Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2019/385 E. 2021/230 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2019/385
- Karar No
- 2021/230
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/1371 KARAR NO : 2024/1570 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 17/06/2021 NUMARASI : 2019/385 E. - 2021/230 K. DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : DAVANIN KONUSU :YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 17/06/2021 tarih ve 2019/385 Esas - 2021/230 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin 2018/19868 sayılı ve "..." ibareli markasının bulunduğunu, davalı Şirketin 2018/90891 sayılı ve "..." ibareli başvurusuna yaptıkları itirazlarının kısmen kabul edilerek, başvurunun 25 sınıf mallar ile 35. sınıf perakendecilik hizmetleri yönünden reddine karar verildiğini, müvekkilinin bu karara karşı yaptı itirazının da dava konusu YİDK kararı ile reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru ile müvekkilinin markası arasında başvuru kapsamında bırakılan 35. sınıf hizmetler yönünden de iltibas koşullarının bulunduğunu, müvekkilinin markasının tanınmış olduğunu, somut olayda SMK'nın 6/4 ve 6/5 maddesindeki koşulların da bulunduğunu, dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğunu, dava konusu başvurunun müvekkilinin alan adından ve ticaret unvanından kaynaklanan üstün hakkını da ihlal ettiğini, "..." ibaresinin gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu ileri sürerek, 2019-M-9317 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı vekili, "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, tarafların markaları arasında iltibas bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece,davacı adına tescilli "..." esas ibareli marka ile davalının ''...'' ibareli markası arasında markaların esaslı unsurlarının birebir aynı olması nedeni ile biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davalının "..." markasını gördüğünde bunun davacının mesnet markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olduğu, başvuru kapsamında yer alan ve benzerliği tespit olunan “alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri” hizmeti bakımından taraf markaları arasındaki benzerlik düzeyi gözetildiğinde iltibas riskinin bulunduğu, başvuru kapsamında yer alan diğer 35. sınıf hizmetler yönünden ise emtia benzerliği gerçekleşmediğinden iltibas koşullarının oluşmadığı, diğer taraftan davacının iltibas bulunduğu kabul edilen hizmetler bakımından öncelik hakkının da bulunduğu, dava konusu başvuru kapsamında farklı olarak yer alan hizmetler bakımından SMK'nın 6/3, 6/5 6/6 maddesindeki koşulların gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile YİDK'ın 2019-M-9317 sayılı kararının 35. sınıfta bulunan "alıcı ve satıcılar için online pazar yeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri" yönünden iptaline, dava konusu markanın sayılan hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili, mahkemece iltibas bulunduğu kabul edilen hizmetler ile davacının markası kapsamında yer alan hizmetlerin farklı olduğunu, dava konusu marka kapsamında “internet sitesi sağlama hizmetleri” varken davacının markasının internet yoluyla satışa ilişkin hizmetleri kapsadığını, internet sitesi sağlama hizmetleri, bir internet sitesinin elektronik alt yapısını kurma, erişime açma, kullandırma gibi hizmetlerle dikkat düzeyi oldukça yüksek olan internet sitesi kurup işletecek profesyonellere ya da tacirlere yönelikken, internet üzerinden yapılan satış hizmetlerinin genel tüketici kesimine yönelik olduğunu, dolayısıyla bahsi geçen hizmetler arasında tescile engel olabilecek düzeyde bir benzerlik bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tümden reddini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsur markaSI arasında, başvuru kapsamında yer alan 35. sınıf "alıcı ve satıcılar için online pazar yeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri" yönünden SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira davacının itirazına mesnet markalarının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin dava konusu başvuruda da aynen asli unsur olarak yer aldığı, mahkemece alınan kök ek bilirkişi raporunda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, davacının itirazına mesnet markası kapsamında yer alan 35. sınıf “perakende satış mağazaları, çevrimiçi sipariş hizmetleri ve bilgisayar iletişimi yoluyla perakende satış mağazası hizmetlerinin gerçekleştirilmesi için bir araya getirilmesi hizmetleri.” ile dava konusu başvuru kapsamında 35. sınıfta yer alan "alıcı ve satıcılar için online pazar yeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri"nin benzer olduğu anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca davalıdan alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90-TL'nin anılan davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında anılan davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 11/10/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/10/2024 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...