Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2019/503 E. 2020/758 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2019/503
- Karar No
- 2020/758
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/306 KARAR NO: 2024/443 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 04/12/2020 NUMARASI: 2019/503 Esas - 2020/758 Karar DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/03/2024 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 15/05/2018 tarihinde Makine Alım sözleşmesi yapıldığını, işbu sözleşme maddelerine göre müvekkili şirketin sözleşmede belirtilen makinelerden ... Dolum Makinesini 09/07/2018 tarihinde ... seri numaralı irsaliyeli fatura ile KDV dahil 31.860,00.-TL karşılığında, ... Sıkma Makinesini 03/09/2018 tarihinde ... seri numaralı irsaliyeli fatura ile KDV dahil 68.440,00.-TL karşılığında teslimini gerçekleştirdiğini, sözleşmenin 5.maddesinde Teslim Fiyat ve Ödeme Koşulları başlığı altında yazılı bulunan davalı tarafça avans ödemesi olarak gerçekleştirilen 75.000,00.-TL'nin düşüldükten sonra kalan alacağın taraflarına ödenmesi için 16/01/2019 tarihli Üsküdar 23. Noterliği'nin... yevmiye numaralı ihtarnamesinin çekildiğini, yazışmalara ve ihtarnamelere rağmen 25.300,00.-TL'nin ödenmemesi üzerine İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, takibin durduğunu iddia ve beyan ederek davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, %40 oranında icra inkar ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf ile müvekkili şirket arasında 15/05/2018 tarihli Makine Alım Sözleşmesi imzalandığını, işbu sözleşme ile davacının adet makineyi sözleşmede düzenlenen koşularda imal edip çalışır vaziyette müvekkili şirkete teslim etmeyi yüklendiğini, davacı tarafından müvekkil şirkete imalat, nakliye, kurulum, test ve garanti aşamaları sözleşme ile ayrıntılı olarak tanımlanan makinelerin hiçbirinin sözleşmede kararlaştırıldığı şekilde müvekkili şirkete teslim edilmediğini, müvekkili şirketin adresine iki adet makine getirildiğini ancak her iki makinenin de çalışamaz durumda teslim edildiğini, makinelerin devreye dahi alınamadan üretim sahasından ayrı bir yerde muhafaza altına alındığını, dolayısıyla davacı tarafın müvekkili şirkete sözleşme koşullarında iki adet makine teslim ettiği iddiasının doğru olmadığını, davacı tarafın icra takibine konu alacak iddiasının doğru olmadığını, müvekkili şirketin davacı tarafa hiçbir borcunun bulunmadığını, davacı tarafın iddiasının aksine müvekkili şirkete teslimi taahhüt edilen makinelerden bir tanesinin hiç teslim edilmediğini, teslim edilen iki adet makinenin ise müvekkili şirket tarafından üretim hattına sokulamadığını, davacı tarafın gerek çalışamaz durumdaki makineleri müvekkili şirkete teslim ettiği gerekse sözleşme kapsamında yükümlendiği servis ve bakım hizmetlerini hiçbir şekilde müvekkili şirkete vermediği için edimlerinin hiçbirini yerine getirmediğini bu nedenle sözleşme kapsamında müvekkili şirketin davacı tarafa hiçbir borcunun olmadığını, davacının sözleşme gereği yükümlendiği hiçbir edimini tam ve zamanında yerine getirmediği için ısrarla müvekkilinden 25.300,00.-TL bedel talep etmesinin yasal bir dayanağı olmadığını, davacının edimlerinin hiçbirini yerine getirmediği halde işin başında almış olduğu 75.000,00.-TL avansın yanında 25.300,0.-TL daha talep ederek kötü niyetli davrandığını, davacının sözleşme gereği üstlendiği makinelerin imalatı ve yerine çalışır vaziyette müvekkili şirkete teslimi halinde ancak alacak talep edebileceğini, davacı tarafa 09/01/2019 tarihli Büyükçekmece ... Noterliği'nin ... yevmiye sayılı ihtarnamesi keşide edilerek sözleşmeye aykırılıkların giderilmesi ve kararlaştırılan üç adet makinenin müvekkili şirkete çalışır vaziyette tesliminin ihtar edildiğini, davacı tarafın müvekkili şirketin tüm iyi niyetli girişimlerine ve ihtarnameye rağmen sözleşme koşullarında teslimini üstlendiği makinelerin teslimi yerine dava açma yoluna gittiğini, icra inkar tazminatı talebinin hukuki bir dayanağının bulunmadığını iddia ve beyan ederek davanın ve icra inkar tazminatı talebinin reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...dava, taraflar arasındaki ticari ilişkinden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın İİK’ nın 67. maddesi gereğince iptali istemine ilişkindir. Dava konusu olayda, takip bakiye fatura alacağına dayalı olarak başlatılmış, davalı taraf icra takip dosyasına sunduğu dilekçesinde takibin tamamına itirazda bulunmuştur. Bu durumda ispat yükü genel karine gereğince davacı taraf üzerindedir. Davacı taraf takipte dayandığı faturaya konu edilen malların teslim etmiş olduğunu dava değeri de değerlendirilerek HMK’nın 200/1 maddesi gereğince yazılı delillerle ispat etmelidir. Mahkememizce dosyanın bilirkişiye tevdii üzerine, her iki tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda, davacı yanın 2018-2019 yılları davalı yanın 2018 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, takibe konu faturanın hem davacının hem de davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu belirlenmiştir. Davalı tarafça bu fatura TTK 21/2 maddesi uyarınca 8 günlük süresi içerisinde davacıya iade olunmadığı gibi itirazda da bulunulmamıştır. Buna göre fatura içeriğinin kabul edildiği sonucuna ulaşılmıştır. Anılan bu tespitler ışığında dava konusu somut olay değerlendirildiğinde, sözleşme ve dava konusu faturaya konu malların davacı tarafça teslim edildiği usulünce ispatlanmış bulunmaktadır. Bu durumda davalı taraf fatura bedelinin ödendiğini dava değeri de gözetilerek HMK 200/1 maddesi gereğince aynı kuvvet ve mahiyetteki delillerle ispat etmelidir. Dosya kapsamı ve delil durumuna göre davalı tarafından faturaya konu malların bedelinin ödendiğinin ispat edilemediği, davalı ayıp iddiası ileri sürmüşse de ayıp durumunun ve ihbarın da ispat edilemediği anlaşıldığından bilirkişi raporuna göre, icra takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 25.300,00.-TL fatura alacağı, 554,17.-TL işlemiş faiz, 238,71.-TL ihtarname gideri olmak üzere toplam 26.092,88.-TL alacaklı olduğu tespit edildiğinden davanın kısmen kabulüne, davalının İstanbul 13. İcra Müdürlüğü' nün ... esas sayılı takibine yaptığı itirazın 25.300,00-TL asıl alacak, 554,17-TL işlemiş faiz 238,71-TL ihtarname gideri olmak üzere toplam 26.092,88-TL yönünden iptaline karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. Hükmolunan 26.092,88.-TL davacı alacağı likit nitelikte olup, davalının itirazında haksız bulunduğu anlaşıldığından İ.İ.K.nun 67/2. maddesi hükmü gereğince takdiren kabul edilen miktarın % 20'si oranında icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması gerektiğini, davanın KISMEN KABULÜNE," karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04.12.2020 tarihli kararında davacı tarafın kestiği 25.300,00 TL bedelli faturanın müvekkil şirket defterinde kayıtlı olması davanın kabulü için yeterli sayıldığını, başkaca bir inceleme yapılmaksızın ve delillerin toplanmaksızın davacı ile müvekkil şirket arasındaki 15.05.2018 tarihli "makine alım sözleşmesi" ve hükümleri de yok sayılarak ayıp ihbarında bulunulmadığından bahisle davanın kabulüne karar verildiğini, davacı tarafça müvekkil şirkete çalışmadığı halde ayıplı olarak teslim edilen 2 adet makine ile hiç teslim edilmeyen 1 adet makine olmasına ve bu hususta bilirkişi incelemesi yapılması talebine rağmen bilirkişi incelemesi yapılmadan ve eksik inceleme neticesi müvekkil şirket aleyhine davanın kabulüne karar verilmesi nedeniyle istinaf yoluna başvurmak gerektiğini, davacı tarafın müvekkil şirketten herhangi bir hak ve alacağı bulunmadığı açıkça ortadayken ayrıca davacı şirketin 15.05.2018 tarihli sözleşmenin koşullarına aykırı hareket ettiği belli olduğu halde mahkemece eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verilmesi hukuka ve yasaya aykırı olduğunu, davacı taraf 15.05.2018 tarihli sözleşme hükümlerine açıkça aykırı davrandığını, sözleşmede yüklendiği hiçbir edimi yerine getirmediğini, müvekkil şirkete çalışamaz durumda iki adet makine teslim ettiğini, bir adet makineyi ise hiç teslim etmediğini, davacı taraf gerek ayıplı ifa gerekse edimin ifa edilmemesi nedeniyle müvekkil şirkete borçlu iken itirazın iptaline karar verilemesi nedeniyle istinaf yoluna başvurması gerektiğini, davacı tarafa müvekkil şirket tarafından 75.000,00 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödemeye karşılık müvekkil şirkete çalışmayan iki adet makine teslim edildiğini, ayrıca sözleşme kapsamındaki bir adet kapak sıkma makinesi hiç teslim edilmediğini, bu durumda müvekkil şirketin tüm edimlerini 15.05.2018 tarihli sözleşme kasamında yerine getirdiği davacı tarafın ise 2 adet makineyi ayıplı olarak teslim etmesine diğer bir makineye ilişkin edimini hiç yerine getirmemesine rağmen müvekkil şirketten gerçek bir alacağı varmış gibi itirazın iptaline karar verilmesi nedeniyle istinaf yoluna başvurmak gerektiğini, müvekkil şirket ile davacı şirket arasında 15.05.2018 tarihli makine alım sözleşmesi ve bu kapsamda dava konusu olmuş uyuşmazlık bulunduğu halde, davacı tarafın alacağını ispatladığından bahisle davanın kabulü ve itirazın iptali kararı ile birlikte icra inkar tazminatına hükmedilmesi açıkça yasaya ve hukuka aykırı olduğunu, İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04.12.2020 tarih ve 2019/503 E. 2020/758 K. sayılı ilamının uygulanması müvekkil şirket için telafisi güç ve imkansız zararların doğmasına neden olacağını, ayrıca açıkça hukuka aykırı kararın uygulanmasının istinaf incelemesi sonuna kadar durdurulması için tehir-i icra kararı verilmesini, tüm bu hususların dışında istinaf incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasını talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE: Dava taraflar arasında ticari satıma dayalı düzenlenen faturaya alacağına yönelik başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı tarafça davalı hakkında İstanbul ... İcra müdürlüğünün ... E. Dosyası ile 25.300 TL fatura, 567,69 TL işlemiş faiz ve 238,71 TL ihtarname gideri olmak üzere toplam 26.106,40 alacağın tahsili amacıyla, "03/09/2018 düzenleme tarihli 68.440,00 TL bedelli ve 09/07/2018 düzenleme tarihli 31.860,00 TL bedelli iki adet faturaya ilişkin bakiye kalan alacak" borcun sebebi gösterilerek ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip talebine fatura, sözleşme ve ihtarname suretinin eklendiği, davalı tarafın borca itiraz ile takibin durduğu ve eldeki itirazın iptali davası açılmıştır. İlk derece mahkemesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; davalı savunmasında bahsedilen satışa konu makinelerin sözleşmede kararlaştırılan şeklide teslim edilmediği iddiasının niteliği, mahkemece eksik inceleme ile karar verilip verilmediği noktalarındadır. Taraflar arasında 15/05/2018 tarihinde düzenlenen makine alım sözleşmesi ile 2 adet otomatik kapak beslemeli kapak sıkma makinesi ile 1 adet vidalı terazili toz dolum makinesi satımı konusunda anlaşma yapıldığı, kapak sıkma makinesinin bir adedinin 58.000 TL+KDV, toz dolum makinesini ise 27.000 TL + KDV olarak fiyat belirlendiği görülmektedir. Davalı tarafa bir adet toz dolum makinesi ile bir adet kapak sıkma makinesinin teslim edildiği, buna dair faturanın her iki tarafın ticari defterlerine kaydedildiği bilirkişi raporu ile belirlenmiştir. Yine davacı tarafça teslim edilen makineler için düzenlenen fatura içerikleri sözleşmede belirlenen bedele uygun olup önceden verilen avans miktarı da taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen bilirkişi raporu ile davacının takip konusu 2 adet fatura nedeniyle avansın düşülmesi ile takip tarihi itibarıyla 25.300 TL fatura alacağı, ödeme ihtarı ile takip tarihi arasında 554,17 TL işlemiş faiz ve 238,71 TL ihtar gideri alacağı olduğu belirlenmiştir. Davalı taraf, davacının sözleşme konusu makinelerden birisini teslim etmediğini ve makinelerin sözleşmeye uygun teslim edilmediğini savunmaktadır. Davalıya teslim edilen 2 adet makineye ilişkin davalı iddialarının; kabul süreci sonrası yaşanan teknik ve performans sorunları, kapak kapama makinesinde kullanım sürecinde yaşanılan teknik ve performans sorunlarından bahsedilerek tutanak tutulduğu, bu haliyle bu savunmaların satıma konu ve teslim edilen makinelerdeki ayıp niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. Davalı tarafça satıma konu makinelerdeki ayıp nedeniyle açılmış bir dava bulunmadığı gibi usulünce takas definde de bulunulmadığı, davacı tarafça sözleşme konusu edilen ve davalıya teslim edilen makine bedellerinin talep edildiği, teslim edilmeyen makine bedelinin ise talep edilmediği anlaşılmakla ilk derce mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 445,60 TL harcın, alınması gerekli olan 1.782,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.336,80 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 26/03/2024