Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2019/177 E. 2020/268 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2019/177
Karar No
2020/268
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2020/1551 KARAR NO : 2024/294 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 01/10/2020 NUMARASI : 2019/177 E. - 2020/268 K. DAVACI : VEKİLLERİ : DAVALI : DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 01/10/2020 Tarih ve 2019/177 Esas - 2020/268 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar ... ile ... Şirketi tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili tarafından 2018 04870/1-2-3-4-5-6 sıra numaralı tasarım tescil başvurusunda bulunulduğunu, davalı Şirketin bu başvuruya itiraz ettiğini, 2019/T-73 sayılı YİDK kararı ile itirazın kısmen kabul edilerek başvurularının 2018 04870/3-4-566 sıra numaralı tasarımlar yönünden nihai olarak reddine karar verildiğini, oysa müvekkil tasarımları ile redde mesnet 2018/02388-19 sayılı tasarım arasında önemli farklılıklar olduğunu, müvekkilinin tasarımlarının yeni ve ayırt edici olduğunu, bununla birlikte müvekkilinin dava konusu tasarımlarını redde mesnet tasarımdan daha önce kamuya arz ettiğini, müvekkilinin dava konusu tasarımlarını Şubat 2018'de "ticari soğutucu ürünler" başlıklı katalogla tüm bayilerine gönderdiğini, Mart ayında da yurt dışı kataloğunda yer verdiğini, bu yolla kamuya sunduğunu, Sınai Mülkiyet Kanunu 57. maddesi kapsamında kamuya arz sonrası 12 aylık süre geçmeden tescili için dava konusu başvuruda bulunduğunu ileri sürerek, TÜRKPATENT'in 2019/T-73 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, dava konusu tasarımların redde mesnet tasarım karşısında yeni ve ayırt edici olmadığını, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı vekili, dava konusu tasarımların redde mesnet müvekkili tasarımı karşısında yeni ve ayırt edici olmadığını, dava konusu tasarımların müvekkilinin itirazına mesnet diğer tasarımları karşısında da yeni olmadığını, yenilik kriterinin gerek davalı Kurum gerekse mahkeme tarafından resen araştırılması gerektiğini, davacının dava konusu tasarımları redde mesnet müvekkili tasarımından önce kamuya sunulduğu iddiasını kabul etmediklerini, aksinin kabulünde yapılacak incelemede davaya konu tasarımların kendisinden önce tescil edilen veya daha önce kamuya sunulan tasarımlar karşısında yeni ve ve ayırt edici olmadığının tespit edilebileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece,davacının 2018/04870/3, 4, 5 ve 6 nolu tasarımlarının redde mesnet gösterilen davalı tasarımından önce kamuya sunulduğu ve bu sebeple redde mesnet gösterilen tasarımın davacı tasarımlarının yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini zedelemediği, davacının 2018/04870-3, 4, 5 ve 6 nolu tasarımlarının tescillerinin iptali koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu YİDK kararının iptaline karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili, her ne kadar ilk derece mahkemesince dosyaya sunulan katologlar ve yargılama sırasında araştırılan hususlar çerçevesinde dava konusu tasarımların redde dayanak tasarımdan önce kamuya sunulduğu belirlenmiş olsa da mahkemenin kabulüne konu ettiği delillerin müvekkili Kurum'a sunulmadığını, Kurumun işlemleri sırasında sunulmayan delillere dayalı olarak dava konusu YİDK kararının iptaline karar verilmesinin hatalı olduğunu, diğer taraftan dava konusu tasarımların redde mesnet tasarım karşısında ayırt edici bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir. Diğer davalı vekili, mahkemece alınan bilirkişi kök ve ek raporlarında dava konusu tasarımların yeni ve ayırt edici olup olmadığının sadece dosya içerisindeki görseller dikkate alınarak yapıldığını, bu hususta resen araştırma yapılmadığını, ayrıca hükme esas alınan bu raporlarda davacının web sitesine yüklenen katolog ile davada delil olarak sunulan katoloğun aynı olup olmadığının tespit edilemediğini, bir an için katoloğun müvekkiline ait redde mesnet tasarım başvuru tarihinden önce olduğu kabul edilse dahi dava konusu tasarımların yeni ve ayırt edici bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, tasarım tescilinin iptaline dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İşlem dosyasının incelenmesinden, davacının 2018 04870/1-2-3-4-5-6 sayılı çoklu tasarım tesciline davalı Şirketin itiraz ettiği, davalı Şirketin itirazının YİDK'ın 2019/T-73 sayılı kararı ile kısmen kabul edilerek, davacının 2018 04870/3-4-5-6 sayılı tasarımları ile davalı Şirketin itirazına mesnet gösterdiği 2018 02388/19 sayılı tasarımın genel izlenim itibariye benzer olduğu gerekçesiyle davacının 2018 04870/3-4-5-6 sayılı tasarımlarının tescilinine iptaline karar verildiği, YİDK kararının 22/02/2019 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davanın iki aylık hak düşürücü süre içerisinde,15/04/2019 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece alınan bilirkişi raporlarında, davacıya ait dava konusu tasarımların redde mesnet tasarım karşısında yeni ve ayırt edici olmadığı, ancak davacının dava konusu tasarımları, redde mesnet tasarımın başvuru tarihinden önce 01.03.2018 tarihinde kamuya sunduğu, dava konusu tasarımların başvuru tarihinin 07.08.2018 tarihi olduğu, bu duruma göre redde mesnet tasarımın dava konusu tasarımların yenilik ve ayırt edicilik vasfını etkilemeyeceği açıklanmış, mahkemece de bu doğrultuda davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davalı Şirket tarafından hem cevap dilekçesinde hem de bilirkişi raporlarına itiraz dilekçelerinde ileri sürülmesine rağmen, mahkemece alınan bilirkişi raporlarında dava konusu tasarımların mutlak yenilik kriterlerini haiz olup olmadığı incelenmemiştir. Oysa ,6769 sayılı SMK'nın 56. maddesi ile tasarımlar yönünden mutlak yenilik kriteri kabul edilmiştir. Mutlak yenilikten söz edilebilmesi için de, tasarım tescil başvurusu yapılan ürünün görünümünün dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulan tasarımlardan yararlanma ve benzetme serbestisi ilkesi sınırları içinde kalmak kaydıyla, küçük ayrıntıların ötesinde farklı özelliklere sahip olması gerekli ve yeterlidir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 24.04.2017 tarih, 2015/13749 Esas, 2017/2336 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere bir tasarımın mutlak yenilik kriterini haiz olup olmadığı resen gözetilmelidir. Bu nedenle dava konusu olan bir tasarımın, yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini taşıyıp taşımadığı, davaya konu tasarım tescil belgesindeki ürün tasarımı ile söz konusu ürünün piyasada mevcut, bilinen tasarımlarla arasında belirgin bir farklılığın bulunup bulunmadığı, davaya konu tasarımın yeni mi, yoksa harcı alem bir tasarım mı olup olmadığı hususlarında tasarımın ilgili olduğu alanda uzman bilirkişilerden rapor alınmak suretiyle tespit edilmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir. Somut olayda, yukarıda da belirtildiği üzere, ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporlarında dava konusu tasarımların mutlak yenilik kriterini haiz olup olmadıkları yönünde bir değerlendirme bulunmadığından, Dairemizce HMK'nın 356. maddesi uyarınca duruşma açılmasına karar verilmiş, dava konusu tasarımların mutlak yenilik kriterini haiz olup olmadığının tespiti için ilk derece mahkemesince görüşüne başvurulan bilirkişi heyetinden ek bilirkişi raporu alınmıştır. Dosyaya sunulan 22/11/2022 tarihli ek bilirkişi raporunda, yapılan araştırmalar sonucunda dava konusu tasarımlarla kıyaslanabilecek nitelikte herhangi bir tasarıma rastlanılmadığı, dava konusu tasarımların hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığı belirtilmiştir. Davalı Şirket vekili, Dairemizce ilk derece mahkemesince görüşüne başvurulan bilirkişi heyetinden alınan ek bilirkişi raporuna karşı, mutlak yenilik araştırmasının yetersiz olduğunu, kendileri tarafından yapılan araştırmada dahi 2017 yılında yayımlanan ürün görseline rastlanıldığını ileri sürerek itirazda bulunmuş ve bahsi geçen ürün görselinin yayımlandığı internet sitesi ve ürün görseline de dilekçe içeriğinde yer vermiştir. Davalı Şirketin ek rapora karşı itirazları Dairemizce yerinde görülerek, hem davalı Şirketin ek rapora karşı ciddi itirazlarının karşılanması hem de davalı şirket vekilinin ek rapora karşı itiraz dilekçesinde sunduğu ürün görseli de incelenmek suretiyle dava konusu tasarımların mutlak yenilik kriterine haiz olup olmadığı hususunda inceleme ve değerlendirilme yapılması için bir marka ve patent vekili, bir bilgisayar mühendisi ve bir endüstriyel tasarım uzmanı öğretim üyesinden oluşacak yeni bir heyetten rapor alınmasına karar verilmiştir. Dairemizce alınan 07/02/2023 tarihli bilirkişi raporunda, mutlak yenilik kriteri kapsamında yapılan araştırmada, dava konusu tasarımların, başvuru tarihi olan 07/08/2018'den önce 22/09/2016, 19/03/2018, 28/03/2018 tarihlerinde kamuya sunulduğu tespit edilen ürünler karşısında yeni ve ayırt edici olmadığı, davalı Şirketin ek rapora itiraz dilekçesinde yer verdiği ürün karşısında ise dava konusu tasarımların yeni ve ayırt edici bulunduğu belirtilmiştir. Davacı Şirket vekili, bu rapora karşı, dava konusu tasarımların, 19/03/2018 ve 28/03/2018 tarihinde kamuya sunulan ürünler karşısında yeni ve ayırt edici olmadığı açıklanmışsa da dava konusu tasarımların bu tarihlerden önce 01/03/2018 tarihinde kamuya sunulduğunu dolayısıyla bu ürünlerin mutlak yenilik değerlendirmesinde dikkate alınamayacağını, 22.09.2019 tarihinde kamuya sunulan ürün karşısında da dava konusu tasarımların yeni ve ayırt edici olduğu ileri sürerek itirazda bulunmuş, davacı vekilinin itirazlarının karşılanması için ek rapor alınmasına karar verilmiştir. 15/08/2023 tarihli ek raporda, davacının dava konusu tasarımları 01/03/2018 tarihinde kamuya sunduğu iddiasıyla ilgili olarak takdirin Dairemize ait olduğu, kök raporda 28/03/2018 tarihinde kamuya sunulduğu tespit edilen ürün yönünden, yeniden yapılan araştırmada bahsi geçen ürünün ilk kamuya sunulduğu tarihin 22.12.2015 tarihi olduğu, kök raporda ehven 28.03.2018 olarak belirtildiği, kök raporda 22.09.20016 tarihinde kamuya sunulduğu tespit edilen ürün yönünden davacının itirazlarının yerinde olduğu, bu ürün yönünden yeniden yapılan incelmede, dava konusu tasarımların yenilik ve ayırt ediciliğini kaldıran bir ürün olmadığının tespit edildiği belirtilmiş, davacı vekilinin ek rapora karşı ciddi itirazlarının karşılanması için alınan 2. ek raporda da , dava konusu tasarımların 22.15.2015 tarihinde kamuya sunulan tasarımdan belirgin bir şekilde faklılaşmadığı, salt kenar çerçevenin belirgin kavis yapısının yarattığı görsel algının bütünsel algıyı yeterli düzeyde değiştirmediği, dava konusu tasarımlar ile 22.15.2015 tarihinde kamuya sunulan ürünlerin, bilgilemiş kullanıcı gözünde birbirleri karşısında yeni oldukları yorumu yapılabilirsede dava konusu tasarımların 22.15.2015 tarihinde kamuya sunulan ürünler karşısında ayırt edici olmadığı açıklanmış olup, Dairemizce dosyaya sunulan 2. ek rapor hüküm kurmaya ve denetime elverişli görülmüş, davacı vekilinin 2. ek raporda karşılanan itirazlarının tekrarı mahiyetinde olan, 2. ek rapora karşı itirazları yerinde görülmemiştir. Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, davacıya ait dava konusu 2018 04870/3-4-5-6 sayılı tasarımların, bu tasarımların hem başvuru tarihi olan 07/08/2018 hem de kamuya sunulduğu tarih olan 01.03.2018'den önce, 22.12.2015 tarihinde kamuya sunulan ürün karşısında yeni olmasına rağmen ayırt edici bulunmadığı, bu itibarla dava konusu tasarım tescillerinin reddine dair dava konusu YİDK kararının iptali koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalılar vekillerinin istinaf başvurularının KABULÜ ile Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 01/10/2020 gün ve 2019/177 Esas 2020/268 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-Davanın REDDİNE, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 44,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 383,20-TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. hükümlerine göre tayin ve tespit olunan 25.500,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 6-Davalı şirket tarafından ilk derece aşamasında yapılan 57,61-TL tebligat gideri, istinaf aşamasında yapılan 4.500,00-TL bilirkişi ücreti, 155,30-TL tebligat ve posta gideri, 148,60-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan 4.861,51-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı şirkete verilmesine, 7-Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan 64,00-TL tebligat ve posta gideri, 148,60-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan 212,60-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı kuruma verilmesine, 8-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333), 9-Davalı şirket ve davalı kurumdan ayrı ayrı peşin olarak alınan 54,40-TL istinaf karar ve ilam harcının, kararın kesinleşmesinden sonra ve talebi halinde davalılara ayrı ayrı iadesine, 10-Davalılar kendilerini istinaf aşamasında vekille temsil ettirdiğinden ve birden fazla duruşma yapıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesaplanan 20.400,00-TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine, Dair, duruşmaya katılan davacı vekili, davalı şirket vekili, davalı ... vekilinin yüzlerine karşı, yapılan açık yargılama sonucunda 21/02/2024 tarihinde HMK 361 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 21/02/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/03/2024 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2019/177, K. 2020/268, T. 22.12.2015, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2019-177-e-2020-268-k-11b9e622fff8