Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2019/571 E. 2022/131 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2019/571
Karar No
2022/131
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2022/709 KARAR NO: 2024/1834 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 28/02/2022 NUMARASI: 2019/571 E. - 2022/131 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 07/11/2024 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalının davacı aleyhine 30.04.2019 keşide tarihli ... seri numaralı 200.000,00-TL bedelli çekten dolayı İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi yaptığını, takibin kesinleşmesini müteakip davacıya ait araç ve taşınmazlara haciz konulduğunu, takip dayanağı çekin üzerinde keşideci imzasının davacıya ait olmadığını, 10 yapraklı çek koçanının çalındığını Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/44175 Soruşturma sayılı dosyasıyla şikayetçi olduğunu, takip konusu yaptığı çekin çalınan çeklerden olması sebebiyle de davalı-alacaklı hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/66476 Soruşturma numaralı dosyasıyla şikayet yapıldığını, çekin çalınması sebebiyle başlatılan takibin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına, davacının davalı ...Müh. San. Tic. A.Ş.'ye borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline, davacı hakkında haksız ve kötüniyetli takip başlatan davalının %20 oranında tazminat ödemesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı davaya cevap vermemiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; " 1-Davanın KABULÜ ile İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında takibe konu edilen çek nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespitine, 2-Davalının hamil olarak, kambiyo ilişkisinde yer aldığından ve kötüniyeti tespit olunamadığından kötüniyet tazminat talebinin reddine, " karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece taleplerinin ve beyanlarının dikkate alınmadan hukuka aykırı ve haksız yargılama ile davanın kabulüne karar verildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmadığını, bilirkişi raporu hazırlanırken grafoloji biliminin gerekliliklerine uygun hareket edilmediğini, bilirkişi mukayeselerin görüntülerini ve sair hususları rapora eklemediğini, inceleme konusu imza ile mukayese imzanın başlangıç ve bitiş hareketlerini, orta kısımda yapılan şekil ve gramaları itibariyle olan farklılıkları görülmediğini, "Bakırköy CBS 2019/44175 Soruşturma sayılı dosyasında 10 adet çek yaprağından oluşan koçanın çalınmasına ilişkin Kovuşturma Yapılmasına Yer Olmadığına karar verildiği ve "Çerkezköy CBS 2019/8481 Soruşturma sayılı dosyasında çek koçanının çalınması ve sahtecilik iddiasına ilişkin soruşturma yürütüldüğünü çekin çalıntı olduğuna dair kesinleşmiş bir karar bulunmadığını, davacı borcunu üstlenmekten kaçındığını, müvekkili şirketin iyi niyetli hamil olduğunu beyanla istinaf isteminin kabulü ile, usul ve yasaya aykırı mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İstinafa Cevap: Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Mahkemece açıklayıcı, olayların çözümünü net bir şekilde ortaya koyan, anlaşılabilir gerekçelerle karar verildiğini, davalının istinaf talebinin yerinde olmadığını beyanla istinaf isteminin reddini mahkeme kararının onanmasını talep etmiştir. Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava, icra takibinden sonra takip konusu çekte imza inkarına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı vekili , uyuşmazlık konusu çekin çalındığını ve çekteki imzanın davacıya ait olmadığını beyanla, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına konu çek nedeniyle borçlu olunmadığının tespitini talep etmiştir. İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında, davalı tarafından davacı aleyhine, ... Bahçelievler/Soğanlı şubesine ait 30.04.2019 keşide tarihli 200.000,00-TL bedelli çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü icra takibi yapıldığı, takip konusu çekin keşidecisinin davacı ..., lehtarının ... olduğu, çekin lehtarın cirosu ile davalı hamile temlik edildiği görülmektedir. Adli Tıp Kurumunun 21/10/2021 tarihli raporunda özetle; " ... Bahçelievler Soğanlı Şubesi ... nolu 30.04.2019 keşide tarihli, 200.000,00-TL bedelli çekte yer alan keşideci imzası ile davacı ...'ın mukayese imzaları arasında tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'ın eli ürünü olmadığı" belirtmiştir. İmza incelemesine esas rapor, uzman bilirkişi tarafından çeklerin düzenleme tarihinden öncesine ve sonrasına ilişkin borçluya ait olduğu muhakkak olan karşılaştırmaya elverişli imzalarını taşıyan belgelerin mukayeseye esas alınması suretiyle ve yeterli teknik optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle usulüne uygun yapıldığı imzanın davacıya ait olmadığının dayanaklarının gösterildiği , raporun denetime elverişli ve yeterli olduğu , hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Menfi tespit davasında borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, kural olarak, hukukî ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukukî ilişkinin ( borcun ) varlığını kanıtlamak durumundadır. “imzanın sahte olması” iddiası senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup, her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olarak kabul edilmektedir. Dosya kapsamına göre; dava, imza inkarına dayalı olarak açılmış, nitekim imza incelemesi yapılmıştır. Dava konusu çek nedeniyle takip yapıldığı, ancak çekin keşidecisi olan davacı adına atılmış olan imzanın davacının eli ürün olmadığının tespit edildiği bu durumda çekin keşideci tarafından tanzim edilmemiş olması nedeniyle sahte çek olduğu, sahtecilik iddiası herkese karşı ileri sürülebilen mutlak defilerden olup çek hamillerinin iyiniyetli olup olmamaları hukuki sonucu değiştirmeyeceğinden, menfi tespit talebinin kabulüne karar verilmesi yerindedir. Yine davalının çeki ciro yolu ile iktisap ettiği, yüzyüzelik ilkesi gereği keşidecinin imzasının sahte olduğunu bilecek durumda olmadığı bu nedenle haksız ve kötü niyetle takip yaptığı ispatlanamadığından, koşulları oluşmayan kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmesinin hukuka uygun olduğu anlaşılmıştır. Davalı vekilinin İstinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/02/2022 tarih ve 2019/571 E., 2022/131 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 13.662,00 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 3.415,5‬0 TL harcın mahsubu ile bakiye 10.246,5‬0 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 07/11/2024

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2019/571, K. 2022/131, T. 30.04.2019, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2019-571-e-2022-131-k-795ef6cc8aca