Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2020/102 E. 2021/853 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2020/102
- Karar No
- 2021/853
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1727 Esas KARAR NO: 2025/564 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2020/102 Esas- 2021/853 Karar TARİH: 02/12/2021 DAVA: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 10/04/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile dava dışı ... San. Tic. Ltd. Şti arasında imzalanan 19/10/2017 tarihli genel ticari kredi sözleşmesine istinaden ticari kredi kullandırıldığını, davalının sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, kredi borcunun zamanında ödemelerinin yapılmaması nedeniyle İstanbul ... İcra Noterliğinin 22/08/2019 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile hesabın kat edildiğini, ancak yine de ödeme yapılmadığını, borçlular hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile haciz yolu ile takip başlatıldığını, takibe itiraz edilerek durdurulduğunu, genel kredi sözleşmesinin 29. Maddesine göre İstanbul Mahkeme ve icra dairelerinin yetkili olduğunu, TTK 7. Maddesi gereğince yetki hükmünün kefiller için de geçerli olduğunu, itirazın haksız olduğunu belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 02/12/2021 tarih ve 2020/102 Esas- 2021/853 Karar sayılı kararında; "İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası alınıp incelendiğinde, davacı tarafından dava dışı ...Ltd. Şti, ... ve ... hakkında 357.220,35 TL asıl alacak, 41.779,11 TL temerrüt faizi, 2.088,95 TL BSMV olmak üzere toplam 401.088,41 TL toplam alacağın tahsili için ilamsız takip başlatıldığı, ... tarafından sözleşmedeki imzanın kendisine ait olmadığını bu şirketin daha önceki müdürü ... tarafından çekildiğini belirterek takibe itiraz edildiği ve takibin durduğu görülmüştür. Asıl borçlu ...Ltd. Şti'ne ait sicil kaydı alınıp incelendiğinde, ...'ın ortak ve yetkili müdür olduğu, genel kredi sözleşmesi incelendiğinde, düzenlenme tarihinin 19/10/2017 olup müşteri bilgilendirme tutanağında ....Ltd.Şti, ... ve ...'ın imzalarının bulunduğu, asıl borçlunun ... Ltd. Şti olup sözleşmeyi ... ve ...'ın müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığı , kefalet limitinin 550.000 TL olduğu görülmüştür. Sözleşme aslı alınarak kasaya konulmuş, davalının sözleşme tarihinden önceye ait resmi kurumlardaki imzalı evrak asılları toplanmış, duruşmada davalının imza ve yazı örnekleri alınmış ve dosya grafolog bilirkişiye tevdi edilerek sözleşmedeki ve kefalet kısmındaki imzanın ve yazıların davalının eli ürün olup olmadığının tespiti istenmiş, 04/04/2021 tarihli rapor incelendiğinde, sözleşmedeki yazı ve imzaların davalının eli ürünü olduğu tespit edilmiştir. Dosya hesap bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişiye banka kayıtları üzerinde inceleme yetkisi de verilerek alınan rapor dosyaya bırakılmıştır. Taraflar arasında 19/10/2017 tarihli 500.000 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, sözleşmeyi ... ve ...'ın 550.000 TL limitle müteselsil kefil olarak imzaladıkları, davacı tarafça İstanbul ... Noterliğine ait 22/08/2019 tarih ... yevmiye nolu ihtarname ile hesabın kat edildiği, kredi hesabının 22/08/2019 tarihi itibariyle kat edildiği, kat tarihine kadar muaccel olan taksit tutarlarına gecikme faizi üzerinden, kalan ana para tutarına ise akdi faiz üzerinden hesaplama yapıldığı, ... nolu hesap yönünden gecikmiş taksitler ve kalan ana para tutarının 342.338,55 TL olduğu, hesap kat tarihine kadar kalan taksit miktarlarına bilirkişi tarafından akdi faiz uygulandığı, akdi faiz miktarının 15.969,43 TL olduğu, ... nolu hesap açısından ise kalan ana para ve gecikmiş taksitler toplamının 35.360,59 TL olduğunu, hesap kat tarihine kadar akdi faiz miktarının 2.098,03 TL olduğunu, her iki hesap yönünden ana para tutarları toplandığında (342,338,55 + 35.360,59 TL=) 377.699,14 TL yaptığı ancak davacı tarafın takip talebinde 357.220,35 TL asıl alacak istemesi nedeniyle taleple bağlı kalınması gerektiği, her iki hesap açısında kalan taksit tutarları dikkate alınarak kat tarihine kadar akdi faiz ve gecikme faizleri toplandığında (15.969,43 TL akdi + 1.271,17 TL gecikme faizi + 2.098,03 TL akdi + 242,82 TL gecikme faizi=) 19.506,67 TL birikmiş faiz alacağı bulunduğu, temerrüt tarihinden takip tarihine kadar geçen dönemde ise %23,40 TL temerrüt faizi oranında hesaplama yapılarak 5.267,29 TL temerrüt faizi ile 1.238,70 TL BSMV olmak üzere davacının toplam alacağının 383.233,01 TL olduğu tespit edilmiştir. Toplanan tüm deliller , alınan imza incelemesine ait raporda imzanın davalının ürünü çıkması, davalının asıl borçlu şirketin ortak ve yöneticisi olduğu, hesap bilirkişisinin raporuna göre de davacının davalıdan işlemiş faiz ve BSMV de dahil olmak üzere 383.233,01 TL alacağı bulunduğundan davacının davasının kısmen kabulüne ayrıca itiraz haksız alacak da likit olduğundan %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, gayri nakdi kredinin deposu açısından ise; kefillerden depo talep edilebilmesi için sözleşmede açık hüküm bulunması gerektiği, buna yönelik sözleşmede hüküm olmaması nedeniyle buna ilişkin talebin ise reddine aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir..."gerekçesi ile, ''1-Davacının Nakdi Kredi açısından açmış olduğu itirazın iptali davasının kısmen kabulü ile davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas nolu takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin; 357.220,35 TL asıl alacak (19.506,67 TL işlemiş akdi faiz + 5.267,29 TL temerrüt faizi toplamı=) 24.733,96 TL işlemiş faiz, 1.238,70 TL BSMV olmak üzere toplam 383.233,01 TL üzerinden takibin devamına, Asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %23,40 oranında temerrüt faizi uygulanmasına, 76.646,60 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine, 2-Davacının gayrinakdi kredinin deposu yönünden açmış olduğu davasının reddine, '' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;Müvekkil Banka ile dava dışı ... San. Tic. Ltd.Şti. ' ile müvekkil banka arasında imzalanan 19/10/2017 tarihli imzalanmış Genel Ticari Kredi Sözleşmesine istinaden dava dışı ... Oto. San. Tic. Ltd.Şti.’ ye ticari kredi kullandırıldığını, davalı ve dava dışı ... Genel Ticari Kredi Sözleşmesini müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, borçluların kredi koşullarına uymaması, borcun zamanında ödenmemesi sebebi ile davalıya İstanbul ....Noterliği 22/ 08/ 2019 tarih, ... yevmiye ile keşide edilen muacceliyet ihtarnamesi gönderildiğini, ancak ihtarnamenin gönderilmesinden sonra da davalılar tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, ödenmeyen kredi alacaklarının tahsil ve tasfiyesini teminen davalılar hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E. Dosyası ile genel haciz yolu ile takibe başlanıldığını, İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2019/1308 D.İş sayılı dosyası üzerinden davalı hakkında ihtiyati haciz kararı alındığını, davalı vekili tarafından, İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı icra dosyasına sunulan 30/09/2017 tarihli dilekçesi ile bankadan kullandırılan krediden haberdar olmadığı, imzasının bulunmadığını bildirdiğini, İcra Müdürlüğünün 17/01/2020 tarihli tensip zaptı ile takibe itiraz edilmiş olmasından dolayı takibin durdurulduğunu, Bununla birlikte; davalının itirazının yerinde olmadığı itirazın bütünü ile takibi sürüncemede bırakma amacına matuf ve kötü niyetli olup itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi gerektiğine yönelik yerel mahkemeye sunulan beyanların ardından yerel mahkeme tarafından 2020/102 E. Ve 2021/853 K. Sayılı gerekçeli kararı ile takibin devamına karar verilmişse de yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, mahkemenin takibin devamına 383.233,01 TL üzerinden hüküm kurduğunu, yerel mahkemenin vermiş olduğu bu kararın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, Dava dışı .... San. Tic. Ltd.Şti.’nin borçlu sıfatı ile yer aldığı 06/03/2019 tarihli Genel Ticari Kredi Sözleşmesini, davalı Sebahattin Erkan 14/02/2018 tarihinde müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, dilekçe ekinde sunulan Genel Kredi Sözleşmesi incelendiğinde, sözleşme limiti ve sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzalayan davalılarının kefalet limiti takip konusu toplam alacağın ve bu alacağa işleyen temerrüt faizinin üzerinde olduğunu, Genel Kredi Sözleşmesinin 9. maddesi “Bu sözleşmede imzası bulunan kefil veya kefiller, Bankaya Müşterinin bu kredi sözleşmesinden dolayı veya her ne sebeple olursa olsun gerek yalnız olarak, gerekse diğer kişilerle birlikte ve borçlandığı/borçlanacağı tutarları aşağıda imza bölümünde belirtilen miktara kadar müteselsil kefil olarak ödemeyi kabul ve taahhüt eder. Kefalet miktarına, ana paranın faizi, ana para ve akdi faizler için bu sözleşmenin “Müşterinin Borçlar Tamamen Ödeninceye Kadar Olan Yükümlülükleri” bölümünde hesaplama şekli belirtilen temerrüt faizi, gider vergisi, her türlü masraf ve vekalet ücreti ilave edilir ve kefilin sorumluluğu tüm bu hususları kapsar.” hükmünü havi olduğunu, 22.08.2019 tarihinde dava dışı olan Borçlu .... SAN. TİC. LTD. ŞTİ. Ve 2. ...- ... ve Davalı ... 'ın T.C.K.No: ... ... Mah. ... Sok. No :... Bayrampaşa / İSTANBUL adresine 22/08/2019 tarihi itibarıyla kat edildiğini, bu tarih itibarıyla alacağın baliğ olduğu tutarın, 402.731,62 TL olduğunu, Genel Kredi Sözleşmesinin faiz hükümlerinin düzenleyen 4. maddesinde taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça müvekkil Bankanın aynı tür krediler ve hesaplar için cari olan kredi faiz oranının akdi faiz olarak uygulanacağı, uygulanacak faiz oranlarını günün koşullarına göre belirleme yetkisine sahip olduğu, cari, gecikme ve temerrüt faiz oranlarında ortaya çıkan artışların aynen müşteriye yansıtılacağının davalı tarafça kabul ve taahhüt edildiğini, takipte talep edilen faiz ve faiz oranının taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümlerine, yasa, usul ve içtihatlara uygun olduğunu, davalıların işlemiş ve işleyecek faize ve faiz oranına itirazlarının da haksız olduğunu, yerel mahkemenin takibin devamına 383.233,01 TL üzerinden hüküm kurmuşsa da eksik belirlendiğini, bu tutarın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla talep ettikleri tutar üzerinden karar verilmesi kanaatinde olduklarını, yerel mahkemece davalı tarafından imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi göz ardı edilerek hüküm kurulduğunu beyanla, istinaf talebinin kabulü ile vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; davacı banka ile dava dışı asıl borçlu ... San. Tic. Ltd. Şti. arasında akdedilen, davalının müteselsil kefil olduğu genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, verilen karara karşı davacı vekili tarafından talep edilen tüm dava değerinin hüküm altına alınması gerektiği gerekçesi ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Somut uyuşmazlıkta; davacı banka tarafından dava dışı asıl borçluya kullandırılan kredilere ilişkin taksitlerinin ödenmemesi üzerine hesabın 22/08/2019 tarihinde kat edildiği, hesap kat ihtarında nakit krediler için toplam 395.041,62 TL, çek taahhüt bedeli için 7.690,00 TL nin depo edilmesinin talep edildiği, icra takip talebinde toplam 401.088,41 TL nakit alacak ve 7.690,00 TL gayri nakdi çek bedelinin depo edilmesinin talep edildiği, bankacı bilirkişi tarafından isabetli bir şekilde borcun ödenmediği tarihten itibaren değil, kefilin temerrüte düştüğü tarihten itibaren sözleşme hükümleri ve bankaca uygulanan oranlar dikkate alınarak temerrüt faizi uygulanmak suretiyle hesaplamanın yapıldığı ve yapılan hesaplamanın taraflar arasındaki sözleşme ve mevzuata uygun olduğu anlaşılmakla Mahkemece bilirkişi raporunda hesaplanan miktarın hüküm altına alınması, sözleşmede kefilin gayri nakdi kredilerin deposundan sorumlu olduğu açıkça hüküm altına alınmadığından bu talebin reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olup, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme ara kararının gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 10/04/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.