Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2020/108 E. 2022/17 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2020/108
Karar No
2022/17

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/1383 KARAR NO : 2024/1568 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 20/01/2022 NUMARASI : 2020/108 E. - 2022/17 K. DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : DAVANIN KONUSU :YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 20/01/2022 tarih ve 2020/108 Esas - 2022/17 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin "..." ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı Şirketin 2019/51819 sayılı "..." ibareli başvurusuna yaptıkları itirazlarının dava konusu YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru ile müvekkilinin markaları arasında iltibas koşullarının oluştuğunu, dava konusu başvurunun asli unsurunu oluşturan "..." ibaresi ile müvekkilinin markalarını oluşturan "..." ibaresinin ayırt edilemeyecek derecede benzer bulunduğunu, başvurunun tescil edilmek istendiği malların müvekkilinin markaları kapsamında da yer aldığını, dava konusu başvurunun tescilinin müvekkilinin markalarının tanınmışlığına zarar vereceğini, dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, 2020-M-896 sayılı YİDK kararının iptali ile dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı vekili, tarafların markalarının benzer olmadığını, müvekkilinin "..." ibareli tescilli markalarının bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, tarafların markaları arasında iltibasa neden olacak bir benzerlik bulunmadığını, marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından SMK'nın 6/5 maddesindeki koşulların da oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, dava konusu başvuru ile müvekkilinin itirazına mesnet markalarının iltibasa neden olacak düzeyde benzer bulunduğunu, dava konusu başvurunun tertip tarzı itibariyle "..." olarak algılanacağını, müvekkilinin markalarını oluşturan "... "ibaresi ile başvuruda dikkat çeken "..." ibaresinin aynı olduğunu, müvekkilinin markalarının tanınmışlığının nazara alınmamasının hatalı bulunduğunu, dava konusu başvurunun müvekkilinin markalarının tanınmışlığından faydalanmak amacıyla yapıldığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, bir bütün olarak dava konusu “...” ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markaları arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, zira dava konusu başvurunun asli unsurunun bir bütün olarak "..." ibaresinden oluştuğu, bu ibare ile davacının markalarının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresi arasında benzerlik bulunmadığının açık olduğu, tarafların marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından, davacının itirazına mesnet markalarının tanınmış olup olmadığının sonuca etkili bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 346,90-TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 11/10/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/10/2024 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2020/108, K. 2022/17, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2020-108-e-2022-17-k-0f9ce1d47f90