Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2018/617 E. 2019/49 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2018/617
Karar No
2019/49
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ . T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20/01/2020 NUMARASI... DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 16.07.2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 16.07.2024 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkin davada mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine eksiklik nedeniyle mahalline geri çevrilen dosya gelmiş olmakla yapılan incelemede; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili: Müvekkili ile davalı arasında 09.04.2018 tarihinde bir teklif formunun imzalandığını, bu teklif formunun davalı açısından icap niteliğinde olup müvekkilin teklif formundaki döner kapı bedeline karşılık ... ... Bankası A.Ş. ... Şubesi'ne ait 30.08.2018 keşide tarihli 6966033 seri numaralı 40.000,00 TL tutarındaki çeki cirolayarak davalıya vermesi ile birlikte tarflar arasında sözleşme kurulduğunu, teklif formuna göre davalının müvekkiline birim fiyatı 34.000,00 TL (KDV dahil 40.120,00 TL) bir adet döner kapı teslim edeceğini, müvekkilinin de teklif formunda belirtildiği üzere kapı bedeli olan 40.120,00 TL bedelli 120 günlük çeki düzenleyerek davalıya teslim ettiğini, söz konusu anlaşma üzerine davalının 28.06.2018 tarihli faturayı düzenlendiğini, müvekkilinin döner kapıyı davalı şirketten teslim aldıktan sonra ...…Ltd. Şti.'ne satış yapması gerektiğini, ancak davalının sözleşmeyi ihlal ederek müvekkiline döner kapı teslimini gerçekleştirmediğini, sözleşmeye göre malzemelerin nakliye ve montajının davalıya ait olduğunu, davalının teslim yükümlülüğünü ihlal ettiği gibi aynı zamanda bu konuya ilişkin müvekkiline hiçbir bilgilendirme yapmaksızın davalının ... şirketi ile anlaşarak söz konusu şirkete döner kapı satım işlemini gerçekleştirdiğini ve müvekkilinin bu firma ile iş yapmasına davalının engel olduğunu, sözleşmeye göre müvekkilinin iş yaptığı ve teslim ettiği yerin de ... ... projesi olarak belirlendiğini, davalı kapı teslimini yapmadığından müvekkili tarafından mal bedeline ilişkin olarak verilen çekin karşılığı kalmadığını, ayrıca sözleşmenin ifasının da davalının kusuru yüzünden imkansız hale geldiğini, yine davalının hem sözleşmeyi ifa etmediğini ve hem de döner kapı bedeli olarak kendisine verilen çekin karşılıksız olduğunu iddia ederek müvekkili hakkında Ankara 5. İcra Ceza Mahkemesinde 2018/617 esas sayılı dosyasında şikayette bulunduğunu ve müvekkili hakkında 22.01.2019 tarihinde karşılıksız çek keşide etmek suçundan ceza tesis edildiğini belirterek, davanın kabulü ile davalının sözleşme gereğini yerine getirmemesi nedeniyle bedelsiz kalan çek nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve en az % 20 oranında davalı aleyhinde kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili: Taraflar arasında imzalanmış olan otomatik döner kapı satış sözleşmesi uyarınca müvekkili şirketçe teklif formunda teknik özellikleri belirtilmiş olan kapının imalatına başlanıldığını, imalatın tamamlanarak nakliye ve montaja hazır hale getirildiğini, davacı ile irtibata geçilerek yer teslimi yapılması durumunda montajın yapılacağının bildirildiğini, ancak davacı tarafça müvekkiline herhangi bir geri dönüş yapılmadığını ve yer tesliminin sağlanmadığını, her ne kadar sözleşmede nakliye ve montajın müvekkiline ait olduğu belirtilmiş olsa da eski kapının sökülmesi ve yer teslimi yapılmasının davacının sorumluluğunda bulunduğunu, dolayısıyla yer teslimi yapmayan davacının alacaklının temerrüdüne düştüğünü, ayrıca kapının davacı için özel üretildiğini, başka bir yerde kullanılmasının ya da müvekkilince satılmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin deposunda yer işgal etmesi dışında hiçbir fonksiyonunun bulunmadığını, davacı tarafın iddialarını kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketçe dava dışı ... şirketine bir kapı satışının gerçekleştirildiğini, ancak bu kapının davacı ile yapılan sözleşmeye konu kapı ile herhangi bir ilgi ve alakasının bulunmadığını, davacı için üretilen otomatik döner kapının halen müvekkilinin deposunda nakliye ve montaja hazır halde bekletildiğini, sözleşme uyarınca müvekkiline kapı sözleşmesi uyarınca teslim edilen 03.10.2018 tarihli çekin karşılıksız çıktığını, dolayısıyla kapı bedelinin ödenmediğini, bu nedenle müvekkilinin kapıyı teslim zorunluluğunun dahi bulunmadığını, kapıya ait faturanın müvekkilince düzenlendiğini ve davacıya tebliğ edildiğini, faturanın KDV sinin ilgili vergi dairesine yatırıldığını, kapının montaja hazır hale getirildiğini ve kapının bedelinin yasal yollardan tahsil edilmeye çalışıldığını, bu doğrultuda Ankara 26. İcra Müdürlüğünün 2018/11609 sayılı dosyasında müvekkilince icra takibi başlatıldığını, ayrıca davacı yetkilileri haklarında Ankara 5. icra Ceza Mahkemesinde 2018/617 esas sayılı dosyasında karşılıksız çek suçundan dolayı şikayette bulunulduğunu, davacı iddialarını kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin kapı bedelinin tüm zarar ve masraflarıyla birlikte (icra dosyası ve icra ceza mahkemesi dosyası masraflarıyla birlikte) ödenmesi durumunda söz konusu kapının nakliye ve montajının hazır olduğunu, davacının faturaya itiraz etmediğini, kapının teslimi ve çek iadesi konusunda müvekkiline ihtarname de göndermediğini ve kapı bedelini de ödemediğini, dolayısıyla açılan davanın haksız ve kötüniyetli olduğunu belirterek davanın reddine ve en az % 20 oranında kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; Davanın, davacıya ait çekin bedelsiz kaldığından bahisle menfi tespit davasına ilişkin olduğu, dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapıldığı, davacı vekilinin müvekkilinin döner kapıyı davalı ... ...A.Ş.'den aldıktan sonra söz konusu kapıyı ......satacağını ancak ... ...A.Ş.'nin sözleşmeyi ihlal ederek müvekkiline döner kapı teslimini gerçekleştirmediğini ifade etmekte ise de ... ile arasındaki sözleşmeyi sunmadığı, Ankara 5. İcra Ceza Mahkemesi'nin 22.01.2018 tarihli gerekçeli kararında karşılıksız çek keşide etmek suçunun tarihinin 05.10.2018 olarak tesbit edildiği ve şirket yetkililerinin karşılıksız çek keşide etmek suçundan ayrı ayrı adli para cezaları ile cezalandırıldığı ve kararın istinaf aşamasında olduğunun anlaşıldığı, dava konusu çek örnekleri, fatura ve teklif örnekleri, döner kapı teslim formu örneği, Ankara 5. İcra Ceza Mahkemesinin 22.01.2019 tarih, 2018/617 E., 2019/49 K. sayılı kararı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; somut olayda davalı ... A.Ş., ... Ltd. Şti.ne gönderdiği 30.07.2018 tarihli teklif formunu da dosyaya sunduğu, söz konusu teklif formunun, davacıya yapılan teklif formundan (09.04.2018) sonraki tarihli (30.07.2018) olduğunun tespit edildiği, bu form üzerindeki «Sipariş Onayı» bölümünün ... Ltd. Şti. yetkilisi tarafından imza ve kaşe ile onaylanmış olduğu ve dolayısıyla taraflar arasında bu suretle sözleşme oluştuğu, ayrıca bu sözleşme ile ilgili 'Döner Kapı İmalat Ölçü Formu'nda ölçüler (Çap 3.000 mm, Giriş Yüksekliği 2.200 mm, Kanopi Yüksekliği 240 mm, Toplam Yükseklik 2.440 mm) belirtildiği, söz konusu imalat ölçü formunun her iki tarafın yetkililerince 02.08.2018 tarihinde imzalandığı, bu formda 03.09.2018 teslim tarihi olarak belirtildiği, buna ilişkin imalat ölçü formunun davalı ... şirketince formun 02.08.2018 tarihi olarak, teslim tarihinin ise 03.09.2018 tarihi olarak belirtildiğinin görüldüğü, ancak dosyaya sunulan 27.04.2017 revizyon tarihli 'Döner Kapı Teslim Formu'na göre dava dışı ... ... ve ..... Ltd. Şti.'ne davalı tarafça 17.08.2018 tarihinde teslim edildiğinin anlaşıldığı, davacı şirkete ilişkin teklif formunun ise 09.04.2018 tarihi olduğu, teslim tarihinin teklif onayı ve ödemeden sonra 30 (üzeri çizilerek 25 gün) şeklinde yazıldığı, çek üzerinde belirlenen tarihlere göre de davacı şirket tarafından ileri sürülen sözleşmede belirlenen döner kapıyı davacıya teslim etmeyerek aynı döner kapıyı iş yapacağı şirkete sattığı şeklindeki iddiası yerinde olmadığı zira çekin ibraz süresi içinde kapı bedeli ödenmediği, keza dava dışı şirkete teslim olunan kapının farklı olduğu, davalı şirketçe davacıya mal teslimi yapılabilmesi için sözleşmeye göre öncelikle bedelinin ödenmesi gerektiği ve malın tesliminin ise (sözleşmeye göre), ödeme yapıldıktan (en geç) 25 gün sonra ifasının gerektiği, ancak somut olayda, sözleşmeye göre ödenmesi gereken bedelin davacı tarafından ödenmediği ve dolayısıyla davalı tarafından da mal teslimi yapılmadığı davacının menfî tesbit talebinin haklı olmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verildiği ve davacı haksız olmakla birlikte kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından kötüniyet tazminatı hükmolunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dava dilekçesindeki iddia ve beyanlarını tekrarla, davalının müvekkili ile arasındaki sözleşmeyi ihlal ederek müvekkiline döner kapı teslimini gerçekleştirmediğini, aynı yere ilişkin davalı ile dava dışı ... arasında 30/07/2018 tarihinde teklif formu imzalandığını, mahkemenin hükmüne esas aldığı hukuka aykırı bilirkişi raporunda, müvekkili ile dava dışı ... Ltd Şti arasında herhangi bir yazılı belge sunulmadığından hareketle menfi tespit davalarının haklı olmadığı kanaatine varıldığını, 09.04.2018 tarihli müvekkili ile imzalanan teklif formu başlıklı sözleşme gereği davalının hem ölçü alımı yaptığı adres, hem de sözleşme gereği ifa yerinin belirtilmiş olup bu yerin davalı ile 3.kişinin sonraki tarihli sözleşmeyi ifa ettiği yer ile aynı olduğunu, aynı yere ifa edilen işin elbette ki davalının bilgisi dahilinde olduğunu ve müvekkilinin sözleşmeyi ifa edememesi, sözleşmeye konu işi davalının müvekkiline karşı ifa etmek yerine 3 ay sonraki sözleşme ile kendisinin ifa etmesi olduğunu, davalının cevap dilekçesinde kabul ettiği ve mahkeme hükmüne esas alınan bilirkişi raporunda görüldüğü üzere müvekkilinin iş yapacağı dava dışı ... Ltd. Şti'ye kapı satışının davalı tarafından gerçekleştirildiğini, her ne kadar kapıların özel ölçülerle üretildiği ve dava dışı ... şirketine başka ölçülerde kapı satışı gerçekleştirildiği beyan edilmiş ve teklif formu sunulmuşsa da söz konusu firmaların inşaat halinde bulunan firmalar olup kapı ölçülerini duruma göre kolaylıkla değiştirebileceklerini, bu yüzden müvekkilinin iş yapacağı firmaya davalı tarafın, müvekkilinin bu durumdan haberi olmaksızın kapı satışı gerçekleştirmiş olmasının teklif formunun müvekkili ile aralarında imzaladığı teklif formundan sonra olmasının tesadüf olmayacak kadar açıkça sözleşmeye aykırılık olduğunu ve davalının kötüniyetini gösterdiğini, dolayısıyla mahkemece bu itirazlarının değerlendirilmediğini, bu hususa ilişkin tanık dinletme taleplerinin kabul görmediğini ve kurulan hükmün usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili ile davalının 09/04/2018 tarihli sözleşme imzalayarak ... ... Projesi için, nakliye ve montajı davalıya ait olmak üzere 120 günlük çek ile ödemeyi kabul ederek 25 gün ifa süresi öngörülen, davalı tarafından sözleşmenin ifa yerinde ölçü alınarak sözleşme konusu malların teslimi için anlaştıklarını, sözleşmenin ifa yerinin, sözleşme içerisinden belli olduğunu ve montaj adresinde ... tarafından ölçü alındığını, çek ile ödemenin davalının kabulünde olduğunu ve çekin 120 günlük, ifa süresinün 25 gün olduğunu, dolayısıyla teslimatın yapılmasını zaman bakımından karşılıksız olan çek ile ödemezlik definde bulunulmasına dayandırılamayacağını, ifa yeri belirli olan, montajın davalıya ait olduğu kararlaştırılan sözleşme konusu malın teslim edilmemesinin davalının sözleşmeyi ifa etmediğinin ispatlandığını gösterdiğini, ayrıca davalı tarafın montaj için ölçü aldığı adreste, aynı boşluğu dava dışı 3.kişinin siparişini değiştirmesi ile farklı bir kapı üretip monte ettiğini, müvekkili ile sözleşmesinden 3 ayı aşkın süre sonra davalının 3.kişiyle sözleşme yaparak aynı yere yeni ölçü ile olsa dahi kapı yapıp tesliminin müvekkiliyle yaptığı sözleşmenin ihlalini gösterdiğini, yine hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirttiği üzere ve davalının kendi ikrarı ile işbu dava dosyasına sunduğu demonte vaziyetteki(ambalajlı) kapı parçalarına ait fotoğrafların mal tesliminin henüz yapılmadığını ve TBK anlamında alacak hakkı doğmadığını gösterdiğini, 213 sayılı VUK ve gerekse 3065 sayılı KDV Kanunu'nun 10/b hükmü gereği herhangi bir mal sevkiyatı olmadan, irsaliye ile mal ambardan sevk edilmeden sadece faturanın düzenlenmesinin bu malların mülkiyetinin alıcıya geçtiğine karine olmadığını, davalının, çek ile ödemeyi kabul ettiğini ancak teslim yükümünü yerine getirmediğini, sözleşmeye göre de teslim adresinin belli ve sevkin davalı yükümlülüğünde olduğunu, dolayısıyla yerinde ifa yükümlülüğünü ifa etmeyen davalının kendi yedinde bulunan malın fotoğrafını sunmasına dayalı tespitlerin hukuken kabul edilemeyeceğini, davalının sözleşmeyi ihlal ederek kapı teslimini yapmaması ve müvekkilinin sözleşmede yer alan yer tesliminin aksine yer teslimi yapmadığını iddia etmesinin davalının kötüniyetini gösterdiğini, sözleşmenin ifa yerinin, teklif formuna göre davalının ölçü aldığı adres olup bu durumda davalının edimini ifa etmediğini, HMK'nun 190. maddesi gereğince ispat yükünün, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğunu, ancak davalının müvekkilinin ödeme için çek verdiği kapıların hayatın olağan akışına aykırı şekilde yer teslimini yapma yükümlülüğünü ihlal ettiğini ispatlayamadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu husus göz ardı edilerek hukuka aykırı ve hatalı tespitlere dayalı rapor tanzim edildiğini, çek keşide tarihinin 30/11/2018 olarak belirlenmesinin, inceleme yapmadan bilirkişi raporunun tanzim edildiğinin ispatı olduğunu, keşide tarihi 03/10/2018 olan çekin davalı tarafça 05/10/2018 tarihinde bankaya ibraz olduğunu, her iki tarafın da kabulüyle olan bu durumun, bilirkişi tarafından incelenmesinin taleple bağlılığa aykırı olduğu gibi, dava konusu yargılamaya hiçbir faydası olmayan ve üstelik hatalı bir tespit olduğunu, bu hatalı tespit üzerine bir de keşidecinin düzeltme yanına attığı parafın, davalı tarafından onaylanmadığına dair başka bir hukuken gerek görülmeyen tespit yapıldığını, mahkemece hatalı bilirkişi raporundaki bu husus göz ardı edilerek usul ve yasaya aykırı hüküm kurulduğunu, karşılıksız çek suçunun şekli bir suç olup taraflar arasındaki asıl ilişkiden bağımsız olduğunu, davalının kapı teslimi yapmaması ve sözleşmeye aykırı davranması nedeniyle müvekkilinin sözleşmedeki yükümlülükleri ve çek bedeli bakımından borçsuz olduğunu, menfi tespit / istirdat, taleplerinin bu nedenle haklı olduğunu, hukukçu olmayan bilirkişinin somut olayı değerlendiremediğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Taraflar arasında, proje adı " ... ... Projesi" olarak ve nitelikleri belirtilen KDV dahil 40.120,00 TL bedelle, sipariş tutarının 120 günlük çek olarak sözleşme onayında verileceği, teklif onayı ve ödemeden sonra 25 gün içerisinde nakliye ve montajın yüklenici tarafından yapılacağı, montaja başlanabilmesi için zeminin montaja uygun hale getirilmesi ( gerekiyorsa mevcut kapıların sökülmesi) ve döner kapı sonrası bitirme işleminin iş sahibine ait olduğuna ilişkin kabullerle teklif ve onaya dayalı sözleşme ilişkisinin kuruldığı anlaşılmaktır. Mevcut dosya kapsamı itibariyle davacı tarafından 03.10.2018 keşide tarihli 40.000,00 TL bedelli çekin düzenlenerek davalıya verildiği, çekin bankaya ibrazında karşılıksız çıktığı, Dairemizin geri çevirme kararı sonrasında Ankara 26. İcra Müdürlüğünün 2018/11609 sayılı (yeni Ankara 2. Genel İcra Müdürlüğünün 2023/36904 sayılı ) icra dosyasında takibe konularak davacı borçlu tarafından ihtirazi kayıtla ödeme yapılarak bedelinin tahsil edilmiş olduğu görülmüştür. Yine davacı tarafça, davalının taraflar arasında kurulan sözleşme kapsamında imal ve montajı yapılacak kapının monte edileceği yere ilişkin davacıyı dışarıda bırakarak başka bir firmayla anlaşma yaparak o firmaya imal ettiğini beyan etmiş, mahkemece alınan raporda taraflar arasındaki teklifteki kapı ile dava dışı ... ile yapılan anlaşma kapsamındaki kapının farklı olduğu belirtilmiş, davalı tarafça da cevap dilekçesinde dava dışı firmaya yapılan kapının taraflar arasındaki sözleşme ile alakasının olmadığı, sözleşme kapsamında kapının imal edidiği halde davacı tarafça montaj yerinin hazır edilmediği yönünde beyanda bulunulduğu görülmüştür. Bu durumda mahkemesince taraflar arasında teklif ve onayla kurulan 09.04.2018 tarihli sözleşme esas alınarak, sözleşmede ödeme şeklinin sözleşmenin onayında 120 günlük çekle yapılacağı ve bu şekildeki ödemeden sonra 25 günde işin teslim edileceğinin kararlaştırıldığı ve davacı tarafça sözleşme kapsamında 40.000,00 TL bedelli çekin verildiği kabul edilerek sözleşmenin açıklama kısmındaki imal ve montaja ilişkin taraf yükümlülükleri de değerlendirilmek suretiyle ve yine bu sözleşme kapsamında imal edilecek kapının montajının yapılacağı yer ile davalının dava dışı ... şirketi ile yapmış olduğu sözleşme kapsamında montajının yapıldığı yere ilişkin taraf iddia, beyan ve delilleri de değerlendirilmek suretiyle sözleşme kapsamındaki öncelikli edimin değerlendirilip, sözleşmeye konu çek nedeniyle icra takibi sonrası ödemenin yapılmış olduğu, davalının sözleşmeye konu kapının imalatının yapıldığı, teslim ve montaja hazır olduğuna dair iddiası ve ayrıca imal edildiği belirtilen kapının sözleşmeye uygun olarak imal edilip edilmediği hususları da değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre uygun bir karar verilmesi gerekirken bu hususlar üzerinde durulmaksızın taraflar arasındaki sözleşme hükümleri eksik değerlendirilmek suretiyle inceleme ve araştırma eksik yapılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, esası incelenmeksizin mahkeme kararının HMK.'nun 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 2-Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20.01.2020gün ve 2019/41 E., 2020/10 K. sayılı kararının HMK’nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 4-Davacı tarafça yatırılan 54,40 TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, 5-Davacı tarafça ödenen istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olarak 16.07.2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2018/617, K. 2019/49, T. 16.07.2024, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2018-617-e-2019-49-k-3775035a8fa6