Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2019/90 E. 2022/217 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2019/90
Karar No
2022/217
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO:2023/828 Esas KARAR NO:2025/109 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ:16/12/2022 NUMARASI:2019/90 E. - 2022/217 K. DAVANIN KONUSU:Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini KARAR TARİHİ:29/01/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı firmanın, enneagram sistemi kapsamında ve yıllar süren kendi çalışmalarının sonucunda bireylerin kişilik özelliklerini, imkân ve potansiyellerini, özel ve sosyal yaşamlarında bunları nasıl ve ne şekilde kullandıklarını, yetkinliklerini, motivasyon kaynaklarını, rahat ve stres durumlarında nasıl davrandıklarını gösteren analitik bir raporlama sistemi geliştirdiğini, bu testler ve raporlamaların kullanıldığı raporlarda kullanılmak üzere Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ... sayısında "..." markasının tescil edildiğini, davacının bu markayla, enneagram metodolojisi üzerine inşa edilen yeni nesil kişilik envanterini bugüne kadar 110.125 kişiye uygulamış olduğunu, bu envanterin akıllı çalışan algoritması ile kişilerin duygu, düşünce ve davranışlarının arkasında yatan nedenleri ve sahip oldukları yetkinlikleri en üst düzeyde gerçekleştirmeleri konusunda analiz ve değerlendirme yaparak çözümleyici sonuçlar sunduğunu, bu testler, raporlar, raporların sistemi ve bütün olarak bakıldığında bu kişilik envanterinin, gerek içeriği, gerek tasarımının davacıya özgü olup FSEK kapsamında tüm eser haklarının davacıya ait olduğunu. davalılardan ... ve ...'ın yardımcısı olarak tanıttığı ...'un 02.04,2018 tarihli, ... numaralı faturayla davacıdan 100 adet dava konusu test ve raporlama sistemi satın aldıklarını, sistem gereği davacının bu raporların kullanımlarını takip ettiğini, sonrasında raporların yaklaşık 80 adedinin kullanıldıktan sonra kalanlarının kullanılmadığının fark edildiğini, bunun üzerine İç Anadolu Bölgesindeki personelin kontrol etmesi istendiğinde, davalılardan ... adına davacıya ait test soruları ve raporlamanın aynısının sadece markanın çıkartılarak piyasada ..., com alan adlı internet sitesi üzerinden kullanıldığının görüldüğünü, bu kullanımın tespiti amacıyla noterlik sisteminden e-tespit yapıldığını, bu tespitin akabinde davacıdan faturayla bu raporları alan davalı ...'ın kendi internet sitesi olan ... üzerinden yine ... sitesine yönlendirme yaparak, aynı test ile davacı raporlarının üretildiğinin tespit edildiğini, bu testlerin internet üzerinden çözüldüğünü ve raporlarının faturalı olarak davalılardan istenmiş olduğunu, bunun üzerine davalıların ... A.Ş. firmasını kurduklarını, bazı raporlarının firma üzerinden faturalandığı, davalı ...'un şahıs firması olarak ... adıyla noter tespitine konu raporların faturaların kesmiş olduğunu. bu tespitler ve incelemelerden sonra davalıların davacıya ait benzeri olmayan algoritmayla çatışan test sorularının aynılarının kullanılarak ve rapor sistemine de aynıyla tecavüz ettiklerinin anlaşıldığını, Mahkeme tarafından yaptırılacak bilirkişi incelemesinde, davalıların kullandığı soruların davacıya ait sorularla birebir aynı olduğu, raporların yine davacı raporlarıyla aynı olduğu, ancak davacı raporları akıllı algoritmayla oluştuğundan rapordaki renk skalası, kişilik açıklamaları gibi konuların yanlış olarak tespit edildiği ve muhtemelen sonradan elle girilme sonuçlar olduğu ve böylece davacı kişilik envanterinin kötü bir kopyasının üretildiğinin anlaşılacağını, bu kötü kopya nedeniyle aynı zamanda davacının yıllardır oluşturduğu itibarına da zarar verildiğini belirterek, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun "İlim ve Edebiyat Eserleri" başlıklı 2. maddesinde sayılan ilim ve edebiyat eserlerinden olan davacıya ait test, rapor ve bütün olarak kişilik envanterinin davalılar tarafından kötüniyetli olarak birebir aynısının kullanılarak piyasaya sunulmasının davalının eser haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespiti ile bu tecavüzün durdurulması ve önlenmesinin öncelikli talepleri olduğunu, bu talebin kapsamında davalıların bu testleri kullandığı ... ve ... alan adlı internet sitelerinin erişiminin tedbiren engellenmesini ve dava sonunda tamamen durdurulmasını, fazlaya yönelik hakları saklı kalmak şartıyla, uğranılan zararın şimdilik 1.000,00 TL'nin üç katı 3.000,00 TL'nin, manevi tazminat olarak 46.000,00 TL'nin ve ayrıca elde edilen karın şimdilik 1.000,00 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, kararın ulusal gazetelerde yayınına karar verilmesini talep etmiştir. TEFRİK KARARI:Mahkemece; 28/03/2019 tarihli tensip ara kararı ile davacının tazminat taleplerine ilişkin davasının asıl davadan tefrik edilerek, ayrı bir esasa kaydedilmesine karar verilmiştir. CEVAP:Davalılar süresinde cevap dilekçesi sunmamışlar, davalı ... duruşmadaki beyanında: ...’ın bilimselliği kanıtlanmayan bir sistem olduğunu, kendisinin alanında uzman psikolog olduğunu, ...’in yaptığı bilimsel makalede bahsettiği ... 'ın bilimselliğinin kanıtlanmadığını, davalı şirketle bir ilgisi bulunmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır.Davalı ... duruşmadaki beyanında : davalı şirketin kurucu ortaklarından olduğunu, davalı ...’in ifadelerine katıldığını, aynı zamanda davacı vekilinin ... firmasının envanterinin sanki tüm dünyada kullanılan bir envantermiş gibi ifade etmesinin yanlış olduğunu, bununla birlikte Türkiye’de ...'ın bilimselliğinin net olarak ortaya konmadığını, davacı firma tarafından ücret karşılığında 100 adet test satın alındığını, yine davacı firmanın ilk dilekçesinde belirtmiş oldukları, 80 adet testin kullanıldığını, 20 adet hakkının kaldığını ve bu hakkın kullanılmasına yönelik davacı firma yetkililerinin mail aracılığı ile belirtmiş oldukları "değişiklik yapabilirsiniz" ifadesine binaen 20 adet hakları olan ücret karşılığında alınan testlerin kullanıldığını, soruların davacı firma tarafının belirtmiş olduğu dilekçede ekiplerinden olduğu ifade edildiği...’ın vasıtası ile taraflarına soruların iletildiğini, bu minvalde davacı firmanın isnatlarının eksik ve yanlış suçlamaya dönük olduğunu düşündüklerini beyan ettiği görülmüştür.Davalı ... vekili dosyaya sunduğu beyan dilekçesinde; ... firmasının kimle nasıl bir bağlantısının olduğunu bilmemekle beraber, hiçbir şekilde bilirkişinin değiştirilmemesini istediklerini, ... bilimselliği ile alakalı hala daha net ifadeler kullanılmamış olup, şüphe olduğunu, Avrupa bilim dünyasında da kabul görmediğini, davacı firmanın dilekçelerinde ... adının geçmesine rağmen ve kendisini şirket ortağı olarak davalıya tanıtmasına rağmen, 12.11.2019 tarihinde yapılan duruşma esnasında sorulduğunda, firma yetkilisi olarak ...'ın söz hakkı aldığını ve ...'ın ... firması yetkilisi ve ortağı olmadığının ifade edildiğini, duruşmada gerçeklesen bu olayın davacı firmanın nasıl ve ne şekilde hareket ettiğinin, şahıslarına yönelik yapılan tüm ifadelerin yanlış olduğunu gösterdiğini, ... firmasının ilk vekili Av. ... tarafından müşteri gibi aranıp şahıslarından test ve raporlama istendiğini, kendilerinin de ilk tedbir talepli dilekçelerinde ifade ettikleri gibi 20 adet hakları olan kontörden test ve raporlama yapıldığını ve tarafına iletilişmiş olduğunu, ... ile şahıslarının mailleştiklerini ve soruların taraflarına iletmiş olduğunu, daha önceden kendilerinin de dilekçe (tedbir talepli ilk dilekçe) de ifade ettiği gibi, 20 adet kontör haklarının olduğunu ve onu kullandıklarını 100 adet kontör satın alırken ... firması ile Whatsapp ortamında mesajlaşmalarında istenilen yerlerde değişiklik yapılabileceğini ifade ettiklerini, bilirkişi raporunda da ifade edildiği üzere, bilimsel ve objektif testler arasında enneagramın yer almadığını, üniversitelerde ders kitabı olarak okutulan kitaplarda enneagramın geçmediğini, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, yazılımın, soruların ve raporların ilmi ve edebi eserler niteliğinde olmayıp, fikri ve sınai haklar kapsamında değerlendirilmediğini, ... kadim bir bilgelik olup, kimsenin uhdesi altında olmadığını belirtmiş, 12.11.2019 tarihli duruşmada firma vekilinin vermiş olduğu beyanların doğru olmayıp davacı firmanın Envanterinin Harvard Üniversitesi'nde görülmediğini, ifadelerinin eksik ve doğru olmayan ifadeler olduğunu beyan ettiği tespit edilmiştir. MAHKEME KARARI:İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 16/12/2022 tarihli 2019/90 E. - 2022/217K. sayılı kararıyla; "...İncelenen dosya kapsamı, bilirkişi raporları kayıt ve belgeler, sicil dosyaları,taraf iddia ve savunmaları birlikte değerlendirildiğinde, davacı vekili, davacının... kişilik envanteri isimli Algoritmanın yaratıcısı ve sahibi olduğunu aynı zamanda ... sayılı ... isimli markanın tescilli sahibi olduğunu. Davaya konu uygulamanın eser niteliğinde olduğunu. Davalılarca, davacının eseri ... isimli internet sitesi üzerinden kullanıldığını. Buna ilişkin e-tespit tutanağı yaptırıldığını. Davalılardan ...'ın da kendi internet sitesi ... üzerinden aynı testi paylaştığını. Bu durumun FSEK den kaynaklanan mali ve manevi hakların ihlali niteliğinde olduğunu belirterek, eser hakkına yönelik tecavüzün tespiti, durdurulması ve meni ile maddi manevi tazminat talebinde bulunduğu, tazminat taleplerinin tefrik edildiği, davaya sadece eser hakkına yönelik tecavüzün tespiti, durdurulması ve meni yönünde devam edildiği, davacı tarafından tedbir talebinde bulunulmuş olmakla, davalı beyanı alınmadan aldırılan 28/05/2019 tarihli bilirkişi raporunda; davacının ... isimli sisteminin eser niteliğinde olmadığı yönünde görüş bildirildiği, tedbirin reddine karar verildikten sonra dava dilekçesinin davalılara tebliğ edildiği, davalılarca davanın reddinin talep edildiği, mahkememizce tüm deliller toplandıktan sonra dosyanın yeni bir heyete verildiği, 10/12/2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda davacıya ait ... kişilik envanteri isimli test içeriğinin ilmi eser niteliğinde olduğu fakat davalı internet sitelerinde yer alan mizaçenneagram test içeriklerine ulaşılamadığından tecavüz tespit edilemediği yönünde görüş bildirildiği. Mahkememizce her iki rapor arasında çelişki olması üzerine dosyanın yeni bir heyete tevdi edildiği, 12/04/2021 tarihli raporda, davaya konu ... kişilik envanteri isimli testin herhangi bir özgünlüğü ve orjinalliği olmadığı bu sebeple eser olarak değerlendirilemeyeceği yönünde görüş bildirildiği. İş bu rapor alındıktan sonra davacı vekilince 10/12/2020 tarihli bilirkişi raporunu kısmen kabul ettiklerini itiraz yönünde ek rapor aldırılmadığı belirtilerek itiraz edilmesi üzerine mahkememizce hukuki dinlenilme ve yargılamada eksiklik olmaması bakımından davacı vekilinin itirazlarının ikinci rapor olan 10/12/2020 tarihli bilirkişi raporunu hazırlayan heyete tevdi edildiği o heyetçe aldırılan ek rapor ile davalı ... A.Ş nin davacının FSEK kapsamındaki mali haklarını ihlal ettiği yönünde 10/06/2022 tarihli rapor tanzim edildiği buna göre tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde dava; fsek den kaynaklı mali ve manevi haklara yönelik tecavüzün tespiti,önlenmesi ve menine ilişkin olup davacının ... kişilik envanteri isimli testin sahibi olduğu yine dosya içerisindeki belgelerden davalılardan ...'ın davacıdan bu testi satın aldığı, davacının iddiasına göre, davalıların, davacıya ait ... kişilik envanterini davalılara ait ... ve ... isimli internet sitelerinde yayınladıkları ve bu yayınlardan haksız kazanç elde ettikleri, öncelikle her üç bilirkişi raporunda da davalılara ait internet sitelerinde yer alan kişilik testlerinin davacıya ait ...isimli kişilik envanterine yönelik tecavüzde bulunulduğuna dair bir tespit yapılamamış sadece 2. Heyet raporunda davacı tarafından dava açılmadan önce tespiti yapılan Bakırköy ...Noterliği'nin 27/02/2019 tarih ...ve ... yevmiye numaralı E- tespit tutanaklarına dayanılarak ihlal olduğu yönünde ek rapor tanzim edildiği, mahkememizce davaya konu davacı tarafından yaratıldığı iddia edilen ve kullanılan ... kişilik envanterinin eser niteliğinde olup olmadığı yönünden aldırılan ilk 28/05/2019 tarihli raporda eser niteliğinde olmadığı, ikinci heyet raporu olan 10/12/2020 tarihli rapor ve iş bu raporun eki olan 10/06/2022 tarihli rapor ile davacıya ait kişilik envanterinin eser olduğu sonucuna ulaşılmış mahkememizce her iki rapor arasında çelişki olması sebebi ile resen dosyanın yeni bir heyete tevdi edildiği ve bu heyetten aldırılan 10/04/2021tarihli raporda davaya konu kişilik envanterinin eser niteliğinde olmadığı yönünde görüş bildirildiği. Buna göre de davacıya ait ... isimli kişilik envanteri uygulamasının eser niteliğinde olduğu hususunun ispatlanamadığı konusunda uzman bilirkişi heyetine göre bu uygulamanın herhangi bir orjinalliği olmayan herkes tarafından uygulanabilen eser niteliği olamayacak nitelikte olduğunun belirtilmesi karşısında eser niteliğinde olmayan iş bu ... envanterine dayalı olarak FSEK den kaynaklı hakların talep edilemeyeceği" gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği görülmüştür. İSTİNAF İSTEMİ:Davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; davalıların davaya cevap dilekçesi sunmadıklarını, bilirkişi deliline dayanmadıklarını, davalıların daha sonra delil sunma taleplerinin kabul edilemeyeceğini,Davalılarca 10/12/2020 tarihli bilirkişi raporuna karşı yasal süresi içerisinde bir beyanda bulunulmadığını, itiraz edilmediğini, ilk derece mahkemesinin kararının müvekkili lehine kazanılmış usuli hakka, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun amir hükümlerine ve yüksek yargı kararlarına aykırılık teşkil ettiğini,... konusuna dair yetkin bilirkişilerden alınan 10/12/2020 tarihli bilirkişi raporunda müvekkiline ait ''...'nin'' testlerin, sorularının içeriği, sırlanışı, cevap seçenekleri, akıllı algoritması dikkate alındığında FSEK kapsamındaki tamamen ilmi eser olduğunun tespit edildiğini, bu raporun davalı ...'a 29/12/2020 tarihinde, davalı ...'a 09/02/2021 tarihinde, davalı ... A.Ş.'ye 02/02/2021 tarihinde tebliğ edildiğini, fakat davalılarca süresi içerisinde herhangi bir beyan sunulmadığını, rapora itiraz edilmediğini, farklı bir bilirkişi heyetine dosyanın tevdi ile rapor alınması veya ek rapor tanziminin de talep edilmediğini,İlk Derece Mahkemesi tarafından; işbu usuli kazanılmış hakka aykırı olacak şekilde, davalıların süresinde olmayan itirazları da dikkate alınarak, dosyanın farklı bir bilirkişi heyetine gönderildiğini ve müvekkiline ait ''...'' nin eser olup olmadığı hususunda tekrar rapor alınması yönünde karar verildiğini, nitekim daha öncesinde Mahkemeye '' ... '' konusunun özel bir uzmanlık alanı olduğu, davranış bilimleri ve ... metodu konusunda uzman bir bilirkişiye dosyanın tevdi gerektiği de izah edilmiş olmasına rağmen, müvekkilinin usuli kazanılmış hakkına aykırı şekilde alınan işbu raporda bu hususun da dikkate alınmadığını, neticeten hem ... teorisine, hem de müvekkiline ait ilmi esere ilişkin hatalı değerlendirmeler içeren 12/04/2021 tarihli bilirkişi raporunun alındığını, ayrıca bu raporun usule, hukuka ve yüksek yargı kararlarına aykırı şekilde hükme esas alındığını, bu nedenle yerel mahkeme kararının kaldırılması ile haklı davalarının kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini,Mahkemenin gerekçeli kararının aksine, raporlar arasında çelişki bulunmadığı, çünkü ilk rapordan sonra konunun özel bir uzmanlık alanı gerektirdiği kabul edilerek, bilirkişi listesine kayıtlı akademisyen ve uzman kişiler araştırıldıktan sonra, dosya 10/12/2020 tarihli raporu hazırlayan bilirkişi heyetine tevdi edildiğini,10/12/2020 tarihli bilirkişi raporunda müvekkiline ait ''...'' nin tamamen ilmi bir eser olduğunun ortaya konulduğunu, bu raporun dosya kapsamında işbu alanda yetkin bilirkişilerce düzenlenen tek rapor olduğunu,Anılan rapora karşı ise davalılarca süresi içerisinde itiraz edilmediğini, beyanda bulunulmadığını, tekrar bilirkişi raporu alınmasının talep edilmediğini, davalılarca 10/12/2020 tarihli raporun kabul edildiğini, Hukuk Muhakemeleri Kanunu 281. maddesi ve Yüksek Yargı Kararları uyarınca müvekkil lehine usuli kazanılmış hak doğduğunu,Kabul anlamına gelmemekle birlikte, ilk derece mahkemesi tarafından dosyanın re'sen farklı bir bilirkişi heyetine tevdi ile rapor alınması halinde dahi; davalılarca bir önceki bilirkişi raporuna itiraz edilmediğinden, sonradan alınan raporun müvekkilinin daha aleyhine olması durumunda, müvekkili lehine olan önceki rapora ( 10/12/2020 t. rapor) istinaden hüküm kurulması gerekeceğini, çünkü Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği üzere, önceki rapora itiraz edilmemekle bu raporun davalılar bakımından kesinleştiğini, mahkeme tarafından da usuli kazanılmış hakka riayet edilmek suretiyle hüküm kurulması gerektiğini,Tüm dosya kapsamı ile davalıların müvekkiline ait Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'ndan doğan haklara tecavüz ettiklerinin kanıtlandığını belirterek, bu durumun da müvekkilinin seneler süren bilimsel çalışmasına zarar verdiğini, istinaf başvurularının kabulü ile, İstanbul Anadolu 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2019/90 E. 2022/217 K. sayılı kararının kaldırılmasına ve haklı davalarının kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine dair hüküm kurulmasını talep etmiştir. DELİLLER:İlk derece mahkemesince aldırılan Psikolog ..., FSEK uzmanı ... ve bilişim uzmanı ...’ten alınan 28/05/2019 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde; "... Davacıya ait olduğu belirtilen bahsi geçen "..." internet web sitesinin kullarımda ve aktif olduğu, alan adının ... (sahip) bilgileri kontrol edildiğinde bu alan adının 08.05.2017 tarihinin kayıt olunduğu ve site sahibinin "..." kişiye ait olduğu ve ilgili internet sitesinin içeriği özetle; "..., profesyonel iş hayatında, kişisel gelişimde ve eğitim hayatında kullanılabilen; özgün üretilmiş, analitik raporlama yeteneğine sahip bir kişilik envanteridir." olduğu internet sitesinin "...?" sayfasında açıkça belirtildiği,Davalıya ait olduğu belirtilen bahsi geçen "..." internet web sitesinin kullanımda ve aktif olduğu, alan adının whois (sahip) bilgileri kontrol edildiğinde bu alan adının 07.09.2012 tarihinin kayıt olunduğu ve site sahibinin "..." kişiye ait olduğu,Davalıya ait olduğu belirtilen bahsi geçen "..." internet web sitesinin kullanımda ve aktif olduğu, alan adının ... (sahip) bilgileri kontrol edildiğinde bu alan adının 15.10.2018 tarihinin kayıt olunduğu ve site sahibinin "..." kişiye ait olduğu ve ilgili intemet sitesinin içeriği özetle; "Davacının dava dilekçesinde belirtmiş olduğu şekilde oluştuğu, test sorularını incelemek için ilgili sayfaya girildiğinde site yöneticisi/sahibi tarafından kişiye özel Referans Kodu oluşturulup verildikten sonra Test Sorularına ulaşabilindiği, bu sebeple Test Sorularına erişim sağlanamamıştır.Fakat Davacı tarafından dosyaya sunulan E-Tespit ekran görüntüleri incelendiğinde davacının sunduğu soruların bu siteler üzerinden gerçekleştirildiği" kanaatine varıldığı.Davacı tarafından oluşturulan ve dava dilekçesinde "bireylerin kişilik özelliklerini, imkân ve potansiyellerini, özel ve sosyal yaşamlarında bunları nasıl ve ne şekilde kullandıklarını, yetkinliklerini, motivasyon kaynaklarını, rahat ve stres durumlarında nasıl davrandıklarını gösteren analitik bir raporlama sistemi" şeklinde beyan edilen sistem;...,... Kişilik envanteri, 5 Faktör Kişilik Envanteri, Beck Depresyon ölçeği testi gibi objektif ve bilimsel geçerliliği kanıtlanmış testlerden esinlenerek oluşturulmuş, piyasada birçok farklı isim altında sunulan test ve benzeri sistemlerden birisi olmakla, bilimsel olarak herhangi bir özgünlük ve orijinallik içermemekte olduğu,Dolayısıyla söz konusu soruların FSEK m.2 anlamında eser niteliğini haiz olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. " şeklinde görüş bildirildiği tespit edilmiştir.İlk derece mahkemesince FSEK uzmanı ..., psikolog ... ve bilişim uzmanı ...’ten oluşan bilirkişi heyetinden alınan 10/12/2020 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde; "...1. ... alan adında bulunan internet sitesinde kişilik değerlendirme envanteri ve hizmetinin tanıtımı ile ... alan adındaki internet sitesinden meslektercihi.com alan adındaki internet sitesine verilen bağlantı ile bu eğitimin satışının yapıldığı, iletişim bilgilerinin; ... A.Ş., telefon numarasının ...(...) ..., adresinin ... ÜSKÜDAR / İSTANBUL / TÜRKİYE, e-posta adresinin ... şeklinde olduğu, 2. ... alan adında bulunan internet sitesinde meslek tercihi değerlendirme envanteri hizmetleri, danışmanlığı ve mesleki gelişim eğitimleri tanıtımları ve satışının yapıldığı, iletişim bilgilerinin; ... A.Ş., telefon numarasının..., adresinin ... ÜSKÜDAR / İSTANBUL / TÜRKİYE, e-posta adresinin ... şeklinde olduğu,3. ... alan adında bulunan İnternet sitesinde muhtelif psikolojik danışmanlık hizmetler hakkında bilginin ve tanıtımının yer aldığı, iletişim bilgilerinin; telefon numarasının (...) ..., adresinin ... Merkez/Kütahya, e-posta adresinin ... şeklinde olduğu, internet sitesinde “...” adında bir sayfa ancak kullanıcı tarafından çevrimiçi yapılabilecek bir kişilik değerlendirme envanteri testinin bulunmadığı, 4. ... alan adında bulunan internet sitesinin inceleme yapılan tarihlerde erişebilir olmadığı, web.archive.org üzerinde yapılan arşiv kaydı sorgulamasında ... alan adı için 27 Ocak 2019 ile 12 Kasım 2019 tarihleri arasında çeşitli tarihlerde alınmış toplam 6 adet arşiv kaydının olduğu, 27 Ocak 2019 ile 13 Ekim 2019 arasında alınmış 5 adet arşiv kaydının birbirlerine benzer olduğu, arşiv kayıtlarının görsel ve yapısal olarak bozuk olduğu ve içeriğin tam olarak görüntülenemediği, internet sitesinin arşiv kayıtlarında muhtelif testler hakkında sayfaların yer aldığı, bu sayfalar arasında “...” adlı sayfanın yer aldığı ve bu sayfada “...” ibareli bağlantının yer aldığı ancak bu bağlantının arşiv kaydında çalışmadığı, iletişim bilgilerinin mevcut olduğu, 5. Davacıya ait ... alan adında bulunan internet sitesinin “...” sayfasında kullanıcıların şifre ile giriş yapabileceği bir alan yer aldığı ve şifre “...” ile giriş yapıldığında kullanıcıdan kişisel bilgilerini girmesi gereken bir sayfaya yönlendirildiği, bilgiler girildikten sonra kullanıcının internet sitesi üzerindeki 73 sorudan oluşan teste yönlendirildiği, test tamamlandığında, test sonuçlarının internet sitesi üzerinde kullanıcıya sunulmadığı, sonuçların değerlendirilmek üzere firmaya iletildiğine dair mesajın sayfada gösterildiği, 6. Davacı tarafından “...” olarak ifade edilmiş olan testlerin içeriğinin sorularının içeriği, sırlanışı, cevap seçenekleri dikkate alındığında FSEK kapsamındaki tamamen ilmi eser olduğu ,7. Davacının web sitelerinde, ilmi eser mahiyetindeki testlerin ““...” ve “...” ibareleri ile kullanımının yapıldığı, — davalılarca kullanıldığı belirtilen ... alan adında bulunan internet sitesinde muhtelif psikolojik danışmanlık hizmetler hakkında bilginin ve tanıtımının yer aldığı, internet sitesinde “...” adında bir sayfa ancak kullanıcı tarafından çevrimiçi yapılabilecek bir kişilik değerlendirme envanteri testinin bulunmadığı, bu web sitelerinde “...” olarak testleri uyguladığı tespit edilmiş ise de, testin içeriklerine ulaşılamadığından davacıya ait test içerikleri ile birebir karşılaştırması yapılamadığından davalıların kullanımlarının davacının FSEK kapsamındaki mali ve/veya manevi haklara tecavüz edip etmediği yönünde herhangi bir tespit yapılamadığı..." yönünde görüş bildirdikleri tespit edilmiştir.İlk derece mahkemesince bilgisayar mühendisi ..., psikolog ... ve fikri haklar konusunda uzman ...’dan oluşan bilirkişi heyetinden alınan 12/04/2021 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde; “…Davaya konu test, soruları ve yazılım olarak sıralanışında sahibinin hususiyetini taşıma öznel kriterini yerine getirmediğinden eser niteliği taşımadığı ve bu nedenle eser sahibinin mali manevi haklarına yönelik tecavüz söz konusu olmadığı…” yönünde görüş bildirdikleri tespit edilmiştir.İlk derece mahkemesince FSEK uzmanı ..., psikolog ... ve bilişim uzmanı ...’ten oluşan bilirkişi heyetinden alınan 21/01/2922 tarihli ek rapor incelendiğinde; tüm dosya kapsamı, tarafımızdan yapılan incelemeler neticesinde 10/12/2020 tarihli kök raporlarında belirttikleri görüş ve kanaatlerini değiştirecek herhangi bir hususun tespit edilemediğine dair görüş bildirdikleri tespit edilmiştir.İlk derece mahkemesince aynı heyetten alınan 10/06/2022 tarihli bilirkişi ek raporu incelendiğinde; "...1-Tüm dosya kapsamına ek olarak davalılardan ... AŞ tarafından kullandığı iddia edilen raporlandırma örnekleri yeni delil kapsamında değerlendirildiğinde raporlandırmaların eş anlamlı kelimeler ile aynı içeriği sunduğu düşünüldüğünde, davalılardan ... AŞ.nın davacıya ait FSEK kapsamındaki mali haklarını ihlal ettiği, 2-FSEK kapsamında davacının mali haklarını ihlal eden davalının tazminat taleplerinin belirlenmesi için davalılardan .... AŞ nın ticari kayıtları incelenerek sözkonusu testin kullanılması ve uygulanmasından elde ettiği gelirin tespit edilerek buna göre hesaplamanın yapılması gerektiği, 3-Manevi tazminatın takdiri ve miktarının tespitinin Sayın mahkemenize ait olduğu…" yönünde görüş bildirdikleri tespit edilmiştir. G E R E K Ç E:Dava, mali ve manevi hakları davacı şirkete ait olduğu iddia edilen kişilik analizi sisteminin davalılar tarafından izinsiz kullanıldığı iddiasıyla açılan, FSEK’ten kaynaklanan mali ve manevi haklarına tecavüz edildiğinin tespiti ve önlenmesi davasıdır.Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Her ne kadar davacı vekili davalıların süresinde cevap dilekçesi sunmadıklarını, bu nedenle bilirkişi deliline dayanamayacaklarını, ayrıca alınan bilirkişi raporuna itiraz etmedikleri için müvekkili lehine usuli kazanılmış hak doğduğunu belirterek istinaf talebinde bulunmuşsa da, HMK’nun 266/1. maddesi uyarınca davanın çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgi gerektiren durumlarda hakim taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden bilirkişinin oy ve görüşüne başvurabilir. Dava konusu da hukuk dışında bilgi gerektirdiğinden, davalı tarafça bilirkişi deliline dayanılmasa bile, hakimin kendiliğinden bilirkişiden rapor istemesinde usule aykırılık yoktur.Yine HMK’nun 33/1. maddesi uyarınca hakimin davayı aydınlatma ödevi kapsamında taraflarca itiraz edilmese dahi, yeterli olmayan veya doğru tespitler içermeyen bilirkişi raporu yerine yeniden bilirkişi raporu alınmasında da usule aykırılık bulunmadığı gibi, davacı lehine usuli kazanılmış hak da söz konusu olmaz. Bu nedenlerle davacı vekilinin usule ilişkin istinaf talepleri kabul edilmemiştir.Davacı vekilinin esasa ilişkin istinaf talepleriyle ilgili yapılan incelemede; her ne kadar 10/12/2020 tarihli bilirkişi raporunda ve aynı heyetten alınan ek raporlarda davacı tarafından “...” olarak ifade edilmiş olan testlerin içeriğinin, sorularının içeriği, sırlanışı, cevap seçenekleri dikkate alındığında FSEK kapsamında ilmi eser olduğuna dair görüş bildirilmişse de, bilirkişilerin davacı tarafa ait analitik raporlama sisteminin algoritmasının incelemedikleri, alınan 28/05/2019 ve 12/04/2021 tarihli bilirkişi raporları ve davacı tarafça dava dilekçesinde ve ekinde dosyaya sunulan e-tespit tutanakları incelendiğinde; genel adı enneagram olan kişilik analizine ilişkin ve davacı tarafça geliştirildiği iddia edilen analitik raporlama sisteminde yer alan bir kısım soruların davalılar tarafından kullanıldığı tespit edilmişse de, davacı tarafından oluşturulan ve dava dilekçesinde bireylerin kişilik özelliklerini ölçtüğü iddia edilen testin analitik bir raporlama sistemi şeklinde beyan edilen ..., ... vb. gibi objektif ve bilimsel gerçekliği kanıtlanmış testlerden esinlenilerek oluşturulmuş, piyasada birçok farklı isim altında sunulan test ve benzeri sistemlerden birisi olduğu, bilimsel olarak herhangi bir özgünlük ve orijinallik içermediği, bu soruların tüm kişilik testlerinde sıklıkla kullanılan sıradan sorular oldukları, fikri bir çabanın ürünü olmadıkları, hususiyet arz etmedikleri, bu nedenle FSEK kapsamında eser niteliğinde olmadıkları tespit edilmiştir.Davacı tarafın bu sorulara verilen cevaplara göre kişilik analizi yapmakta kullandığı algoritmasının hususiyet arz ettiği varsayılsa bile, mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemeleri ile davalıların bu algoritmayı kullandıklarının tespit edilemediği, davacı tarafça da davalıların bu algoritmayı kullanmadıklarını ve bu nedenle doğru sonuçlar çıkmadığını açıkça beyan ettikleri, davalıların davacı tarafa ait "..." adını da kullanmadıkları, bu nedenle mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir. H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan gerekçe ile:1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL maktu harçtan, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak; davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 29/01/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2019/90, K. 2022/217, T. 15.10.2018, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2019-90-e-2022-217-k-00d865e6feba