabulüne, yapılan yargılamada eksiklik bulunmamasına, yapılan hata nedeniyle yeniden yargılamaya ihtiyaç duyulmamasına göre kararın HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılarak, ilk derece mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 1-b maddesinin "Adli rapor ücretine yönelik talebin yargılama giderleri içerisinde değerlendirilmesine," şeklinde düzeltilerek ve bu miktar dava değerine dahil edilmeyerek, yargılama giderinden sorumluluk da bu oluşan duruma göre tespit edilerek, vekalet ücreti daha önce maktu olarak belirlendiğinden yapılan düzeltmenin vekalet ücretinin değişmesine etkisi bulunmadığından aynı tutularak, davalı lehine takdir edilen vekalet ücreti ise maddi hata içerdiğinden reddedilen miktara göre düzeltilerek istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemede, Dairemizce de, hüküm altına alınan miktarda değişikliğe gidilmeden, sadece kararın ferilerine yönelik düzeltme yapıldığından ilk derece mahkemesi kararında istinaf edilmeyerek kesinleşen diğer yönler korunarak aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; I-Davalı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ İLE; Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 19/03/2024 tarihli, 2023/527 Esas 2024/193 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA, HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine, buna göre; 1) Davanın KISMEN KABULÜNE; Bu doğrultuda; a) 81.828,05 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 1.329,75 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 83.157,80 TL.'nin poliçe limiti ile sınırlı olacak şekilde, davalıdan (davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihi olan 02/04/2020 tarihinden itibaren işleyecek) avans faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, b) Adli rapor ücretine yönelik talebin yargılama giderleri içerisinde değerlendirilmesine, c) Geçici iş göremezlik tazminatı talebinin REDDİNE, 2) Karar ve İlâm Harcı; a) Alınması gerekli 5.680,51 TL harçtan, peşin ve ıslah alınan 319,40 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 5.361,11 TL harcın, davalı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, b) Mahkemenin 21/09/2021 tarih, 2020/227 Esas ve 2021/576 Karar sayılı kararı akabinde, davalı ... Sigorta A.Ş'den tahsili için yazılan 01/12/2021 tarih 2021/659 harç numaralı harç tahsil müzekkeresinin Mahkemeye iadesinin İSTENİLMESİNE; c) Davacı tarafından yatırılan 54,40 TL peşin harç, 265,00 TL ıslah harcı, 54,40 TL başvuru harcı ve 7,80 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 381,60 TL harcın, (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesinin 21/06/2023 tarihli, 2022/1150 Esas ve 2023/986 Karar sayılı kaldırma kararı öncesinde tahsil edilmiş olması halinde, mükerrer tahsile sebebiyet vermeyecek şekilde) davalı taraftan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, 3) Yargılama Gideri ve Gider Avansı; a) Davacı tarafından yatırılmış bulunan 1.297,50 TL Adli rapor ücreti, 1.500,00 TL bilirkişi ücreti, 520,75 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 3.318,25 TL yargılama giderinden; kabul/talep oranına göre hesaplanan 3.314,26 TL'nin, (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesinin 21/06/2023 tarihli, 2022/1150 Esas ve 2023/986 Karar sayılı kaldırma kararı öncesinde tahsil edilmiş olması halinde, mükerrer tahsile sebebiyet vermeyecek şekilde) davalı taraftan alınarak davacı tarafa ÖDENMESİNE, fazlaya ilişkin giderin davacı üzerinde bırakılmasına, b) Arabuluculuk faaliyeti sonucunda, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı anlaşıldığından; Arabuluculuk Yönetmeliği 26/2. maddesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinden; kabul/talep oranına göre hesaplanan 1.318,41 TL'nin davalıdan, 1,59 TL'nin ise davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, c) Mahkemenin 21/09/2021 tarih, 2020/227 Esas ve 2021/576 Karar sayılı kararı akabinde, davalı ... Sigorta A.Ş'den tahsili için yazılan 01/12/2021 tarih 2021/660 harç numaralı harç tahsil müzekkeresinin Mahkemeye iadesinin İSTENİLMESİNE, d) Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın, kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde; HMK'nın 333. maddesi uyarınca taraflara İADESİNE, 4) Vekâlet Ücreti; a) Davacı tarafın, kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3, 13. maddeleri uyarınca takdir edilen 17.900,00‬ TL. vekalet ücretinin, (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesinin 21/06/2023 tarihli, 2022/1150 Esas ve 2023/986 Karar sayılı kaldırma kararı öncesinde tahsil edilmiş olması halinde, mükerrer tahsile sebebiyet vermeyecek şekilde) davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, b) Davalı tarafın, kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3, 13. maddeleri uyarınca (Mahkememizce reddedine karar verilen 100 TL üzerinden) takdir edilen 100 TL. vekalet ücretinin,(Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesinin 21/06/2023 tarihli, 2022/1150 Esas ve 2023/986 Karar sayılı kaldırma kararı öncesinde tahsil edilmiş olması halinde, mükerrer tahsile sebebiyet vermeyecek şekilde), davacıdan tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE, İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN II-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, III-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan 1,169,40 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı ve davalı tarafından yatırılan gider avansından karşılanan 160,00-TL tebligat ve posta giderleri olmak üzere toplam 1.329,40 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, IV-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, V-Kararın tebliği ve harç iadesi işlemlerinin ilk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 16/10/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2020/227, K. 2021/576, T. 13.04.2012, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2020-227-e-2021-576-k-8c31a9391ffc