Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2019/208 E. 2022/345 K. – Alacak
Konu: Alacak
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2019/208
- Karar No
- 2022/345
- Karar Tarihi
- Konu
- Alacak
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2022/1858 KARAR NO:2024/1889 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:10/05/2022 NUMARASI:2019/208 Esas - 2022/345 Karar DAVA:Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) İSTİNAF KARAR TARİHİ:26/12/2024 Taraflar arasındaki Alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın davalı ... yönünden reddine, davalı ... Şti. yönünden kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı ve davalı ... Şti. vekilince tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; göndericisi ...ve alıcısı ... ve ... Şti. olan 02.01.2018/02.02.2018 tarihli ... ve devamı sayılar faturalar kapsamında Almanya-Türkiye arası bilgisayar malzemelerinin taşınması için dava dış ... firması ile taşıma sözleşmesi yapıldığını, ...'nin emtianın taşınması için müvekkil ile alt taşıma sözleşmesi akdettiğini, müvekkilinin de davalılardan .... Şti. ile emtianın taşınması için anlaştığını, malın taşınmasına ilişkin... tarafından verilen taşıma talimatı ve güvenlik talimatlarının her iki taşıyıcı tarafından imzalandığını, alt taşıyıcı davalılardan ...'un müvekkile navlun faturası kestiğini ve fatura bedelinin müvekkil tarafından ödendiğini, ... Ltd. Şti.'nin diğer davalı ... A.Ş'ne ...-... nolu 01 .01.2018/01.01.2019 tarihli ...- taşıyıcı sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, oluşan zararın ... A.Ş'nin sigorta teminatında olduğunu, davalı ... Ltd Şti. 'ne ait .../... plaka sayılı araca yüklenen toplam 4 kap 152 adet bilgisayar malzemesinin 07.02.2018 tarihinde taşıma sırasında meydana gelen hırsızlık neticesi eksildiğin ve hasar oluştuğunu, hasar ve sorumluluğun süresi içinde fiili taşıyıcı ... ve sigortacısı ... Sigortaya ihbar edildiğini ve ... tarafından yaptırılan ekspertiz incelemesi, sonucunda 62.186,32 ABD Doları (50.414 45 Euro) hasar meydana geldiğinin tespit edildiğini, hasar nedeniyle davalı yanca yaptırılan ekspertiz raporunda ".../... plaka sayılı tırın park ettiği noktanın uydu görüntüleri incelendiğinde, ilgili mahallin otoyol üzerinde bulunan benzinlik/park alanına ait olduğu ve etrafını çevreleyen herhangi bir çitin-güvenliğin olmadığı anlaşılmıştır. .../... plaka sayılı tırın park etmiş olduğu noktadan yaklaşık km uzaklıkta güvenlikli kameralı ve çit ile çevrili bir başka park alanı olduğu eksperi tarafından yapılan araştırma neticesinde tespit edilmiştir” diyerek davalı yanın ağır kusuru ile hasara sebebiyet verdiğinin tespit edildiğini, müvekkilinin 05.02.2018 tarihinde davalı yan hasar ihbarında bulunduğunu, ...'in ise hem müvekkile hem de davalı ... Ltd. Şti'ne talepte bulunduğunu, hasar miktarının belirlendikten sonra ...'nin akdi taşıyıcı...'e hasar miktarı 50.414,45 Euro için talepte bulunduğunu ve fatura kestiğini, ...'in 09.05.2018 tarihli banka talimatı ile ödeme yaptığını ve ödeme yaptığını ...'ye yazı olarak bildirdiğini, ...'nin akdi taşıyıcı... firmasından hasar miktarı 50.414,45 Euro hasar bedelini tahsil ettiğini, ...'in de müvekkilin navlun alacağından 50.414,4 Euro'yu 03.12.2019 tarihinde keserek tahsil ettiğini, yani temlik alan müvekkilinin hasar miklarını navlun alacağından temlik edene ödediğini, ... de navlun borcunda keserek tahsil aldığını iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.414,45 Euro'nun 03.12.2018 ödeme tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a madde gereğince işletilecek dövizli mevduata uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte kur oranına göre davalıdan tahsiline karar verilmesini, mahkeme masrafları ve vekalet ücreti ile birlikte mahkemece tespit edilecek kusur oranına göre davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı ... Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının hak sahibi olduğunun belli olmadığını, öncelikle... firmasın hak sahibi olduğu ...'ye ödeme yaptığının ispat edilmesi gerektiğini, akabinde de davacın...'e yaptığı ödemenin ispat edilmesi gerektiğini, bu şartların hiçbirisi sağlanmadan davanı aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddi gerektiğini, CMR 17/2 maddesi gereği taşıyıcını sorumluluğuna gidilemeyeceğini, tazminat talebinin hırsızlık sebebiyle dinlenmek zorunlu olduğundan aracını yıllardır kullandığı ve bildiği güvenli bir park yerine çektiğini dinlenmeye çekildiğini, hırsızlık sırasında sürücünün aracın içinde dinlenmekte olduğunu, hırsızlığın gece gerçekleştiğini, bu zorunlu dinlenme sırasında gerçekleşen hırsızlık olayında sonra taşıyıcının derhal polise ihbarda bulunduğunu, açıklanan bu nedenlerle yurtdışında gerçekleşen işbu dava konusu hırsızlık gereğince taşıyıcının sorumluluğun gidilemeyeceğini, taşıyıcının somut zarardan sorumlu olduğu kabul edilirse CMR 29 madde anlamında kasıt, yahut kasta eşdeğer ağır kusuru bulunmadığını, zira ekte sunulan hırsızlı hadisesinin gerçekleştiği park yerine ait ekspertiz raporu ve renkli fotoğraflar ve yine sürücü beyanı dikkate alındığında, sürücünün park ettiği yerin ıssız bir yol kenarı yahut karanlık bir dağ başı olmadığını, 10 adet güvenlik kamerası olan, ışıklandırmalı ayrı bir tır parkı buluna ... Benzin İstasyonu'nun tır parkına park ettiğini, yine olay sırasında sürücünün ara içerisinde dinlendiğinin ve aracı terk etmediğinin de göz ardı edilemeyeceğini, biran için oto parkının yüksek güvenlik koşulunu sağlamadığı kabul edilecek olsa dahi, burada taşıyıcının zarar verme kastının veya kasta eşdeğer kusurunun bulunmadığını, somut olayda sınır sorumluluk ilkesinden ayrılmayı gerektiren bir tespitin bulunmadığını, olayda CMR 17/1 v CMR m. 23, m. 23/3 hükümleri gereği tazminat hesabının yapılması gerektiğini; davacının üst taşıyıcı... firması ile bu konuları tartışmadığını ve tam tazminat talebini kabul ettiğini; bu tazminatın kendileri tarafından kabul edilemeyeceğini, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... A.ş. vekili cevap dilekçesinde özetle: Davalı ...Ltd. Şti., ... poliçe numaralı 01.01.2016 başlangıç ve 01.01.2017 bitiş tarihli ... Poliçesi ile sigortalı olduğunu, dava konusu taşımaya CMR konvansiyonu hükümlerinin öncelikli olarak uygulanacağını, davacı tarafın işbu dava kapsamında aktif husumet ehliyetine haiz olduğunun ispat edilmesi gerektiğini, dava dışı... firmasının dava dışı ... firmasına ödeme yaptığını, işbu ödemeyi takiben davacı tarafın... firmasına yaptığı ödemenin ispat edilmesi gerektiğini, buna ek olarak, temliknamenin yetkili kişi tarafından imzalanıp imzalanmadığı, dolayısıyla... tarafından imzalanan temliknamenin geçerli olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, davacı tarafından ispat edilmemesi durumunda, davanın aktif husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesini talep ettiğini, dava konusu taleplerin müvekkil şirket tarafından tanzim edilen poliçe teminatı kapsamında olduğunun ispat edilmesi gerektiğini, müvekkil şirketin dava konusu taleplere ilişkin herhangi bir sorumluluğu olmadığını, davacı tarafın ağır kusura ilişkin iddialarının hiçbir hukuki dayanağı olmadığını, hiçbir şekilde sorumluluğun kabulü anlamına gelmemek kaydıyla birlikte, bir an için müvekkil şirketin dava konusu zarardan sorumlu olduğu kabul edilse dahi olası tazminat miktarının CMR. m. 23 ve 25 hükümleri uyarınca hesaplanması gerektiğini, davanın reddi talepleri asıl olmakla müvekkil şirketin ancak CMR hükümleri çerçevesinde faizden sorumlu tutulabileceğini, davacı tarafın aktif husumetini ispatlayamamış olması sebebiyle, davanın dava şartı eksikliğinden reddine, sigortalının sorumluluğunun ve zararın müvekkili tarafından tanzim edilen sigorta poliçesi kapsamında kaldığının ispatlanamamış olması sebebiyle davanın reddine, her halükarda, davacının fahiş talebinin reddine ve taşıyıcıların sorumluluk sınırının CMR m. 23 uyarınca belirlenmesine, davacının haksız faiz talebinin reddine, red sebepli vekalet ücretinin davacı aleyhine lehine takdir edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...Davalı ... Ltd. Şti.'nin zamanaşımı defi yönünden yapılan incelemede; zamanaşımı definin CMR 32/1 maddesindeki ayrıma göre 1 yıllık olduğu, kabul edilse dahi malın teslim tarihinin 14.02.2018 olduğu, davacının 1 yıllık süre içinde 29.01.2019 tarihinde arabuluculuğa başvurduğu, 6325 sayılı yasanın 16/2, T.B.K 154 ve 156. Maddeleri uyarınca dava tarihi 08.05.2019 tarihine göre zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşıldığından yerinde görülmeyerek reddine karar verilmiştir. Taşıma sırasında meydana gelen hırsızlık olayında davalı ... şirketinin kusurunun bulunup bulunmadığı, CMR konvansiyonunda yer alan sınırlı sorumluluk hükümlerinden faydalanıp faydalanamayacağı yönünden yapılan incelemede; dosya içerisinde 24/04/2018 tarihli ve 01/07/2019 tarihli iki farklı ekspertiz raporunun bulunduğu, ekspertiz raporları arasında farklılıklar yer aldığı, 24/04/2018 tarihli ekspertiz raporunda taşımayı yapan tırın park ettiği noktanın otoyol üzerinde bulunan benzinlik park alanına ait olduğu ve etrafını çevreleyen herhangi bir çitin/güvenliğin olmadığı, bu noktadan yaklaşık 4 Km uzakta kameralı ve çit çevrili bir başka park alanı olduğu ifadelerine yer verildiği, 01/07/2019 tarihli ekspertiz raporunda ise taşımayı yapan tırın park edildiği istasyonda toplam 10 kamera olduğu, oldukça hareketli bir yer ve her türden taşıtın uğrak yeri olduğu, tır, karavan, binek otomobili gibi çeşitli taşıtların alanı kullandığı ve ekspertiz sırasında 18 tırın ve 15-20 kadar binek aracın ilgili alanda park halinde olduğu, bu nedenle park yerinin güvenli olduğu tespitine yer verildiği, dosya içerisinde yer alan iki ekspertiz raporu birbirleriyle çelişkili ise de; iki ekspertiz raporunun tarihleri arasında 1 yıl 2 aydan fazla bir süre olduğu, bu süre zarfında taşımayı yapan tırın park edildiği yerde değişmeler olabileceği, kameraların bu dönemde taktırılmış ve kameraların taktırılmasıyla daha canlı olabileceği ve uğrak yeri haline gelebileceği, hasar tarihindeki durumun tespiti bakımından hasar tarihine yakın tarihte hazırlanan ekspertiz raporuna itibar edilmesi gerektiği, davalı ... Şirketi'nin taraflar arasında akdedilen 02/02/2018 tarihli sözleşmede yer alan "güvenli, kameralı ve etrafı çit ile çevrili paralı ücretli parklarda aracı park etme" yükümlülüğünü ihlal ettiği, aracı park yerinden 4 km ötede sözleşme şartlarına uygun park yeri bulunmasına rağmen güvenli olmayan yere park ettiği, hırsızlık olayı ile güvenli park yerine park etme yükümlülüğünün ihlali arasında illiyet bağı bulunduğu ve CMR konvansiyonunun 17/1.maddesi uyarınca zarardan sorumlu olduğu, taşımayı yapan tırın herhangi bir güvenlik önlemi bulunmayan yere park edilmesi nedeniyle davalı ... Şirketi'nin hasarın meydana gelmesinde ağır kusurlu olduğu, bu nedenle CMR konvansiyonunun 23.maddesinde yer alan sınırlı sorumluluk hükümlerinden CMR konvansiyonunun 29.maddesi uyarınca yararlanamayacağı, bu kapsamda davacı tarafından dava dışı taşıyıcı... firmasına ödenen tazminattan sorumlu olduğu, davacı tarafından dava dışı... firmasına ödenen 50.414,45 Euro'un dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuna göre hasar ile uyumlu olduğunun tespit edilmesi nedeniyle davalı ... Şirketi'nin 50.414,45 Euro'dan sorumlu olduğu kanaatine ulaşılmıştır. Davalı ... yönünden yapılan incelemede; taşıma sigorta poliçesi özel şartlarının 8.1.2.1.maddesinde taşıma sırasında iki şoförün istihdam edilmesi ya da sigortacı tarafından kabul edilen hırsızlığa karşı işlevsel bir emniyet ile donatılmış araçların kullanılması, özel şartların 8.1.2.2. maddesinde ise; araç ve taşıma kasalarının korunan park yerlerine veya etrafı çevrili gayrimenkuller üzerine park edilmesini sağlama yükümlülüğünün taşıyıcıya yüklendiği, somut uyuşmazlıkta taşıyıcı tarafından taşıma işlemi yapılırken iki sürücü istihdam edilmemiş olması ve aracın korunan park yerlerine park edilmemiş olması nedeniyle davalı sigorta şirketinin hasardan sorumlu olmadığı, sigorta şirketi yönünden açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine ulaşılmıştır. Davacı tarafın faiz istemi yönünden yapılan incelemede; davacı tarafça alacağa kamu bankalarının Euro cinsinden mevduata uyguladığı en yüksek faiz oranının uygulanması talep edilmiş ise de; CMR 27 maddesine göre yıllık %5 oranında faiz uygulanması gerektiği (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13.Hukuk Dairesi 2019/1929 Esas 2021/1186 Karar) davacı tarafça kamu bankalarının Euro cinsinden mevduata uyguladığı en yüksek faiz oranının uygulanmasının talep edilmesi, hükmedilecek faizin CMR 27.maddesi gereği yıllık %5 oranında faizi geçmesinin mümkün olmaması nedeniyle kamu bankalarının Euro cinsinden mevduata uyguladığı en yüksek faiz oranını geçmemek kaydı ile yıllık %5 faiz uygulanması gerektiği sonuç ve vicdani kanaatine(Ay. m.138) varılarak davalı ... yönünden açılan davanın reddine, davalı .... Şti. Yönünden açılan davanın kabulü ile; 50.414,45 Euro'nun 05/02/2018 tarihinden itibaren kamu bankalarının Euro Cinsinden mevduata uyguladığı en yüksek faiz oranını geçmemek kaydı ile yıllık %5 faizi ile birlikte davalı .... Şti.'den alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı ...Şti vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin davanın ... yönünden reddine karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu, davalıların hasardan sorumlu olduklarını davada ikrar ettiğini, hasarın teminat dışı olmadığını, sigorta şirketinin de davalı ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, sigortacının teminat sorumluluğunu özel şartlar ile sigortalı aleyhine daraltamayacağını, davanın ... yönünden kabulünün ise hukuka uygun olduğunu, davalının taşıma sözleşmesi ve taşıma talimatlarını ihlal ettiğini, davalının fiili taşıyıcı taşıma sözleşmesine aykırı hareket ettiğini, fiili taşıyıcı, taşıma sözleşmesine, güvenlik talimatlarına, basiretli bir tacirin alması gereken güvenlik tedbirlerine aykırı davrandığını, hasarın tamamından sorumlu olduğunu, taşıyıcı talimatlara ve taşıma sözleşmesine açıkça aykırı davrandığı için sınırlı sorumluluk hükümlerinin uygulanamayacağını, İstanbul Anadolu 9 Asliye Ticaret Mahkemesinin 10.05.2022 Tarihli 2019/208 Esas 2022/345 Karar Sayılı kısmen usul ve yasaya aykırı kararının davalı ... yönünden istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın her iki davalı yönünden kabulüne karar verilmesine veya kararın ... yönünden düzeltilerek davanın her iki davalı yönünden kabulü şeklinde onanmasına karar verilmesine, mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme tarafından aynı şirket tarafından hazırlanan ekspertiz raporlarından sadece birisine dayanılmasının hukuki dayanağı olmadığını, müvekkili tarafından üstüne düşen yükümlülüklerinin hepsi layıkıyla yerine getirilmiş olup, herhangi bir şekilde ihmali hareketinden bahsetmek dahi mümkün olmadığını, ağır kusurlu olmadıklarını, müvekkil şirketin kasıtlı veya zararın muhtemelen gerçekleşebileceği bilinciyle hareket etmesi/pervasızca bir davranışı söz konusu olmadığını, eğer böyle bir bilinçle hareket etmiş olsa idi aracı yol kenarına park edip, tako süresinin dolmasına hiç önem vermemesi gerektiğini, hırsızlığın aracın nezaretsiz bırakılması veya tenha bir yerde tek başına bırakılmasından meydana gelmediğini, şoförün araçtan ayrılmasının dahi söz konusu olmadığını, araçta gerekli kilit mekanizmalarının mevcut olduğunu, bu hususlar dikkate alındığında bir an için taşıyıcının sorumluluğuna gidilecek ise dahi CMR 23/3. Maddesi çerçevesinde sınırlı sorumluluk hükümlerine dayanılması gerekirken CMR 29. Maddesi dikkate alınarak sınırlı sorumluluktan müvekkili şirketin faydalandırılmamasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, hasar sigorta örtüsü altında olduğunu, eğer taşıyıcı olan müvekkilinin sorumluluğuna gidilecek ise ... A.Ş. yönünden davanın reddinin kabul edilemeyeceğini, sigorta poliçesinin 8.3.2. Maddesinin "Sigortalının diğer yardımcılarının yukarıda belirtilmiş olan yükümlüklerinden birini kusurlu olarak ihlal etmeleri halinde ve şayet sigortalı veya temsilcileri, yapılacak işlemlerde yardımcı kişilerin seçimi ve denetlenmesi konusundaki özene kasten veya ağır bir ihmal sonucu uymamış iseler, o zaman sigortacı ödeme yükümlülüğünden muaf olacaktır." hükmüne havi olup, sürücünün müvekkilinin yardımcısı konumunda olup sigortacının sorumluluğunun kalkması için iki ayrı şartın birden gerçekleşmesi gerektiğini, bu şartlardan ilkinin sigortalının yardımcısının kusurlu bir hareketinin söz konusu olması ikincisi ise sigortalının yardımcı kişi seçiminde gereken özeni göstermemesi olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla yardımcı konumunda olan sürücünün bir an için kusurlu hareket ettiği varsayılsa dahi müvekkili tarafından taşımanın her aşamasında gereken özen gösterildiği için teminat örtüsünün kalktığından bahsetmenin mümkün olmayacağını, davanın zamanaşımından reddi gerektiğini, arabuluculuk tutanağı ile davadaki talep arasında fark bulunduğunu, arabuluculuk son tutanağında 49.772 Avro zararın tazminin talep edildiği ve bu hususta anlaşmama tutanağının tutulduğunun sabit olduğunu, davacının ise 50.414,45 Euro talepte bulunduğunu, bu husus dikkate alınmadan verilen kararın kaldırılması gerektiğini, İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2019/208 E. 2022/345 K.10.05.2022 tarihli kararının kaldırılmasını ve davanın reddini, işbu taleplerinin kabul edilmediği takdirde yeniden inceleme yapılması amacıyla esastan inceleme yapılmasını ve diğer davalı ... A.Ş. yönünden davanın reddi kararının kaldırılmasını, yargılama harç ve giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa/diğer taraflara yükletilmesini talep etmiştir. GEREKÇE:Dava, taşımaya konu emtianın bir kısmının davalı fiili taşıyıcının zilyetliğinde iken çalınması nedeniyle alt taşıyıcının akdi taşıyıcıdan aldığı temlike dayalı olarak zarar bedelinin davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçe doğrultusunda davalı ... yönünden açılan davanın reddine, davalı .... Şti. yönünden açılan davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı süresi içerisinde davacı ve davalı .... Şti. vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık, arabuluculuk tutanağının davaya konu talep ile örtüşüp örtüşmediği, davaya konu talebin zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, hırsızlık nedeniyle zayi olan emtia sebebiyle davalıların sorumlu olup olmadıkları noktalarında toplanmaktadır. 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na (TTK) eklenen dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı 5/A maddesinde; "(1) Bu kanunun 4'üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi getirilmiştir. Yasa koyucunun, arabuluculuk kurumunun düzenleme altına almadaki amacının, taraflar arasındaki uyuşmazlıkları mahkemeye başvurmadan, gereksiz masraf yapmadan, barışçıl yollarla ve kısa zamanda çözüme kavuşturmak olduğu tartışmasızdır. Somut olayda davacı tarafça dava konusu tazminat istemine yönelik olarak arabuluculuğa başvurulmuş olup, hakimin buradaki görevi sadece dava açılmadan önce dava konusu talep hakkında arabulucuya başvurulup başvurulmadığını gözetmekle sınırlı olduğundan davacı tarafın dava konu ettiği tazminat talebini karşılar şekilde yapılan başvuru, arabuluculukta talep edilen tazminat tutarına bağlı kalınmaksızın dava şartını karşılar niteliktedir.Somut olayda dava dışı gönderici/satıcı ... firmasından satın alınan bilgisayar malzemelerinin .../... plakalı araç ile Almanya'dan Türkiye'ye taşınmasına ilişkin olarak düzenlenen 09.02.2018 tarihli CMR senedine göre gönderen ..., alıcı ...ve taşıyıcı .... Şti.'dir.Dosya kapsamından taşımaya konu 466 kap bilgisayar malzeme emtiasının Almanya'dan Türkiye'deki alıcısı ... ve ... Şti'ne taşınması işinin dava dışı ... tarafından üstlenildiği, akdi taşıyıcı ... ile davacı arasında 25.01.2018 tarihinde taşıma sözleşmesi akdedildiği, taşıma işine ilişkin davacı tarafından 05.02.2018 tarihinde 2.700 Euro bedelli nakliye faturası tanzim edildiği, davacı ile davalı .... Şti. arasında akdedilen 02.02.2018 tarihli taşıma anlaşması ile davalının dava konusu emtianın fiili taşıma işini üstlendiği, bu taşıma işine ilişkin davalı tarafından 13.02.2018 tarihinde 2.500 Euro nakliye faturası tanzim edildiği, taşımaya konu emtianın 05.02.2018 tarihinde Almanya'da .../... plakalı tıra yüklenerek fiili taşıyıcıya teslim edildiği, tır sürücüsünün 06.02.2018 tarihinde Çekya ülkesinde akaryakıt istasyonunun park alanına gelerek aracı park ettiği, park alanında iken hırsızlık olayının meydana geldiği, taşımaya konu emtiadan 4 kap 152 adet bilgisayar malzemesinin alıcı ... ve ... Ltd. Şti'ne eksik teslim edildiği, alıcının eksik teslim nedeniyle oluşan 50.414,45 Euro tutarındaki zararını akdi taşıyıcı ...'den tazmin ettiği, akdi taşıyıcının da bu zararını davacının navlun alacağından 03.12.2018 tarihinde keserek tazmin ettiği anlaşılmaktadır. Dava dışı akdi taşıyıcı ... ile davacı arasında imzalanan 03.12.2018 tarihli temlik-talep devri sözleşmesi- ibraname başlıklı belgeye göre ..., alacağın temliki sözleşmesi hükümlerine göre 50.414,45 Euro hasar bedelini talep hakkını alt nakliyecisi olan davacı ... Şti.'ne devretmiş olup, davacı, zarar sorumlusuna karşı olan dava hakkını Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 183. ve devamı maddeleri kapsamında alacağın temliki yoluyla devraldığından dava konusu taşımada meydana gelen ziya ve hasara ilişkin talepler konusunda aktif husumet ehliyetine haizdir. Dava dışı akdi taşıyıcı ile alt taşıyıcı davacı arasında Almanya-Türkiye arasında gerçekleşen uluslararası karayolu taşımasına ilişkin sözleşme bulunduğundan, somut uyuşmazlığın CMR konvansiyonu hükümlerine göre çözümlenmesi gerekmektedir.CMR Konvasiyonun zamanaşımına ilişkin 32/1 maddesi uyarınca; konvansiyona tabi taşımalardan doğacak davalar bir yıllık zamanaşımına tabidir. Ancak, bilerek kötü hareket veya mahkeme tarafından bilerek kötü hareket olarak kabul edilen kusurlarda zamanaşımı süresi üç yıldır. Zamanaşımını süresinin ne zaman aşlayacağı Konvansiyonun 32/1 fıkrasının alt bentlerinde düzenlenmiştir. Buna göre zamanaşımı süresi, teslimde kısmi kayıp, hasar veya gecikmelerde, teslim tarihinden itibaren; tam kayıplarda, kararlaştırılan zaman limiti bitiminden 30 gün sonra, kararlaştırılmış zaman limiti yoksa, yükün taşıyıcı tarafından teslim alınmasından sonraki 60.günde; bütün diğer durumlarda, taşıma mukavelesinin akdedildiği tarihten sonraki üç aylık dönemin sonunda işlemeye başlar. CMR'nın 39/4.maddesine göre taşımacılar arasındaki davalarda 32.madde hükümleri uygulanır. Bununla beraber, zamanaşımı ya bu anlaşma gereğince ödenmesi gereken tazminatın miktarını tayin eden son mahkeme kararı tarihinden yahut da böyle bir karar yoksa ödeme tarihinden itibaren başlar.Somut olayda; dava konusu alt taşıma bakımından hem davacının hem de davalı .... Şti.'nın taşıyıcı sıfatını haiz oldukları, buna göre CMR'nin 39/4.maddesi uyarınca 1 yıllık zamanaşımı süresinin ... tarafından hasar bedelinin 03.12.2018 tarihinde davacının navlun alacağına ilişkin cari hesabından kesildiği tarihten itibaren başlayacağı gözetildiğinde 08.05.2019 olan dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresi dolmamıştır. Dava dışı akdi taşıyıcı ... ile davacı ve davalı fiili taşıyıcı .... Şti. arasında 25.01.2018 ve 01.02.2018 tarihlerinde , taşıma sırasında hırsızlığın önlenmesi ile ilgili güvenlik önlemlerine ilişkin olarak "..." başlıklı belge imzalanmış olup, imzalanan belgelere göre sürücünün, aracı güvenli olmayan bir lokasyonda park edemeyeceği, güvenli olmayan lokasyonların yetersiz veya zayıf ... kapsamına sahip, kapalı sınırlar için güvenli çit eksikliği olan ve giriş ve çıkışın yeterli düzeyde kontrol edilemediği yerler olarak tanımlandığı, park etme lokasyonlarının, araçların park edildiği alanın giriş ve çıkış noktaları ile geriye kalan tüm alanların otuz günlük açık görüntülerinin olduğu ...'ye sahip olması gerektiği, mola gerekli ise aracın sahipsiz bırakılmaması sadece onaylı güvenli lokasyonlarda, ücretli geçiş gişelerinde veya daha küçük köy ve şehirlerde polis merkezlerinde park edilmesi gerektiği, sürücülerden birinin herhangi bir nedenden ötürü aracı terk etmek zorunda kalması halinde diğer sürücünün güvenli kamyonda kalmak zorunda olduğu, 'Durmak için Güvenli Yerler'in tadil metnine ek olan Ek A uyarınca ... güvenlik gereksinimlerini karşılayan lokasyonlar olarak tanımlandığı, durmak için güvenli yerlerin hizmet sağlayıcının şubeleri, altyüklenicinin, ortağın tesisleri, ... merkezleri veya... güvenli park alanları ve istisnai durumlarda hizmet sağlayıcı tarafından değerlendirilen özellikle belirlenmiş umumi parklar olabileceği, hizmet sağlayıcının uzun mesafeli sevkiyatta hırsızlığı engellemek amacıyla güvenlik önlemlerini hayata geçirmek için (güvenlik görevlisi, taşınabilir alarm sistemi, başka bir sürücü sevk etmek vs.) acil durum planlarını yürütmeye başlayacağı belirtilmiştir.Davacı ile davalı .... Şti. arasında akdedilen 02.02.2018 tarihli taşıma anlaşmasında da "güvenlik kameralı ve etrafı çit ile çevrili paralı ücretli parklarda park ediniz" notu düşülmüştür.Davalı ... A.Ş. 'nin talebi üzerine 20.04.2018 tarihli IS/07729/18 sayılı ... Şti. Tarafından tanzim edilen ekspertiz raporunda ... /... plakalı tırın park ettiği noktanın otoyol üzerinde bulunan benzinlik, park alanına ait olduğu ve etrafını çevreleyen herhangi bir çitin , güvenliğin olmadığı, ... / ...plakalı tırın park etmiş olduğu noktadan yaklaşık 4 km uzaklıkta güvenlikli, kameralı ve çit ile çevrili bir başka park alanı olduğu, bu bağlamda sigorta poliçenin genel şartlarında belirtilen 8.1.2.2 maddesinde yazılı araç ve taşıma kasalarının sadece korumalı park yerlerine ve etrafı çevrili gayrimenkuller üzerine park edilmesini sağlamaya ilişkin yükümlülüklerin yerine getirilmediği, hasarın sigorta poliçesi teminatında değerlendirilemeyeceği belirtilmiştir. Yine davalı ... A.Ş. 'nin talebi üzerine 01.07.2019 tarihli IS/07729/18 sayılı ... Şti. tarafından tanzim edilen ekspertiz ek raporunda 27.06.2019 tarihinde ... Benzin İstasyonu ... isimli istasyonda toplamda 10 adet kameranın bulunduğu ve 7 kameranın benzin istasyonuna giriş ve çıkışları, restoran ve binek taşıt park yerleri çevresinde konuşlandırıldığı, ilgili kameraların tırların park ettiği alanın yalnızca küçük bir bölümünü görebildiği, tırların park ettiği alanı tamamen çevreleyen kendine ait güvenlik kamerası bulunmadığı, benzin istasyonu civarında herhangi bir beton duvar ve - veya çit mevcut olmayıp, yalnızca otoyol kenarındaki kısımlarında bariyerlerinin bulunduğu, alana her şekilde erişimin mümkün olduğu, aydınlatma elektrik direklerinin çoğunlukla benzin istasyonunun ve restoranın giriş ve çıkış kısımlarını çevrelediği, tırların park alanı içerisinde elektrik direği bulunmadığı, tesise / alana girişte herhangi bir kapı ve- veya tesise giriş ve çıkışları kontrol eden herhangi bir güvenlik görevlisi veya koruma bulunmadığı, tesiste görevli herhangi bir koruma mevcut olmadığı, söz konusu alanın otoyolun ve 07:00 - 22:00 saatleri arası hizmete açık alışveriş merkezinin yanında bulunması itibariyle oldukça hareketli olduğu ve her türden taşıtın uğrak yeri olduğu, sigorta poliçenin genel şartlarında belirtilen 8.1.2.2 maddesinde yazılı araç ve taşıma kasalarının sadece korumalı park yerlerine ve etrafı çevrili gayrimenkuller üzerine park edilmesini sağlamaya ilişkin yükümlülüklerin yerine getirilip getirilmediği ve hasar bedelinin sigorta poliçesi teminatında değerlendirilip değerlendirilemeyeceğinin sigortacının takdirinde olduğu belirtilmiştir. Çek Cumhuriyeti Jihomoravsky Polis İl Müdürlüğü'nce düzenlenen ...-...-...-... no' lu ve 07.02.2018 tarihli tutanakta 06.02.2018 tarihi saat 21:00 ve 07.02.2018 saat 03:30 arasında ... / ... plakalı araçtan ... marka bilgi işlem ürünleri çalan bilinmeyen suçlu hakkında suç duyurusunda bulunulduğu, hırsızlık sonucunda sadece 4 -5 boş palet kaldığı ve 5 inci paletin bir kısmının dağılmış durumda olduğu belirtilmiş, 14.02.2018 tarihli gümrük boşaltma tutanağında Almanya'dan 466 kap bilgisayar malzemesi ile yüklenen ... plakalı tırın Çek Cumhuriyetinde park halindeyken güvenlik mührü kopartılmak suretiyle hırsızlık hadisesi vuku bulduğu, tahliye neticesinde yapılar sayımda 462 kap 829 kartonun tespit edilerek 4 kap 152 adet eksik ürün olduğu belirtilmiştir.CMR 17/1. Maddesine göre taşımacı, yükü teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur. 17/2. Madde, "Eğer kayıp, hasar veya gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacının önlenmesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş ise, taşımacı sorumlu tutulamaz." şeklindedir. 17/3. Maddede de; taşımacının, taşımayı yapmak için kullandığı kusurlu taşıtları, bu taşıtı kiraladığı kişinin veya vekilinin yahut çalışanlarının hata ve ihmallerinden dolayı sorumlu olduğu ifade edilmiştir. Bu durumda kural olarak, taşıyıcı kendi kusurundan kaynaklanmayan bir sebepten ileri geldiğini ispat edemedikçe eşyaya gelen hasarı tazmin borcu altındadır. Bir başka deyişle taşıyıcının kusurlu olduğu karine olarak kabul edilir. Sorumluluktan kurtulabilmesi için taşıyıcının kusurlu olmadığını ispat etmesi zorunludur. CMR'nin 23.maddesi, taşıyıcıyı sınırlı sorumluluk ilkesiyle koruma altına almış, ancak, Konvansiyon'un 29. maddesinde, bazı durumlarda taşımacının sınırlı sorumluluk ilkesinden yararlanamayacağını hükme bağlamıştır. Anılan 29. maddeye göre; eğer zarar ve hasar taşıyıcının kastından veya kararı veren mahkemenin iç hukukuna göre, kasta eşdeğer sayılan bir kusurundan meydana gelmişse, taşıyıcı sınırlı sorumluluk hükümlerinden yararlanma hakkını kaybeder. Uluslararası taşımalarda hırsızlık olayı her an beklenebilir bir vakıadır. Özellikle tekstil ürünlerine ilişkin taşımalarda yüklerin hafif ve taşınabilir olması nedeniyle, hırsızlık ve gasp riski yoğun olarak bulunmaktadır. Bu durumda taşımacının söz konusu riskleri bertaraf etmek için gerekli önlemleri alması gerekir. Bu kapsamda TTK.nun 20.maddesi uyarınca basiretli bir taşıyıcının göstermesi gereken dikkat ve özeni yerine getirmediği taktirde taşıyıcı, kusurlu sayılacaktır. Taşıyıcının, genel olarak gerekli dikkat ve özeni gösterdiğini kanıtlaması yeterli değildir. Ziya ve hasara neden olan olayın doğumunda kusurlu olmadığını da kanıtlaması gerekecektir. Her somut olayın özelliğine göre değişmekle birlikte taşıyıcının, taşımayı yapan aracın etrafı çevrili, güvenlik kamerası ile izlenen ve giriş ve çıkışların kontrol edildiği bir alana park edildiğini, böyle bir imkan yok ise olası hırsızlık ve gasp olaylarının önlenmesi için tüm tedbirlerin alındığını ispatlaması gerekir. Somut olayda taşımayı yapan aracın park edildiği Çekya'da bulunan benzin istasyonunda hırsızlık olayı meydana gelmiş olup, olay tarihinden hemen sonra düzenlenen ilk ekspertiz raporuna göre benzinlik park alanının etrafını çevreleyen herhangi bir çitin, güvenliğin olmadığı gözetildiğinde domuz kilidi olarak tabir edilen ikinci bir kilit ile dorse kapaklarının kilitlenmesi, taşıyıcının hırsızlık ve gasp riskini bertaraf etmek için yeterli bir önlem sayılmaz. ...taşıyıcı ile imzalanan "standart hareket prosedürü-özel güvenlik gereksinimleri" başlıklı belgede verilen talimatlara da uyulmamış olduğu gözetildiğinde hırsızlık olayının meydana gelmesinde davalı fiili taşıyıcının CMR 29. maddesi hükmüne göre ağır kusurlu olduğu ve CMR'nin 29.maddesi uyarınca sınırlı sorumluluktan yararlanma olanağı bulunmadığının kabulü gerekir. Bu nedenle davalı fiili taşıyıcı eksik teslim nedeniyle oluşan zarardan sorumludur. Buna göre hasar tarihine yakın tarihte düzenlenen 20.04.2018 tarihli ekspertiz raporu dikkate alınarak mahkemece davalı .... Şti. yönünden davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmayıp, davalının aksi yönde ileri sürdüğü istinaf istemleri yerinde görülmemiştir.Diğer yandan, davalı ... A.Ş ile davalı fiili taşıyıcı ...Şti. arasında 01.01.2018- 01.01.2019 tarihlerini kapsar şekilde ... emtia taşımaları için sorumluluk sigorta poliçesi tanzim edilmiş olup, ... sigorta poliçesinin özel şartlarının 8. Maddesinde sigortalının uyacağı yükümlülükler ve yükümlülerin ihlaline ilişkin düzenlemeler bulunmaktadır. Buna göre sigortalı taşıyıcı, şoför ve/veya nakliyecileri ve diğer yardımcı kişileri basiretli bir iş adamının göstereceği özenle seçmeyi, sigortalıya sadece aracı terk ederken ikisinden birinin yüklenmiş olan malın gözetimiyle görevlendirileceği, iki şoförün istihdam edildiği ya da sigortacı tarafından kabul edilen hırsızlığa karşı işlevsel bir emniyet ile donatılmış olan araçlar kullanmayı (kapı kilidi, seri kontak anahtarı, direksiyon kilidi bunlardan sayılmamaktadır) hırsızlığa karşı emniyet donanımını aracın kısa süreli de olsa her terk edilişinde çalıştıracağı , araç ve taşıma kasalarının korumalı park yerlerine veya etrafı çevrili gayrimenkuller üzerine park edilmesini sağlamayı taahhüt etmiş olup, bu yükümlülüklerden birini ihlal etmesi halinde ve bu ihlalin kasıt ve ağır bir ihmalden kaynaklanması durumunda sigortacının ödeme yükümlülüğünden muaf olacağı kararlaştırılmıştır.Davalı sigorta şirketi cevap dilekçesinde dava konusu hasarın, poliçe teminatı dışında kalması durumunda hasara ilişkin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını savunmuştur. Somut olayda davalı fiili taşıyıcı ...Şti'nin sigorta sözleşmesi ile taahhüt ettiği iki sürücüyü istihdam etmemekle birlikte aracın korumalı park yerlerine veya etrafı çevrili gayrimenkuller üzerine park edilmemesi nedeniyle ağır kusurlu olduğu, buna göre eksik teslim nedeniyle oluşan zararın ... sorumluluk poliçesi teminatı kapsamında bulunmadığı anlaşılmakla mahkemece davalı ... A.Ş. yönünden davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur.Davalı tarafça davacıya yapılan ödeme teklifinin ikrar anlamına gelmeyeceği gözetildiğinde davalı ...Şti. ve davacı vekilinin istinaf istemlerinin reddi gerekmiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı ve davalı ... Şti. vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir. KARAR:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davacı ve davalı ... Şti. vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 5.946,20 TL harcın, alınması gerekli olan 23.784,68 TL harçtan mahsubu ile bakiye 17.838,48 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,4-Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderinin kendileri üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 26/12/2024