Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2020/1294 E. 2021/1361 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2020/1294
Karar No
2021/1361

T.C. GAZİANTEP BAM 11. HUKUK DAİRESİ T.C. GAZİANTEP BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/868 KARAR NO : 2023/1132 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ŞANLIURFA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/12/2021 NUMARASI : 2020/1294 E., 2021/1361 K. DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... - (...) VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 02/11/2023 YAZIM TARİHİ : 02/11/2023 Taraflar arasında görülen davada Şanlıurfa Asliye Ticaret Mahkemesi'nce 2020/1294 Esas, 2021/1361 Karar sayılı dosyasında verilen 15/12/2021 tarihli kararın istinaf incelemesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: - K A R A R - Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket, tüzel kişilik kazanmadan önce davalı kooperatifin üyesi olan .......... ve ... adına kayıtlı olan kooperatif ortaklığını devralmak istediğini, devir edenlerle kendi aralarında anlaşıldıktan sonra davalı kooperatifle görüldüğünü müvekkili şirketin işyeri müvekkil şirketin ortaklığını devir aldığı kişilerden ......... isimli şahsın alacaklıları olduğunu bildiren kişilerce saldırıya maruz kaldığını, bu durum üzerine şirket tarafından davalı kooperatife başvurulduğunu, yapılan saldırı nedeniyle yapılacak olan suç duyurusu nedeniyle ortaklık pay defterinde müvekkili şirketin üye olduğuna dair bir suretin verilmesinin talep edildiğini ancak davalı kooperatif tarafından ortaklık pay defterinde sehven iş yükü nedeniyle devir işlemine ilişkin işlem yapılmadığı ve müvekkil şirketin üye kaydının yapılmadığının bildirildiğini, davalı kooperatif tarafından yapılan işlem sonucu müvekkili şirketin kooperatife üye olarak kaydedilmemiş olduğunu, söz konusu pay sahiplerinin halen ... ve ... olarak görüldüğünü, açıklanan bu nedenlerle müvekkili şirket tarafından devir alınan ortaklığa ilişkin kooperatif kayıtlarında halen devreden şahısların ortak olarak göründüğü, bu kişilerce yapılacak devir nedeniyle doğacak mağduriyetin önlenmesi amacıyla davalı kooperatifte ... ve ...'e ait kooperatif ortaklık payına isabet eden paylar üzerine, yapılması kuvvetle muhtemele devirleri engellemek adına ihtiyati tedbir konulmasını, müvekkil şirketin davalı kooperatifin üyesi olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tüzel kişilik kazanmadan önce davalı kooperatifin üyesi olan ... ve ......... adına kayıtlı olar kooperatif ortaklığını devralmak istemiş olduklarını devir nedenleri kendi aralarında anlaşıldıktan sonra davalı kooperatifle görüşülmüş ve devir alma işlemi için kooperatif ana sözleşmesi uyarınca özel resmi bir şekilde öngörülüp görülmediği sorulmuş davalı kooperatif tarafından yazılı olarak devir eden ve devralanın başvurması halinde devredenlerin herhangi bir borcu olmadığının bildirildiği, müvekkili söz konusu inşaat çalışmalarının bitmesi akabinde iş yeri ruhsatı ve çeşitli resmi kurumlara başvurmak adına kooperatife başvurarak üye olduklarını gösterir belge talebi sonrasında davalı Kooperatif Yönetim Kurulu Başkanı tarafından ........ tarihli üye olduğuna dair belge ve verilmiş olduğunu, somut olayda .......... tarihli usulüne uygun olarak düzenlemiş ortaklık devir sözleşmesi kooperatife bildirilmiş olduğunu, müvekkili şirket tarafından devir alınan ortaklığa ilişkin kooperatif kayıtlarında halen devreden şahısların ortak olarak göründüğü, bu kişilerce yapılacak devir nedeniyle doğacak mağduriyetin önlenmesi amacıyla müvekkiline ait kooperatif ortaklık payına isabet eden payı üzerine yapılması kuvvetle muhtemele devirleri engellemek adına ihtiyati tedbir konulmasını talep ettiklerini, mahkemece açmış oldukları iş bu davanın ......... E sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesi gerektiğini belirterek, öncelikle birleştirme taleplerinin kabulüne, ilgili kooperatif ortaklığının devir edenler tarafından kötü niyetli olarak işlem yapılmasını önlemek amacıyla tedbir konulmasına, müvekkili şirketin davalı kooperatifin üyesi olduğunun tespitine yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar ..., ..., ......... .'nin cevap dilekçesi ibraz etmediği tespit edilmiştir. Mahkemece; "....Davalı taraf mahkememize sunmuş olduğu .......... tarihli beyan dilekçesinde devir sözleşmesi yapıldığına dair kendilerine her hangi bir sözleşme iletilmediğini beyan etmiş ise de, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 14. madde hükümleri çerçevesinde kooperatif üyeliğinin devri için üyeliği devreden ve devralan arasında düzenlenmiş adi yazılı devir sözleşmesinin bulunması yeterli olup, yazılı başvuru koşulunun, devrin geçerliliğine ilişkin olarak değil, devrin kooperatife iletilmesi ve kabulü için ispat bakımından aranır. Bu nedenle kooperatif üyeliğinin devrinin geçerliliğinin devreden ve devralan tarafından birlikte kooperatife başvurulmasına bağlı değildir. ......... Öte taraftan davalı kooperatif başkanının cevabı yazısında devir sözleşmesi yapıldığına dair bir sözleşme iletilmediğini iddia etmiş ise de yazının alt tarafında davacı şirkete kooperatifin üyesi olduğuna dair yazı verdiklerini kabul ederek çelişkiye düşmüştür. Zira davacı şirketin kendilerine pay devri hususunda yazılı bir başvurusu olmamasına rağmen niçin kooperatif üyesi olduğuna dair kendisine belge verildiği hususu izahtan varestedir. Yine birleşen davalılar ... ve ... ön inceleme duruşmasında alınan beyanlarında davalı kooperatifte sahibi oldukları hisseyi davacı şirkete devrettiklerini kabul etmişlerdir. Açıklanan tüm bu nedenlerle davacının davasının kabulüne karar verilmiş, her ne kadar eldeki yargılamada asıl ve birleşen dava bulunmakta ise de davanın niteliği gereği her bir dava yönünden ayrı ayrı hüküm kurulması mümkün olmadığından tek bir tespit hükmü verilmesi gerekmiştir. Birleşen davalılar ... ve ...'un alınan beyanlarında davacının iddiasını inkar etmedikleri, yapılan sözleşmeyi kabul ettikleri, bu sözleşmeyi davalı kooperatife iletmek gibi bir yükümlülükleri bulunmadığı, davacının kooperatif pay defterine kayıt yükümlülüğünün davalı kooperatifte olduğu, bu bakımdan birleşen davalıların davanın açılmasına sebebiyet vermedikleri anlaşılmakla yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamalarına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm fıkrasının tesisi uygun görülmüştür. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçeyle; 1-Mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olduğundan davacı ve davalı tarafın istinaf başvurusunun ayrı ayrı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davacı taraftan alınması gerekli ....... TL harçtan peşin alınan ...... TL harç mahsup edilerek bakiye ....... TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Harçlar Kanunu gereğince davalı taraftan alınması gerekli ....... TL harçtan peşin alınan ...... TL harç mahsup edilerek bakiye ....... TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-İstinaf yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasına, 5-Gider avansı hakkında HMK 333. maddesine göre işlem yapılmasına, karar kesinleştiğinde artanın ilgilisine iadesine, 6-HMK'nın 359/4. maddesine göre işbu kararın ilk derece mahkemesince davalı vekiline tebliğine, Dair yapılan ön inceleme sonunda HMK'nın 352. ve 362/1-a maddesi gereğince 02/11/2023 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi. 02/11/2023 ... Başkan ... e-imzalıdır ... Üye ... e-imzalıdır ... Üye ... e-imzalıdır ... Katip ... e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2020/1294, K. 2021/1361, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2020-1294-e-2021-1361-k-56d47e678414