Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2018/6 E. 2020/260 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2018/6
Karar No
2020/260
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2020/2576 Esas KARAR NO: 2024/200 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 1. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 07/10/2020 NUMARASI: 2018/6 E. - 2020/260 K. DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/02/2024 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: DAVA Davacı karşı davalı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin profesyonel güvenlik anlayışının Türkiye’deki temsilcisi ve öncüsü konumundaki bir firma olduğunu, müvekkilinin öncü uygulamalarından bir tanesinin de "... " adını verdiği özel güvenlik projesi olduğunu, söz konusu projeyi uzun süren çalışmalar sonucunda tamamladığını "Güvenlik Yönetimi" dergisinin Ekim 2016 sayısında tanıtıldığını, tüm mecralarda ... ibaresinin yaygın biçimde kullanılması ve projenin tüm ilgililer ile paylaşılmış olması ve kamuoyuna duyurulmuş olmasına rağmen, müvekkili ile aynı sektörde faaliyet gösteren davalının ... ibaresinin başına kendi ticaret ismi olan ... ibaresini ekleyerek "..." işaretinin 09 ve 45. Sınıflarda 29/09/2017 tarihinde kötü niyetli olarak tescil ettirdiğini iddia ederek; ayırt edicilik unsuru müvekkili tarafından oluşturulan, markaya konu projesi gerçekleştirilen "..." ibaresi ile ayırt edilemeyecek kadar benzeri nitelikte olan ve davalının kötüniyetli biçimde tescil ettirmiş olduğu ... nolu “...”markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP ve KARŞI DAVA Davalı karşı davacı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin sektörde uzun yıllardır güvenlik ve temizlik hizmetleri veren bir firma olduğunu, güvenli kamyon taşımacılığını simgeleyen yabancı dil karşılığı ... olarak seçildiğini ve markanın TPMK nezdinde tescil edildiğini, müvekkili tarafından gerçekleştirilen 26/01/2017 tarihli marka tescil başvurularından evvel uzunca bir dönem ilgili projenin oluşumu ve geliştirilmesi için çalışmalar yapıldığını, 27/01/2017 tarihinde...com.tr isimli alan adını da alarak çalışmalarına devam ettiğini beyan ederek asıl davanın reddi ile karşı dava yönünden de; müvekkili adına tescilli ... ibareli marka hakkına vaki tecavüzün durdurulması ve mahkeme kararının ilanını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; Asıl davanın kabulüne, davalı adına tescilli ... nolu "..." ibareli markasının hükümsüzlüğüne, kararın kesinleşmesini mütakip kesinleşmiş karar örneğinin ilgili sicile işlenmek üzere Türk Patent ve Marka Kurumuna gönderilmesine, Karşı davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde; ülkemiz-avrupa ve dünyadaki lojistik taşımacılık sektöründe değerli eşya taşımadaki kayıp, çalıntı ve sabotajları önleme amacı ile müvekkili tarafından bir sistem kurulduğunu, ürün taşımacılığının son derece güvenli bir şekilde gerçekleştirilmesini sağlayacak sistem bileşenlerinin dünyada ilk kez bu boyutta bir araya getirildiği için global özelliği de bulunan proje adı güvenli kamyonu genel olarak simgeleyen yabancı dil karşılığının ... olarak seçildiğini ve tescil edildiğini, ... A.Ş tarafından gerçekleştirilen 26.01.2017 tarihli marka tescil başvurularından evvel , uzunca bir dönem ilgili projenin oluşumu ve geliştirilmesi için çalışmalar yapıldığını, bahsi geçen 2015 tarihli Tır Soygunu sonrası güvenli kamyon taşımacılığı çalışmalarını başlatan müvekkili şirketin ... projesi katolog çalışmalarını yapan ... firması çalışanlarından ... ile 02.11.2016 tarihinde yazışmalara başlandığını ve bundan aylar öncesi yaptığı çalışmalar sonucu oluşmuş katalogların 07.11.2016 tarihinde web sitesinde yayınlandığını (http......./mobile), keza katolog basımı evveli pdf olarak internet sitesi nezdinde yayınlanan projenin 05.10.2016 tarihinden 30.06.2017 tarihine kadar yaklaşık 500 adet müşteriye tanıtım ve teklif amacı ile iletildiğini, basılmış katalogların fiili olarak 12 Aralık 2016 tarihinde dağıtımına başlandığını, bu noktaya gelinmesi ve hazırlık sürecinin ise 2015 yılından başlayan proje geliştirme safahatının Ağustos-Eylül 2016 tarihinde tanıtım kataloglarının çalışmalarının yapılmasına kadar uzadığını, 30.06.2017 tarihinden sonra da tanıtım ve teklif müşteri çalışmaları gerek sözlü tanıtım, gerek düzenlenen konferanslar gerekse yazılı e maillerle devam ettirilmiş ve ... markasının Türkiye genelinde pek çok kanalla gündeme getirilmiş olduğunu, 27.01.2017 tarihinde ... (domain ) alan adını da alınarak çalışmalara devam edildiğini, Davacı şirket açısından ... projesinin genel müdürleri tarafından Güvenlik Yönetimi dergisinde ilk defa 17.11.2016 da tanıtıldığı beyan edilmiş olup, bu tarihten çok evvel 05.10.2016 tarihi öncesi başlayan tüm alt yapı çalışmalarını tamamlayarak ... adı ile müşteri teklifleriniN dahi verildiği, davalı firmanın ... ibaresi anlamında iltibas yarattığını iddia etmenin son derece gerçek dışı olduğunu,... ifadesinin davacı yan açısından ayırt edici nitelik kazanmış olma halinin tüm Türkiye açısından sağlanması ve bunun ispat edilmesi gerekmekte olup, huzurdaki davaya bağlı taleplerde gerekli unsurlar ve emsal alınan ATAD Avrupa Toplulukları Adalet Divanı kriterlerinin hiç birisinin davacı ... firması açısından bulunmadığını beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına, asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Asıl dava, marka hükümsüzlüğü, karşı dava ise, markaya tecavüzün durdurulması ve önlenmesine yönelik olup, asıl davada uyuşmazlık; davacı tarafından "..." adı verilen özel güvenlik projesinin davalı tarafından başına ... ibaresi eklenmek suretiyle 9 ve 45.sınıflar için tescil edildiği iddiasıyla, davalı adına ... nolu "..." şekil markasının hükümsüzlüğü talebine ilişkindir.Karşı davada ise dava konusu uyuşmazlık; davalı adına tescilli ...ibareli marka hakkına vaki tecavüzün durdurulması ve mahkeme kararının ilanı talebine ilişkindir.Davalı karşı davacı adına tescilli ... nolu “... şekil “markasının 9 ve 45. sınıflar için 26.01.2017 tarihinden itibaren tescil edildiği, sicil gazetesinde 30.11.2017 tarihinde yayınlandığı, davacı karşı davalı adına tescilli ... nolu “ ... şekil” markasının 9, 39 ve 45. sınıflar için 26.01.2017 tarihinden itibaren tescil edildiği, sicil gazetesinde 31.01.2019 tarihinde yayınlandığı anlaşılmıştır.Davacı karşı davalı marka üzerinde gerçek hak sahibi olduğunu iddia etmiştir. Bu kapsamda dosyaya sunulan mail örnekleri, Mahkemece ''... '' ibaresinin ilk defa kim tarafından kullanıldığı hususunda firmalara yazılan müzekkerelere verilen cevaplar, bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacı karşı davalı ... tarafından marka kullanımına ilişkin bilgi ve belgelere göre, Projenin söz konusu isimle 17.11.2016 tarihinde Güvenlik Yönetimi Dergisinde yayınlandığı, 19.11.2016 tarihli ... Gazetesinde yayınlandığı, ... tarafından 22.09.2016 tarihli mail sunulmuş olup, mailde ... ibaresinin kullanıldığı ve tanıtımın yapıldığının bildirildiği, taraflar arasında Ağustos 2016'dan itibaren ... konu başlığı ile yazışmaların yapıldığı, ... tarafından dosyaya sunulan maillerde ... konu başlıklı ve içeriklerde yer aldığı şekilde Nisan 2016 tarihinden itibaren konunun görüşüldüğü, sunulu belgelere göre markanın, davalı karşı davacı ... A.Ş. tarafından markanın tescil edildiği 26.01.2017 tarihinden önceki tarihe ait olup, markasal kullanımın davacı karşı davalı tarafından gerçekleştirildiği, sunulan delillere göre davalı karşı davacı tarafından markanın başvuru tarihinden önce kullanıldığına ilişkin ispata yeterli bir delil bulunmadığı, davacı karşı davalı kullanımlarının davalı karşı davacıya göre daha eskiye dayalı olduğu anlaşılmaktadır. Ancak Mahkemece her ne kadar davalı karşı davacı markasının tüm sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmiş ise de; davalı markasının tescilli olduğu sınıflar yönünden benzerlik ve iltibas incelemesi yapılmadığı anlaşılmıştır. Mahkemece dosyaya rapor sunan bilirkişi heyetinden ek rapor aldırılarak, davacı tarafın ... ibaresi üzerinde hangi mal ve hizmet sınıfları/alt sınıflarda önceye dayalı kullanımla hak kazanıldığının tespiti ile varılacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken, davalı karşı davacı markasının tüm sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne karar verilerek eksik inceleme ve araştırma ile sonuca gidilmesi doğru görülmemiştir.Yukarıda açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince esasa münhasır delil toplanmadan, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesinin, usul ve yasaya aykırı olması ve ilk derece mahkemesi kararının tüm istinaf sebepleriyle birlikte değerlendirilmesinin gerekmesi karşısında, istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün bulunmamakla 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince davalı karşı davacı istinaf başvurusunun kabulüne maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davalı-karşı davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2- İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 07/10/2020 tarih, 2018/6 E. 2020/260 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davalı-karşı davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 09/02/2024

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2018/6, K. 2020/260, T. 26.01.2017, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2018-6-e-2020-260-k-06465ec7d250