Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2019/243 E. 2020/780 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2019/243
- Karar No
- 2020/780
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2021/92 KARAR NO: 2024/294 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 24/11/2020 NUMARASI: 2019/243 E. - 2020/780 K. DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/02/2024 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile takip borçlusu ...’ nun şahıs şirketi olan ... adlı işyerinde kullanmak üzere pos cihazı alma başvurusu ile 08.11.2016 tarihinde Elektronik Bankacılık Sözleşmesi, 10.11.2016 tarihinde Üye İş Yeri Sözleşmesi imzalandığını, ... / ... tarafından kullanılan POS cihazından ... numaralı kart ile 27.01.2017 tarihinde yapılmış olan 5.994,45 USD harcamaya kart sahibi tarafından bankalarına itirazda bulunulduğunu, yapılan itiraz üzerine müvekkili banka müşterisi ve söz konusu kredi kartının hamili olan banka ile iletişime geçmeye çalışmış yurtdışı kart ile yapılan işlemler için kart hamili bankası belge talebinde bulunduğunu, banka müşterisi üye işyeri tarafından imzasız işlem slipleri sunulduğunu, sunulan imzasız slipler kart hamili bankası ile paylaşılmış ancak işlemlerin kart hamili onayı dışında gerçekleştiği ve banka müşterisi tarafından süresi içinde imzalı sliplerin sunulmamış olması sebebiyle Uluslararası Kart Kuralları gereği müvekkili bankanın kart hamili itirazını reddetme hakkı bulunmadığından kredi kartı sahibinin itirazı üzerine bankalar nezdinde uygulanan Uluslararası Ters Takip (Charge Back) sistemi gereği 30.01.2017 tarihinde kart sahibine ait kredi kartının bağlı bulunduğu ... Bank’a (Newyork/ABD) Pos cihazı sahibi işyerinden yapılan harcama tutarı olan 5.994,45.-USD’yi ödemek zorunda kalındığını, ... tarafından bankalarına buna ilişkin bir ödeme gerçekleşmemiş olup bankaları alacağının tahsili için taraflarınca ... aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. dosyası ikame edildiğini, borçlu ... tarafından 17.07.2018 tarihinde takibe ve borca itiraz edildiğini, borçlu taraflarınca başlatılan takibe haksız olarak itiraz ettiğini, açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davalarının kabulü ile İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasına borçlu tarafça vaki itirazın iptaline ve takibin devamına, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere müvekkil banka lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ekte sunduğu imzalı müşteri fişlerinden anlaşılacağı üzere yapılmış olan kredi kartı ile çekim işleminin usulsüz olmadığını, davacı banka tarafından itiraz konusunda kendisine hiçbir bilgilendirme yapılmadığını, bankada işyeri numarası, şahsi numarası, mail adresi bulunduğunu, para iade edilmeden önce kendisine hiçbir bilgilendirme yapılmadığını, tesadüfen olayı öğrendiğini, bankaya imzasız olan nüshaları sunduğunu, müşteri temsilcisi tarafından sorun olmayacağının kendisine beyan edildiğini, icra takibini öğrendiği anda ilgili fişleri bankaya sunduğunu ancak ilgili fişleri bankaya ibraz etmesine rağmen hakkında takip devam ettirilerek haksız ve hukuksuz bir şekilde tarafından para tahsil edilmeye çalışıldığını, açıklanan nedenlerle davacı tarafın hukuka ve yasaya aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince; "Davacı banka ile davalı arasında 10.11.2017 üye iş yeri sözleşmesi imzalandığı davalıya pos cihazı kullandırıldığı, davalı iş yerinden yapılan 27.01.2017 tarihli 5994,45 USD'lik harcamaya kart sahibi tarafından itiraz edildiği, kart sahibi banka ile yapılan görüşmeler neticesinde davalıdan alışverişe konu sliplerin talep edildiği dava tarafından imzasız sliplerin sunulduğunu harcamaların kart sahibinin rızası dışında gerçekleştiğinden davacı tarafından bedelin ödenmek zorunda kalındığının davacı tarafından iddia edildiği anlaşılmıştır. Davalı tarafından uyuşmazlığa konu harcamaya ilişkin imzalı slipler dosyaya ibraz edilmiştir. Davacı tarafından ödeme yapılmadan önce davalıdan evrak istendiğine dair dosyada bilgi ve belge bulunmadığı gibi , üye iş yeri sözleşmesi gereğince üye iş yerinin sorumluluğunu gerektirecek üye iş yeri sahibi, ortakları, personeli veya 3. kişilerin ihmal ve suistimali ile kredi kartı ile işlem yapıldığı ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilmiştir. İcra İflas Kanunun 67/2.maddesi uyarınca itirazın iptali davasının kısmen veya tamamen reddi halinde, borçlu lehine hükmedilecek tazminat kötü niyet tazminatı olup, borçlu lehine kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için icra takibinin haksız olmasının yanında takip alacaklısının kötü niyetli olması gerekir. Alacaklı icra takibi başlatmakta kötü niyetli değilse aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilemeyeceği," gerekçeleriyle, davanın REDDİNE, davalının kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, İSTİNAF: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkili banka ile davalı arasında üye iş yeri sözleşmesi imzaladıklarını davalı pos cihazı kullandığını, davalı iş yerinden yapılan 27.01.2017 tarihli 5.994,45 USD'lik harcamaya kart sahibi tarafından itiraz edildiğini, kart sahibi banka ile yapılan görüşmeler neticesinde davalıdan alışverişe konu sliplerin talep edildiğini davalı tarafından imzasız sliplerin sunulduğunu harcamaların kart sahibinin rızası dışında gerçekleştiğini, müvekkili tarafından bedelin ödenmek zorunda kalındığını, POS cihazından yapılan alışveriş bedeli ...’ya ait hesaplarda para bulunmaması nedeniyle müvekkili banka hesaplarından ödendiğini bu miktarın banka müşterisi ... hesabına borç kaydedildiğini, ... tarafından buna ilişkin bir ödeme yapılmadığından alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığını, borçlu takibe ve borca itiraz ettiğini, itiraz üzerine dava açıldığını mahkemece davalarının reddine karar verildiğini, mahkeme kararında dayanak olan bilirkişi raporunda, müvekkili bankanın davalı taraftan imzalı belgeleri talep ettiğine dair bir belge sunulmadığının tespit edildiği bildirildiğini, bunun taraflarınca kabul edilemeyeceğini, müvekkilinin itiraz süresi içinde davalıya ulaşmaya çalıştığını, davalıdan imzalı slipleri bir türlü temin edemediğini, davalı cevap dilekçesine de bunu dile getirdiğini, mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkeme kararının kaldırılmasını davalarının kabulünü talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu İİK 67.mad. göre açılan itirazın iptali davasıdır. İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyasında alacaklı tarafından borçlu aleyhine 30/01/2017 tarihli ödeme makbuzu (post cihazından yapılan harcamaya itiraz neticesinde kart sahibine ödenen bedelin iadesi nedeniyle) 20.885,90 TL asıl alacak, 4.779,10 TL İşlemiş Yıllık %32 Faizi ve 238,96 TL %5 BSMV olmak üzere toplam 25.903,96 TL' lik alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatılmıştır. Davalı itiraz dilekçesinde yaklaşık 2 yıl önce iş yerinde satışı gerçekleşen işlem nedeniyle müşteriden Yurtdışında herhangi bir iade ayıplı ürün yada geri dönüş almadığını, ürünün iade süresinin 7 gün olduğunu, banka tarafından tam 2 yıl sonra usulsüz icra takibi başlatıldığını, böyle bir borcu bulunmadığını belirterek takibe itiraz etmiştir. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, bilirkişi heyetine ait 15/02/2020 tarihli raporda davacı banka tarafından davalı üye iş yerinden itiraz olan dönemde imzalı belgelerin istenip istenilmediğine dair bir belge sunulmadığını, mahkemece davacı tarafından gerekli belgeler toplanmadan geri ödemenin gerçekleştiğine kanaat getirilmesi durumunda takibin haksız olarak açıldığı, belgelerin talep edildiği halde sunulmadığına kanaat getirilmesi durumunda davacı bankanın takip talebinin yerinde olacağı eksik olan belgelerin ibrazı halinde nihai rapor hazırlayacaklarını belirtmişlerdir. Davacı banka ile davalı arasında 10.11.2016 standart üye iş yeri sözleşmesi imzalandığı davalıya pos cihazı kullandırıldığı, davalı iş yerinden yapılan 27.01.2017 tarihli 5994,45 USD'lik harcamaya kart sahibi tarafından itiraz edildiği, kart sahibi banka ile yapılan görüşmeler neticesinde harcamaların kart sahibinin rızası dışında gerçekleştiğinden davacı tarafından bedelin ödenmek zorunda kalındığı sabittir. Davalı cevap dilekçesinde kredi kartı ile çekim işleminde herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı, banka tarafından kendisine hiçbir bilgilendirme yapılmadığı bankada iş yeri telefon numarası, mail adresi, şahsi telefon numarası, mail adresi ile iş yeri ve ev adreslerinin bulunduğunu, para iade edilmeden önce hiçbir şekilde kendisine bilgi verilmediğini, kendisine ihtarat yapılmış olsaydı imzalı fişlerin aslını o tarihte bankaya sunacak olduğunu, tesadüfen banka işleri nedeniyle bankada olduğu bir sırada konuyu öğrendiğini, işyeri değişikliği sebebiyle ıslak imzalı nüshaları hazır edemediği için imzasız nüshaları bankaya ibraz ettiğini, banka müşteri temsilcisi tarafından herhangi bir sonun kalmayacağını beyan etmeleri üzerine tarafınca başka bir evrak sunulmadığını belirterek davanın reddini talep etmiş olup, davalının cevap dilekçesindeki bu beyanlarının davacı banka tarafından kendisine usulüne uygun tebligat yapılarak belgelerin istendiği anlamı çıkartılamayacağından davacı banka tarafından ödeme yapılmadan önce davalıdan evrak istendiğine dair dosyaya hiçbir bilgi ve belge sunulmadığı bu nedenle davalının kusurundan bahsedilemeyeceğinden mahkemece davanın reddine dair verilen karar isabetlidir. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/11/2020 tarih ve 2019/243 E., 2020/780 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20 TL harcın davacı tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 15/02/2024