Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2018/61 E. 2021/15 K. – İtirazın İptali

Konu: İtirazın İptali

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2018/61
Karar No
2021/15
Karar Tarihi
Konu
İtirazın İptali

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/773 KARAR NO: 2024/749 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 07/01/2021 NUMARASI: 2018/61 E. - 2021/15 K. DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Eşya taşımadan kaynaklanan) Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Davalıya ait suyun müvekkile ait kamyonlarla ülkenin çeşitli yerlerine taşındığını, taşıma işine ilişkin faturaların davalı çalışanlarına teslim edildiğini fakat ödemenin gerçekleştirilmediğini, bu nedenle icra takibi başlatıldığını fakat davalının borca haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek, itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; Davacıdan müvekkili firma müşterilerinden olan Sırma su unvanlı firmanın nakliye işlemlerinin yürütülmesi konusunda hizmet alındığını, alınan nakliye hizmeti sonrasında davacı şahıs ile tedarikçi için anlaşılan taşıma bedellerinin üzerinde bir tutarı müvekkile fatura ettiğini, davacı ile varılan anlaşma çerçevesinde ilgili faturaların iade edildiğini, buna karşın davacının kötü niyetli olarak faturaları kayıtlarına almadığını, davacının alacaklı olup olmadığı, hangi faturalardan dolayı alacaklı olduğunun belirli olmadığını savunarak davanın reddini ve davacının %20'den az olmama üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''. TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır. Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. Dosyaya mübrez tediye makbuzları bilirkişi marifetiyle incelenmiş olup, söz konusu makbuzlara göre davacı yetkilili olduğu iddia edilen ... ve ... isimli kişilerin, davalı şirket adına olmak üzere çeşitli isimlere 2015 ve 2016 yıllarında toplamda 66.670,00 TL nakdi ödeme gerçekleştirdiği, Sosyal Güvenlik Kurumu'nun gönderdiği müzekkere ekinde tarafların çalışan bilgilerini yer verildiği, yapılan incelemede tediye makbuzlarında yer alan ödemeleri tahsil eden kişilerin davacı şirkette hiçbir dönem istihdam edilmediği, bu nedenle davacı şirkete 2015 ve 2016 yıllarında nakden ödendiği yönündeki davalı şirketi vekilinin ödemeye ilişkin beyanlarının ispatlanamadığı, sonuç olarak bilirkişi marifetiyle tarafların ticari defterlerinde yapılan incelemeler sonucunda davacının icra takibiyle davalıdan 46.428,50 TL olarak başlattığı icra takibindeki alacağının 36.398,50 TL'sini ispatladığı, fakat davacının davalıyı temerrüde düşürmek için çektiği ihtarnamenin karşı tarafa ulaşıp ulaşmadığına yönelik tebliğ evrakını mahkememize sunmadığı, bu yönüyle davalının usulüne uygun şekilde temerrüde düşürüldüğünün ispatlanamadığı anlaşıldığından davanın aşağıdaki şekilde kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.Davalı tarafın icra takibinden evvel temerrüde düşürmek için çektiği ihtarnamenin karşı tarafa ulaşıp ulaşmadığına yönelik tebliğ evrakını mahkememize sunmadığı, bu yönüyle davalının usulüne uygun şekilde temerrüde düşürüldüğünün ispatlanamadığı değerlendirildiğinden..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın 36.398,50 üzerinden iptali ile takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, kabul edilen miktar 36.398,50 TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacı taleplerinin haksız olduğunu, verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, davacı firma kayıtlarına nakit olarak gönderilen ve davacı firmanın sehven kayıtlara alınmadığı yönünde beyanının yer aldığı ödemeyle ilgili açıklamaya karara dayanak raporun inceleme bölümünde yer verilmediğini, ancak sonuç kısmında hesap edilen alacaktan düşüldüğünün görüldüğünü, davacı firmanın sehven kayıtlarına almadığını kabul ettiği 20.000,00 TL'nin söz konusu bedel içinde olmadığını, davacı firma hesabına ödenen 20.000,00 TL'nin davacı kayıtlarına alınmadığının yapılan inceleme aşamasında ortaya çıktığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla alacağı talep etme hakkının 26.428,00 TL olması gerekirken raporun 36.398,00 TL kurulmasının hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda belirtilen maillerin kime ne zaman gönderildiğinin belli olmadığını, bu sebeple karara itiraz ettiklerini, davacı tarafça düzenlenen ancak müvekkili defterlerinde bulunmasına rağmen davacı firma kayıtlarında yer almadığı tespit edilen iki adet faturanın olduğunu, bu faturaların davacı firma kayıtlarında yer almamasının nedeninin davacı tarafından açıklanması gerektiğini, davacı defterlerinin usulüne uygun tutulduğunun tespit edildiğini, iki adet faturanın kayıtlarda bulunmamasının defterlerin usulüne uygun tutulduğuna dair yapılan tespit ile çelişki arz ettiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, taşıma ilişkisinden kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine karşı itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekili yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, ticari ilişkinin varlığı konusunda herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, davacının takibe konu etmiş olduğu alacağının sübuta erip ermediği, mahkemece alınan bilirkişi raporunun ve hükmün usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, davacı şirket tarafından davalı şirket adına birden fazla faturaların düzenlendiği, faturaların nakliye bedeli olarak düzenlenmiş olduğu veya taşımanın gerçekleştirildiği yer isimlerinin belirtildiği, davacı şirket tarafından davalı şirkete 11.06.2018 tarihinde Denizli .... Noterliğinde düzenlenen ihtarnamenin gönderildiği, ihtarnamede, Beşiktaş ... Noterliğinin 01.06.2018 tarihli ihtarnamesine karşı cevap verildiği ve cari hesabın sonlandırılması ile alacağın ödenmesine yönelik fesih ihbarda bulunulduğunun belirtildiği, içeriğinde şirketin muhataba herhangi bir borcunun bulunmadığı, ayrıca TTK'ye iade faturalarının da faturaya itiraz süresi sonu olan 8 gün içerisinde gönderilmesi gerektiği, kesilen faturaların üzerinden uzun bir süre geçtikten sonra iade faturasının kesildiği, iade faturalarının ayrı ayrı kesilmesi gerekir iken tek bir fatura kesilmesininde mevzuata aykırı olduğu bu nedenle ihtarname ekinde gönderilen 14.05.2018 tarihli 2.773,00 TL'lik faturanın ihtarname ekinde iade edildiği belirtilerek 46.428,50 TL'nin ödenmesi gerektiğinin belirtildiği ve ödemenin gerçekleşmemesi üzerine ise davacı şirket tarafından davalı hakkında İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 46.428,50 TL asıl alacak ile 309,10 TL işlemiş faiz olmak üzere 46.737,60 TL alacağın tahsili amacıyla 10.07.2018 tarihinde ilamsız icra takibi başlattığı, davalı şirket tarafından icra takibine karşı itiraz edildiği, itiraz dilekçesinde 1.298,50 TL borcun bulunduğu belirtilerek bakiye 45.130,00 TL'lik kısmına itiraz edildiğinin belirtildiği, davacı vekili tarafından İİK 67 maddesi gereğince itiraz edilen 45.439,10 TL üzerinden iş bu itirazın iptali davasının açılmış olduğu anlaşılmıştır. 27.09.2018 tarihli talimat bilirkişi raporunda; davacı ile davalı arasında davacı taraf resmi defterlerine göre, ticari bir ilişkinin bulunduğu, davalı tarafından davacı taraf adına keşide edilen Beşiktaş .... Noterliği 01.06.2018 tarihli ... yevmiye nolu ihtarnamede davacı tarafın kayıtlarına almadığı ... nolu KDV dahil 2.773,00 TL bedelli faturanın davacı tarafından kayıtlara alınmasının ihtar edildiği, davalı tarafından davacı tarafa keşide edilen Beşiktaş .... Noterliği 01.06.2018 tarihli ... yevmiye nolu ihtarnameye karşı davacı tarafın düzenlemiş olduğu herhangi bir itiraz belgesi bulunmadığı, davacı taraf incelenen resmi defterlerine yansıyan ticari işlem kayıtlarına göre; davacı tarafın, davalı ... A.Ş.'nden 12.07.2018 icra takip tarihi itibariyle 59.230,50 TL cari bakiye alacağı olduğu belirtilmiştir. 31.12.2019 tarihli bilirkişi raporunda; davalı ... A.Ş.'ne ait incelenen resmi defterlere göre taraflar arasındaki ticari ilişkinin 02.01.2015 tarihinde başladığı, 2015, 2016, 2017 ve 2018 yıllarında ticari ilişkinin devam ettiği ve Haziran 2018 döneminde sonlandığı; davalı ... A.Ş.'nin icra takip tarihi olan 10.07.2018 itibariyle davacı .... Ltd. Şti'ne 1.298,50 TL. borçlu olduğunun tespit edildiği, davalı ... A. Ş.'nin resmi defter kayıtlarında mevcut olan 2015 yılında toplam 25.547.-TL, 2016 yılında toplam 47.023.-TL., 2018 yılında 20.000.-TL. tutarlarındaki ödemelerinin davacı ...Tic. Ltd. Şti. kayıtlarında bulunmadığı; davacı ... Tic. Ltd. Şti.nin düzenlediği 05.05.2016 tarihli ... numaralı 1.917,50 TL tutarlı fatura ile 12.05.2016 tarihli ... numaralı 1.150,50 TL tutarlı faturalarının davalı şirket kayıtlarında olmasına rağmen kendi kayıtlarında yer almadığı; davalı ... Lojistik A. Ş. tarafından davacı taraf adına Beşiktaş .... Noterliği 01.06.2018 tarili ...4 yevmiye numaralı ihtarname ile davacı tarafından kayıtlara alınmasının ihtar edildiği 14.05.2018 tarihinde düzenlenmiş olduğu ... numaralı 2.773.-TL tutarlı yansıtma faturasını, davacı ... Tic. Ltd. Şti'nin kayıtlarına almadığı ve davacı tarafa keşide edilen bu ihtarnameye karşı davacı tarafın düzenlemiş olduğu herhangi bir itiraz belgesinin bulunmadığı; davacı ... Ltd. Şti.'nin 2015 yılında 1.062.-TL, 2016 yılında toplam 10.561.-TL, 2017 yılında 8.024.-TL tutarındaki davacı tarafın düzenlediği faturaların davalı ... A. Ş.'nin resmi defter kayıtlarında mevcut olmadığı; 2016 yılında toplamda 23.500.-TL cep şube hvl ... açıklamalı, 2016 yılında ... hesapları açıklamalı toplamda 12.000.-TL , 2015 yılında ... açıklamalı toplamda 18.844 TL tutarlı alacak kayıtlarının davalı ... A. Ş.'nin resmi defter kayıtlarında mevcut olmadığı; 31.08.2018 tarihli hesap düzeltme açıklamalı 177.-TL tutarlı borç kaydının davalı ... AŞ"nin resmi defter kayıtlarında mevcut olmadığı; ... Tic. Ltd. Şti.'nin düzenlediği 23.08.2018 tarihli ... numaralı faturanın davacı ... Tic. Ltd. Şti. kayıtlarında 944.-TL, davalı ... AŞ'nin kayıtlarında ise 826.-TL tutarlı olarak kaydedildiği, davalı ... A. Ş.'nin ibraz ettiği bu fatura aslında, fatura tutarları üzerinin tek çizgi ile çizilerek tutarların değiştirildiği ancak değiştirilen tutarların yanında faturayı düzenleyen davacıya ait kaşe ve imza ile taraflarından değiştirildiği ibaresinin olmadığı; taraflar arasındaki uyumsuzluklar olarak tespit edildiği, davalı ... A. Ş.'nin ticari defterleri ve dayandığı belgeler ile yardımcı defterlerin birbirini tamamlaması ve teyid etmesi, usulüne uygun tutulmuş olması nedeni ile HMK 222. madde gereğince delil niteliğinde olduğu kanısına varıldığı, davalı ... A.Ş.'nin icra takip tarihi olan 10.07.2018 itibariyle davacı ... Tic. Ltd. Şti'ne 1.298,50 TL. borçlu olduğu tespit edildiği, taraflar arasında, rapor içeriğndeki lll. değerlendirmeler başlığı altında 4. sırada detayları yer alan uyumsuzlukların bulunduğu belirtilmiştir. Davacı vekili raporu kabul etmediklerini beyan etmiştir. Dilekçede, tediye makbuzları ile yapıldığı iddia edilen 73.986,00 TL'lik ödemeden, ...'ın şahsi hesaplarından yapılan ve müvekkili şirketin cari hesabından düşülen 54.344,00 TL'nin düşüldüğü takdirde aradaki 19.642,00 TL alacaklı olduklarının ortada olduğunu ayrıca davalı şirketin kayıtlarına almadığı, bir kısmını tediye makbuzu ile ödediğini ve mail yazışmaları ile aslı gibidir onayı yapılarak gönderilmesini istedikleri faturalarının toplamının ise 18.290,00 TL olduğunu, yansıtma faturasının iade edilmesi nedeniyle müvekkilinin buradan da 2.773,00 TL alacaklı durumda olduğunu ve müvekkili şirketin davalıdan toplan 42.121,50 TL alacaklı olduğunu belirterek eksik hususların giderilmesini, sosyal güvenlik kurumundan ... davalı şirket bünyesinde çalıştığı tarihlerin sorulmasını ve yeniden rapor alınmasını talep etmiştir. 14.12.2020 tarihli bilirkişi raporunda; her iki tarafa ait yasal defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, TTK hükümlerine uygun olarak noter açılış tasdikleri ile GIB onaylı e-beratların süresi içerisinde alındığı ve dolayısıyla ticari defterlerin her iki taraf içinde lehe delil olarak ileri sürülebileceği, taraf ticari defterlerine göre 10.07.2018 takip tarihi itibariyle davacı nezdinde davalının 59.230,50 TL borçlu, aynı tarih itibariyle davalı nezdinde davacının 1.298,50 TL alacaklı olduğu, işbu raporun “Değerlendirme” başlığında ayrıntılarıyla açıklandığı üzere, davacının İcra takibiyle davalıdan 46.428,50 TL tutarlı olarak ödenmesini talep ettiği tutarın 36.398,50 TL'lik kısmını ispat ettiği ve huzurdaki dava ile davalıdan istenebilir tutarın 36.398,50 TL olacağı, icra takibinde yıllık yasal faiz oranı üzerinden 309,10 TL birikmiş faiz talebinde bulunulduğu, davalının temerrüde düşürüldüğü Denizli ... Noterliğinin 11.06.2018 tarih ... sıra numaralı ihtarnamenin davalıya tebliğ tarihinin dosya kapsamından anlaşılamadığı, bu yönüyle davalıdan istenebilir faiz tutarı konusunda hesaplama yapılamadığı belirtilmiştir. Bilirkişi raporun dosya kapsamında uygun, yeterli ve gerekçelidir. Mahkemece, bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükme esas alınan 3. bilirkişi raporunda da belirtilmiş olduğu üzere, her iki tarafın ticari defter ve kayıtları delil niteliğine haizdir. HMK'nın 222/3 fıkrada, 2. fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş olan ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekeceği belirtilmiştir. Somut olayda, taraf defterleri arasındaki çelişkinin neden kaynaklanmış olduğu 14.12.2020 tarihli bilirkişi raporunda ayrıntılı şekilde açıklanmıştır. Açıklamada, bir kısım faturaların mail aracılığıyla tebliğ edilmesine rağmen davalı tarafça kayıt edilmediği, davalının söz konusu faturalara 8 günlük yasal süre içerisinde itiraz etmediği belirtilmiştir. Bir kısım faturanın ise davalı şirket tarafından üstü çizilerek yazıldığı, bu işlemin geçersiz olduğu hususlarına yer verilmiştir. Bu sebeple, mahkeme tarafından davanın rapor sonucuna göre kısmen kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmemiş, davalının istinaf nedenleri, bilirkişi raporu ve raporda değerlendirilen bilgi ve belgeler kapsamında yerinde görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 2.368,12 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsiline,3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353.1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 09.05.2024 tarihinde, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2018/61, K. 2021/15, T. 09.05.2024, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2018-61-e-2021-15-k-ebb4210ebd39