Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2019/529 E. 2022/66 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2019/529
- Karar No
- 2022/66
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2022/898 KARAR NO: 2024/1969 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 03/02/2022 NUMARASI: 2019/529 E. - 2022/66 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/11/2024 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili aleyhine alacaklı tarafından başlatılan İstanbul ... İcra Müdürlüğünüze ait ... Esas sayılı takipte yapılan tebligat işlemine karşı şikayet imza ve borca itirazlarının olduğunu, alacaklının imzası müvekkiline ait olmayan bonoyu bilerek kötüniyetle takibe koyduğunu müvekkilinin adresi belli ve alacaklı tarafından bilinmesine rağmen tebligatı başka adreslere yaptırarak takibi kesinleştirildiğini ve haciz yağıldığını, usulsüz tebligat şikayetinin mahkemece reddine karar verildiğini, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takibe konu bonodaki imzanın müvekkile ait olmaması ve müvekkilinin karşı tarafa hiçbir borcu olmaması nedeniyle takibin iptaline, karşı taraf aleyhine İİK. 72. Maddesi uyarınca %20 den az olmamak kaydı ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; 20.04.2018 düzenleme tarihli ve 15.01.2019 vade tarihli 100.000 USD(Yüzbindolar) bedelli senet için takip başlatıldığını, müvekkilinin uzun yıllardan beri kuyum sektöründe çalıştığını, davacının müvekkili ... ile Antalya'da ortak iş yaptığı ... isimli şahıs tarafından tanıştırıldığını, davacının kuyum sektörüne gireceği için müvekkilinden borç istediğini ve ileride altın alımını da İstanbul da faaliyet gösteren müvekkilinin ortağı olduğu şirketlerden yapacağını belirttiğini, bunun üzerin kendisine borç olarak 100.000 USD verdiğini, karşılığında da davacıdan senet alındığını, söz konusu senedin hazır bir biçimde davacı tarafından ...'e teslim edildiğini , davacının borcunu ödemediğini, ödeme emrinin davacı borçluya 21.02.2019 tarihinde tebliğ olduğunu, usulsüz tebligat şikayetinin reddolunduğunu, davacını nakden borçlu olduğunu, davanın reddine, takibin devamına, davacı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; " 1-Davacının İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında icra takiben konulan 15/01/2019 tarihli 100.000-Usd bedelli senetten dolayı borçlu bulunmadığının tespitine, %20 kötü niyet tazminatın davalıdan tahsiline, 2-Kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 106.634,00-TL (takip tarihi itibariyle USD kur'u üzerinden 100.000 x 5.3317= 533.170-TL x %20= 106.634,00-TL) %20 tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, " karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının müvekkiline nakden borçlu olduğunu, bunun senet üzerinde yazılı olduğunu, söz konusu senedi bizzat ortak arkadaşları ...'e teslim ettiğini, müvekkili imzanın davacıya ait olmadığı şüphesine hiçbir zaman kapılmadığını, davacının dolandırıcılık amacıyla imzayı başka birine attırmasının da ihtimal dahilinde olduğunu, bu konuda da savcılığa suç duyurusunda bulunduklarını, savcılık soruşturması devam ederken ve soruşturmanın bekletici mesele yapılması gerekirken ve davacı ile ticari ilişkiye şahit olan tanıklarının mahkemece dinlenilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verildiğini, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen rapora göre toplanması gereken delillerin toplanmadığını, mahkemece esas teşkil edemeyecek rapora dayanılarak hüküm kurulduğunu, raporda imzaların "kuvvetle muhtemel" ...'e ait olmadığı sonucuna ulaşıldığını, yapılan incelemenin %100 netlikte ve kesinlikte olması gerektiğini, Adli Tıp Raporunun hükme esas alınabilecek netlikte olmadığını, Jandarma Kriminal Laboratuvarı'nca alınan Uzmanlık Raporu'nu, hükme esas alınabilecek nitelikte olmadığı gibi gerçeği de yansıtmadığını beyanla istinaf isteminin kabulü ile davacının davasının reddine, takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İstinafa Cevap: İstinafa cevap dilekçesi sunulmamıştır. Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava, icra takibinden sonra imza inkarına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı vekili, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasındaki takibe konu bonodaki imzanın müvekkiline ait olmaması ve müvekkilinin borcu olmaması nedeniyle takibin iptaline, karşı taraf aleyhine %20 den az olmamak üzere tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini etmiştir. İstanbul ..İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında ; davalı tarafından davacı aleyhine 20/04/2018 düzenleme tarihli 15/01/2019 vade tarihli 100.000-USD bedelli, alacaklısı ..., borçlusu ... olan bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü icra takibi yapıldığı görülmektedir. Adli tıp raporunda ; 20/04/2018 tanzim tarihli, 15/01/2019 ödeme tarihli, alacaklısı ..., borçlusu ... olan 100.000,00 USD bedelli inceleme konusu senette atılı basit tersimli borçlu imzaları ile ...'in mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından, söz konusu imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla kuvvetle muhtemel ...'in eli ürünü olmadığı belirtilmiştir. Jandarma Krminal Laboratuvarı raporunda; kalem baskısı ve çizgi kalitesi, imzaların başlangıcındaki Y harfinin tersimi, imzalar içerisindeki el hareketlerinin yapılışı , imzaların bitim hareketlerinin yapılışı, kaligrafik ve karakteristik özellikler yönünden farklılıklar görüldüğünü, inceleme konusu senet üzerinde ... adına atfen atılı bulunan imzaların ... eli ürünü olmadığı bildirilmiştir. İmza incelemesine esas raporlar, uzman bilirkişi tarafından,borçluya ait olduğu muhakkak olan karşılaştırmaya elverişli imzalarını taşıyan belgelerin mukayeseye esas alınması suretiyle ve yeterli teknik optik aletler ile o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle usulüne uygun yapıldığı imzanın davacıya ait olmadığının dayanaklarının gösterildiği , her iki raporun birbirini teyit ettiği denetime elverişli ve yeterli olduğu , hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.İmza inkarına dayalı menfi tespit davalarında, uyuşmazlık doğrudan doğruya kambiyo senetleri hukukundan kaynaklanmaktadır. Bu davalarda, kural olarak, davacının iddiası çoğu kez tüm senet ilgililerine karşı öne sürülebilen mutlak def'ilere dayanmaktadır. Dosya kapsamına göre; dava, imza inkarına dayalı olarak açılmış, nitekim imza incelemesi yapılmıştır. Dava konusu bono nedeniyle takip yapıldığı, ancak bonoda borçlu sıfatı ile davacı adına atılmış olan imzanın davacının eli ürün olmadığının tespit edildiği bu durumda bononun davacı tarafından tanzim edilmemiş olması nedeniyle sahte olduğu, imza inkarına dayalı menfi tespit davalarında, uyuşmazlık doğrudan doğruya kambiyo senetleri hukukundan kaynaklanmakta olduğundan , taraflar arasındaki temel ilişkiden (asıl alacak borç ilişkisi) bağımsız olarak incelendiği, davalı senedin elden borç para verilmesi nedeniyle alındığını ileri sürmüş olup, düzenleyen ve lehtar arasında ticari ilişki olup olmadığı, davalının temel ilişkide alacaklı olup olmadığı gibi istinaf sebepleri yönünden ise, bononun sahte olması , kambiyo senedi vasfında olmaması nedeniyle kambiyo ilişkisi yönünden sonucu değiştirmeyeceği verilen davanın kabul kararının dava konusu kambiyo senedi nedeniyle borçlu olunmadığına ilişkin olduğu, taraflar arasında temel ilişki nedeniyle alacak borç ilişkisinin tespitine ilişkin olmadığı tüm bu nedenlerle mahkemece davacının menfi tespit talebinin kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmıştır. Yine davalının bonoda lehtar olduğu , davalı yanın senedin davacı tarafından kendisine ve ortak tanıdıklarına teslim edildiğine yönelik beyanları dikkate alındığında , davalının yüzyüzelik ilkesi gereği bonodaki borçlu imzasının sahte olduğunu bilecek durumda olduğu bu nedenle haksız ve kötü niyetle takip yapıldığının ispatlandığı anlaşılmakla koşulları oluşan kötü niyet tazminat talebinin kabulüne karar verilmesinin hukuka uygun olduğu anlaşılmıştır. Davalı vekilinin İstinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/02/2022 tarih ve 2019/529 E., 2022/66 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 40.986,00 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 10.246,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 30.739,50 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 28/11/2024