Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2019/40 E. 2020/40 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2019/40
- Karar No
- 2020/40
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/316 - 2024/860 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/316 KARAR NO : 2024/860 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 31/03/2022 NUMARASI : 2017/223 Esas - 2022/252 Karar DAVACI : VEKİLLERİ DAVALI : DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 03/07/2024 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 04/07/2024 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili, dava dilekçesinde; 19/08/2016 tarihinde davalı Şirket'e Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı dava dışı ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu sürücüsü ... olan ... plaka sayılı aracın karışmış oldukları trafik kazası sonucunda müvekkilinin yaralandığını, geçici ve kalıcı iş göremezliğe maruz kaldığını, kazaya tam kusuru ile sebebiyet veren ... plaka sayılı aracın davalıya ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, zarardan davalının sorumlu olduğunu belirterek, HMK'nın 107/2. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak kalıcı, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri zararı olan toplam 4.000,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile davalıdan (teminat limiti ile sorumlu olmak üzere) tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; ... plaka sayılı aracın müvekkili şirkete Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, zarar görenin dava açmadan önce ilgili sigorta şirketine belirtilen evraklar olmaksızın başvuruda bulunması nedeniyle, davacının bu başvuruyu yapmamakla dava açma hakkı bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacının kusur ve zararı kanıtlaması gerektiğini, kusur oranlarının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Kurumuna gönderilmesini, maluliyet oranının Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenecek raporla belirlenmesini, geçici işgöremezlik ve bakıcı gideri zararından sorumlu olunmadığını, SGK'nın sorumlu olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacının Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre, tüm vücut engellilik oranının %5.0 (yüzdebeşnoktasıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği, kişinin iyileşme süresi içerisinde 3 (üç) ay boyunca başka birisinin yardımına gereksinim duyabileceği tespit edilmiş olmakla, net gerçek maddi zararın 56.588,67 TL olduğu yönündeki hesaplamanın maddi tazminat bakımından hüküm kurmaya elverişli görüldüğü, kusur yönünden, meydana gelen trafik kazasında, ... plakalı araç/kamyonet sürücüsü ...'in 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 54/a-b, 84/e, 84/g madde bentleri ile Trafik Yönetmeliği'nin 103, 104, 157/a-5 ile 157/a-7 madde/madde bentlerine aykırı hareketleri ve trafik kazasına sebep olmakla olayda tam etken olduğu, ... plakalı araç/otomobil sürücüsü ...'ın kural ihlalinin olmaması ile trafik kazasını önlemek için alabileceği bir tedbirin bulunmaması nedeniyle olayda etken olmadığı görüşünün bildirildiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 56.588,67 TL maddi tazminatın 23/03/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde; davacı müvekkilinin maluliyet oranı yerel mahkeme dosyası kapsamında mevcut İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulu'nun Özürlü Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümleri uyarınca tanzim edilen 17.09.2020 tarihli raporunda belirtilen maluliyet oranının üzerinde olup, işbu maluliyet oranına itiraz ettiklerini, söz konusu trafik kazası sonucunda ağır şekilde yaralanan müvekkilinin, koluna ve bacağına plak ve çok sayıda vida takılmış olup, bacaklarında, kalçasında ve kolunda hareket kısıtlılığı oluştuğunu, bu yaralanmalar dikkate alındığında müvekkili davacının maluliyet oranının çok daha yüksek olduğunu, dosya kapsamında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik" hükümleri esas alınmak suretiyle düzenlenmiş olan aleyhe hususların kabul etmedikleri 22.02.2021 tarihli rapor mevcut olmakla, Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih, 2019/40 E. - 2020/40 K. sayılı kararı gereği, hükme Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik hükümleri uyarınca tanzim edilen işbu 08.12.2020 tarihli Adli Rapor'un hükme esas alınması gerekirken Özürlü Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümleri uyarınca tanzim edilen 17.09.2020 tarihli raporun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, yerel mahkeme ilamında yargılama giderleri hesaplanırken ilk derece mahkemesince müvekkili davacının sevk edildiği Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından müvekkiline muayene ve rapor ücreti olarak fatura edilen ve kendileri tarafından ödenen 570-TL’lik masrafın ödeme dekontu 09.03.2021 tarihli dilekçe ekinde mahkeme dosyasına sunulduğu halde yargılama giderleri hesaplanırken hesaba katılmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE İstinaf talebinde bulunan davacı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Somut olayda; kaza tarihi, 19/08/2016 olup uygulanması gereken Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacıda oluşan maluliyet oranının belirlenmesi gerekir. Söz konusu belirleme ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlar tarafından yapılmakta olup, somut olayda, Hacettepe Üniversitesi tarafından "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik" hükümleri uyarınca 19/08/2016 tarihli trafik kazasına bağlı kişinin bedensel özür oranının %21 (yirmibir) olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 12 (oniki) aya kadar uzayabileceği, kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince 4 (dört) ay bakıcıya ihtiyacı bulunduğu, sürekli bakıcı ihtiyacı bulunmadığının belirtildiği, Adli Tıp Kurumu Adli Tıp İkinci İhtisas Kurulu'nun 31/01/2020 tarih, 1575 Karar numaralı mütalaasında, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğine göre, kişinin tüm vücut engellilik oranının %6.0 (yüzdealtınoktasıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği, kişinin iyileşme süresi içerisinde 3 (üç) boyunca başka birisinin yardımına gereksinim duyabileceğinin belirlendiği, Adli Tıp 2. Üst Kurulunun 17/09/2020 tarihli raporunda ise, kişinin tüm vücut engellilik oranının %5.0 (yüzdebeşnoktasıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği, kişinin iyileşme süresi içerisinde 3 (üç) boyunca başka birisinin yardımına gereksinim duyabileceğinin belirlendiği ve çelişkinin bu şekilde giderildiği anlaşılmaktadır. Davacı vekilinin yargılama giderine ilişkin istinaf sebebine ilişkin olarak, davacının Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'na sevki ile rapor alınmasına karar verildiği ve davacı tarafından 12/02/2021 tarihinde 570,00 TL Adli Tıp Ücreti yatırıldığı halde hüküm fıkrasının yargılama giderleri bölümüne bu giderin dahil edilmediği anlaşılmaktadır. Yerel mahkeme tarafından davacı tarafından yatırılan ücretin yargılama giderlerine dâhil edilmemiş olması doğru olmadığından davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf talebinin kabulü gerekmiştir. Yukarıda yazılı gerekçeler ile, davacı vekilinin istinaf talebinin açıklanan gerekçelerle kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, istinaf konusu yapılmayan ve istinaf konusu edilmekle birlikte yerinde görülmeyen kısımlar baki kalmak üzere, yargılama giderlerine ilişkin hüküm fıkrası düzeltilerek, HMK'nın 353/1.b.2. maddesi gereğince yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; I-Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ ile, Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 31.03.2022 tarihli, 2017/223 Esas - 2022/252 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine, buna göre; 1-Davanın KABULÜ İLE, 56.588,67 TL maddi tazminatın 23/03/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 3.865,57 TL nispi karar ve ilam harcının, peşin alınan 31,40 TL harç ve 179,70 TL tamamlama harcı toplamı 211,10 TL'nin mahsubu ile noksan olan 3.654,47 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafça yatırılan 31,40 TL başvurma harcı, 31,40 TL peşin harç, 179,70 TL tamamlama harcı olmak üzere toplamı 242,50 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 2.413,40 TL tebligat/posta/müzekkere masrafı ve bilirkişi ücreti, 687,00 TL Adli Tıp Kurumu Başkanlığı maluliyet tespiti ücreti, 828,00 TL Adli Tıp Kurumu Başkanlığı maluliyet tespiti ücreti, 1.000,00 TL H.Ü.ATK maluliyet tespiti rapor ücreti, 570,00 TL H.Ü.ATK maluliyet tespiti rapor ücreti olmak üzere toplam 5.498,40 yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davacı yararına hesaplanan 8.156,53 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davacıya verilmesine, 6-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN II-Davacı vekili tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, III-Davacı tarafça yapılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 134,00 TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 626,00 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, IV-Gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, V-Kararın taraflara HMK'nın 359/4 maddesi gereğince usulüne uygun şekilde tebliğine, Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU açık olmak üzere 03/07/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.