Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2019/152 E. 2021/391 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2019/152
- Karar No
- 2021/391
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/482 KARAR NO : 2025/696 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 25/11/2021 NUMARASI : 2019/152 E. - 2021/391 K. DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 25/11/2021 tarih ve 2019/152 E. - 2021/391 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin yurt çapında tanınan "..." markasının sahibi olduğunu, ... Restaurant’ın 2007 yılında açıldığını, İstanbul’ un en prestijli alışveriş merkezi olarak gösterilen ...’da faaliyetlerine devam ettiğini, müvekkilin 2007/40266 sayılı “...” ve 2011/111771 sayılı “...” markalarının ... hizmetleri sektöründe tanınmış olduğunu, müvekkili işletmesinin sanat, spor ve cemiyet dünyasının uğrak mekanları arasında yer aldığını, başvuru konusu 2018/40960 sayılı "... ..." ibareli markanın müvekkilinin önceki tarihli "..." ve "..." esas unsurlu seri markaları ile ayırt edilemeyecek düzeyde benzer olduğunu, 43.sınıfta aynı hizmetleri kapsadığını, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin doğduğunu ve dava konusu markanın müvekkili markalarının bir devamı olarak algılanacağını, “...” ibaresinin vasıf belirten ve “...” ibaresini tanımlayan bir ibare olması nedeniyle ayırt edici olmadığını, markada herhangi bir şekil unsuru da bulunmadığı, markanın tüketici algısında iz bırakan unsurunun "..." ibaresi olduğunu, dava konusu marka başvurusunun kötüniyetli bir başvuru olup, aynı zamanda müvekkili markalarına haksız rekabet teşkil ettiğini, davalı ...’ün Şarkıcı/Sanatçı ...’ün ablası ve eski menajeri olduğunu, müvekkiline ait restoranı daha önce ziyaret etmiş olma ihtimalinin kuvvetle muhtemel bulunduğunu, davalının kötüniyetini gösteren bir diğer durumun ise TPE nezdinde yaptığı 2016/30952 sayılı "..." ibareli marka başvurusu olduğunu, davalının sürekli olarak müvekkilinin ... markasına benzer markalar yaratarak haksız menfaat elde etme kastıyla hareket ettiğini ileri sürerek, 2019-M-1668 sayılı YİDK kararının iptaline ve dava konusu 2018/40960 sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, başvuru markasının, davacıya ait itiraz markalarından farklı olarak, “...” ibaresini de içermekle birlikte, genel izlenim itibariyle itiraz markalarından farklı bir marka algısı yarattığını, markanın bütünü itibariyle bıraktığı etki esas olduğundan, parçalara bölünerek inceleme yapılmasının mümkün olmadığını, orijinal niteliği az olan ve bu nedenle ayırım gücü zayıf markalarla ilgili olarak iltibas tehlikesinin önlenebilmesi için, tescili istenen yeni markada ufak bazı değişikliklerin yapılmış olmasının yeterli bulunduğunu, davacının davalının kötü niyetli olduğunu somut bilgi, belge ve delil ispatlayamadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı tarafından davaya cevap verilmemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacı adına tescilli "..." esas ibareli markalar ile davalının "... ..." esas ibareli markası arasında 43.sınıftaki benzer mal ve hizmetler yönünden biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, benzer mal ve hizmetler yönünden taraf markaları arasında iltibas tehlikesinin gerçekleştiği, davacının ... markasının tanınmışlığına yönelik (dava dilekçesinde de yer vermiş olduğu görseller) dergi ve gazetelerde yer alan haber görsellerine yer vermiş olup, ilgili görsellerden ... ...’ın sanat, spor ve cemiyet dünyasından birçok kişi tarafından ziyaret edildiği, ilgili kişilerin uğrak mekanları olduğu ancak, davacı vekilinin sunmuş olduğu bu delilerin tek başına davacı markasının tanınmış olduğunu kanıtlamaya yetmeyeceği, sunulan delilerin yetersiz olduğu, dolayısıyla da davacının tanınmış marka iddiasının ispatlanamadığını, bu kapsamda benzer olmayan mal ve hizmetler yönünden iltibas tehlikesi bulunmadığı, kötüniyet iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile TPE YİDK'nın 2019-M-1668 sayılı kararın 43. Sınıftaki mal ve hizmetler yönünden iptaline, davalıya ait 2018/40960 kod nolu "... ..." ibareli markanın 43. Sınıfta bulunan mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, karşılaştırılan markalar arasında kolayca tefrik edilemeyecek şekilde benzerlik ve iltibas tehlikesinin bulunmadığını, başvuru markasının "..." ibaresi ve genel izlenimi itibariyle itiraz markalarından farklı bir algı yarattığını, zayıf marka seçenin ufak değişikliklerle yapılacak benzer marka başvurularına katlanmasının gerektiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu 2018/40960 sayılı "... ..." ibareli marka başvurusu ile davacının itirazına mesnet "..." ve "..." ibareli markaları arasında "..." ibaresinin ortak olarak yer almasından kaynaklı olarak, SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimaline sebebiyet verebilecek derecede benzerlik bulunduğu, zira dava konusu başvuruda, "..." kelimesinin masanın durumunu belirterek "..." unsuruna vurgu yaptığı, "..." ibaresinin ayırt ediciliği düşük ise de başvuruda bu ibareye eklenen "..." sıfatının, başvuruyu davacının itirazına mesnet markalarından uzaklaştırdığının söylenemeyeceği, diğer bir deyişle "..." ibaresinin yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 534,70-TL'nin davalı ... Kurumundan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 10/04/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/04/2025 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...