Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2019/358 E. 2022/100 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2019/358
Karar No
2022/100

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/1554 KARAR NO : 2024/1813 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 17/03/2022 NUMARASI : 2019/358 E. - 2022/100 K. DAVACI : VEKİLLERİ DAVALI : DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 17/03/2022 tarih ve 2019/358 E. - 2022/100 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkilinin 2018/87259 başvuru numaralı "..." ibareli marka başvurusunu yaptığını, davalı Şirketin "..." ibareli markalarına dayalı olarak bu başvuruya itiraz ettiğini, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından bu itirazın reddine karar verildiğini, bu karara yönelik davalı itirazının ise YİDK tarafından kabul edildiğini ve SMK'nın 6/5 maddesinde dayalı olarak müvekkili başvurusunun reddedildiğini, söz konusu YİDK kararının kendi içerisinde dahi çeliştiğini, tanınmış markanın tescil engeli olabilme şartlarının somut uyuşmazlıkta oluşmamasına rağmen müvekkilinin başvurusunun reddedildiğini, davalının tanınmış olduğu değerlendirilen markasına olağanüstü koruma sağlandığını, müvekkilinin, tescilli markasını revize ederek ve davalıya ait markalara yanaştırılmadan dava konusu marka başvurusunu yaptığını, müvekkilinin, dava konusu başvuru üzerinde önceki marka tescilinden doğan müktesep hakkının değerlendirilmediğini, müvekkilinin müktesep hakkına dayanak teşkil eden 2013/75738 sayılı markanın, tescilli "..." kelime unsurunu ve şimşek şekil unsurunu ihtiva ettiğini, başkaca bir tali unsur içermediğini, dava konusu marka başvurusunun ise aynı şekilde "..." kelime unsurunu içerdiğini, davalıya ait tanınmış "..." markasının, ulaşım hizmetleri sektöründe kullanılmasına karşın, dava konusu başvurunun içecek mallarını kapsadığını, her iki markanın kullanılacağı ürünlerin birbirinden çok farklı sektörlere dahil olduğunu, müvekkili marka başvurunun ulaşım hizmetleri bakımından tanınmış markadan haksız bir yarar sağlayacağından söz edilemeyeceğini, davalının itirazına dayanak gösterdiği markalar ile müvekkili markasının benzer olmadığını ileri sürerek, YİDK'in 2019-M-9187 sayılı kararının iptaline, müvekkilleri firmaya ait bulunan marka tescil sürecinin kaldığı yerden devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu, dava konusu başvurunun esas unsurunu oluşturan "..." ibaresinin, Türkiye’de ve dünyada bilinen, tanınmış ve özgün bir ibare olduğunu, bu itibarla başvuru konusu işaret bakımından SMK'nın 6/5 maddesi hükmünün uygulanma koşullarının oluştuğunu, davacı vekilinin, başvurunun tescil işlemlerinin devamına karar verilmesi talebinin, tescil işlemi mahkemenin yetkisinde olmadığı için, salt bu nedenle reddedilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı şirket, süresi içinde davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "... ..." ibareli dava konusu başvuru ile davalı Şirketin redde mesnet markaları arasında işaretsel açıdan benzerlik bulunduğu, ancak taraf markalarının kapsamlarındaki mal ve hizmetler arasında benzerlik bulunmadığı için SMK’nın 6/1. madde şartlarının oluşmadığı, SMK’nın 6/4 ve 6/5. Maddesinde aranan şartların da somut olayda bulunmadığı, davacı Şirketin dava konusu başvuru üzerinde kazanılmış hakkının olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK'in 2019-M-9187 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili, 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesinde aranan şartların somut olayda gerçekleştiğini, müvekkili Kurumca, "..." markasının tanınmış marka niteliğinde olduğu ve başvurunun "..." tanınmış markasını esas unsur olarak içerdiği hususları dikkate alındığında, davacıya ait başvuru markası ile davalıya ait itiraza gerekçe gösterilen markaların ilişkilendirilmesi ve bu markaların ün ve itibarından haksız kazanç elde edilmesi ihtimallerinin ortaya çıkacağı kanaatine varıldığını, eksik inceleme ve değerlendirme neticesinde karar verildiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı Şirket vekili, davaya konu YİDK kararının isabetli ve hukuka uygun olduğunu, aksi yöndeki mahkeme kararının kaldırılmasının gerektiğini, davacıya ait marka başvurusunun, müvekkilinin "..." markalarıyla karıştırılmaya yol açacak derecede benzer olduğunu, müvekkilinin "..." markasının tanınmış bulunduğunu, tescili halinde dava konusu başvurunun, müvekkili markasının ayırt ediciliğini zedeleyeceğini, davacının müvekkili markasından haksız fayda sağlayacağını, SMK’nın 6/4 ve 6/5 maddelerinde aranan koşulların gerçekleştiğini, müvekkilinin tanınmış "..." markasının tüm mal ve hizmetler açısından korunması gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu başvuru kapsamında yer alan mallar ile redde mesnet markaların kapsamlarındaki mal ve hizmetler arasında benzerlik olmadığından, SMK'nın 6/1 maddesi koşullarının somut olayda gerçekleşmediği, davalı Şirket adına tescilli "..." ibareli markaların, cep telefonu üzerinden yolcu taşımacılığı alanında tanınmış olduğu, ancak dava konusu başvuru kapsamında kalan enerji içecekleri malları ile davalı markasının tanınmış olduğu hizmetlerin birbirlerinden son derece farklı bulunduğu, ayrıca dava konusu başvuruda yer verilen şekil unsuru ile davalı markalarından belli oranda uzaklaşıldığı, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde SMK'nın 6/5 maddesi koşullarının somut olayda oluşmadığı anlaşılmakla, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı şirket ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı şirketten ve davalı ... alınması gereken 427,60'ar TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı şirket ve davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70'er TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,90'ar TL'nin davalı şirketten ve davalı ... ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 08/11/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/11/2024 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2019/358, K. 2022/100, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2019-358-e-2022-100-k-31e488bedda1