Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2019/106 E. 2022/181 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2019/106
- Karar No
- 2022/181
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2022/864 Esas KARAR NO: 2024/1975 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 24/02/2022 NUMARASI: 2019/106 E. - 2022/181 K. DAVANIN KONUSU: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)|Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/11/2024 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında yapılmış 19/01/2018 tarihli Franchising Sözleşmesi gereği davalı tarafça müvekkili şirkete ayıplı ve eksik hizmet verildiğini, franchise hizmeti alan müvekkili şirkete orijinal olmayan bir takım ürünlerin teslim edildiğini ve orijinal ürünün ücretinin alındığını; davalıya yapılan ihtara rağmen değişiminin yapılmadığını, davalı tarafça ayıbın kabul edildiğini ve sorumluluğun dava dışı ... firmasında olduğunun bildirildiğini; davalının ağır kusuru nedeniyle taraflar arasındaki sözleşmenin feshedildiğini ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle, müvekkiline teslim edilen mallara yönelik davalıya ödenen 185.592,76 TL, franchise bedeline yönelik 45.000 TL, inşaat tadilat, reklam ve tabela giderlerine yönelik 283.368,22 TL sözleşmenin feshi nedeniyle yoksun kalınan kardan kaynaklı şimdilik 1.000 TL olmak üzere toplam 514.960,09 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacı şirket arasında 19/01/2018 tarihli Franchising Sözleşmesinin imzalandığını; sözleşme gereği davacıya teslim edilen malların dava dışı ... firmasından tedarik edildiğini, malların orijinal olmadığının anlaşılması sonrasında bu firma aleyhine İstanbul Anadolu 10 ATM'nin 2018/2905 E sayılı dosyasından ayıplı ifa sebebiyle tazminat davası açıldığını, müvekkili tarafından orijinal ürün satışı yapılmadığı tespit edilen tüm franchise firmalara (davacı dahil) davanın ihbar edildiğini; davacı tarafça talep edilen ekipman ve makine bedellerini geri ödeme yükümlülüğünün dava dışı ... firmasına ait olduğunu, ayrıca sözleşmenin hangi hususlarda ihlal edildiğinin somut olarak belirtilmediğini, müvekkilinin tedarik süreciyle ilgili bir sorumluluğu bulunmadığını, davacının işletmeyi kapattığı için sözleşmeye aykırı davrandığını, sözleşmenin haksız feshedildiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında yapılmış 19/01/2018 tarihli Franchising Sözleşmesi gereği, davalıya ekspertiz hizmeti vermek üzere franchising verildiğini, akabinde hizmetin verildiği yerin kapalı olduğunun öğrenildiğini; davalının üzerine düşen edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle sözleşmenin müvekkili tarafından haklı nedenle feshedildiğini ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle sözleşmeden kaynaklı alacak ve cezai şart için şimdilik 100.000 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözleşmenin davacı tarafça haksız olarak feshedildiğini, davacının franchise hizmeti alan müvekkili şirkete ayıplı ve eksik hizmet verdiğini, müvekkili şirket esaslı şekilde yanılgıya düşürüldüğünü, davacının ağır kusurlu hareketleri nedeniyle sözleşmenin feshinden kaynaklı doğmuş zararların ve kar kayıplarının bulunduklarını ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; " Asıl Davanın REDDİNE, Birleşen Davanın KISMEN KABULÜ ile, a-16.447,74 TL'nin 15/02/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte birleşen dosya davalısından alınarak birleşen dosya davacısına ödenmesine, b-Birleşen dava yönünden fazlaya ilişkin istemlerin reddine, " karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı/karşı davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı/karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Söz konusu sözleşmede davalı şirket tarafından müvekkili şirkete teslim edilen mallar çerçevesinde ve yine davalı tarafça düzenlenen 23.03.2018 tarihli ... sıra nolu faturada yer alan 1 adet ... 90 Pro Fren Test Cihazı, 1 adet Corghı ST 200 Amortisor Test Cihazı, 1 adet ... Dinamometre güç ölçüm cihazlarının orijinal olmadığını, bu markalar üzerinde ithal marka yerine ... markalı yerli cihaz kullanıldığını, İtalyan ... firmasının üretimi olan Dinamometrenin de orijinal ürün olmadığı yönünde taraflarınca ve uzman bilirkişilerce haricen tespitler yapıldığını ve bu haliyle davalı tarafın, franchise hizmeti alan müvekkili şirkete orijinal olmayan birtakım ürünleri orijinalmiş gibi göstererek ve orijinal ürünün ücretini alarak ayıplı ve eksik hizmet verdiğini, davalının müvekkiline maddi zarar verdiğini, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, teslim edilen ürünlerde yerli üretim parçalar kullanılamayacağını, davalının teslim edilen ürünlerin ve parçaların ithal olduğunu belirttiğini, ELK Marka ürün kullanımı durumunda ürünün orijinal olmayacağını ve ayrıca bazı ürünlerin sahte olduğunu teslim edilen ürünler üzerinde inceleme gerçekleştirerek ürünlerdeki ayıbın tespit edildiğini, İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2018/291 D. İş numaralı dosyasından alınan bilirkişi raporunda da söz konusu cihaz ve ekipmanların bazılarının orijinal olmadığı yönünde kanaat oluştuğunu, Müvekkili Şirket satın aldığı ürünleri İtalyan Markalarının üretimleri olduğunu farz ederek, kendisine ithal ürün olarak satılması sebebiyle ve muadil yerli üretimlerinden fazla bedel ödeyerek aldığını, raporda ürünlerin ihbar olunan ... A.Ş. ile üretici firma tarafından garantili olduğunu belirtse dahi, ürünlerin sadece kit kısmı İtalya’dan gönderildiğini satın alınan taraftan ayıp sebebiyle talepte bulunulabileceğini, ürünlere ilişkin sadece ithal ürün sattığına ilişkin bilgi veren davalı şirket’in müvekkil şirket’e karşı sorumluluğu devam edeceğini, bilirkişi raporunda sahtecilik incelemesi gerçekleştirilmediğini, müvekkili tarafından yapılan masraflar ve kar kaybı hesaplaması yönünden de inceleme yapılmadığını, alınan bilirkişi raporu ile diğer raporların açıkça çelişki oluşturduğunu, mahkemece yeni bilirkişi raporu alınması taleplerinin gerekçesiz şekilde reddedildiğini, davalı vekilince çekişme konusu vakıa mahkemeye ikrar edildiğini ispatına ayrıca lüzum bulunmadığını, davalının müvekkiline tanzim ettiği faturalarda ürünlerin marka ve modeli açıkça belirtildiğini, makine ve cihazlardaki ayıbın gizli ayıp olduğunu, müvekkilince ayıbın varlığından haberdar olunur olunmaz karşı tarafa ihtarname tanzim edildiğini, dava konusu uyuşmazlık sebebiyle hizmeti ve müşterilerini kaybederek çalışamaz hale geldiğini, birleşen dava yönünden mahkeme karşı tarafın müvekkil şirket'ten alacaklı olduğunu belirttiğini, bu durumun kabul edilemeyeceğini beyanla mahkemece verilen kararın kaldırılmasını asıl davanın kabulünü karşı davanın reddini talep etmiştir. İstinafa Cevap: İhbar Olunan vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda; taraflar arasında yapılmış franchising sözleşmesinde makine ekipmanın marka ve modeline ilişkin herhangi bir ibare bulunmadığını, cihazların parçalarının bir kısmının ithal bir kısmının ise ülke içinden temin edildiğini, üretici firmanın üretim metodunu belirleyen kriterlerin cihazların orijinal olmasını etkileyecek bir sonuç doğurmayacağının belirtildiğini, mahkemece davacının işyerini kapatması ile makinaların nitelik veya özellikleri arasında herhangi bir nedensellik bağının bulunmadığı anlaşılarak davanın reddine karar verildiğini, davalı eldeki dava kapsamında cihazların sahte olduğunu ikrar ettiğini, müvekkili tarafından temin edilen cihazların orijinal olduğunu, ... ve ... "bağlantı ekipmanları" üreticisi olmadığını, bir ürünün üretiminde kullanılacak bir takım aksamın farklı firmalardan temin edilmek zorunda olduğunu, 12.04.2021 tarihli Bilirkişi Heyet Raporundu fren test, amortisör test, yana kayma ve dinamometre cihazlarının ... firmasının, müvekkil şirket'e verdiği yetki ve bu hususu gösteren apostil şerhli yazısı ve ... firması ile yapılan lisans anlaşmasına dayanılarak kit halinde ithal edildiğini, TS13805 standardına uygun çalışacak şekilde gerekli mekanik ve tahrik parçaları temin edilerek tamamlandığını, makine ve ekipmanın müvekkil şirket ve üretici firmaların garantisi kapsamında satışa sunulan cihazlar olduğunu, cihaz içeriğinde bulunan, yazılım, anakart ve benzeri aksamlar harici, motor, rulman ve benzeri metal aksamın Türkiye’den temin edilip tamamlanmasına ilişkin, üretici firmaların üretim metodunu belirleyen anlaşmalar olduğunu, bunun cihazların orijinal olmaması sonucunu doğurmayacağı gerekçeleriyle cihazların ayıplı olmadığının tespit edildiğini, davacının "sözde" ayıbı derhal bildirme yükümlülüğünü zamanında yerine getirmediğini, müşteri kaybetmesi ve çalışamaz olduğu yönündeki beyanlarının somut gerçeklikten uzak olduğunu beyanla davacının istinaf talebinin reddine, mahkemece verilen kararın onanmasına karar verilmesini talep etmiştir. Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Asıl dava ve birleşen dava , franchising sözleşmesine dayalı sözleşme taraflarının uğradığı zararın tazmini alacak ve cezai şart istemlerine ilişkindir. Taraflar arasında 19/01/2018 tarihli Franchising Sözleşmesi düzenlendiği, asıl davada , lisans verenin orijinal olmayan ürün tesliminin sözleşmeye aykırılığı nedeniyle oluşan zararın tahsili, , birleşen davada ise , lisans alanın işyerini kapatmasına dayalı sözleşmenin ihlali nedeniyle haklı nedenle fesih gerekçesiyle sözleşmeye dayalı alacak ve cezai şart bedelinin tahsili talep edilmiştir. Talimatla alınan bilirkişi kurulu raporunda özetle;" taraflar arasında yapılmış franchising sözleşmesinde makine ekipmanın marka ve modeline ilişkin herhangi bir ibare bulunmadığı, cihazların parçalarının bir kısmının ithal bir kısmının ise ülke içinden temin edildiği, üretici firmanın üretim metodunu belirleyen kriterlerin cihazların orijinal olmasını etkileyecek bir sonuç doğurmayacağı " bildirilmiştir. Mali bilirkişi raporunda özetle; "taraflar arasında yapılmış franchising sözleşmesi kapsamında, usulüne uygun tutulan taraf ticari defter ve kayıtlara göre, birleşen davacının fatura muhteviyatında birleşen davalıdan 16.447,74 TL alacaklı olduğu " bildirilmiştir. Franchise Sözleşmesi, franchise verenin, kendisine ait üretim, işletme ve pazarlama sistemini oluşturan fikri ve sınai unsurlar üzerinde, franchise alana kullanma hakkı ( lisans ) tanıyarak, onu kendi işletme organizasyonuna dahil etmek ve onu sistem içerisinde devamlı olarak desteklemek borcu altına girdiği; franchise alanın ise sisteme dahil mal ve hizmetlerin sürümünü kendi nam ve hesabına yapmayı ve franchise verene belirli bir ücret ödemeyi taahhüt ettiği sürekli bir borç ilişkisi kuran çerçeve bir sözleşmedir ( E. Erdem, Milletlerarası Tic. Huk., Oniki Levha Y., s.419 ). Söz konusu sözleşmeler içeriklerine göre çoğu zaman, lisans sözleşmesi, kira sözleşmesi, alım-satım sözleşmesi, komisyon sözleşmesi gibi sözleşmeleri de içinde barındıran çerçeve ( şemsiye ) sözleşmeler niteliğindedir. Görüldüğü üzere franchise sözleşmesi her iki tarafın da borç altına girdiği karşılıklı edimler içeren bir sözleşme olup, her bir tarafın borcu diğer tarafın borcunun karşılığını oluşturmakta ve edimler arasında değişim söz konusu olmaktadır. Başka bir deyişle franchise sözleşmesinde franchise alan ile franchise verenin borçları aynı zamanda diğer tarafın ediminin karşılığını ihtiva etmektedir. Franchise verenin kendisine ait franchise sistemini franchise alana kullandırma ve onu ticari faaliyeti sırasında devamlı olarak destekleme yükümlülüğüne karşılık, franchise alanın franchise verenin mal veya hizmetlerin sürümünü kendi nam ve hesabına yürütme ve franchise verene belli bir bedel ödeme yükümlülüğü gelmektedir. Ayrıca franchise alanın, franchise verene karşı onun menfaatlerini koruma, sırlarını saklama, gerektiğinde hesap verme gibi güven ve sadakate dayanan yükümlülükleri vardır. Dosya kapsamına göre, 19/01/2018 tarihli Franchising Sözleşmesi ile asıl- davacıya ekspertiz hizmeti vermek üzere franchising verildiği, sözleşmede lisans alana teslim edilecek ekipmanı oluşturan makine ve cihazların somut bir marka ve model olarak belirtilmediği görülüyorsa da , asıl davalının düzenlediği faturalarda teslim edilen malların markalarının belirli olduğu, buna göre fatura bedeli oluşturulduğu açıktır. Ayrıca asıl davalının kabulünde olduğu üzere, sözleşme gereği davacıya teslim edilen malların dava dışı ... firmasından tedarik edildiği, malların orijinal olmadığının anlaşılması üzerine tedarikçiye karşı Ankara 13. ATM'nin 2020/491 E. Sayılı dosyası ile ayıplı ifa sebebiyle tazminat davası açıldığı dikkate alındığında, asıl davalının ... 'e açtığı davanın incelenmesi o dosyada ileri sürülen iddianın malların ayıplı olduğunun kabulü niteliğinde olup olmadığı üzerinde durulması , TBK'nın 225 inci maddesinde düzenlenen "Ağır kusurlu olan satıcı, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamaz. Satıcılığı meslek edinmiş kişilerin bilmesi gereken ayıplar bakımından da aynı hüküm geçerlidir." yasal düzenlemesi de dikkate alınarak bir sonuca varılması gerektiği anlaşılmıştır. Bu nedenle hükme esas alınan bilirkişi raporunun taraflar arasındaki uyuşmazlığı çözüme elverişli olmadığı, tümüyle orjinal mal teslim edilmemesi nedeniyle tarafların sözleşmesel edimlerini yerine getirip getirmediği, teslim edilen ithal mallardaki bazı parçaların yerli üretim olamasının, olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılabilecek bir ayıp olup olmadığı bu kapsamda TBK 225. maddesi de dikkate alınarak , teslim alanın ayıbı derhal ihbar yükümlülüğü ve satılanı kabul etmiş sayılıp sayılmayacağı ile tüm bunlara bağlı olarak fesihte haklılık durumu ve talep olunabilecek alacak ve zararın tespitine yönelik bir inceleme ve değerlendirme yapılması gerektiği , kararın eksik incelemeye dayalı olduğu istinaf talebinin kabulü gerektiği kanaatine varılmıştır. Asıl Davacı vekilinin İstinaf başvurusunun kabulü ile 6100 Sayılı HMK 353/1-a- 6 maddesi gereğince, kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asıl Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2- İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/02/2022 tarih, 2019/106 E. 2022/181 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran asıl davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine, 5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 28/11/2024