Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi 2020/1037 E. 2024/1040 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/1037
Karar No
2024/1040
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (E S A S I İ N C E L E M E D E N K A R A R I N K A L D I R I L M A S I)

ESAS NO : 2020/1037 KARAR NO : 2024/1040

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...

İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 16.03.2020 ESAS-KARAR NUMARASI : 2019/237 E., 2020/258 K. DAVACI : VEKİLİ : DAVALI :

Davacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ : İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ : Davacı vekili, Ankara 1. İcra Müdürlüğü'nün 2017/18731 sayılı dosyası ile yapılan takibe davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu, davalının borca ve yetkiye itiraz ettiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 36. maddesinde Ankara Mahkemeleri'nin ve icra dairelerinin yetkili kılındığını, arabuluculuk aşamasının tamamlandığını, taraflar arasındaki sözleşmeye göre davacının tüm edimlerini yerine getirdiğini, fatura düzenlendiğini, ancak davalının ödeme yapmadığını, bu hususun kayıtlar ve sözleşme ile sabit olduğunu beyan ederek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, yetkili mahkemenin davalının şirket merkezi olan Kahramanmaraş olduğunu, yetki yönünden de itirazlarını yinelediklerini, davacı tarafça MER serili 103 nolu e-fatura gönderilerek haksız ve hukuksal dayanaktan yoksun bir şekilde borçlandırma yapıldığını, söz konusu faturanın davalı ile alakasının olmadığını, fatura içerisinde belirtilen hizmet ediminin satın alınmadığını, 07372 yevmiye nolu 24.03.2017 tarihli ihtar ile faturanın iade edildiğini, davacı tarafın, şirket yetkilisi olmayan ... ismindeki şahıs ile imzaladığı sözleşmenin taraflarını bağlamayacağını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ : İlk derece mahkemesince "...HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesi "(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. / (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir." düzenlemesine havidir. Davamızda davacı sözleşme ilişkisini inkar etmiş olmakla sözleşmenin varlığının ve sözleşmeden doğan hizmet ediminin yerine getirldiğinin ispat yükü davacıda, davacı edimini ifa etti ise işin bedelinin ödendiğine dair ispat yükü ise davalıdadır. Davacı ilk olarak, davalı tarafından çekilen faturanın iadesine ilişkin ihtarname ile sözleşme ilişkisinin kabul edildiğini iddia etmiştir. Cevaba cevap dilekçesine ekli ihtarnamenin incelenmesinde, davalının maddi durumlarının sıkıntılı olması nedeni ile söz konusu fuara katılımlarının mümkün olmadığını beyan etmesi akabinde sözleşme ilişkisini de açıkça inkar ettiği, ihtarnamenin kapsamından açık veya örtülü kabul iradesinin anlaşılmasının mümkün olmadığı görülmüştür. Davacı ikinci olarak davamıza konu 03-11 Mart 2017 tarihinde Belgrad ve Sırbistan'da yapılan 5. Baykan Textile 2017 isimli fuara ilişkin sözleşmeyi imzalayan şahıs ile davalının daha evvel katıldığı fuarlara ilişkin sözleşmeleri imzalayan kişinin aynı kişi olduğunu, bu kapsamda sözleşmeyi imzalayan kişinin davalı şirketi temsil etmesine davalının müsaade ettiğini, sözleşme ilişkisinin davalının iradesi ile kurulduğunu iddia etmiştir. Bu hususta ispat yükü davacıda olup, davacı tarafından sunulan ve davalının katıldığı 17-19 Kasım 2016 tarihinde Varşova'da yapılan 3. Poland Fast Textile isimli 2016 Varşova fuarına ilişkin olan sözleşmenin incelenmesinde firma yetkilisi olarak imza atan şahsın sözleşmeden anlaşılamadığı davacının iddiasını ispat edemediği anlaşılmıştır. Bu kapsamda davacı davalı ile aralarında geçerli bir sözleşme ilişkisinin bulunduğunu ispat edememiş olup davanın reddine..." karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : İstinaf yasa yoluna başvuran davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: İşin başlangıcından itibaren bilgisi ve onayına dayalı olarak davalının kaşesi ile imza altına alınan sözleşmenin davalı için bağlayıcı olduğunu; Davalının, öncelikle mali sıkıntıları nedeniyle davaya konu fuara katılamayacağını bildirdiğini, davaya konu sözleşmeyi kabul ve onay yönündeki davalının bu açık ikrarı karşısında, artık sözleşmenin kendileri için bağlayıcı olmadığından bahsedilemeyeceği gibi, sözleşmenin açık hükümlerine aykırı, mücbir sebep ve sözleşme şartlarına uygun olmayan savlarını kabul etme olanağının bulunmadığını; Davalının kötüniyetli olarak adeta kim olduğunu bilmediğini ileri sürdüğü ... tarafından imzalanan Varşova Polonya'da yapılan 3. Poland Fast Textile 2016 Varşova fuarı sözleşmesine konu fuara davalının katıldığını ve ödemelerini de yaptığını, mahkemece yazılan müzekkereye verilen Ticaret Bakanlığı'nın yanıtı ile de bu maddi gerçekliğin somutlandırıldığını; Kaldı ki davalı şirket adına daha önce yapılan ve fuarlarına katılınan sözleşmelerde ... isimli kişiyle sözleşmelerin akdedilmesi karşısında, bu kişinin davalıyı temsil ve ilzama yetkili olmadığı savının yasallıktan uzak olması ve müvekkili nezdindeki maddi zararların tazmini gereği karşısında, bu fiile sebebiyet verenlerin cezai sorumluluklarının doğacağının izahtan vareste olduğunu, zira bu imzanın şirkete ait olmadığı iddiasının ise sözleşmenin akdedildiği tarihten itibaren ödemelerin yapılmamasına yönelik sahtecilik ve dolandırıcılık kastının varlığına işaret edeceğini, ilgililer hakkında cezai ve hukuki yasal haklarının saklı olduğunu, işbu davanın ... isimli kişiye ihbarının talep edildiğini, ancak bu istek yerine getirilmeksizin eksik incelemeyle hüküm kurulduğunu beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE : Dava, taraflar arasında akdedildiği belirtilen fuar katılım sözleşmesinden kaynaklanan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalının icra takibine itirazında "...takibin taraflar arasında akdedilmiş olan faturalar/sözleşmeler hükümlerine aykırı olduğu..." yönünde beyanda bulunduğu ve icra dairesinin yetkisine itiraz ettiği; diğer yandan, davacı tarafın gönderdiği 17.01.2017 tarihli ihtarnameye verdiği cevapta "...firmanın içinde bulunduğu mali sıkıntılar nedeni ile söz konusu fuara katılmasının mümkün olmadığını..." belirttiği, arkasından da çelişki doğuracak şekilde ... isimli kişinin firmanın yetkilisi olmadığını beyan ettiği dikkate alındığında taraflar arasında akdi ilişkinin kurulmuş olduğu kabul edilerek yargılamaya devamla bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış HMK m. 353/1,a.6 gereğince esası incelenmeden kararın kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: I-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile: Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/237 E., 2020/258 K. sayılı dava dosyasında verdiği 16.03.2020 tarihli kararın, ESASI İNCELENMEDEN KALDIRILMASINA ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE. II-Peşin alınan istinaf karar harcının istek halinde iadesine. III-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından hükümle birlikte değerlendirilmesine. IV-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına. 10.07.2024 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 353/1,a ve 362/1,g gereğince KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi. GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 11.07.2024

Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

Atıf: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2020/1037, K. 2024/1040, T. 10.07.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-bolge-adliye-mahkemesi-23-hukuk-dairesi-2020-1037-e-2024-1040-k-459d484b3dca