Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2020/209 E. 2021/337 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2020/209
Karar No
2021/337

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/338 - 2024/609 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/338 KARAR NO : 2024/609 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 06/10/2021 NUMARASI : 2020/209 E. - 2021/337 K. DAVACI VEKİLİ : DAVALI : DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 06/10/2021 tarih ve 2020/209 E. - 2021/337 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı/ davacı/davalı ...tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, davalı Şirketin 2019/50486 sayılı marka başvurusuna yönelik itirazlarının TPMK YİDK'in 09/04/2020 tarih, 2020-M- 2988 sayılı kararı ile nihai olarak reddedildiğini, davalı firmanın gerçekleştirdiği başvuruda geçen “...” ibaresinin müvekkilinin 2017/85516 sayılı "..." ibareli markasında aynen yer aldığını, her ne kadar dava konusu marka ile müvekkili markası farklı kelime unsurları da barındırmakta ise de markaların esaslı unsurlarının “...” olduğunu, müvekkili şirket markalarının yüz yıldır özellikle 03 ve 05.sınıf mallarda Türkiye’nin en tanınmış markası olduğunu, "...” ibaresinin oda spreylerinde müvekkili ile özdeşleştiğini, markalar arasındaki benzerlik nedeniyle tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali bulunduğunu, başvurunun aynı zamanda kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, 2020-M-2988 sayılı YİDK kararının iptali ve 2019/50486 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ...vekili, alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı Şirket tarafından davaya cevap dilekçesi sunulmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalının "... + Şekil" ibareli marka başvurusu ile davacıya ait ".../ ...+şekil " ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ,sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın oluşmadığı, dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinde, "..." markasının davalı firmanın tescil başvurusundan önceki tarihte tescil edildiğini, davalı D... A.Ş.'nin aynı markayı aynı mal ve hizmetler sınıfında tescil ettirmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini, her iki marka bakımından da esas unsurun "..." ifadesi olduğunu, diğer unsurların ayırt edicilik taşımadığını, dava konusu markanın da davacının itiraza mesnet markası gibi 5.sınıfta tescil edilmek istenildiğini, bu nedenle ortalama düzeydeki tüketiciler nezdinde karışıklığa sebep olacağını, tanınmış markalarda ayırt edicilik ve reklam işlevinin daha yüksek olduğunu, bilirkişi heyetinde kozmetik sektöründen uzman bir kimsenin yer almadığını, kötü niyet iddialarının yeterince değerlendirilmediğini, davacı tarafından davalı firmaya marka tescil başvurusundan önce gönderilen ihtarnamenin göz ardı edildiğini ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, marka tescil başvurusuna itirazın reddine dair YİDK karar iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenim dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." ibareli markası arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, zira “okyanus ferahlığı” ibaresinin uyuşmazlık konusu 5. sınıf emtia yönünden yaygın ve ürün cinsini belirtir nitelikte kullanıldığı, dava konusu başvurunun, ayırt edici niteliği zayıf olan "..." ibaresinin yanında kullanılan ek ve ayırt edici unsurlar ile bir bütün halinde, davacının markalarından yeterine uzaklaştığı, dava konusu başvurunun kötü niyetli yapıldığının da ispat edilemediği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,9‬-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 22/03/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/03/2024 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2020/209, K. 2021/337, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2020-209-e-2021-337-k-8affc4be8131