Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2019/126 E. 2020/259 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2019/126
Karar No
2020/259
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2021/241 KARAR NO: 2024/401 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 15/10/2020 NUMARASI: 2019/126 E. - 2020/259 K. DAVANIN KONUSU: Tasarımın Hükümsüzlüğü, Sicilden Terkin İSTİNAF KARAR TARİHİ: 29/02/2024 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu davalı adına tescilli ... numaralı ürünün tasarım hakkını almadan önce, söz konusu saatlerin tasarım hakkı sahibi olmadığını, ürünlerin harcıalem ürünler olduğunun tespit edilerek 2017 yılında üretime başladığını, tescili alınan bu tasarımın dünya ülkelerinde ve Türkiye'de farklı markalar adı altında piyasaya sunulduğunu, davalının 1970 yılından bu yana var olan piyasada yaygın olarak 2000 yılından beri satılan ürünü kendi tasarımıymış gibi 2018 yılında kötü niyetli olarak tescil ettirdiğini iddia ederek, davalı adına ... sayı ile tescilli tasarımın yeni ve ayırt edici niteliklere sahip olmadığından bahisle hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep ve dava etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava konusu ürünün harcı alem olduğunu iddia etmişse de, söz konusu ürünün müvekkili tarafından ilk kez 2017 yılında piyasaya sunulduğunu, harcı alem olduğu iddiasının davacı tarafın soyut iddiası olduğunu, dava konusu ürünün yalnızca şekline bakıp, diğer sekizgen saatler ile bir tutarak harcı alem olduğu iddiasının kabul edilmesinin mümkün olmadığını ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince; "Dosya kapsamı deliller ve dosya kapsamıyla uyumlu görülen bilirkişi raporuna göre davalı adına tescilli tasarımların tescil başvuru tarihi itibariyle yeni ve ayırt edici nitelikte olmadığı, tescil başvuru tarihinden önce olan 19/04/2018 tarihinden önce kamuya sunulduğu ve koruma şartı olan yenilik ve ayırt edicilik niteliği taşımadığı anlaşılmakla davanın kabulü ile dava konusu tasarım tescilinin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine," gerekçeleriyle davacının davasının KABULÜNE, davalı adına tescilli ... tescil nolu tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, karar verilmiştir. İSTİNAF: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece alınan bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının imkansız olacağını, mahkeme duruşmada davacının delil yatırmaması durumunda bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağına, yer verdiğini, davacı tarafından 2 haftalık süre içinde delil avansı yatırılmadığını, 2 haftalık süre geçtikten sonra davacı bilirkişi ücretini yatırdığını, buna rağmen mahkeme dosyayı bilirkişiye tevdi ettiğini, rapora dayanarak davanın kabulüne karar verdiğini, mahkemece mevcut delil durumuna göre karar verilmesi gerekirken, mahkemenin bilirkişi raporunu dayanak alarak vermiş olduğu kararı hukuka açıkça aykırı olduğunu, raporun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, mahkemece sınai mülkiyet uzmanı, endüstriyel tasarım uzmanı ve bilişim uzmanının bulunduğu bilirkişi kuruluna dosya tevdii edilmişse de, bilişim uzmanının görüşüne ihtiyaç duyulan bir tasarım söz konusu olmadığını, tasarımın hükümsüzlüğü davalarında kuruldan bir kişinin tasarımın uygulandığı ürünü kullanan veya tamir eden ama uzmanı olmayan, bilgilenmiş kullanıcı tanımına uyan kişilerden seçilmesi gerektiğini, tasarımcı uzman bilirkişiler sahip oldukları kültür, bilgi birikimi ve deneyim nedeniyle, ayırt edicilik yönünden inceledikleri estetik nitelik taşımayan tasarımları, alelade ve basit tasarımlar olarak değerlendirdiklerini, bilirkişi kurulunda bilinçli kullanıcının da yer alması, bilirkişinin dikkatli ve deneyimli tüketicilerden seçilmesi ayırt edicilik değerlendirmesinin daha sağlıklı sonuçlanmasını sağlayacağını, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun "Yenilik ve ayırt edicilik" başlıklı 56. maddesi de; yenilik ve ayırt edicilik özelliğinin kullanıcı gözünden belirlenmesi gerektiğini ifade ettiğini, bilirkişi raporuna itirazlarının da dikkate alınmadığını, raporun eksik ve hatalı olduğunu tüm bu nedenlerle istinaf isteminin kabulünü kararın kaldırılmasını davanın reddini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu, davalı adına 2018/02763 sayı ile tescilli tasarımın yeni ve ayırt edici niteliklere sahip olmadığından bahisle hükümsüzlüğü ve sicilden terkini davasıdır. TPMK kayıtlarına göre ... sayılı "Kol Saati" ürün adlı tasarım tescil belgesinin, 19/04/2018 tarihinden itibaren 5 yıl süre ile davalı adına tescilli olduğu görülmüştür. Mahkemece 14/11/2019 tarihli ara kararı ile davacı vekiline bilirkişi ücretini yatırması için 2 haftalık kesin süre verildiği, aksi halde bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının ihtarına karar verildiği, ve ihtaratın yapıldığı, bilirkişi ücretinin delil avansı açıklaması ile yasal süresi geçtikten sonra 02/12/2019 tarihinde yatırıldığı HMK 115/3 e göre eksiklik giderildiğinden başlangıçtaki dava şartı noksanlığından dava usulden reddedilemez. 27/01/2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda; dava konusu tasarımın, sunulan delillerde yer alan tasarımlarla aynı veya ortak unsurlar bakımından benzer unsurları taşıdığı, dava konusu tasarımın, başvuru tarihinden önceki 12 aydan çok daha önce kamuya sunulmuş bir tasarım olup yenilik ve ayırt edici niteliği haiz bulunmadığı, dava konusu tasarım bakımından koruma talep edilen unsurlar bakımından teknik zorunluluk ölçüsünün gerçekleşmediği, tasarımcının dava konusu tasarım bakımından çok geniş bir alternatif özgürlüğü bulunmasına rağmen somut olayda bu özgürlüğün kullanılmamış olduğu, ... adına tescilli ... (1) ve (2) numaralı tasarım tescillerinin benzerlerinin başvuru tarihi olan 19.04.2018 tarihinden önce kamuya sunulduğu ve koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik şartına sahip olmadığı belirtilmiştir. Somut olayda toplanan tüm deliller ve bilirkişi heyet raporuna göre davalı adına tescilli tasarımın tescil başvuru tarihi itibariyle yeni ve ayırt edici nitelikte olmadığı, tescil başvuru tarihinden önce kamuya sunulduğu anlaşılmakla mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar dosya kapsamına uygundur.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 15/10/2020 tarih ve 2019/126 E., 2020/259 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 29/02/2024

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2019/126, K. 2020/259, T. 19.04.2018, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2019-126-e-2020-259-k-8c056130d222