Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2018/862 E. 2021/512 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2018/862
Karar No
2021/512

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2022/1912 Esas - 2025/460 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/1912 KARAR NO : 2025/460 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :30/06/2022 NUMARASI : 2021/153 Esas 2022/569 Karar DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 04/03/2021 KARAR TARİHİ : 30/04/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/04/2025 Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı banka tarafından davalı ... İnşaat Enerji Taahhüt San. ve Tic. Ltd. Şti. lehine Genel Kredi ve Teminat Sözleşmelerine istinaden krediler kullandırıldığı, diğer davalı ... Elektrik Mühendislik İnşaat Taahhüt San. ve Tic. A.Ş.'nin kredi sözleşmelerine müteselsil kefil olduğu, davalı borçlu şirketler tarafından Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/862 E. sayılı dosyasından konkordato başvurusunda bulunulduğu ve Mahkemece 21/12/2020 tarihinde konkordato projesinin tasdikine karar verildiği ve bu kararın 24/12/2020 tarihinde ilan edildiği, Konkordato Komiserliği'ne süresinde ibraz edilen alacak bildirim dilekçesi ile, borçlu şirketlerden kesin mühlet tarihi olan 26/04/2019 tarihi itibariyle 1.132.962,81 TL nakit ve 1.934.820,00 TL gayrinakit olmak üzere toplam 3.067.782,81 TL alacak kaydı yapılmasının talep edildiği, davalı şirketlerin kabul beyanında, davacı banka nakit alacağın 874.640,82 TL'lik kısmının kabul edilerek, gayrinakdi alacağın tamamının reddedilmesi sonucunda toplam 2.193.141,99 TL alacağın reddedildiği, alacak kaydı tarihinden sonra 367.700,00 TL bedelli 1 adet teminat mektubunun bankaya iade edildiği ve gayrinakit alacağın 1.567.120,00 TL'na düştüğü, 19/04/2020 tarihinde Arabuluculuk Kurumu'na başvurulduğu, ancak anlaşma sağlanamadığı belirtilerek çekişmeli hale gelen, davalı borçlulardan olan 65.762.34 TL nakit ve 1.567.120,00 TL gayrinakit alacağın masraf ve vekalet ücreti ile birlikte, tasdik edilen konkordato ödeme planı çerçevesinde davalı borçlulardan tahsiline (nakit alacakların davalılardan alınarak davacı bankaya ödenmesine, gayrinakit alacakların da banka nezdinde açılacak faiz getirmeyen bir hesapta depo edilmesine) karar verilmesi talep ve dava edilmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; konkordato projesinin ilkesel olarak mühlet kararı öncesinde muaccel hale gelmiş borçların yapılandırılmasını hedeflediği, mühlet kararı öncesinde vadesi gelmiş borçların projeye dahil olması ve alacaklılar toplantısında oy kullanmasının esas olduğu, mühlet sonrası muaccel hale gelmiş borçların ise projeye dahil olması, ancak alacaklılar toplantısında oy kullanma hakkına sahip olunmaması gerektiği, bankadan alınan kredilerde muacceliyet tarihlerinin kredi sözleşmelerinde belirlendiği ve mühlet tarihi (26/11/2018) sonrasında bankadan kredi kullanılması söz konusu olmadığından, alacaklı bankaların mühlet öncesindeki kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak tutarları kadar oy kullanmalarının gerektiği, konkordato sürecinde mühlet öncesi/sonrası alacakların ve bunlara uygulanacak hükümlerin belirlenmesinde esas alınan muacceliyet ilkesinin, banka teminat mektuplarının paraya çevrilmesinden kaynaklanan alacaklar açısından da uygulanmasının gerektiği, bu kapsamdaki alacaklı bankaların, teminat mektubunun muacceliyet tarihi konkordato mühlet kararı öncesinde ise alacaklılar toplantısında oy kullanabilecekleri, sonrasında ise oy kullanmamaları gerektiği, müvekkili şirketlerin samimi olarak borçlarını ödemek istedikleri, davacının dilekçesinde ileri sürdüğü alacak kalemleri, şirket kayıtları, imzalanan kredi sözleşmeleri ve sair delillerle uyumlu olur ve yapılacak yargılama sonucunda mahkemece usulünce borcun varlığına karar verilirse, konkordato projesine dahil olması gerektiği belirtilerek, davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; geçici mühlet tarihi olan 26/11/2018 itibariyle, davacı bankanın davalı asıl borçlu ... İnşaat Enerji Taahhüt San. ve Tic. Ltd. Şti. ile davalı kefil ... Elektrik Mühendislik İnşaat Taahhüt San. ve Tic. A.Ş.'den, taksitli ticari krediden kaynaklı 840.438,36 TL ile Business Karttan kaynaklı 87.966,77 TL olmak üzere toplam 928.405,13 TL nakit alacağının olduğu, Ankara 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/862 Esas sayılı dosyasında davacı bankanın kabul edilen alacakları, mahkemece yapılan yargılama sonunda geçici mühlet tarihi itibariyle belirlenen alacaktan düşüldüğünde, davacı bankanın 53.764,31 TL daha nakit alacağının bulunduğu, netice itibariyle; davacı bankanın davalı asıl borçlu ... İnşaat Enerji Taahhüt San. ve Tic. Ltd. Şti. ile davalı kefil ... Elektrik Mühendislik İnşaat Taahhüt San. ve Tic. A.Ş.den, geçici mühlet tarihi itibariyle, 53.764,31 TL daha nakit ve 9 adet mer'i teminat mektubundan kaynaklı 1.926.700 TL ile 4 adet çek yaprağının yasal yükümlülük bedelinden kaynaklı 8.120,00 TL olmak üzere toplam 1.934.820,00 TL gayrinakit alacağının olduğu, geçici mühlet tarihinden sonra toplamı 367.700,00 TL bedelli 4 adet teminat mektubunun davacı bankaya iade edildiği anlaşılmakla, taleple bağlı kalınarak davanın kısmen kabulü ile; Konkordato tasdik yargılamasında (Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/862 Esas sayılı dosyasında), davalı borçlular tarafından kabul edilmeyen ve çekişmeli hale gelen nakit alacak yönünden; bakiye toplam 53.764,31 TL alacağının İİK'nun 308/b maddesi gereğince konkordato projesine dahil edilmesine; 1.567.120,00 TL gayri nakdi alacağın davalı borçlular tarafından davacı banka adına faizsiz bir hesapta depo edilmesine; fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı banka tarafından davalı ... İnşaat Enerji Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi lehine Genel Kredi ve Teminat Sözleşmelerine istinaden kredi hesapları açıldığını ve krediler kullandırıldığını, diğer davalı ... Elektrik Müh.İnş.Taah.San.ve Tic. A.Ş.'nin işbu sözleşmelere müteselsil kefil olduğunu, davalı borçlu şirketler tarafından Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/862 Esas sayılı dosyasından konkordato başvurusunda bulunulduğunu, mahkemece 21/12/2020 tarihinde konkordato projesinin tasdikine karar verildiğini ve bu karar 24/12/2020 tarihinde ilan edildiğini, davalı borçlu şirket tarafından konkordato projesi kapsamında davacı banka alacağının bir kısmı kabul edildiğini, davalı borçlu şirket kabul beyanında, davacı banka alacağının 874.640,82 TL’lik kısmını kabul ettiği, gayrinakit alacağın tamamının reddedildiği kabul ettiğinin belirtildiğini, davalı borçlu şirketler tarafından 2.193.141,99 TL borcu ret edildiğini, söz konusu konkordato davasında bankaca bildirilen alacaklarının bir kısmının kabul edilmeyerek çekişmeli hale geldiğini, davalı borçlu şirketlerden toplam 65.762,34 TL nakit, 1.567.120,00 TL gayrinakit, kısmının, masraf ve vekalet ücreti ile birlikte tasdik edilen konkordato ödeme planı çerçevesinde davalılar/borçlulardan tahsili talepli işbu dava açıldığını, mahkemece yapılan yargılamada taleplerinin bir kısmı red edilmiş ise de, bilirkişi raporu ile davacı bankanın talebi arasında 13.000,00 TL civarındaki farkın anapara ve faizin hatalı hesaplanmasında kaynaklandığını davacı bankanın alacak tutarının yanlış hesaplandığını bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, 53.764,31 TL alacak (336 8 r002084 nolu taksitli ticari kredi) hesabı yönünden itirazlarının bu hesapla ilgili olarak yapılan faiz hesaplamasının hatalı olduğunu, zira 26 Kasım 2018 geçici mühlet tarihi itibariyle muaccel hale gelmiş olan kredi taksidi olmadığını , bir başka deyişle, bir sonraki borç taksidi ancak 27 Kasım 2018 tarihinde muaccel olacağını, bu tarihin ise geçici mühlet tarihi sonrasına denk geldiğini, İİK md 294 vd hükmü uyarınca geçici mühlet tarihinde muaccel olmayan asıl borç için faiz istenemeyeceğini , gayri nakdi alacakların banka adına depo edilmesi kararının hatalı ve yersiz olduğunu, bu konuda yetkili mercinin konkordatoya karar veren mahkeme olduğunu, davacının davalıya verdiği teminat mektuplarından kaynaklanan muaccel hale gelmiş bir alacağı bulunmadığını bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; konkordato davası neticesinde çekişmeli hale gelen nakdi ve gayri nakdi alacağın tahsili istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Dosya kapsamından, davacı banka ile asıl borçlu davalı ... İnşaat Enerji Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi arasında genel kredi ve teminat sözleşmelerinin imzalandığı, sözleşme kapsamında nakit ve gayrınakit krediler kullandırıldığı, davalı ... Elektrik Mühendislik İnşaat Taahhüt San. ve Tic. A.Ş.'in iş bu sözleşmelere müteselsil kefil olduğu, davacı bankanın davalılardan alacaklı olması nedeniyle davalı şirketler tarafından açılan konkordato davasında davacı bankanın başvurusunun alacağın itiraza uğradığı gerekçesiyle çekişmeli alacak olarak değerlendirilerek hesaba dahil edilmemesi üzerine İİK.nun 308/b maddesine dayanılarak nakdi ve gayrınakdi alacakların tahsili istemiyle eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Davacı banka tarafından davalı borçlular aleyhine keşide edilen 26/02/2019 tarihli ihtarname ile 996.040,10 TL nakdi, 1.926.700,00 TL gayri nakdi alacağın tahsilinin talep edildiği, akabinde davacı banka vekilince 10/09/2020 tarihinde konkordato mahkemesine (Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/862 E. sayılı) başvurularak davacı bankanın davalı borçlulardan kesin mühlet tarihi itibariyle 1.132.962,81 TL nakit, 1.934.820,00 TL gayri nakit alacağın var olduğunun ileri sürüldüğü, mahkemece 28/09/2020 tarihli ara karar ile davacının talebinin 874.640,81 TL yönünden kabulüne karar verildiği, eldeki davada davacı tarafın davalı borçlulardan 65.762,34 TL nakit alacağın tahsili, 1.567.120,00 TL gayri nakit alacağın deposunun talep edilerek taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmeleri kapsamında davalıdan nakit ve gayri nakit alacağı bulunduğunu, davalıdan olan nakit ve gayrınakit alacaklarının konkordato komiserler kurulunca kabul edilmediğinin iddia edildiği, davalı tarafça ise davanın reddini savunulduğu, mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verildiği ve ilgili karara karşı hem davacı hem de davalılar vekilinin istinafa geldiği görülmüştür. Uyuşmazlık, davacının genel kredi sözleşmeleri kapsamında davalılardan komiserler kurulunca kabul edilmeyen nakit ve gayri nakit bir alacağı bulunup bulunmadığı, çekişmeli alacak var ise miktarı hususlarından kaynaklanmaktadır. Açılan dava, çekişmeli alacaklar hakkında dava başlıklı İİK'nun 308/b maddesi kapsamında alacağı itiraza uğramış olan davacı alacaklı tarafından açılan dava niteliğindedir. Davacı yan, dava dilekçesinde nakit ve gayrınakit alacaklarının komiserler kurulu tarafından kabul edilmediğini ileri sürerek işbu alacak davasını açmıştır. Davacı bankanın asıl borçluya 28/05/2018 tarihinde 1.000.000 TL tutarında taksitli ticari kredi kullandırdığı, kredinin aylık taksit tutarının 51.716,32 TL olarak belirlendiği, kat tarihi olan 26/02/2019 tarihine kadar ilk beş taksit borcun ödendiği, 27/11/2018, 27/12/2018 ve 27/01/2019 vadeli taksitler ise ödenmediği dosya kapsamında alınan bankacı bilirkişi raporu ile sabittir. Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/862 E. sayılı dosyası incelendiğinde; davalı asıl borçlu ... İnşaat Enerji Taahhüt San. ve Tic. Ltd.Şti ile kefil davalı ... Elektrik Mühendislik İnşaat Taahhüt San. ve Tic. A.Ş.'in konkordato geçici ve kesin mühleti verilmesi akabinde konkordatonun tasdiki başvurusu üzerine yapılan yargılamada, mahkemece 26/11/2018 tarihinde geçici mühlet, 26/04/2019 tarihinde kesin mühlet kararı verildiği, Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/12/2020 tarih, 2018/862 E., 2020/764 K sayılı karar ile davalı asıl borçlu ... İnşaat Enerji Taahhüt San. ve Tic. Ltd.Şti ile kefil davalı ... Elektrik Mühendislik İnşaat Taahhüt San. ve Tic. A.Ş.'nin konkordato tasdik talebinin kabulüne karar verildiği, Anılan karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi'nin 24/03/2021 tarih, 2021/321 E, 2021/512 K sayılı kararı ile yeniden esas hakkında karar verildiği, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi kararının temyiz edilmesi üzerine de, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 07/02/2022 tarih, 2021/3495 E, 2022/593 K sayılı kararı ile Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi'nin 24/03/2021 tarih, 2021/321 E., 2021/512 K.sayılı ilamının bozulmasına karar verildiği, Bozma kararı üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesince 31/05/2022 tarih, 2022/673 E., 2022/913 K.sayılı kararı ile önceki kararda direnilmesine karar verildiği, Anılan direnme kararı üzerine de Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 23/02/2023 tarih, 2023/746 E., 2023/726 K.sayılı karar ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verildiği, Bozma kararı üzerine Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/10/2023 tarih, 2023/333 E.,2023/688 K.sayılı kararı ile; davalı kefil ... Elektrik Mühendislik İnşaat Taahhüt San. ve Tic. A.Ş.'nin konkordato tasdik talebinin kabulüne, davalı asıl borçlu ... İnşaat Enerji Taahhüt San. ve Tic. Ltd.Şti'nin konkordato tasdik talebinin reddine, mahkemece verilen kesin mühletin ve sonuçlarının kalkmış olduğunun tespitine, komiserlerin görevine son verilmesine, İİK'nun 308.madde gereği şirketin iflasına karar verildiği, ilgili kararın Yargıtay 6.Hukuk Dairesi'nin 18/04/2024 tarih, 2023/4403 E., 2024/951 K.sayılı ilamı ile onanmasına karar verilerek kesinleştiği görülmüştür. Kural olarak, İİK'nın 191. maddesi gereğince borçlunun iflas açıldıktan sonra masaya ait mallar üzerinde her türlü tasarrufu alacaklılara karşı hükümsüz olup, müflisin masa malları üzerindeki tasarruf yetkisi iflâs ile kısıtlandığından, aynı Kanun’un 226. maddesinde de masanın kanuni mümessilinin iflas idaresi olduğu hükmü kabul edilmiştir. Diğer anlatımla, iflasın açılmasıyla dava takip yetkisi (ve taraf sıfatı), artık müflise değil, iflas idaresine ait olup, adi tasfiyede İİK'nın 226-229 maddeleri gereği iflas masasını temsil yetkisi iflas idare memurlarına, şayet basit tasfiye (İİK'nın m. 218) usulü benimsenmişse, bu temsil yetkisi İflas Müdürlüğü'ne (İflas Dairesine) aittir. Müflisin tasarruf yetkisinin kısıtlanmış olması (İİK'nın m.191), müflisin iflâs masasına giren mal ve haklarına ilişkin davaları takip etme yetkisini de etkiler. Müflis, iflâsın açılması ile hak ehliyetini kaybetmediği gibi, dava ehliyetini de kaybetmez. Ancak müflisin masa malları üzerindeki tasarruf yetkisi kısıtlandığından, masa ile ilgili davalar hakkındaki dava takip yetkisi (ve taraf sıfatı), artık müflise değil, iflâs idaresine aittir. İflâs idaresinin bu dava takip yetkisini kullanıp kullanmayacağını (yani davalara devam edip etmeyeceğini) tespit edebilmek için, ilk önce iflâs organlarının oluşması ve her dava hakkında esaslı bilgi sahibi olunması gerekir. Bu ise, zaman isteyen bir husustur. İşte bu nedenle, Kanun, müflisin taraf bulunduğu hukuk davalarının, iflâsın açılması ile belli bir süre için durmasını kabul etmiştir. (md. 194). İflastan önce açılmış olup da devam eden, müflisin (davacı veya davalı olarak) taraf bulunduğu hukuk davaları, (maddede yazılı istisnalar dışında) iflâsın açılması ile durur. Bu durma, ikinci alacaklılar toplantısından (md. 237) on gün sonraya kadar devam eder; ancak bundan sonra, duran hukuk davalarına devam edilebilir. (md. 194/1) İflâsın açılması ile duracak olan davalar, iflâstan önce açılmış olup da halen derdest bulunan (görülmekte olan) ve iflâs masasına giren mal, alacak ve haklara ilişkin hukuk davalarıdır. Bunlar, (davacı olarak) müflisin açmış olduğu davalar ile müflise karşı (davalı olarak) açılmış olan davalardır. Somut olaydaki alacak davası da bu tür davalardandır. Davaların durduğu bu süre içinde, iflâs idaresi, duran davalar hakkında araştırma yapar ve bu davaların geleceği hakkında karar verir. Burada, müflisin davacı veya davalı olmasına göre, bir ayrım yapmak gerekir: Müflisin davacı olduğu davalarda, iflâs idaresi bir davanın başarı şansı olduğu kanısına varırsa, masanın bu davayı takip etmesine karar verir; bu karar ikinci alacaklılar toplantısının uygun bulması ile kesinleşir ve ikinci alacaklılar toplantısından sonraki on günlük süre geçince, bundan böyle davaya, davacı olarak iflâs idaresi tarafından devam edilir. İflâs idaresi ve ikinci alacaklılar toplantısı, davanın başarı şansı olmadığı kanısına varırlarsa, masanın davayı takip etmemesine karar verirler. Bu halde, o davayı takip yetkisi, isteyen alacaklıya devredilir (md. 245). Hiçbir alacaklı, davayı takip etmek istemezse, o zaman, müflisin dava takip yetkisi yeniden doğar ve müflis iflâsın kapanmasını beklemeden, davayı kendi adına devam ettirebilir. Müflisin davalı olduğu davalara gelince: iflâs idaresi, alacakları tahkik ederken, ( md. 230 vd) müflise karşı dava açan alacaklının alacağının mevcut olup olmadığı hakkında bir karar vermez; sadece, bu alacağı davalı (çekişmeli) alacak olarak sıra cetveline geçirir. Bu alacağın, dolayısıyla davanın kabul edilip edilmeyeceği hakkındaki kararı, ikinci alacaklılar toplantısında karar verilir. İkinci alacaklılar toplanması davaya devam edilmesine karar verirse, iflâs idaresi, ikinci alacaklılar toplantısından on gün sonra (müflis yerine) davayı takip eder veya tayin edeceği bir avukat vasıtasıyla davayı takip ettirir. Bir hukuk davasının kayıt-kabul davasına dönüşmesi için davalının iflas etmesi, iflas idaresinin de dava konusu alacağı iflas masasına kabul etmemesi gerekir. Davalı tarafı dava sırasında iflas eden aleyhine iflastan önce açılan ve İİK'nın 194. madde hükmünde sayılan istisnalardan olmayan bir davaya bakan Mahkemece asıl dava konusu alacağın, ikinci alacaklılar toplanmasında, iflas masasına kaydedilip, alacağın masaca kesin olarak kabul edilip edilmediğinin araştırılması ve şayet kesin suretle kayıt ve kabul edilmiş ise, konusu kalmayan davada hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmesi; masaya kayıt edilmesi istenip de alacak kısmen veya tamamen reddedilmiş ise ve kayıt-kabul davası ayrıca açılmamışsa, davaya alacağın iflas masasına kayıt ve kabulü davası olarak devam edilerek, varılacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davalı asıl borçlu şirket olan ... İnşaat Enerji Taahhüt San. ve Tic. Ltd.Şti'nin dava açıldıktan sonra iflasına karar verildiği, eş söyleyişle davalı şirketin yargılamanın devamı sırasında müflis halde olduğu anlaşılmaktadır. Yukarıda açıklandığı üzere iflas eden şirketin, bütün hak ve borçları yasa gereği olarak iflas masasına intikal ettiğinden ve müflisin bu hak ve borçları üzerinde tasarruf ehliyeti kalkacağından husumetin iflas masasına yönetilmesi gerekecektir. Diğer yandan iflas açıldıktan sonra masaya giren tüm mal, hak ve alacaklara ilişkin dava açılması ve açılmış davanın takibi iflas idaresine aittir (İİK m. 194). O halde mahkemece, iflas idaresine gerekli tebligatların yapılıp taraf teşkili sağlandıktan sonra yukarıda açıklanan usullere göre yargılamaya devam edilip, davalı müflis şirket yönünden, asıl dava konusu alacağın, ikinci alacaklılar toplanmasında, iflas masasına kaydedilip, alacağın masaca kesin olarak kabul edilip edilmediğinin araştırılması ve şayet kesin suretle kayıt ve kabul edilmiş ise, konusu kalmayan davada hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmesi; masaya kayıt edilmesi istenip de alacak kısmen veya tamamen reddedilmiş ise ve kayıt-kabul davası ayrıca açılmamışsa, davaya alacağın iflas masasına kayıt ve kabulü davası olarak devam edilerek, varılacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi, Davalı kefil ... Elektrik Mühendislik İnşaat Taahhüt San. ve Tic. A.Ş. Yönünden ise, dosyanın tefrik edilerek, somut olayda, davalıların konkordato talep tarihi itibariyle ve geçici/ kesin mühlet karar tarihi itibariyle, davacı bankaya taksidi ödenmemiş borcunun bulunmadığı, ödenmeyen taksitlerin geçici mühlet kararından sonra 27/11/2018, 27/12/2018 ve 27/01/2019 olduğu ve hesabın geçici mühlet kararı verildikten sonra 26/02/2019 tarihinde kat edildiği dikkate alınarak bu hukuki süreci değerlendiren bir karar verilmesi gerekir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 29/05/2024 tarih 2023/2710 Esas 2024/4438 Karar sayılı ilamı) Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulü yönündeki kararında isabet görülmediğinden taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kamu düzeni gözetilerek kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma gerekçesi dikkate alındığında, bu aşamada sair istinaf talepleri yönünden inceleme yapılmasına yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1- Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi gereğince kamu düzeni gözetilerek KABULÜNE, 2- Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/06/2022 tarih 2021/153 Esas 2022/569 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 4-Davalı tarafça yatırılan 919,37 TL istinaf karar harcının talep halinde davalı tarafa iadesine, 5-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-Davacı tarafça yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcının talep halinde davacı tarafa iadesine, 7-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 8-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığından davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.6 ve 362/(1)-g. maddeleri uyarıca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.30/04/2025 Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2018/862, K. 2021/512, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2018-862-e-2021-512-k-e8c1db29437c