Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2019/2118 E. 2019/1801 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2019/2118
Karar No
2019/1801
Karar Tarihi

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/901 KARAR NO : 2024/1410 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : DR. ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KONYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27/06/2024 NUMARASI : 2023/468 Esas 2024/434 Karar DAVACI VEKİLİ : DAVALILAR : DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 13/11/2024 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 09/12/2024 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 17.11.2016 tarihinde davalılardan ...'a ait olup, davalı ...'ın sevk ve idaresinde olan, ZMMS poliçesi de davalı ... tarafından tanzim edilen araç ile,davacının kullandığı motosikletin, çarpışması sonucu meydana gelen kazada davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davacının geçici iş gücü kaybı zararından dolayı 100 TL, sürekli iş gücü kaybı zararından dolayı 100 TL, SGK tarafından karşılanmayan ve belgelendirilemeyen tedavi gideri ile bakıcı gideri zararından dolayı 100 TL. olmak üzere toplam 300 TL. maddi tazminatın, kaza tarihinden (sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden) itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 50.000 TL. manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiş, 21/08/2017 tarihli talep artırım dilekçesi ile bakıcı ve tedavi giderlerine ilişkin 11.276,62 TL'nin, geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin 8.276,62 TL'nin, sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin 17.553,34TL'nin ki toplam 37.106,58-TL'nin davalılardan tahsilini istemiş, 13/11/2019 tarihinde Bölge Adliye Mahkemesinin ilk derece mahkemesi kararını kaldırmasından sonra 17/02/2021 tarihli dilekçesi ile talebini ıslah ederek bakıcı ve tedavi giderine ilişkin olarak 11.276,62-TL'nin, geçici iş göremezlik tazminatı olarak 8.276,62-TL'nin, sürekli iş göremezlik tazminatı olarak 76.108,47-TL olmak üzere toplam 95.661,71-TL'nin tahsiline karar verilmesini istemiş, 14/06/2023 tarihinde Bölge Adliye Mahkemesinin ilk derece mahkemesi kararını kaldırmasından sonra 23/05/2024 tarihli dilekçesi dava değerini 412.993,95 TL olarak artırmıştır. Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde davanın reddini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... cevap dilekçesinde davanın reddini talep etmişlerdir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, maddi tazminat talepleri yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, fazlaya dair maddi tazminat talebinin reddine,10.000 TL manevi tazminatın, kaza tarihi olan 17/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, mahkemece yapılan yargılamada alınan 05.04.2024 tarihli bilirkişi raporunda davacının maluliyet oranının %5.1 olarak tespit edildiğini ve maddi zararların bu maluliyet oranına göre hesaplandığını,taraflarınca bu bilirkişi raporunda belirtilen tutarlara göre bedel artırım dilekçesi sunulduğunu,mahkemece ‘Ankara BAM 35. HD Başkanlığı'nın 14/06/2023 tarih ve 2022/1078 Esas 2023/910 Karar sayılı ilamında da belirildiği üzere mahkemece verilen ilk karar ile davacı yönünden ilk kararda hükmedilen tazminat miktarının kesinleştiği, aynı nedenle ilk kararda hükmedilen tazminat miktarlarına ilişkin davalı ... lehine usuli müktesep hak oluştuğu, anılan nedenlerle kaldırma kararından sonra verilen karar ile davalı ... lehine oluşan usuli müktesep hakların gözetilmesi ve ilk kararda hükmedilen tazminat miktarlarını geçmeyecek şekilde karar verilmesi gerekiği anlaşılmış olup, davalı ... tarafından dava açıldıktan sonra 28/01/2022 tarihinde 8.176,62 TL geçici iş göremezlik tazminatı,17.53,34 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 8.276,62 TL bakıcı gideri, 3.000,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 37.106,58 TL ödeme yapıldığı, mahkememizce verilen ilk kararda da (2017/ 32 esas, 2017/606 karar sayılı karar) geçici işgöremezlik zararından dolayı 8.276,62 TL, sürekli iş göremezlik zararından dolayı 17.553,34 TL, SGK tarafından karşılanmayan ve belgelendirilemeyen tedavi giderlerinden dolayı 3.000 TL. ve bakıcı giderlerinden dolayı 8.276,62 TL olmak üzere toplam 37.106,58 TL maddi tazminatın davacıya ödenmesine karar verildiği görülmekle, tüm davalılar söz konusu maddi tazminattan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu’gerekçesi ile maddi tazminat talepleri yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm tesis edildiğini, usuli kazanılmış hak müessesinin bu kadar sıkı uygulanmasının hak arama hürriyeti başta olmak üzere davacının pek çok anayasal hakkını ihlal ettiğini,davacının kaza tarihinde henüz 17 yaşında bir genç olduğunu, dava konusu kaza sebebiyle cerrahi operasyon geçirmek zorunda kaldığını,kaza nedeniyle davacının hayatı boyunca bir beden işçisi olarak tam kapasite ile çalışamayacak duruma geldiğini,yargılama konusu olayda farklı tarihlerde alınan her iki bilirkişi raporunda da davacının sürekli iş gücü kaybının %5.1 olarak belirlenmesi nazara alındığında taraflarınca davacının maluliyet oranının değişeceğinin bilinmesine imkan bulunmadığını,mahkemenin gerekçeli kararında davacı aleyhine vekalet ücreti hükmedilmesinin de yerinde olmadığını, mahkemece davanın açıldığı tarihteki haklılık durumunu dikkate alınarak yargılama gideri ve vekalet ücreti konusunda hüküm tesis edilmesi gerektiğini, mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE İstinaf talebinde bulunan taraf vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava,trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda kaza tespit tutanağı uyarınca,17/11/2016 tarihinde sürücü ...’ün yönetimindeki tescilsiz motorlu bisiklet ile seyri sırasında sokağa dönüş yapmak için sola, önüne doğrultu değiştiren sürücü ...’ın yönetimindeki araçla çarpışması sonucu meydana gelen kazada sürücü ...'ın K.T.K’nun 53/1B maddesini ihlal ettiği, motorlu bisiklet sürücüsü ...’ün herhangi bir kural ihlalinin bulunmadığının belirlendiği,mahkemece Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'ndan alınan 21/07/2017 tarihli kusur raporu uyarınca, dava konusu kazada davalı sürücünün % 100 oranında kusurlu olduğu, davacının ise kusuru bulunmadığının belirlendiği, mahkemece Adli Tıp uzmanı bilirkişiden Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Yönetmeliği'ne göre alınan 31/05/2017 havale tarihli rapor uyarınca meydana gelen kaza sonucu davacının geçici iş göremezlik süresinin 6 ay, sürekli iş gücü kaybı oranının ise % 3,3 olduğu, SGK tarafından karşılanmayan ve belgelendirilemeyen tedavi masraflarının da 3.000 TL. olduğunun belirlendiği, mahkemece aktüer bilirkişiden alınan 11.08.2017 tarihli rapor uyarınca, davacının geçici işgöremezlik zararının 8.276,62 TL, sürekli işgöremezlik zararının 17.553,34 TL, bakıcı gideri zarının 8.276,62 TL. olduğu, SGK tarafından karşılanmayan ve belgelendirilemeyen 3.000 TL.lik tedavi gideri ile birlikte toplam maddi zararın 37.106,58 TL. olduğunun belirlendiği, mahkemece 21/09/2017 günü verilen ilk kararda ,2918 sayılı KTK’nın 97.maddesinde 6704 sayılı Kanun ile yapılan değişikliğin 26.04.2016 tarihinde yürürlüğe girdiği, sözkonusu değişiklik uyarınca sigorta şirketine dava açılmadan önce başvuruda bulunulmasının dava şartı olarak öngörüldüğü, davacının davadan önce sigorta şirketine başvuruda bulunmadığı gerekçesi ile sigorta şirketi yönünden davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine, diğer davalılar yönünden ise kazada davalı sürücünün %100 oranında kusurlu olduğu, davacının %3,3 oranında sürekli çalışma gücü kaybına uğradığı ve 6 ay iyileşme süresinin olduğu, alınan aktüer bilirkişi raporunun hükme esas almaya yeter olduğu gerekçesi ile 17.553,34.-TL sürekli, 8.276,62.-TL geçici çalışma gücü kaybı, 3.000,00.-TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderleri, 8.276,62.-TL bakıcı giderleri olmak üzere toplam 37.106,58.-TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verildiği, kararın davacı vekili ve davalılar ... ve ... vekili tarafından ayrı ayrı istinaf edildiği, davacı vekilinin istinaf dilekçesinde,dava açılmadan önce sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu, davanın dava şartı yokluğundan reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ret nedeni ile davalı ... lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu belirterek istinaf isteminde bulunduğu,davalılar Necmettin ve ... vekilinin istinaf dilekçesinde,kusur oranının deliller toplanmadan alınan bilirkişi raporuna göre belirlendiğini, bu durumun doğru olmadığını, kazada davacının ağır kusurlu olduğunu, davacının maluliyet oranının Adli Tıp Kurumu tarafından belirlenmesi gerektiğini, davacının sigortalı olduğu gözetilmeksizin tedavi giderlerinin tamamına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, hesap bilirkişi raporundaki hesaplamaların davacının geliri, bakiye ömür süresi, SGK tarafından rücuya tabi peşin sermaye değeri ödemesi yapılıp yapılmadığı hususlarında hatalı olduğunu, davacının sigorta şirketine dava tarihinden önce başvuru yaptığını, sigorta şirketi yönünden davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek istinaf isteminde bulunduğu, kararın Ankara BAM 22. Hukuk Dairesi’nin 2019/2118 Esas - 2019/1801 Karar Nolu 13.11.2019 tarihli kararı ile ‘…., somut uyuşmazlıkta davacının dava tarihinden önce sigorta şirketine başvuru yapmış olduğu, esasen KTK’nın 97. maddesindeki hükümde sigorta şirketine başvuru sırasında başvuruya eklenecek her hangi bir belge öngörülmediği, idarenin “tebliğ” niteliğindeki genel şartların normlar hiyerarşisine göre Kanun düzenlemesinin yerine uygulanmasının sözkonusu olmayacağı ve yine sigorta ettiren ile sigortacı arasındaki sözleşme niteliğinde olan poliçe ve eki genel şartlardaki düzenlemelerin zarar gören 3. kişiyi bağlayıcı olarak kabul edilemeyeceği dikkate alındığında mahkemece davanın dava şartı yokluğundan reddi doğru görülmemiştir. Ayrıca sigorta şirketine başvuru şartının tamamlanabilir nitelikte bir dava şartı olduğu ve davacının talebini içeren dava dilekçesinin davalı ... şirketine tebliğ edilmesine karşın sigorta şirketince her hangi bir ödeme yapılmaması halinde de başvuru şartının gerçekleştiğinin kabulü gerektiğinin de dikkate alınması gerekmektedir’gerekçesiyle kaldırılmasına karar verildiği, kaldırma kararı sonrası mahkemece yapılan yargılamada aktüer bilirkişiden 11/02/2021 tarihli ek rapor alındığı,anılan rapor uyarınca davacının geçici iş göremezlik süresinde uğradığı maddi zararının 8.276,62 TL, sürekli iş göremezlik devresinde uğradığı maddi zararının 76.108,47 TL, bakıcı gideri yönünden yapılan hesaplamalara göre 2 aylık süre ile sınırlı bakıcı giderlerinden doğan maddi zararının 3.368,39 TL ve 6 aylık süre ile sınırlı bakıcı giderlerinden doğan maddi zararının 10.478,39 TL olduğunun belirlendiği, mahkemece anılan raporun hükme esas alınmasıyla yapılan yargılamayı müteakip, davacının davasının kısmen kabulüne, davalılardan ... ve ... yönünden 17/11/2016 tarihinde meydana gelen kazada yaralanan davacı ... için geçici iş göremezlikten dolayı 8.276,62 TL, kaza tarihi olan 17/11/2016 tarihinden, diğer davalı ... açısından sigorta şirketinin dava tarihi olan 10/01/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen sigorta şirketinin limitleriyle sınırlı olmak üzere davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davalılardan ... ve ... yönünden 17/11/2016 tarihinde meydana gelen kazada yaralanan davacı ... için sürekli iş göremezlikten dolayı 76.108,47 TL, kaza tarihi olan 17/11/2016 tarihinden, diğer davalı ... açısından dava tarihi olan 10/01/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen sigorta şirketinin limitleriyle sınırlı olmak üzere davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davalılardan ... ve ... yönünden 17/11/2016 tarihinde meydana gelen kazada yaralanan davacı ... için bakıcı ve tedavi giderleri ile SGK tarafından ödenmeyen giderler olmak üzere toplam 11.276,62 TL'nin kaza tarihi olan 17/11/2016 tarihinden diğer davalı ... açısında sigorta şirketinin dava tarihi olan 10/01/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen sigorta şirketinin limitleriyle sınırlı olmak üzere davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 10.000 TL. manevi tazminatın da kaza tarihi olan 17/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş, kararın davalı ...Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Ankara BAM 35. HD’nin 2022/1078 Esas nolu dosyasında yapılan istinaf incelemesi neticesi verilen 14/06/2023 tarihli ilam ile,kararın ‘Mahkemece BAM kaldırma kararı öncesinde verilen hükümle sigorta şirketi yönünden davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine, diğer davalılar yönünden ise kazada davalı sürücünün %100 oranında kusurlu olduğu, davacının %3,3 oranında sürekli çalışma gücü kaybına uğradığı ve 6 ay iyileşme süresinin olduğu, alınan aktüer bilirkişi raporunun hükme esas almaya yeter olduğu gerekçesi ile 17.553,34.-TL sürekli, 8.276,62.-TL geçici çalışma gücü kaybı, 3.000,00.-TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderleri, 8.276,62.-TL bakıcı giderleri olmak üzere toplam 37.106,58.-TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verildiği,anılan kararın davacı vekili tarafından salt dava açılmadan önce sigorta şirketine başvuruda bulunulduğu,davanın dava şartı yokluğundan reddinin usul ve yasaya aykırı olduğu, ret nedeni ile davalı ... lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin de hatalı olduğu belirtilmek suretiyle istinaf edildiği,davacı vekilinin istinaf dilekçesinde sürücü ve işletenin sorumlu olduğu tazminat miktarına yönelik bir istinaf talebi bulunmadığı, bu halde mahkemece verilen ilk karar ile davacı yönünden ilk kararda hükmedilen tazminat miktarının kesinleştiği, aynı nedenle ilk kararda hükmedilen tazminat miktarlarına ilişkin davalı ... lehine usuli müktesep hak oluştuğu, mahkemece anılan nedenlerle kaldırma kararından sonra verilen karar ile davalı ... lehine oluşan usuli müktesep hakların gözetilmesi ile(ilk kararda hükmedilen tazminat miktarlarını geçmeyecek şekilde)karar verilmesi gerekirken bu husus nazara alınmadan yazılı şekilde karar verilmiş olması yerinde görülmemiştir.Yine davalı ... vekili tarafından, davacıya % 3.3 maluliyet oranına göre ödeme yapıldığının belirtilmiş olması karşısında, mahkemece anılan ödemeye ilişkin tüm kayıtların getirtilmesi ile ödeme iddiasının değerlendirilmesi,ödeme var ise belirlenen ödeme miktarının hesaplanacak tazminattan mahsup edilmesi hususunda aktüer bilirkişiden ek rapor alınmasıyla sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek yukarıda açıklanan hususlardaki eksiklikler ikmal edilerek, davalı ... tarafından ilk karardan sonra davacıya yapıldığı bildirilen ödemeye ilişkin kayıtların getirtilmesi ile var ise anılan ödeme miktarının hesaplanacak tazminattan mahsup edilmesi hususunda aktüer bilirkişiden ek rapor alınması, mahkemece verilen ilk karar ile davacı yönünden ilk kararda hükmedilen tazminat miktarının kesinleştiği, aynı nedenle ilk kararda hükmedilen tazminat miktarlarına ilişkin davalı ... lehine usuli müktesep hak oluştuğu, anılan nedenlerle kaldırma kararından sonra verilen karar ile davalı ... lehine oluşan usuli müktesep hakların gözetilmesi ile (ilk kararda hükmedilen tazminat miktarlarını geçmeyecek şekilde) sonucuna göre karar verilmesi gerektiği’ gerekçesiyle kaldırılmasına karar verildiği,kaldırma kararı üzerine mahkemece yapılan yargılamada aktüer bilirkişiden alınan 05/04/2024 tarihli ek rapor uyarınca, 17.11.2016 günü meydana gelen trafik kazasında yaralanıp 6 ayda iyileşen, bu sürenin tamamında bir başkasının bakımına ihtiyaç duyacağı ve %5,1 oranında malul kalan davacı ...'ün;17.11.2016 - 17.05.2017 tarihleri arası 6 aylık süre ile sınırlı geçici iş göremezlik süresinde uğradığı maddi zararının kalmadığının, 18.05.2017 - 07.11.2063 tarihleri arasındaki süre ile sınırlı sürekli iş göremezlik devresinde uğradığı maddi zararının 410.792,18 TL olduğunun, 17.11.2016- 17.01.2017 tarihleri arası 6 aylık süre ile sınırlı iyileşme süresinde bakıcı giderinden doğan maddi zararının 2.201,77 TL olduğunun, fatura edilemeyen ve belgeye bağlanamayan kaçınılmaz tedavi giderlerinden doğan maddi zararının kalmadığının belirlendiği,mahkemece yapılan değerlendirmede davalı ... şirketince davacıya %3.3 maluliyet oranına göre ödeme yapıldığının belirtilmiş olması karşısında ( ilk karardan sonra davacıya yapıldığı bildirilen ödeme) belirtilen ödemeye ilişkin, tüm ödeme kayıtlarının davalı ... şirketinden istenildiği, aktüerya bilirkişisinin 05/04/2024 tarihli ek raporunda; 17.11.2016 günü meydana gelen trafik kazasında yaralanıp 6 ayda iyileşen, bu sürenin tamamında bir başkasının bakımına ihtiyaç duyacağı ve %5,1 oranında malul kalan davacının geçici iş göremezlik süresinde uğradığı maddi zararının kalmadığı, sürekli iş göremezlik devresinde uğradığı maddi zararının 410.792,18 TL olduğu, bakıcı giderinden doğan maddi zararının 2.201,77 TL olduğu, fatura edilemeyen ve belgeye bağlanamayan kaçınılmaz tedavi giderlerinden doğan maddi zararının kalmadığının bildirildiği, davacı vekilinin 23/05/2024 tarihli talep artırım dilekçesiyle sürekli iş göremezlik tazminatı taleplerini 410.792,18 TL, bakıcı ve tedavi giderlerini 2.201,77 TL artırarak toplam dava değerini 412.993,95 TL'ye yükselttiği, bu kapsamda Ankara BAM 35. Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 14/06/2023 tarih ve 2022/1078 Esas 2023/910 Karar sayılı ilamında da belirildiği üzere mahkemece verilen ilk karar ile davacı yönünden ilk kararda hükmedilen tazminat miktarının kesinleştiği, aynı nedenle ilk kararda hükmedilen tazminat miktarlarına ilişkin davalı ... lehine usuli müktesep hak oluştuğu, anılan nedenlerle kaldırma kararından sonra verilen karar ile davalı ... lehine oluşan usuli müktesep hakların gözetilmesi ve ilk kararda hükmedilen tazminat miktarlarını geçmeyecek şekilde karar verilmesi gerekiği,davalı ... tarafından dava açıldıktan sonra 28/01/2022 tarihinde 8.176,62 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 17.53,34 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 8.276,62 TL bakıcı gideri, 3.000,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 37.106,58 TL ödeme yapıldığı,mahkemece verilen ilk kararda da (2017/ 32 esas, 2017/606 karar sayılı karar) geçici işgöremezlik zararından dolayı 8.276,62 TL, sürekli iş göremezlik zararından dolayı 17.553,34 TL, SGK tarafından karşılanmayan ve belgelendirilemeyen tedavi giderlerinden dolayı 3.000 TL. ve bakıcı giderlerinden dolayı 8.276,62 TL olmak üzere toplam 37.106,58 TL maddi tazminatın davacıya ödendiği,davalıların söz konusu maddi tazminattan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu gerekçesiyle maddi tazminat talepleri yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, fazlaya dair maddi tazminat talebinin reddine,10.000 TL manevi tazminatın, kaza tarihi olan 17/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Trafik kazası neticesinde meydana gelen zararlardan; zarara sebebiyet veren sürücüler, işleten ve işletenin sorumluluğunu ZMMS ile üstlenen sigorta şirketi KTK'nın 85, 91 ve 88. maddeleri gereğince müteselsilen sorumludur. Müteselsil sorumlulukta, kural olarak borçlulardan her biri TBK'nın 162/2 ve 163. maddelerine göre borcun tamamından sorumludur. Müteselsil sorumlulukta, kural olarak borçlulardan her biri, 6098 sayılı TBK'nın 162 ve 163. maddelerine göre borcun tamamından sorumludur. Nitekim, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 88/1 maddesinde trafik olayı nedeniyle müteselsil sorumluluk öngörülmüştür. 6098 sayılı TBK'nın 167. maddesi uyarınca, sorumluların iç ilişkide kusur oranına göre, birbirlerine rücu hakları da mevcuttur. Trafik kazasından kaynaklanan cismani tazminat ve manevi tazminat istemli davada, sürücü, işleten ve sigorta şirketi arasında, müştereken ve müteselsilen sorumluluk bulunduğundan, davacı taraf zararını davalılardan müştereken ve müteselsilen talep edebilir. Zarar görenin sigortadan müştereken ve müteselsil talep edebileceği tazminat miktarı sigorta teminat limiti ile sınırlıdır. Müşterek ve müteselsil borçlulardan birisi tarafından yapılan ödemenin sonuçları ise TBK'nın 166. maddesinde düzenlenmiş ilgili maddede, "(1)Borçlulardan biri, ifa veya takasla borcun tamamını veya bir kısmını sona erdirmişse, bu oranda diğer borçluları da borçtan kurtarmış olur. (2)Borçlulardan biri, alacaklıya ifada bulunmaksızın borçtan kurtulmuşsa, diğer borçlular bundan, ancak durumun veya borcun niteliğinin elverdiği ölçüde yararlanabilirler. (3)Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra sözleşmesi, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun iç ilişkideki borca katılma payı oranında borçtan kurtarır." düzenlemesine yer verilmiştir. Bu çerçevede, davacının zararlarından sürücü, işleten ve sigorta şirketi müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğundan yapılan ödeme kadar, diğer borçluların da borcundan kurtulması TBK'nın 166/1. maddesinin gereği olup, bu madde kapsamında diğer müteselsil borçluların ancak tazminat alacağına karşılık yapılan ödeme kadar borcundan kurtulacağı muhakkaktır. Yine TBK'nın 168. maddesinin 2. bendinde, "alacaklı diğerlerinin zararına olarak borçlulardan birinin durumunu iyileştirirse, bunun sonuçlarına katlanır" hükmü düzenlenmiştir. Sürücü açısından; işleten ile sürücü arasında müteselsil sorumluluk olmakla beraber, sürücü haksız fiil faili olup, zarar en son sürücü üzerinde kalacağından, işletenin haksız fiil faili sürücüye rücu hakkı bulunmakta ise de, kaza araçtaki teknik arızadan dolayı meydana gelmediği sürece sürücünün araç işletenine zararı rücu hakkı bulunmamaktadır. Bu nedenle haksız fiil ve zararın asıl sorumlusu olan sürücü hakkındaki feragat, aracın işletenine sirayet edeceğinden, araç işletenini sorumluluktan kurtarır. Dosya kapsamında yapılan incelemede mahkemece yapılan yargılamayı müteakip verilen 21/09/2017 tarihli ilk kararda davanın davalılardan ... Sigorta A.Ş. yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine,davalılardan ... ve ... yönünden kısmen kabul, kısmen reddi ile ;17/11/2016 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yaralanan davacı ...'ün, geçici işgöremezlik zararından dolayı 8.276,62 TL, sürekli iş göremezlik zararından dolayı 17.553,34 TL, SGK tarafından karşılanmayan ve belgelendirilemeyen tedavi giderlerinden dolayı 3.000 TL. ve bakıcı giderlerinden dolayı 8.276,62 TL. olmak üzere toplam 37.106,58 TL. maddi tazminatın, kaza tarihi olan 17/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, davalılardan ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının fer'i nitelikteki fazlaya ilişkin faiz taleplerinin reddine,10.000 TL. manevi tazminatın da, kaza tarihi olan 17/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin reddine karar verildiği,bu ilk kararın davacı vekili ve davalılar ... ve ... vekili tarafından ayrı ayrı istinaf edildiği,davacı vekilinin istinaf dilekçesinde yer alan istinaf taleplerinin salt dava açılmadan önce sigorta şirketine başvuruda bulunulduğu ve davanın davalı ... yönünden reddi nedeni ile davalı ... lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin de hatalı olduğu hususlarına münhasıran olduğu,istinaf dilekçesinde davacının maluliyet oranına, sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminat tutarına ve dolayısı ile hesap unsurlarına ilişkin herhangi bir istinaf sebebi bulunmadığı,anılan durumun davalı ... yönünden usuli kazanılmış hak teşkil ettiği,nitekim anılan gerekçe ile davalı ... tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu ve eldeki davada ikinci defa yapılan istinaf incelemesi neticesinde Dairemizce verilen 14.06.2023 tarihli kaldırma kararında "davacı vekilinin istinaf dilekçesinde sürücü ve işletenin sorumlu olduğu tazminat miktarına yönelik bir istinaf talebi bulunmadığı, bu halde mahkemece verilen ilk karar ile davacı yönünden ilk kararda hükmedilen tazminat miktarının kesinleştiği, aynı nedenle ilk kararda hükmedilen tazminat miktarlarına ilişkin davalı ... lehine usuli müktesep hak oluştuğu,mahkemece anılan nedenlerle kaldırma kararından sonra verilen karar ile davalı ... lehine oluşan usuli müktesep hakların gözetilmesi ile(ilk kararda hükmedilen tazminat miktarlarını geçmeyecek şekilde)karar verilmesi gerekirken bu husus nazara alınmadan yazılı şekilde karar verilmiş olmasının yerinde görülmediği ‘gerekçesiyle kararın kaldırıldığı,mahkemece kaldırma kararı sonrası yapılan yargılama sonucunda bu kez davalı ... tarafından dava açıldıktan sonra 28/01/2022 tarihinde 8.176,62 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 17.53,34 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 8.276,62 TL bakıcı gideri, 3.000,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 37.106,58 TL ödeme yapıldığı,mahkemece verilen ilk kararda da (2017/ 32 esas, 2017/606 karar sayılı karar) geçici işgöremezlik zararından dolayı 8.276,62 TL, sürekli iş göremezlik zararından dolayı 17.553,34 TL, SGK tarafından karşılanmayan ve belgelendirilemeyen tedavi giderlerinden dolayı 3.000 TL. ve bakıcı giderlerinden dolayı 8.276,62 TL olmak üzere toplam 37.106,58 TL maddi tazminatın davacıya ödendiği, davalıların söz konusu maddi tazminattan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu,davalı ... tarafından yargılamanın devamı sırasında ödenen meblağ bakımından diğer davalıların da borçtan kurtulacağı,davacı tarafından ilk kararın istinaf edildiği süreçte istinaf dilekçesinde zararın miktarına ve hükme esas alınan bilirkişi raporlarına itiraz edilmemiş olması nazara alındığında bu hususun davalılar lehine müktesep hak teşkil etmesi nedeniyle mahkemece yazılı şekilde usuli müktesep hakların da korunmasıyla maddi tazminat talepleri yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, fazlaya dair maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı,mahkemece hükme esas alınan maluliyet raporunda kaza sonucu davacının sol tibia plato kırığı niteliğindeki yaralanmasına bağlı olarak %3,3 oranında sürekli çalışma gücü kaybına uğradığı ve 6 ay iyileşme süresinin olduğunun belirlendiği,davacı vekilinin mahkemece hükme esas alınan maluliyet raporuna bir itirazlarının bulunmadığını yargılamanın 21/09/2017 tarihli celsesinde açıkça ifade ettiği,nitekim dava dilekçesinde de artan maluliyet iddiasına yer vermediği,açıklanan gerekçelerle mahkemece verilen ilk kararın davalılar yönünden usuli müktesep hak teşkil ettiği,ödeme yapan davalı ... şirketinin borçtan kurtulduğu oranda müşterek müteselsil sorumlu davalıların da borçtan kurtulduğu,mahkemece de bu hususların gözetilmesiyle yazılı şekilde maddi tazminata ilişkin konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı,hükme esas alınan kusur ve aktüer bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün % 100 oranında kusurlu olduğu, davacının ise kusuru bulunmadığı,tarafların kusur oranı, sosyal ve ekonomik durumları ve kaza neticesi davacının yaralanmasının mahiyeti nazara alındığında davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının hakkaniyete uygun bulunduğunun anlaşılmasına göre istinaf eden davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf talebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Bununla birlikte mahkemece, yargılama aşamasında davalı ... tarafından yapılan ödemeye istinaden verilen maddi tazminata yönelik konusuz kalma kararına ilişkin yargılama gideri ve vekalet ücretinin dava açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre(mahkemece verilen ilk kararda hükmedilen meblağlara ilişkin davacının haklılık durumu olduğu nazara alınarak) belirlenmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalılar için (maddi tazminat dava değerinin 412.993,95 TL üzerinden) 63.819,15 TL vekalet ücretine hükmedilmesi ve davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olması yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve hükmün vekalet ücretleri ve yargılama giderleri yönünden düzeltilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; I-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; Konya 3.Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 27/06/2024 tarihli, 2023/468 Esas- 2024/434 Karar sayılı kararın kaldırılmasına, HMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine, buna göre; 1-Maddi tazminat talepleri yönünden dava konusuz kaldığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, fazlaya dair maddi tazminat talebinin reddine, 2-10.000 TL manevi tazminatın, kaza tarihi olan 17/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine, A-Maddi tazminat talebi yönünden; 1-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 31,40 TL (peşin alınan 171,80 TL'den manevi tazminat talebi için alınan peşin harcın mahsubundan sonra kalan) ile toplam 7.225,72 TL ıslah harcı olmak üzere 7.257,12 TL harçtan mahsubu ile fazladan yatırıldığı anlaşılan 6.829,52 TL harcın karar kesinleşince ve istek halinde davacıya İADESİNE, 2-Dava açılmasındaki haklılık durumuna göre (mahkemece verilen ilk kararda davacı yararına hüküm altına alınan ve yine ilk karardan sonra davacıya davalı ... tarafından ödenen 37.106,58 TL üzerinden)hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 3- Dava açılmasındaki haklılık durumuna göre (mahkemece verilen ilk kararda davacı yararına hüküm altına alınan ve yine ilk karardan sonra davacıya davalı ... tarafından ödenen 37.106,58 TL nazara alındığında redde konu olan 375.887,37 TL maddi tazminat üzerinden) 60.141,98 TL vekalet ücreti hesap edildiği halde davalılar lehine takdir edilen vekalet ücreti üzerinde ücret takdir edilemeyeceğinden (AAÜT md. 13/3) 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, B-Manevi Tazminat Talebi Yönünden; 1-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli (10.000,00 TL üzerinden) 683,10 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 140,40 TL'nin (peşin alınan 171,80 TL'den maddi tazminat talebi için alınan peşin harcın mahsubundan sonra kalan) mahsubu ile 542,70 TL harcın davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye İRAD KAYDINA, 2-Davacı tarafından sarfına mecbur kalınan toplam 259,50 TL. ilk yargılama harçları, 85,70 TL. istinaf kanun yoluna başvuru harcı olmak üzere toplam 345,20 TL yargılama giderinin davadaki haklılık durumuna göre 31,06 TL.sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3-Davacı tarafından sarfına mecbur kalınan istinaf öncesi toplam 3.552,30 TL. yargılama gideri ve istinaf sonrası yapılan 500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.052,00 TL yargılama giderinin davadaki haklılık durumuna göre 364.68 TL sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalılardan ... tarafından yapılan 121,30 TL. istinaf kanun yoluna başvuru harcı davacıdan alınarak davalı ...'a VERİLMESİNE, 5-Davalılardan ... tarafından yapılan 80,00 TL. yargılama giderinin davadaki haklılık durumuna göre 72,81 TL sinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,kalan kısmın bu davalı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalılardan ... tarafından yapılan 85,70 TL. istinaf kanun yoluna başvuru harcının davacıdan alınarak davalı ...'a VERİLMESİNE, 7-Davalılardan ... 120,00 TL. yargılama giderinin davadaki haklılık durumuna göre 109,21 TL sinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,kalan kısmın bu davalı üzerinde bırakılmasına, 8-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı için kabul edilen kısım (10.000,00 TL) olan 10.000,00 TL vekalet ücretinin ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, 9-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca red edilen (40.000,00 TL ) miktar üzerinden, AAÜT'nin 10/2 maddesi gereğince davacı lehine belirlenen vekalet ücretini geçemeyeceğinden 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... ve ...'a VERİLMESİNE, C-Davacı tarafından yatırılan 31,40 TL istinaf karar harcının Ankara BAM 22. HD.nin 2019/2118 E. 2019/1801 K. sayılı ilamı doğrultusunda talep halinde davacıya İADESİNE, D-Davalı ... tarafından yatırılan 1.634,00 TL istinaf karar harcının Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 14/06/2023 tarih ve 2022/1078 Esas 2023/910 Karar sayılı doğrultusunda talep halinde davalı ...'ya İADESİNE, E-Davalı ... tarafından yatırılan 804,47 TL istinaf karar harcının Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 14/06/2023 tarih ve 2022/1078 Esas 2023/910 Karar sayılı doğrultusunda talep halinde davalı ...'a İADESİNE, F-Davalı ... tarafından yatırılan 804,47 TL istinaf karar harcının Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 14/06/2023 tarih ve 2022/1078 Esas 2023/910 Karar sayılı doğrultusunda talep halinde davalı ...'a İADESİNE, G-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın, kararın kesinleşmesi beklenilmeksizin istek halinde taraflara iadesine, karar kesinleşinceye kadar iade alınmaz ise gider avansının artan kısmının 6100 s. HMK.'nun 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde re'sen taraflara İADESİNE, İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN II-İstinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının davacıya iadesine, III-İstinaf talebi kabul edilen davacı tarafından istinaf başvurusu nedeniyle yapılan 450,00-TL istinaf yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, IV-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, V-Kararın taraflara tebliğine, Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere 13/11/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2019/2118, K. 2019/1801, T. 14.06.2023, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2019-2118-e-2019-1801-k-faf218d50c38