Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2019/138 E. 2020/253 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2019/138
- Karar No
- 2020/253
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2021/223 Esas KARAR NO : 2024/340 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 13/10/2020 NUMARASI : 2019/138 E. - 2020/253 K. DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/02/2024 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin TPMK nezdinde 2015/35797 sayılı ve çok tanınmış olan ”..” markasının ve yine esas unsuru "..." olan ”...” markalarının sahibi olduğunu, müvekkiline ait "..." markasının şirket kurucusu olan ... soy ismi ve eşya anlamına gelen "..." kelimelerinden oluşturulmuş olduğunu, müvekkili şirketin "..." ve "..." markasını piyasada ilk kez kullanan ve bu suretle yaratan olması sebebiyle gerçek hak sahibi olduğunu, "..." markası adında 1944 yılından beri faaliyet gösterdiğini, 1946 tarihinde ... şirketini kurduğunu ve bu tarihten beri mutfak araç ve gereçleri konusunda dünyanın en büyük şirketi olduğunu, "..." ve "..." markalarının Türkiye'deki kullanım ile bilinirliğinin 1996 yılında kurulan bir şirket ile başladığını, bugün itibariyle 28 ilde 73 distribütör ile yoğun bir şekilde büyüyerek devam ettiğini, Türkiye basınında yer alan "..." markasına ilişkin haberlerin çok eski yıllara dayandığını, taraflar arasında, huzurdaki dava ile birebir aynı konu ile müvekkili şirket arasında Frankfurt am Main, Asliye Hukuk Dairesi'nde görülmekte olan bir dava bulunduğunu, davalı tarafın dava konusu 2016/22481 tescil no.lu “tuffex” markasının yanı sıra, “...”,”... It's our time”, “...”, “...”, “...”, “...”, “...” markalarının da sahibi olduğunu, davalı tarafın markalarının oluşturuluş biçiminin genel olarak aynı olduğunu, tümünün "...” markasının varyasyonları olarak değerlendirilebileceğini, Mahkememizin 2017/11 Esas ve 2018/414 Karar sayılı kararı ile, müvekkilinin "..." ve "..." markalarının tanınmış markalar olduklarını, ... ibaresi üzerinde müvekkilinin öncelikli ve üstün hakkının bulunduğunu, davalı şirketin ..., ...+SEKİL, ... markalarının müvekkilinin markalarına ayniyet derecesinde benzer olduğunu ve iltibasa neden olduğuna hükmettiğini, mahkeme kararının ardından davalının mahkemenin iltibasın ortadan kaldırılmasına yönelik kararını bertaraf ederek bu kez 2016/22481 sayı ile tescilli olan “...” markasını kapsamından çıkararak müvekkilinin markalarına yaklaşan ve Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi kararı ile iptal edilen .... markasına yaklaşır şekilde (FF harfleri PP olarak algılanacak şekilde) ... ibaresini kullanmaya başladığını, bu kullanımın müvekkilinin çok tanınmış ... ve ... markaları ile iltibas yarattığını ve müvekkili haklarına tecavüz ve haksız rekabete yol açtığını iddia ederek, davalı adına tescilli ... tescil nolu "..." markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinini, davalının "..." şeklindeki kullanımının davacının "..." ve "..." markalarından doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitini, durdurulmasını ve önlenmesini talep etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 1974 yılından bu yana İstanbul'da faaliyet gösterdiğini, daha sonra 2012 tarihinde Konya'da büyük bir yatırım yaparak üretim kapasitesini artırarak hem Türkiye'de hem de dünya çapında tanınmış bir firma olduğunu, 50 ilde bayilikleri bulunduğunu, 52 ülkeye ve 5 kıtada ihracat yaptığını, davacıya ait "..." markasının 1979 yılından bu yana tescilli olduğunu, ancak dava konusu markanın ise "..." olduğunu ve davacının bu marka ile Türkiye piyasasına giriş yaptığını, "..." ile "..." markasının bu markadan daha eski tarihli olduğunu, bu nedenle "..." ve "..." markalarının ilk tescil tarihlerinin belirlenmesi gerektiğini, Türk Patent nezdinde dosyalanan itirazlarında “...” bazında dosyalanmadığını, ... ile ... markalarının benzer olmadığını, dava konusu ... markasının ne tür bir rahatsızlık yarattığının anlaşılamadığını, 2017/11 Esas sayılı dosya üzerinden alınan bilirkişi raporunda, ... markasından bahsedilmediğini, "..." ve "..." markalarının benzer olmadığını, bu farkın tüketici tarafından algılanabileceğini ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; davanın kabulüne, davalı adına tescilli .... tescil nolu "..." markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, Davalının "tuffex" şeklindeki kullanımının davacının "..." ve "..." markalarından doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına ve önlenmesine, karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkemece gerek bilirkişiye gerekse de bilirkişi raporuna süresinde itiraz edildiğini, ancak yerel mahkemece bu itirazın reddedildiğini, mahkeme tarafından 06.12.2019 tarihli ara kararı ile resen seçilen bilirkişi Av. ...’in bilirkişilik anlamında dosyaya atanmasına ve rapor aldırılmasına açıkça itiraz edildiğini, bu tarz dosyalarda yerel mahkemece bir heyetten alınması gereken raporun tek bir bilirkişiden alınmasına karar verilmesi ve bu bir kişiden alınan bilirkişi raporuna dayanılarak haksız ve hukuka aykırı davanın kabulüne karar verilmesinin yanlış olduğunu, uzun yıllardır plastik sektöründe faaliyet gösteren ve yüzlerce işçinin istihdam edildiği müvekkili şirketin markasına yönelik açılan bu önemli davada, müvekkili şirketin kaderinin bir kişinin raporuna bağlı kılınmasının kabul edilebilir bir durum olmadığını, bu nedenlerle tek bir kişiden bilirkişi raporu aldırılmasının hukuka aykırı olduğunu, bilirkişinin ayrıca görevini kötüye kullandığını ve raporunun bir bölümünü davacının dava dilekçesini kopyala yapıştır yapar şekilde kopyalayarak rapor hazırladığını, bilirkişinin dosya içerinde bulunan delilleri değerlendirme takdir etme hususunda objektif olarak hareket etmediğini, davacının dava dilekçesinin etkisinde kaldığını, Davacı vekillerinin, 1979 yıllından itibaren ... markalarının tescilli olduğunu belirttiklerini, ancak davacı tarafından davaya konu edilen dava konusu markanın ise ... markası olduğunu, müvekkili şirketin 1974 yılından beri plastik sektöründe faaliyet göstermekte olup, ilgili alanda imalat yapmtığını, bu sektörde gerek iç pazarda ve gerekse dış pazarda Türk Patent Enstitüsünce tescil edilen ... markası ile tanındığını, tescilli ürünlerle hizmet verdiğini, müvekkili firmanın Türk Paten Enstitüsüne yaptığı başvuru ile ... markasını 11.03.2016 tarihinden itibaren 10 yıl süreyle ... marka numarasıyla tescil ettirdiğini, Aynı şekilde davalının ... it^s our time markasını 21. sınıf için de 14.10.2014 tarihinden itibaren 10 yıl süreyle 2014/83056 marka numarasıyla tescil ettirdiğini, davacı şirketin ise 24.04.2015 başvuru tarihi, 2015/35797 başvuru numarası ve 19.10.2015 yayın kararı ile (müvekkili şirketin tescil ve koruma hakkını 25.06.2012 tarihinden itibaren markası dahilinde kazanmış olduğu 21.sınıftaki ürünlere ilişkin olarak) ... markası ile Türkiye piyasasına giriş yaptığını, ... markasının TÜRKİYE'de 2012 yılında davalı tarafından tescil edilmişken, davacı şirket tarafından 2015 yılında tescil edildiğini, görüldüğü üzere davacı şirkete ait ... markasının, davalı müvekkiline ait ... markasından sonra Türkiye'de tescil edildiğini, davacı şirkete ait ... markasının 13.04.2016 tarihinde tescil edildiğini, 21.sınıftaki tüm alt sınıflar bakımından davalıya ait ... markasının, davacı müvekkiline ait hali hazırda 21.sınıflardaki 2012/57745 sayı ile tescilli bulunan ... markasının tescilli olduğu alt sınıfları birebir kapsamakta olup, aynı malları içerdiğini, görüldüğü üzere dava konusu olan ... markası, ile davacı tarafın dava dilekçesinde dayanmış oldukları ... veya ... markaları arasında herhangi bir bağ bulunmdığını, .... markasının ... markası ile benzerliği bulunmadığı gibi davacıya ait ... markası ile müvekkiline ait ... markası arasında da benzerlik bulunmadığını, Bakırköy 1. Fıkri ve Sınai Haklar Hukuk mahkemesinin 2017/11 Esas sayılı dosyasında sundukları tüm delillerde de bu durumun görüldüğünü, ... markası ile ... markası arasında hiçbir yakınlık ve benzerlik bulunmadığını, mahkemece dava konusu ve davalı adına kayıtlı olan 2012/57745,2014/83056 ve 2015/82740 tescil nolu markaların üçüncü kişilere devrini engelleyici teminatsız olarak tedbir konulmasının hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesine dikkat edildiği takdirde, davalı müvekkiline ait markaların, kendilerine ait TUPPER markasının benzeri olarak sonradan piyasaya girdiklerini belirttiğini, oysa ki, davalı müvekkiline ait markanın hem daha önce tescil edilmiş olup hem tanınırlığı için davalı tarafından yoğun bir çaba sarfedildiğini, davacı tarafın TUPPER markası bize aittir demesine rağmen sürekli olarak ... markasına dayalı olarak savunma yaptığını, çünkü davacı tarafın ... markası ile alakaları bulunmdığını ve bu markanın tanınırlığına herhangi bir katkıları olmadığı gibi davalıdan çok daha sonra tescil talebinde bulunduklarını, Markaların işitsel ve görsel olarak birbirine benzemediğini, davacı şirketin, ... markasını hiçbir zaman kullanmadığını, ... olarak faaliyet gösterdiğini, Davalının hangi fiillerinin aldatıcı davranış yada dürüstlük kuralına aykırı olduğunun belirtilmediğini, gerekçeli kararda somut olarak örnek vermesi gerekirken soyut şekilde sadece "davalının davacının markası ile karıştırılmaya yol açacak bir kullanım sergilediği görülmektedir" diyerek haksız rekabetin varlığını olduğunu kabul etmesinin kabul edilebilir bir durum olmadığını, mahkemenin olmayan şartlardan yaratmak için özel çaba sarfettiği açık ve net olan bir durumdan açık ve net bir benzerlik kurmaya çalışmasının ve bu benzerlikler üzerinden haksız rekabetin varlığını kabul etmesinin hukuka ve ahlaka aykırı bir durum olduğunu,Kötüniyetin somut delillerle ispat edilmesi gerektiğini, ancak bir markayı tescil ettirme eyleminin tek başına kötüniyet göstergesi olarak nitelenmeyeceğini beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, davalı adına 2016/22481 sayı ile tescilli "tuffex" markasının hükümsüzlüğü ve sicilden terkini, davacı markalarına davalı yanın tecavüz ve haksız rekabetinin tespiti, durdurulması ve önlenmesi taleplidir. Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan gelen kayıtlar incelendiğinde; ... sayılı "..." ibareli markanın, 10/03/2016 tarihinden itibaren 10 yıl müddetle davalı adına tescilli olduğu ve "..." esas unsurlu birçok markanın 1989 yılından 2016 yılına kadar davacı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır. Toplanan delillere, tarafların iddia ve savunmaları ile denetime elverişli bilirkişi raporuna göre; davacı şirket adına kayıtlı olan "..." ibareli ... nolu markanın 21. Emtia sınıfında 12/09/1989 tarihinde başvurusu yapılarak tescil edildiği, 2009 yılında da tescilinin yenilendiği, davacı şirketçe "..." markasının 24/04/2015 tarihinde 21. sınıfta tescil edildiği, davalı ... Limited Şirketi adına kayıtlı olan ve hükümsüzlüğü talep edilen "..." markası ile davacı şirkete ait ''...'' markasının, görsel işitsel ve fonetik yönlerden ortalama tüketici algısında ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadığı, taraf markalarının telafuzunun da aynı şekilde gerçekleşmediği, her iki markanın özgün nitelikte olduğu, markalar arasında iltibas tehlikesinin bulunmadığı ve taraf şirketler arasında işletmesel bağ algısı tehlikesinin olmadığı anlaşıldığından, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmiş olması yerinde görülmemiştir. Açıklanan sebeplerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesine göre İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden davanın reddine dair yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile,2- Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 13/10/2020 tarih, 2019/138 E., 2020/253 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3- Davanın reddine,4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar harcından peşin alınan 44,40 TL'nin mahsubu ile 383,20 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına 4/b-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,4/c- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 162,10 TL istinaf yoluna başvurma harcının davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 22/02/2024