Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2019/349 E. 2021/376 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2019/349
- Karar No
- 2021/376
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/179 - 2024/459 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/179 KARAR NO : 2024/459 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 18/10/2021 NUMARASI : 2019/349 E. - 2021/376 K. DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : DAVANIN KONUSU : YİDK Marka Kararı İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 18/10/2021 tarih ve 2019/349 E. - 2021/376 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davalının, 2018/39353 sayılı ve "..." ibareli markayı 06, 07, 08 ve 35. sınıflarda tescil ettirmek üzere davalı kuruma başvurduğunu, marka başvurusunun 301 sayılı bültende kısmi olarak yayınlandığını; müvekkilinin "..." ibareli markalarını mesnet göstererek yayıma itiraz ettiklerini, buna yönelik itiraz henüz sonuçlanmadan davalının kısmi yayın kararına yaptığı itirazın kısmen kabul edilmesi üzerine marka kapsamına iade edilen emtiaların 310 sayılı bültende yayımlandığını, bu yayıma karşı da itiraz ettiklerini; ilk itirazlarının Markalar Dairesi Başkanlığı’nın 19.02.2019 tarih ve 2019-OE-74986 sayılı karar ile kısmen kabul edildiğini ve dava konusu marka başvurusu kapsamından 35. sınıfta yer alan bir kısım hizmetlerin çıkarıldığını, bültende yayımlanan emtialara karşı itirazlarının ise Markalar Dairesi Başkanlığı'nın aynı tarih ve 2019-OE-74990 sayılı kararı ile reddedildiğini; her iki karara karşı itirazlarının YİDK’nın 2019-M-5429 sayılı kararı ile reddedildiğini, oysa davalının “...” ibaresi ile müvekkili şirket adına tescilli olan “...” markaları arasında ayniyet olduğunu; markaların benzer olduğunun TÜRKPATENT tarafından da kabul edilerek marka kapsamından 35. sınıfta yer alan bir kısım hizmetlerin çıkarıldığını, " ..." ibaresinin tanınmış marka olarak TÜRKPATENT nezdinde tescil edildiğini ve bunun müvekkilinin çatı markasını oluşturduğunu; müvekkile ait marka ve dava konusu marka arasındaki benzerlik değerlendirmesinin “...” ibaresinin ayrı tutulması suretiyle “...” ibareli markanın başvurusu kapsamında bulunan tüm emtialar yönünden benzer olduğunun kabulü gerektiğini, davalı şirketin faaliyet alanının elektronikle ilgili olduğunu, "..." ibaresinin tescili halinde, elektronik alanında tanınmış olan müvekkiline ait ... ibareli marka ile iltibasa sebep olacağını ve müvekkilinin tanınmış ... ibareli markasının ayırt ediciliğinin zarar göreceğini, bu nedenle bu markanın tümden hükümsüz kılınması gerektiğini, markalar arasında tüm mal ve hizmetler yönünden sınıfsal olarak da benzerlik bulunduğunu; davalının bu başvurusunun, müvekkilinin markasının tanınmışlığından yararlanarak haksız rekabet ile yarar elde etmeye yönelik olduğunu, taraf markaları arasında iltibasın mevcut olduğunu, müvekkiline ait ... markasının cep telefonu emtiasında kullanıldığını, gerek tanıtım gerekse kalite sembolü ve Türk mühendislerin tasarımı olması sebebiyle büyük ilgi gördüğünü, davalı şirketin de bir bilişim firması olduğunu ve "..." ibareli markayı 06, 07, 08 ve 35. sınıflarda kullanacağını, böylece haksız kazanç sağlayacağını; öte yandan, müvekkilinin tanınmış markalarından birisinin itibarının erozyona uğramasının, müvekkiline ciddi zararlar verebileceğini, başvurunun kötüniyetle yapıldığını, başvurunun TTK bağlamında, haksız rekabet hukukuna göre de iltibasa mahal verdiğini ileri sürerek, YİDK’nın 2019-M-5429 sayılı kararının iptalini; davalı şirket adına yapılan tescil başvurusu doğrultusunda tescil işlemleri devam eden “...” ibareli markanın iptalini, dava sürecinde tescili halinde hükümsüz sayılmasını ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı şirket, davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden, davalının "... +şekil" ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "... ..." ve diğer "..." ibareli tescilli markaları arasında başvuru markasının kapsamında kalan emtialar açısından görsel ve işitsel benzerlik oluşsa da taraf markaları arasında mal ve hizmet benzerliği oluşmadığından SMK'nın 6/1 maddesindeki iltibas koşulunun gerçekleşmediği; davalının marka başvurusu dolayısıyla davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen "..." markasından "haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği" hususlarının kanıtlanmadığı; dava konusu marka açısından kötüniyetli başvuru yapıldığı veya haksız rekabet oluştuğu iddiasının da kanıtlanmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, emtia benzerliği değerlendirilmesinde markaların ayniyet derecesinde benzerliğinin gözetilmediğini, taraf markalarında yer alan emtiaların aynı tür olmasalar da birbirleri ile ilişkili benzer olduklarını, bilirkişi heyetinde müvekkilini faaliyet gösterdiği sektörde uzman kişi yer almadığından emtia benzerliğinin ortaya çıkarılamadığını, SMK'nın 6/1 şartlarının oluştuğunu, müvekkili markalarının tanınmışlığının iltibas ihtimalini artıracağını, müvekkili markasının "cep telefonu" malları yönünden tanınmış olduğunun tespitine rağmen SMK'nın 6/5. maddesinin uygulanmasının hatalı olduğunu, müvekkilinin markalarının tanınmışlığından haksız yararlanmak isteyen davalının başvuruyu kötüniyetli olarak gerçekleştirdiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK marka kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tarafların markalarının kapsamındaki mal ve hizmetlerin benzerliğinin, davacının itirazı üzerine elektrik-elektronik ve metalürji mühendisinin eklendiği heyetçe yeniden incelendiği, düzenlenen ek raporda emtia benzerliğinin gerçekleşmediğinin bildirildiği, öte yandan, SMK'nın 6/5. maddesindeki koşulların oluşacağının ve başvurunun kötüniyetle yapıldığının kanıtlanamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 59,30-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 368,30-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 08/03/2024 tarihinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 04/04/2024 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.