Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2019/441 E. 2021/158 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2019/441
Karar No
2021/158
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO:2022/188 KARAR NO:2024/1639 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ:21/09/2021 NUMARASI:2019/441 E. - 2021/158 K. DAVANIN KONUSU:Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ:10/10/2024 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının “... (...)” ve ... (...)” temalı sabahlık ürününü üretip ticaretini yaptığını,.... numaralı “....”markasını 25.08.2017 tarihli başvuru ile 30.01.2018 tarihinde tescil ettirdiğini, söz konusu ürünlerin satışını ağırlıklı olarak “....” adlı Instagram hesabından ve ... alan adlı internet sitesi üzerinden yaptığını, “....(...) ....” üretimi konusunda tanınır hale geldiğini, davalının, sektörde gelin ayakkabısı işinde faaliyet göstermekte iken davacının da katılmış olduğu 2018 yılındaki evlilik fuarından sonra gelin sabahlığı işine girdiğini, akabinde davacının 2014 yılından beri kullandığı 01.11.2016 tarihli İnstagram paylaşımı “...” ve “...” ibarelerini herhangi bir zorunluluk olmamasına rağmen davacının kullandığı figüratif desenlerin bire bir aynısı ile tescil ettirdiğini, tarafların birlikte fuarlara katıldıklarını ve ortak çalışmayı dahi düşündüklerini davalının tescil tarihinden önce davacı ve kullandığı “...” ve “...” ibarelerinden haberdar olduğunu, sonrasında kötü niyetli şekilde davacının kullandığı“....” kelimesini davacının kullandığı şekillerle bire bir benzerini tescil ettirdiği için davacının Instagram sayfasının kapanabileceğini, ... numaralı "..." ibareli markanın, ... numaralı "..." ibareli markanın, ... numaralı “....” ibareli “markanın, ... numaralı “...” ibareli markanın, ... numaralı “...” ibareli markanın, ... numaralı “...” ibareli markanın, ... numaralı “...” ibareli markanın 6769 sayılı SMK'nın 5/1-c (mutlak ret nedenleri), 6/9 (kötü niyet), 25/1 ve 154/3 (menfi tespit ile birlikte açılan hükümsüzlük davası) maddeleri uyarınca — tescilli olduğu tüm emtia ve hizmetler için hükümsüzlüğüne, ... numaralı “...” ibareli markanın, ... numaralı "..." ibareli markanın ve ...numaralı “...” ibareli markanın nihai karar verilinceye kadar tescil edilmesi durumunda hükümsüzlüğüne, ... internet sitelerinde, davalının markalarına yönelik davacının tecavüz teşkil eden eyleminin SMK md. 154 uyarınca mevcut olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile; Müvekkilinin, ... başvuru numaralı '...', .... başvuru numaralı '...', ... başvuru numaralı '...”, ... başvuru numaralı '...', ... '...-...', ... başvuru numaralı “...” ve| .... başvuru numaralı '...” markalarının sahibi olduğunu bunlar dışında ... numlaralı ve ... numaralı '...' ibareli markalarının da tesciline karar verildiğini, '...' ibareli markasının da tüm sınıflar bakımından yayınlanmasının yolunun açıldığını,2014 yılından beri gelinler için ayakkabı ve aksesuar üreten müvekkilinin müşterilerinin talepleri dağrultusunda sabahlıklar için numune üretimine ilişkin çalışmalarına 2014 yılında başladığını, tanınan kişilerin müşterileri olduğunu ve bu kişiler tarafından kamuya açık televizyon basında yer alan medya ve haberlerle davalının bilinirliğinin arttığını, 2017 yılı içinde sabahlık satışına başladığını, ilk görselin 17 Kasım 2017 tarihinde gelin sabahlığı adlı İnstagram hesabı üzerinden yayınlandığını, fuar katılımları ve tv programları nedeniyle bu marka adı altında satışa sunulan sabahlıkların maruf hale geldiğini, davacının ilk olarak 6.12.2016 tarihinde gelinlikler için sabahlık kategorisinde görseller paylaşmaya başladığını, bu tarihden önce sabun üretimi yaptığını , markanın tescilli olduğu emtialar açısından cins vasıf bildiren bir ibare olmadığını, olsa bile zaten kullanımla ayırt edicilik vasfına sahip olduğunu bu nedenle hükümsüzlüğünün talep edilemeyeceğini, asıl davacının kullanımlarının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu, davacının tescilli "... and ..." markasıni değil, tescilsiz ... ibaresini kullandığını, davacının kullanımının müvekkilinin ticari itibarından ve tanınmışlığından faydalanmak amacını güttüğünü, bu nedenlerle haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı:Mahkemece; "Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, davacıya ait ... ve ... internet sitelerindeki ... unsurlu kullanımların davalı markalarına tecvüz etmediğinin tespitine, hükümsüzlük davasının REDDİNE," karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davacı vekili tarafından süresinde katılma yolu ile istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesi ve davalı istinafına cevap dilekçesinde özetle; davalının "..." ve "..." markalarının yaratıcısı olmadığını, herkes tarafından kullanılabilir olan ibareleri kötü niyetli tescil ettirdiğini, davaya konu "..." ve "..." ibarelerinin Türkiye'de ve dünyada davalının tescil başvurusundan önce de sonra da herkes tarafından kullanılan vasıf bildiren kelimeler olduğunu, marka olabilecek işaretlerden olmadığının bilirkişi raporları ile de tespit edildiğini, davalı vekilinin bilirkişi raporunun yasaya aykırı olduğu iddiasının mesnetsiz olduğunu, huzurda görülen davada hükümsüzlük taleplerinin SMK 5/1-c ve SMK 6/9'a dayandığını, davalının istinaf gerekçelerinin hukuka aykırı olduğunu, SMK 6/9 bakımından bilirkişilerce davalının kötü niyetinin var olduğunun değerlendirmesinin isabetli olduğunu, yerel mahkemenin kararının yerinde olmadığını, markalar kötü niyetli tescil olarak kabul edilerek markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, davalı tarafın müvekkilden ve markaların varlığından haberdar olmasına rağmen kötü niyetli tescil işlemlerini gerçekleştirdiğini, raporlara itibar edilmeksizin oluşturulan hükümsüzlük davasının reddine ilişkin kararın hatalı olduğunu, hükümsüzlük davasının reddine ilişkin hükmün kaldırılarak hükümsüzlüğe karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafın müvekkilinin markalarına tecavüz ettiğini, müvekkiline ait olan markaların bizzat aynılarının davacı tarafça markaların tescilli olduğu 25. mal ve ilişkili hizmet gruplarında kullanıldığını, davacı tarafın "..." ve "...." ifadelerini markasal olarak kullandığını, ilk derece mahkemesinin aksi yöndeki değerlendirmesinin hatalı olduğunu, ilk derece mahkemesinin davacı tarafın, davalının marka hakkına tecavüz etmediğine ilişkin verdiği kararın hukuka aykırı olduğunu, markaya tescille sağlanan korumayı yok saydığını, markanın tekliği ilkesine aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Gerekçe ve Sonuç:HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava, davalı adına tescilli ... ibareli markalarının hükümsüzlüğü ve davacının davalı markalarına tecavüz etmediğinin tespiti istemlerine ilişkindir. Davacı vekili, davacının tekstil ve giyim sektöründe faaliyet gösterdiğini, özellikle “... (...)” ve .... (...)” temalı sabahlık ürününü üretmekte ve ticaretini yaptığını, ... numaralı “byaranza ... & ...” markasının adına tescilli olduğunu, ürünlerin satışını ağırlıklı olarak “...” adlı Instagram hesabından ve ... adlı site üzerinden yaptığını, davalının, gelin ayakkabısı işinde faaliyet göstermekte iken davacının “...” ve “...” ibareli gelin sabahlıklarının piyasadaki satış hacmini görünce 2018 yılında gelin sabahlığı işine girdiğini, ve davacının kullanmakta olduğu “...” ve “...” ibarelerini aynı figüratif desenlerle kötüniyetli olarak tescil ettirdiğini, bu nedenle davacının Instagram sayfasının kapanabileceğini ve zarar görebileceğini beyanla davalı adına tescilli ... numaralı "..." ibareli markanın, ... numaralı "..." ibareli markanın, ... numaralı “...” ibareli “markanın, ... numaralı “...” ibareli markanın, ... numaralı “...” ibareli markanın,... numaralı “...” ibareli markanın, ... numaralı “...” ibareli markanın 6769 sayılı SMK'nın 5/1-c ve 6/9 maddeleri uyarınca tüm emtia ve hizmetler için hükümsüzlüğüne, ... numaralı “...” ibareli markanın, ... numaralı "..." ibareli markanın ve ...numaralı “...” ibareli başvurusu yapılan tescil edilmesi durumunda hükümsüzlüğüne, davacı kullanımlarının davalının markalarına yönelik tecavüz teşkil eden herhangi bir eyleminin SMK md. 154 uyarınca mevcut olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili, davalının ... unsurlu tescilli markaların sahibi olduğunu, müvekkilinin evlilik sektörüne 2014 yılının Nisan ayında girmiş olduğunu, 2014 yılından beri gelinler için ayakkabı ve aksesuar üreten müvekkilinin sabahlık için deneme çalışmalarına 2014 yılında başladığını, davalının tanıtım ve reklam çalışmaları ile tanınır hale geldiğini, 2017 yılı içinde sabahlık projesi için harekete geçerek gerekli makine-teçhizat kumaşların satın alınarak satışa sunulmaya başladığını, ilk görselin 17 Kasım 2017 tarihinde gelin sabahlığı adlı İnstagram hesabı üzerinden yayınlandığını, 2018 yalı evlilik fuarına katılım sağlanarak sabahlıkları sergilediğini, bu marka adı altında satışa sunulan sabahlıkların maruf hale geldiğini, davacının ilk olarak 2016 tarihinde sabahlık kategorisinde görseller paylaşmaya başladığını, bu tarihten önce sabun üretimi işi ile iştigal ettiğini, markanın tescilli olduğu emtialar açısından cins vasıf bildiren bir ibare olmadığını, kullanımla ayırt edicilik vasfına sahip olduğunu davalının sabahlık ve terlikleri üzerinde ...markasını etiket olarak kullandığını, davacının kullanımlarının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu, bu nedenlerle haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.07/01/2020 tarihli bilirkişi raporunda ; ... instagram hesabını incelenmesinde, hesaptan yapılan ilk paylaşımın 08/10/2013 tarihinde yapıldığı, hesaptan 2.117 adet paylaşım yapıldığı dava konusu ürünlerin ilk paylaşım tarihlerinin bildirildiği, .... adlı web sitesi üzerinde yapılan incelemede, sitede yer alan başlık bilgisinde "...&..." adının yer aldığı, sitede yer alan ürünlerin yayınlanma tarihlerinin tespit edilemediği, sitenin 15/12/2016 tarihinde oluşturulduğu ve 15/12/2020 tarihinde sitenin yayınının sona ereceği bilgisinin yer aldığını, davalı marka tescilleri / başvuruları kapsamında kalan 25. sırafta yer alan 35.06 satış hizmetlerine yönelik hizmet sınıfı kapsamında kalan, gelinlere yönelik tekstil ürünleri bakımından "..." ve "..." ibarelerinin 6769 Sayılı SMK' nın 5/c maddesi uyarınca tanımlayıcı olduğu, teknik değerlendirmeler kısmında görselleri eklenmek suretiyle tespit edildiği üzere, davalının "..." ve "...." ibareli marka başvuru/tescillerine konu görsellerin, davacı yanca .... ınstagram hesabında, davalı marka başvuru tarihleri öncesinde, aynı figüratif özellikler ve kanat, taç, yüzük gibi şekil unsurları ile birlikte sabahlık ürünleri üzerinde kullanılmış olduğu, ürünlerin davacı yanca gelin ve nedimlere yönelik sabahlık ürünleri olduğu, ürünlerin sırt kısmında ... (...) ...; ... (...) + isim ibarelerinin yer aldığı, bu kullanımlarda yer alan ... (...) ve ... (...) ibarelerinin ünvan olarak kullanılmakta olduğu, markasal bir kullanım söz konusu olmadığı, bu kapsamda davacının 6769 Sayılı SMK' nın 7/5 maddesi kapsamında ileri sürdüğü hukuka uygun kullanım iddialarının yerinde olduğu belirtilmiştir. 10/02/2021 tarihli bilirkişi raporunda ; “...” ve “...” ibarelerinin, Türkçe karşılığının “...” ve “...” olduğu, özellikle iç giyimde, ...” ve “...” ibarelerinin tek başına “iç giyim eşyaları” Açısından 6769 Sayılı SMK.nun 5/1-c Maddesi uyarınca “Ticaret alanımda cins, çeşit, vasıf, kalite, Miktar, Amaç bildiren 5/1-d hükmü Bereğince “Ticaret alanında herkes tarafından kullanılan münhasıran yada esas unsur olarak içeren işaretlerden olduğu, marka olarak tek başına tescil edilerek bir kişinin tekeline verilemeyeceği, bu nedenle davalı adına tescilli ...numaralı “...” ibareli Markanın, ... Numaralı “...+...” ibareli Markanın, ... Numaralı “...” ibareli Markanın, ... Pumaralı “...” ibareli Markanın, ...numaralı “...” ibareli Markanın, ... Numaralı “...” ibareli Markanın, ... numaralı “...” ibareli Markanın kapsamında yeralan "iç giyim" eşyaları açısından SMK' nın 5/1-c ve 5/1-c maddeleri gereğince hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu, diğer mal ve hizmetler ile diğer markalar açısından hükümsüzlük koşullarının mevcut olmadığı, davalının, gelinler ve gelin olacaklar için iç giyim, ayakkabı, vb giyim eşyalarının üretim ve satışının yapıldığı sektörde faaliyet gösterdiği, fuarlara katıldığı, özellikle iç çamaşırlarında, sabahlıklarda dünya coğrafyasının geniş bölümünde sabahlıklar arkasında “...” ve “....” ibarelerini kullanıldığını, bunun geleneksel kullanım biçimi olduğunu bildiği ve bilmesi gerektiği, buna rağmen sözkonusu ibareyi marka olarak tescil ettirdiği göz önüne alınarak mevcut verilere göre kötü niyet olarak değerlendirilip değerlendirilmemesinin mahkemenin takdirinde olduğu belirtilmiştir.Dosya kapsamına göre, tarafların evlilik sektöründe gelinler için iç giyim ürünleri üretip satışını yaptıkları , davalı adına tescil edilen ancak davacı tarafından da kullanılan “...” ve “...” ibarelerinin Türkçe karşılığının “...” ve “...” olduğu, markaların tescilli oldukları 25. Sınıf "koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler, ayak giysileri, ayakkabılar, terlikler, sandaletler baş giysileri, şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler" emtiaları yönünden cins vasıf belirten tanımlayıcı ibare olmadığı , nitekim davalının markayı kullandığı ürünün cinsinin bir iç giyim olan "sabahlık" olduğu, sabahlığın sadece doğrudan gelinleri ilgilendiren bir ürün olmadığı aksine ürünün toplumun her kesimine hitap edebilecek bir ürün olduğu dikkate alındığında gelin yada nedime ibaresinin sabahlık yada tescilli olduğu diğer emtiaları tanımlayan ibare olduğundan söz edilemeyeceği , markanın kullanıldığı ürünün özellikle gelinlerin tercih edebileceği şekilde üretilmesinin de bu sonucu değiştirmeyeceği dolayısıyla mutlak ret nedenine dayalı hükümsüzlük talebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Kötüniyetli tescil iddiasına gelince , öğreti ve yerleşik yargısal uygulamaya göre, kötü niyetle marka tescilinden bahsedebilmek için marka başvurusunda bulunan kişinin, markaya konu mal ve hizmeti üretip pazarlamaktan daha ziyade başkalarının ticaretine engel olmak, marka tescili yoluyla başkalarından haksız para koparmaya çalışmak veya vekâlet, bayilik, dağıtıcılık, acentelik vb. ilişki nedeniyle kendisine duyulan güvene ve ticari dürüstlük kuralına aykırı davranış içerisinde bulunması gerekir. Somut olayda, davalının aynı sektörde faaliyet yürüttüğü, gelinlere hitap eden ayakkabı ve iç giyim ürünlerinin satışını yaptığı, bilirkişi incelemesi ile tespit edildiği üzere, davacının instagram hesabından ilk paylaşımın sabun emtiası olduğu, sırtında ... ibaresi olan gelin sabahlığı paylaşımının ise 06.12.2016 tarihinde yapıldığı, paylaşımdaki ürün sırtında ibarenin yanlarında melek kanadı şeklinde olduğu, yine ibarenin taç figürü ile , hem taç hem melek kanadı figürü ile ve pırlanta taş figürü ile birlikte kullanıldığı, kelime unsurunun el yazısı şeklinde kaligrafik özellik katılarak ve ibarenin altına ilgili ürünü talep eden müşterinin isminin yazıldığı şekliyle ürün paylaşımlarının 2017 - 2018 yıllarında devam ettiği, yine aynı dönemde el yazısıyla ... ibareli ürün paylaşımının da yapıldığı, aynı ürünlerin nakışlı sabahlık olarak sırtı görünecek şekilde internet sitesinde de tanıtımının ve satışının yapıldığı, davalı adına “...” ibareli davacı kullanımlarındaki şekil unsurlarında küçük değişiklikler bulunan ilk marka başvurularının 21.09.2018 tarihinde yapıldığı ve tescil başvurularının kısa aralıklarla benzer şekil unsurları ve yazı stiliyle devam ettiği , “...” ibareli marka başvurusunun ise 04.11.2019 tarihli olduğu, tescil edilen markaların figüratif unsurlarla birlikte davacı tarafından davalı tescillerinden önce kullanıldığı, davacının bu ibareyi marka olarak ihdas ve istimal ettiği , ciddi kullanım sonucu ilgili piyasada maruf hale getirdiği iddiasının ve dolayısıyla marka olarak gerçek hak sahipliği iddiasının bulunmadığı, aksine davacının bu ibarenin tanımlayıcı olduğu , herkes tarafından kullanılan genel ifadeler olduğu, mutlak ret nedenlerine dayalı olarak marka olarak tescil edilemeyeceği iddiası karşısında bu iddia ile çelişen markanın gerçek hak sahipliği yönünden ileri sürülen bir vakıa olmadığından değerlendirme yapılmamıştır. Burada değerlendirilmesi gereken hususun davacının markasal olarak kullanmadığını belirttiği ibarelerin eskiye dayalı kullanım sebebiyle aynı şekil unsurları ile birlikte davalı tarafından tescil ettirilmesinin kötüniyetli tescil olup olmadığıdır. Her ne kadar davacı marka olarak tescil edilen ibareleri benzer şekil unsurları ile birlikte eskiye dayalı olarak kullanmaya başlamış ise de, davacının da kabulünde olduğu ve bilirkişilerce tespit edildiği üzere bu kullanımların markasal kullanım olmaması , ürünün hitap ettiği kitleyi ve kullanım amacını tanımlayan bir kullanım olması dikkate alındığında , davalının 25. Sınıf emtia için marka olarak ilk kez tescilinin kötüniyetli olduğunun kabul edilemeyeceği kanaatine varılmıştır. Bu nedenle davalı adına tescilli markaların hükümsüzlüğü talebinin reddi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.Davacının ticari faaliyeti kapsamındaki kullanımlarının davalı markalarına tecavüz teşkil edip etmediğine gelince, SMK 154- (1) maddesinde "Menfaati olan herkes, Türkiye’de giriştiği veya girişeceği ticari veya sınai faaliyetin ya da bu amaçla yapmış olduğu ciddi ve fiili girişimlerin sınai mülkiyet hakkına tecavüz teşkil edip etmediği hususunda, hak sahibinden görüşlerini bildirmesini talep edebilir. Bu talebin tebliğinden itibaren bir ay içinde cevap verilmemesi veya verilen cevabın menfaat sahibi tarafından kabul edilmemesi hâlinde, menfaat sahibi, hak sahibine karşı fiillerinin tecavüz teşkil etmediğine karar verilmesi talebiyle dava açabilir. Bildirimin yapılmış olması, açılacak davada dava şartı olarak aranmaz. Bu dava, kendisine karşı tecavüz davası açılmış bir kişi tarafından açılamaz." düzenlemesi mevcuttur. Alınan bilirkişi raporlarında, davacının kullanımlarının markasal kullanım olmadığı, sabahlık ürünlerinin sırt kısmında ... (...) + isim; ... (..) + isim ibarelerinin yer aldığı, bu kullanımlarda yer alan ... (...) ve .. (...) ibarelerinin ünvan olarak kullanılmakta olduğunun tespit edildiği, yukarıda açıklandığı üzere davacının eskiye dayalı kullanımlarının tescilli markalardaki şekil unsurlarını da içerdiği, marka hakkının sağladığı koruma kural olarak tescil ile doğar ve markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Bu nedenle davalının eski tarihli tescilsiz kullanım iddiasıyla davacının kullanımlarının tecavüz teşkil ettiği iddiasının dinlenemeyeceği, dolayısıyla davalının sonraki tarihli tescillerin kurucu tescil olduğu, ve tescilin davacı kullanımları ile benzer olduğu ,somut olayda sonraki marka tescilinin davacının eskiye dayalı kullanımına yaklaştırıldığından söz edilebileceği, tescillerden sonra önceki kullanımlardan farklı olarak davalı markasına yakınlaştıracak biçimde markasal kullanımı bulunmadığı, gelin ve nedime kelimelerinin İngilizce karşılıklarının sıfat olarak herkesçe kullanılabileceği, ürünün kullanım amacına göre bu ibarelerin kullanımın yaygın olduğu , piyasada aynı şekilde çeşitli firmalara ait ürünün bulunduğu, davacı tarafça ürün üzerinde kullanım amacını tanımlayan bir ibare ve sıfat olarak ayrıca müşteri ismini içerecek şekilde konumlandırılmasının markasal kullanım olmaması nedeniyle marka hakkına tecavüz de teşkil etmeyeceği ,yine instegram ve internet sitesinde ... ifadesinin davalının tescilinden önce ve sayfanın içeriğine ilişkin bilgi veren bir ifade olarak kullanıldığı, bu nedenlerle davacının tüm bu kullanımlarının hukuka uygun olduğu, davalının markasal kullanım olmaması şartıyla bu şekildeki tanımlayıcı kullanımlara katlanmak zorunda olduğu tescilli markalarına tecavüz teşkil etmediğinin tespiti yönünde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Sonuç olarak , dosya kapsamında iddia ve savunmaya, saptanan dava niteliğine ve toplanıp değerlendirilen delillere göre kararda gösterilen yasal ve yeterli gerekçeye dayalı kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı, taraf vekillerinin, istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olmadığı 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 21/09/2021 tarih ve 2019/441 E., 2021/158 K. sayılı kararına karşı taraflarca yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,3‬0 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,9‬0 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,4- Taraflarca yapılan istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 10/10/2024

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2019/441, K. 2021/158, T. 04.11.2019, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2019-441-e-2021-158-k-ec68b3447c75