Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2019/89 E. 2020/49 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2019/89
- Karar No
- 2020/49
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1048 - 2024/1437 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/1048 KARAR NO : 2024/1437 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/11/2021 NUMARASI : 2018/891 Esas 2021/714 Karar DAVACI : VEKİLİ : DAVALILAR : DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) KARAR TARİHİ : 21/11/2024 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 22/11/2024 İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı ... Sigorta AŞ vekili ile davalılar ... Grup Alüminyum Paslanmaz Turizm İnşaat Gıda Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi ve ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI; Davacı vekili, 19.08.2018 tarihinde davalıların işleteni, sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın davacının idaresinde bulunan motosiklete çarpması sonucunda davacının yaralandığını, Delice Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma dosyasında davalı sürücünün kusurlu bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000,00 TL geçici iş gücü kaybı, 1.000,00 TL sürekli iş gücü kaybı tazminatının olay tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan , 60.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... Grup Ltd.Şti ve ...’den tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama aşamasında geçici iş göremezlik tazminatını 9.809,95 TL, sürekli iş göremezlik tazminatını 42.888,8 TL olarak artırmıştır. Davalı ... Grup Ltd. Şti. ve ... vekili, kazanın meydana gelmesinde motosiklet sürücüsü davacının kavşaklarda geçiş önceliğine uymaması nedeniyle asli kusurlu olduğunu, motosikletin tescilsiz, davacının sürücü belgesinin bulunmadığını, talep edilen tazminatın fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı sigorta şirketi vekili, davacı tarafça gerekli belgeler ile usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davalının sigortalının kusuru oranında sorumlu olması nedeniyle kusur oranlarının belirlenmesini, davacının maluliyet oranının belirlenmesi için Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasın, aktüerya hesabının TRH 2010 yaşam tablosu ve 1.8 teknik faiz uygulanarak yapılması gerektiğini, davacının kask ve dizlik kullanmaması nedeniyle müterafik kusurlu bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI; Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; Delice Cumhuriyet Başsavcılığı dosyası getirtilerek kusur oranlarının belirlenmesi için bilirkişi raporu alındığı, bilirkişi tarafından düzenlenen rapora göre kazanın meydana geldiği yerde kavşak kollarının trafik yoğunluğunun farklı olduğu belirlenmemiş olduğundan soldaki aracın sağdan gelen araca geçiş hakkı vermesi zorunlu olduğu, buna göre davacı sürücünün % 40 oranında tali kusurlu, davalının geçiş hakkını diğer araca vermemesi nedeniyle % 60 oranında asli kusurlu olduğunun belirlendiği, Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen raporda davacının Özürlülük Ölçütü Yönetmeliğine göre % 13 oranında iş gücü kaybına uğradığı, geçici iş gücü kaybı süresinin 9 ay olduğu, buna göre davacının kusur oranına göre talep edebileceği geçici iş gücü kaybı zararının 9.809,95 TL, sürekli iş gücü kaybı zararının 42.888,80 TL olduğunun belirlendiği, davalı tarafça müterafik kusur savunmasında bulunulmuş ise de davacının maluliyetine neden olan yaralanmanın spinoz proçes kırığı ile sol femur kırığına bağlı olduğundan müterafik kusur indirimi yapılmadığı belirtilerek davanın kısmen kabulüne 9.809,95 TL geçici iş gücü kaybı tazminatı ile 42.888,80 TL sürekli iş gücü kaybı tazminatı olmak üzere toplam 52.698,75 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi 12.11.2018 tarihinden, diğer davalılar kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte sorumlu olmak üzere davalılardan müteselsilen tahsiline, 30.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... Grup...Ltd.Şti. ile ...'den kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müteselsilen tahsiline karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalılar vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İSTİNAF SEBEPLERİ; Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacının kaza sonucu ağır yaralandığını, vücudunda kemik kırıkları meydana geldiğini, uzun süre tedavi olmak zorunda kaldığını, davacı lehine çok düşük bir miktarda manevi tazminata hükmedildiğini, davacı ve davalının kusur oranları dikkate alındığında davacının uğramış olduğu manevi zararın, mahkemenin kararı ile hükmedilen tazminat miktarından çok daha yüksek olduğunu belirterek manevi tazminatın düşük olması nedeniyle yeniden hüküm kurulması gerektiğinin ileri sürmüştür. Davalılar ... Grup Alüm. Pasl. Tur. İnş. Gıda Tic.ve San. Ltd. Şti. ve ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Kaza sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağında motosiklet sürücüsü ...’ın kavşaklara yaklaşırken yavaşlamamak, geçiş hakkı olan araçlara ilk geçiş hakkını vermemek kuralını ihlal ettiğinin belirtildiğini, tutanağa göre davacı sürücü ara sokaktan ana caddeye kontrolsüzce çıktığından asli kusurlu olduğunu, davacıya verilen %40 kusur oranının kabul etmediklerini, davacı sürücünün tescilsiz motosiklet ile trafiğe çıktığını, hurda araç statüsünde olduğunu, davacının ehliyetinin bulunmadığını, Delice Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/89 E. sayı ile görülen dosyada 18.03.2020 tarihli adli tıp kurumu raporunda asli kusurlunun davacı ... olduğunun tespit edildiğini, 25.07.2019 tarihli bilirkişi raporunda olay yeri kavşağın dört yönlü kontrolsüz kavşak olduğu ve bu kavşağa sağdan giren motosiklet sürücüsünün ilk geçiş hakkına sahip olduğu belirtilmiş ise de trafik kazası tespit tutanağında olay yeriyle ilgili “diğer kavşak çeşitleri” şeklinde işaretleme yapıldığı, ilk geçiş hakkının kamyonete ait olduğunun belirtildiğini, ceza mahkemesi dosyasının istinaf incelemesinde olması nedeniyle sonucunun beklenmesi gerektiğini, mütefarik kusur indirimi yapılmamasının hatalı olduğunu, hükme esas alınan 14.06.2021 Tarihli AÜTF Adli Tıp Anabilim Dalının hazırlamış olduğu raporda belirtilen bacaklar arasındaki 2 cm uzunluk farkının kazaya bağlı olarak ortaya çıktığına ilişkin bir tespit bulunmadığını, %5’lik özür oranının, kazadan kaynaklı olduğuna yönelik bir delil olmadığını, davacının kaza tarihine kadar olan tüm muayene raporlarının, tüm hastane kayıtlarının, teşhis edilen hastalıkların ve tedavilerinin dosyaya kazandırılarak yeniden rapor alınması gerektiğini, hüküm altına alınan manevi tazminatın fahiş olduğunu ileri sürmüştür. Davalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davalı sigorta şirketinin geçici işgöremezlik tazminatından sorumluluğu bulunmadığını, tazminat hesabında TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yönteminin kullanılmasının doğru olmadığını, 1.8 teknik faiz kullanılarak hesaplama yapılması gerektiğini, davacı gerekli belgeler ile birlikte sigorta şirketine başvuru yapmadığından dava şartının yerine getirilmediğini, davalı temerrüde düşmediğinden tazminata faiz işletilmemesi gerektiğini ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE; Taraf vekillerinin HMK.nın 355. Maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava trafik kazası sonucu yaralanmadan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, 19.08.2018 tarihinde davalıların işleteni, sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın davacının idaresinde bulunan motosiklete çarpması sonucunda davacının yaralandığını, belirterek geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının davalılardan , manevi tazminatın davalılar sürücü ve işletenden tahsiline karar verilmesini talep etmiş, mahkemece davalı sürücünün %60, davacının %40 kusur oranına, davacının %13 maluliyet oranı ve 9 ay geçici iş göremezlik süresine göre belirlenen maddi tazminatın kabulüne, manevi tazminatın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. Dava konusu kazadan sonra düzenlenen 19.08.2018 tarihli kaza tespit tutanağında sürücü ... idaresinde bulunan motosiklet ile 94. Sokaktan Şehit Binbaşı Erhan Dikmen Caddesine kontrolsüzce çıktığı sırada cadde üzerinde Samsun yolu yönüne seyreden ... idaresinde bulunan ... plakalı araçla çarpıştığı olayda motosiklet sürücüsü ...’ın KTK2nın 57/1.a maddesi gereğince kavşaklara yaklaşırken yavaşlamamak ve geçiş hakkı olan araçlara ilk geçiş hakkını vermemek kuralını ihlal ettiği, sürücü ...’in ise KTK’nın 52/1.a.maddesinde düzenlenen araçlarının hızını kavşağa yaklaşırken azaltmamak kuralını ihlal ettiğinden kusurlu olduğu belirtilmiştir. Mahkemece kazaya karışan araç sürücülerinin kusur oranlarının belirlenmesi için makine mühendisi bilirkişiden alınan 25.07.2019 tarihli raporda kavşağa yaklaşan sürücülerin kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamaları, dikkatli olmaları, geçiş hakkı olan araçların önce geçmesine imkan vermeleri gerektiği, kavşak kollarının trafik yoğunluğu bakımından farklı oldukları işaretlerle belirlenmemiş ise; motorlu araçlardan soldaki aracın sağdan gelen araca geçiş hakkını vermesi zorunlu olduğu, trafik kazasının meydana geldiği kavşağın Şehit Binbaşı Erhan Dikmen Caddesi ile 94. Sokağın kesişmelerinden oluşan dört kollu bir kavşak olduğu, kavşak kollarının trafik yoğunluğu bakımından farklı oldukları trafik işaret ve levhaları ile belirlenmemiş olduğu tespit edildiğinden 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 57/ c maddesi ile belirlenen kuralların işletilmesi gerektiği ve soldaki aracın sağdan gelen araca geçiş hakkı vermesinin zorunlu olduğu belirtilerek ... plakalı aracın soldan gelen araç konumunda bulunması nedeniyle geçiş hakkını sağındaki 94.Sokaktan gelip Şehit Binbaşı Erhan Dikmen Caddesine çıkan motosiklete vermesi gerektiği, davalı sürücü ...'in idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile gündüz vakti, yerleşim yeri içinde, görüşe engel bir cismin bulunmadığı yolda kavşağa yaklaşırken sağındaki kavşak kolundan hızla gelen motosikleti görmesine rağmen hızını azaltmayıp mevcut seyir hızı ile kavşağa yaklaşmakla, 2918 sayılı kanunun 52/a ve 57/a maddesini, sağındaki kavşak kolundan kavşağa giriş yapan motosiklet sürücüsüne geçiş hakkı vermemekle 57/c-2 maddesini ihlal ettiğinden aynı kanunun sürücü asli kusurlarının belirtildiği 84/h. Maddesine göre kavşaklarda geçiş önceliğine uymama nedeniyle asli kusurlu olduğu, ancak 94. Sokak ile Şehit Binbaşı Erhan Dikmen Caddesi köşesinde sürücü ...'in 94.sokaktan gelen araçların görülmesi engelleyecek ölçüde yüksek duvar bulunması, sürücünün yeterli mesafe önceden motosikleti görmesine engel olduğu göz önüne alındığında davalı sürücünün %60 oranında kusurlu olduğu, davacı sürücü ...'ın ise idaresindeki tescilsiz motosikleti ile 94. Sokağı takiben seyirle Şehit Binbaşı Erhan Dikmen Caddesi kavşağına yaklaşırken hızını azaltmamakla 2918 sayılı kanunun 52/a ve 57/a maddesi hükümlerine aykırı davrandığı, olay yeri ilk geçiş hakkı kendisinde bulunmasına rağmen kavşak başına geldiğinde kavşak ortak alanına giriş yapmadan önce kavşaktaki şartları kontrol ederek dikkatli ve tedbirli olması, kendi beyanına göre 94. Sokaktan Şehit Binbaşı Erhan Dikmen Caddesine çıkmadan önce kavşağın sol kolundan gelen araç olup olmadığını kontrol etmesi gerekirken sağ tarafını kontrol ederek kavşağa giriş yapması nedeniyle solundan gelen davalı sürücü idaresindeki araca sol ön teker kısmından çarpmak suretiyle sebep olduğu kazada %40 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş, mahkemece bu kusur oranına göre hüküm kurulmuş ise de; dava konusu kazadan sonra düzenlenen kaza tespit tutanağı ile makine mühendisi tarafından olayın oluşu, kazanın meydana geldiği kavşağın durumu farklı değerlendirilmesi nedeniyle kusur oranları çelişkili olduğu halde çelişki giderilmeden karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Dava konusu kazada ...’ın yaralanması nedeniyle ... hakkında taksirle yaralamaya sebebiyet verme suçundan Delice Asliye Ceza Mahkemesinin 10.09.2020 tarih 2019/89 E. 2020/49 K. Sayılı dosyası ile yargılama yapıldığı, ceza mahkemesi karar gerekçesinde Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığından alınan raporda sanık ..., yönetimindeki araç ile Şehit Jandarma Binbaşı Erhan Dikmen Caddesi üzerinde doğru seyrederek olay yeri tepe üstü konumundaki mahale geldiğinde, kavşak yaklaşımında yavaşlayarak daha müteyakkız seyretmesi gerekirken bu hususa özen göstermemiş, seyir hızıyla geldiği bu yerde sağından kontrolsüzce kavşağa giren motosikletin sol yan kısmına çarpması sonucu meydana gelen olayda tali kusurlu, motosiklet sürücüsü ...'ın ise yönetimindeki motosiklet ile 94. Sokak üzerinde seyrederek geldiği olay yeri kavşakta, yolu etkin biçimde kontrol etmesi ve Şehit Jandarma Binbaşı Erhan Dikmen Caddesi üzerinde doğru seyrederek gelen kamyonetin geçişini bekledikten sonra kavşağa girmesi gerektiği halde, solundan gelen vasıtaya rağmen ilk geçiş hakkına riayet etmeden kontrolsüzce kavşağa girerek seyir yolunu kapattığı kamyonetin, aracının sol yan kısmına çarpmasına sebebiyet verdiği olayda asli kusurlu olduğuna dair değerlendirme yapılarak sanığın mahkumiyetine karar verildiği ceza mahkemesi kararın bu dosyada ilk derece mahkemesi kararının verildiği tarihte henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır. UYAP üzerinde yapılan incelemede ise ceza mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvuru yapılması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 2021/162E- 2022/2265 K. Sayılı kararı ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verildiği, kaldırma kararı üzerine Delice Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/159E- 2023/25 K sayılı karar gerekçesinde Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığınca tanzim edilen kusur raporunda sanığın tali kusurlu katılanın ise asli kusurlu olduğunun belirtildiği, bu rapora itibar edildiği, belirtilerek sanığın mahkumiyetine karar verilmiş, karara karşı istinaf kanun yoluna başvuru yapılmasın üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi12.Ceza Dairesinin 2023/1639 E-2024/331 K. Sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak 20.02.2024 tarihinde karar verilmiştir. 6098 sayılı TBK’nun 74. Maddesi gereğince Ceza hukuku ile ilişkisinde başlığı altında “Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir.Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz.” hükmünü içermektedir. Hukuk hakiminin kural olarak ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı olmadığı ancak aynı olay nedeniyle ceza yargılamasında hükme dayanak alınan maddi olgularla ve özellikle “fiilin hukuka aykırılığı” konusunda tamamen bağlı olacağı gerek öğreti, gerekse de yargısal uygulamada istikrarla kabul edilmektedir. Maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını saptayan ceza mahkemesi kararı, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşır.(HGK, 24.12.2014 gün ve 2014/4-846 E., 2014/1091K). Hukuk hâkimi ceza mahkemesi kararındaki fiilin hukuka aykırılığını ve illiyet bağını belirleyen maddi olgularla ve ceza mahkemesince verilen mahkûmiyet kararı ile bağlıdır. Dava konusu olayda kazadan sonra düzenlenen kaza tespit tutanağında davacı sürücünün tali yol olan 94. Caddeden anayol olan caddeye çıkması sırasında caddede seyreden araçlara ilk geçiş hakkının vermemesi nedeniyle kusurlu olduğu, davalı sürücünün ise kavşaklara yaklaşrıken hızını azaltmaması nedeniyle kusurlu olduğunun belirlendiği, mahkemece makine mühendisi bilirkişiden alınan raporda ise kavşak kollarının birbirinden farklı olduğuna dair işaret ve levha bulunmadığından sürücülerin sağından gelen araca yol vermesi gerektiği belirtilerek davalı sürücüsünün sağından gelen davacıya yol vermemesi nedeniyle %60 oranında, davacı sürücünün ise hızını azaltmaması nedeniyle %40 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş olmasına göre kaza tespit tutanağı ile bilirkişi raporu arasında kavşağın durumu, anayol tali yol olması veya eşit kavşak kolu olduğunun kabul edilmesi ve kusur oranları arasında çelişki oluştuğu anlaşıldığından mahkemece ceza mahkemesi dosyasının dosya içerisine alınması, kaza yerinin bağlı bulunduğu kuruluştan kavşak kollarının anayol yol tali yol olup olmadığının sorulması ve buna göre ceza mahkemesi kararı ile belirlenen maddi vakıada dikkate alınarak gerektiğinde mahallinde keşif yapılarak kavşak kollarından hangisinin anayol hangisinin tali yol olduğunun belirlenmesi ve buna göre kazaya karışan araç sürücülerinin kusur oranlarının belirlenmesi ve çelişkinin giderilmesi için kArayolları Genel Müdürlüğünden emekli makina mühendisi bilirkişilerden seçilecek bilirkişi heyetinden veya Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınarak snucuna göre karar verilmesi gerektiğinden davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile kararın kaldırılmasına, yeniden inceleme yapılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırıma sebebine göre davacı vekilinin istiaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığıan karar vermek gerekmiştir HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı ... Sigorta AŞ vekili ve davalılar ... Grup Alüm. Pasl. Tur. İnş. Gıda Tic.ve San. Ltd. Şti. ve ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; HMK.nın 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA , Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 2-Kararın kaldırılma sebebine göre davacı vekilinin istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına 3-İstinaf yoluna başvuran taraflarca yatırılan peşin harcın istek halinde yatırana iadesine. 4-İstinaf yoluna başvuran taraflarca yapılan yargılama giderinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılacak yargılamada dikkate alınmasına, 5-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 353/1.a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 21.11.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.