Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2019/94 E. 2020/246 K. – İtirazın İptali

Konu: İtirazın İptali

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2019/94
Karar No
2020/246
Karar Tarihi
Konu
İtirazın İptali

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/162 KARAR NO: 2024/125 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 19/10/2020 NUMARASI: 2019/94 E. - 2020/246 K. DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında düzenlenen 01.08.2012 tarihli "Tali Acentelik Sözleşmesi" kapsamında, müvekkilinin acenteliğini yaptığı gemilerin gelişinden önce davalı şirketçe gerekli hazırlıkların yapılması, gemilere ait fener, tahlisiye, sağlık ve pilotaj dahil ücretlerin davacının emanet olarak gönderdiği ücretlerin üçüncü kişilere ödenmesi konusunda davalıdan hizmet alındığını, ancak cari hesap ekstresi, faturalar ve ödeme dekontlarından anlaşılacağı üzere, müvekkilince gönderilen ücretlerin ilgili yerlere yatırılmadığını, müvekkilinin acenteliğini yaptığı İran bayraklı ... gemisinin boğazlardan geçişinden önce ödenmesi gereken kılavuzluk ücretinin, fener rüsumunun ve sıhhiye rusumunun ödenmemesi nedeniyle geminin seferden men edildiğini, İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında fener rüsumunun, İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında ise kılavuzluk ücretinin tahsili için takip başlatıldığını, oysa müvekkilinin bu ücretleri üçüncü kişilere ödenmek üzere 07.06.2013 tarih ve ..., ... ve ... nolu faturalarla davalıya ödendiğini, müvekkilinden emaneten tahsil edilen 16.330,55 TL'nin Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ile Hudut ve Sahiller Sağlık Müdürlüğüne ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibin haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, süresinde yapılan tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... taraflar arasında 01/08/2012 tarihli Tali Acentelik Sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşme ile Türk Boğazları'ndan geçiş yapan dökme kuru yük gemilerine acentelik hizmeti verme konusunda tali acente olarak davalı tarafın yetkili kılındığı, "Hak ve Sorumluluklar" başlıklı 2. Madde kapsamında tali acentenin, gemi gelişinden önce gerekli tüm hazırlıkları yapacağı, Sp1 Raporu çekeceği, gemilerin boğaz geçişlerini takip ederek düzenli bilgi vereceği, gemilere ait fener, tahlisiye, sağlık ve pilotaj ödemelerini yapacağı, sözleşmenin 6. Maddesinde ise bu ödemelerin gecikmesinden kaynaklı oluşacak tüm masraf ve cezalardan davalı Tali Acentenin sorumlu olacağı, gemilere ait masraf ve ödemelerin davacı asıl acente tarafından gemi geçişinden 1 gün önce Tali Acente banka hesabına ödeneceği hususlarına yer verildiği, ... gemisinin İstanbul ve Çanakkale Boğazlarından uğraksız geçiş yaparak kılavuzluk hizmeti aldığı, bu hizmetinde asıl alacak olarak Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü tarafından 15/04/2013 tarih ve ... nolu fatura ile 9719,41 TL üzerinden davalıya fatura edildiği, daha sonra borcun ödenmemesi sebebiyle İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyası ile davalı aleyhine takip başlatıldığı, ... gemisinin fener hizmet bedeli olan 8336,24 TL asıl borç ve 4821,70 TL işlemiz faizi birlikte toplam 13.157,94 TL üzerinden Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyası ile davalı aleyhine takip başlatıldığı, ödenmeyen bu borçlar sebebiyle Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü tarafından gemi üzerine seferden men kararları konulduğu, bu kararların kaldırılması için asıl acente olan davacı tarafından İran Bayraklı ... gemisi adına 02/09/2016 tarihinde fener rüsulumu 19.862,47 TL., kılavuzluk ücreti olarak 20.608,07 TL, ödendiği ve gemi üzerindeki seferden men kararlarının kaldırıldığı, Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü'ne 06/09/2016 tarihinde sıhhiye borcu olarak 3.130,51 TL. ödeme yapıldığı, davacının ticari defter ve kayıtlarında mali müşavir vasıtası ile yapılan inceleme neticesinde 16.330,55 TL. davalıdan alacaklı olduğu, bu alacağın 2015 yılına devrettiği başkaca ödemenin olmadığı.." gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yönelik itirazının iptaline, takibin devamına, asıl alacağın %20'si oranında 11.986,32 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacı tarafından mahkemenin talebi ile sunulan yemin metnine göre teklif edilen yeminin eda ettirilmemesinin hatalı olduğunu, görevsiz mahkemenin 03.07.2018 tarihli duruşmasında davacının yemin deliline başvurulması halinde yemin teklifine ilişkin dilekçenin sunulduğunu, bu dilekçe ile müvekkiline yemin teklif edildiğini, yeminin kesin delil olduğunu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2005/2-315 E. 2005/333 K.nolu kararında da görevsiz mahkemede sunulan yemin teklifinin görevli mahkemede geçerli olacağının kabul edildiğini, bu nedenle yemin zaptının müvekkiline tebliğ edilmesine ilişkin talebe karşılık verilerek başka bir araştırma yapılmadan davanın reddi gerektiğini; Hükme esas alınan bilirkişi raporunun 7. sayfası 3/2 başlığı altında, davacının davaya konu icra takiplerinde yapmış olduğu ödemelerin toplam 43.623,05 TL olduğu, ancak bu ödemenin, davacının defter ve kayıtlarında yer almadığı belirtildiğini, davacının defter ve kayıtların dahi, davacının iddia ettiği miktarda alacağı içermediğini, taraflar arasında belli bir döneme ilişkin ticari ilişki bulunduğunu ve bu kapsamda müvekkilinin davacıya ait gemilerin boğaz acenteliğini yaptığını, bu süreçte bir çok kez hizmet vermesiyle cari hesap ilişkisi oluştuğunu, bu nedenle yapılan ödemenin dava konusu alacaklarına münhasır olduğunun kanıtlanması gerektiğini, emaneten verildiği ileri sürülen paralar konusunda davacının defterinde kayıt bulunmadığını, paranın emaneten verildiğinin ispat edilmediğini, alacağın likit olmadığını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine, karar verilmesini istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, taralar arasındaki acentelik sözleşmesi kapsamında davacı tarafından gönderilen ve kamu kurumlarına yatırılması gereken paranın ödenmemesi nedeniyle uğranılan zararın tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine, ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne, karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Taraflar arasında 01.08.2012 tarihli "Tali Acentelik Sözleşmesi" ile acentelik ilişkisi başlamıştır. Davalı acente, davacı tarafından acente olarak takibi yapılan gemilerin Türk Boğazlarından geçişi konusunda yapılacak hizmetleri bir yıl süreyle üstlenmiş ve bir ay öncesinden yazılı olarak sözleşmenin fesih edilmemesi halinde bu sözleşmenin aynı şartlarda geçerli olacağı kabul edilmiştir. Sözleşme hükümlerine göre tali acente, davacının hizmet vereceği Türk Boğazlarındaki tüm acentelik hizmetlerini yerine getireceğini ve bu kapsamda hizmetlerdeki her türlü aksamalardan sorumlu olacağını kabul etmiştir. Sözleşmenin 2. maddesinde ise tali acentenin, geminin gelişinden önce gerekli tüm hazırlıkları yapacağı, çekeceği, gemilerin boğaz geçişlerini takip edip şirkete düzenli bilgi vereceği, gemilere ait fener, tahsilye, sağlık ve pilotaj ödemelerini yapacağı, boğaz trafik durumları hakkında gemi kaptanlarına bilgi vereceği ve gemi kaptanlarıyla sürekli irtibat kurarak gemilerin hızlı, gecikmesiz, kolay ve güvenli geçişleri için yardımcı olacağı düzenlenmiştir. Sözleşmenin 5. maddesinde tali acentenin bu sözleşmenin ifası sırasındaki her türlü ihmal ve kusurundan sorumlu olacağı belirlenmiştir. 6. maddede de tali acentenin gemilerin geçişi sırasında oluşacak fener, tahsilye, sağlık ve pilotaj ödemelerini yapacağı ve bunların gecikmesinden dolayı oluşan tüm masraf ve cezalardan sorumlu olacağı, gemilere ait bu masraf ve ücretlerin gemi gelişinden en geç bir gün önce tali acentenin hesabında olacağı kararlaştırılmıştır.Taraflar arasında tali acentelik sözleşmesi ilişkisi kurulduğu ve davalının tali acente olarak hizmet verdiği sabittir. Davanın açılmasından sonra davalı, süresinde cevap vererek, delil sunmamıştır. Bu nedenle, HMK'nın 128.maddesi gereğince davalı, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkar etmiştir. HMK'nın 190 ve TMK'nın 6. maddesi gereğince, ispat yükü davacıda olup, davacı bu sözleşme kapsamında davalıya para gönderdiğini ve davalının gemi geçişine ilişkin vergi ve harçların para gönderilmesine rağmen ödenmemesi nedeniyle, zarara uğradığını kanıtlamakla yükümlüdür. İspat yükü kendisine ait olan taraf bu yükümlülüğünü öncelikle yazılı belgelerle ve ticari defterleri ile kanıtlamalıdır. Hukuki fiillere ilişkin tanık da dinletilebilir. Ancak, ispat yükümlülüğünü yerine getirmesi gereken tarafın kesin delillerden olan yemin delilini de dayanması mümkündür. Kesin delillerden olan yemin son ispat çaresi olup, ispat yükü kendisinde olan davacının yemin dışındaki delillerle alacağını kanıtlaması halinde yemin deliline de başvurması gerekmez. Mahkemece fazladan yemin deliline dayanılıp dayanılmadığının sorulmuş olması ve davacının yemin metnini sunmuş olması, mutlaka davalıya yemin teklif edilmesini gerektirmez. Bu nedenle, davacı alacağının yemin dışındaki delillerle kanıtlanması nedeniyle mahkemece davalıya yemin ettirilmemesi yerindedir. Taraflar arasındaki sözleşmede, davacının geminin geçişinden bir gün önce geçiş bedellerini davalı hesabına yatıracağı belirlenmiş olup, davacının dosyaya sunulan 07.06.2013 tarih ve ..., ..., ... nolu faturalarla gemi adına ödenecek fener rusumu kılavuz kaptan ücreti ve sıhhiye rusumu ücretini tahsil ettiği sabittir. Ancak fatura ile tahsil edilen paranın ilgili kurumlara ödenmemesi nedeniyle Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğünce İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında fener ücreti ve ek ücreti, İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında kılavuzluk ücreti alacağının tahsili amacıyla takip başlatılmıştır. Ayrıca geçişe konu İran bayraklı ... isimli gemisinin seferden men edilmesi nedeniyle bu ücretler davacı tarafından ödenmiştir. Mahkemece bilirkişi kurulu oluşturularak ticari defter ve belgeler incleenmiş davalının ticari defterlerinin ibraz etmemesi nedeniyle sadece davacının ticari defterleri üzerinde inceleme yapıldığı, davacının ticari defter ve kayıtlarına göre, fener rusumu, sıhhiye rusumu ve kılavuzluk ücreti olarak 43.623,05 TL'yi icra yoluyla ödediği, bunun dışında davalının 16.330,55 TL, 2014 yılı sonu itibariyle borcu bulunduğu ve bu borcu 2015 yılına devir ettiği, toplam borcun 59.953,60 TL olduğu anlaşılmıştır. Davacı, İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında davacı tarafından resmi kurumlara yapılmayan ödemelerle birlikte 59.931,60 TL asıl alacak ile 2.254,61 TL işlemiş faizin tahsilini talep etmiştir. Davalı tarafından ödeme emrine süresinde itiraz edildiği, dava ve itirazın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Davacının davayı takibin tamamı üzerinden açtığı, istinaf başvurusunda açıkça işlemiş faiz ve miktarına itiraz edilmediği, davacının yaptığı ödeme nedeniyle ödeme tarihi itibariyle faiz talep edebileceğine ilişkin mahkeme değerlendirmesinin yerinde olduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasında açık hesap ilişkisi bulunmakla birlikte, davalı, tali acente olarak davacının acenteliğini yaptığı gemilerin Türk Boğazlarından geçişini organize edecek ve bunlara ilişkin resmi kurumlara yapılacak ödemeleri takip edip ödeyecektir. Resmi ödemelerin yapılmaması halinde meydana gelecek tüm zararlardan davalı sorumludur. Davalı, bu ödemelerin belirtilen gemi için yapılmadığını savunmuş ise de, bu gemiye ilişkin ücretleri de davacıdan tahsil edip ödeme yükümlülüğünde olan davalının, bu yükümlülüğünü yerine getirdiğine ilişkin hiçbir kanıt sunmaması karşısında yapılan ödemenin bu geminin geçişi nedeniyle yapıldığı kabul edilmelidir. Davalı, dava konusu bedellerin emaneten ödenmediğini ve daha önce taraflar arasında gerçekleşen bir ticaret nedeniyle muaccel bir borcun ödenmesine ilişkin olduğunu kanıtlayamamıştır. Sözleşme kapsamında, davacı tarafından yapılan ödemelerin davalı tarafından resmi kurumlara yatırılmadığı sabit olduğundan, alacağın likit olduğu açıktır. Bu nedenle mahkemece davanın kabulü ile icra inkar tazminatına karar verilmesi yerinde olup, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf başvuru nedenlerinin reddi gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle HMK'nın 353/1.b.1.maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 3.185,96 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsiline, 3-Davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerlerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.01.02.2024 KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca, dava konusunun değerine göre karar kesindir.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2019/94, K. 2020/246, T. 01.02.2024, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2019-94-e-2020-246-k-ed86bcb995d9