Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2018/569 E. 2022/85 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2018/569
- Karar No
- 2022/85
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2022/940 Esas KARAR NO: 2024/2133 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 09/02/2022 NUMARASI: 2018/569 E. - 2022/85 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/12/2024 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle; Müvekkili ...'ın 2017 yılının Ekim ayında kamuoyunda Bitkoin olarak bilinen davalılar ile dava dilekçesi ekinde bildirilen kişiler tarafından kandırıldığını, davalı ...'in müvekkilini kandırarak, iradesini etkileyerek 10 adet boş çek yapraklarını ve parasını aldığını, boş çekleri cirolayarak akrabalarına dağıttığını, müvekkilinin çek yapraklarını davalıdan istediğini ancak davalının çekleri kullandığını belirttiğini, dava konusu çek için diğer davalı ... tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile takip yapıldığını, müvekkilinin davalılara hiçbir borcunun olmadığını, iş ilişkisinin olmadığını, mal alıp verme işlemi gibi işlemlerin olmadığını bu sebeplerle müvekkili hakkında başlatılan İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının dava sonuna kadar durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, dolandırıcılık sonucu müvekkilinin elinden alınan ... bank ... Caddesi Şubesinin 10.01.2018 tarih 9478446 çek seri numaralı 25.000,00-TL miktarlı davalı ... adına yazılı çekten dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini, yargılama giderinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekilinin cevap dilekçesi özetle; Davacı beyanlarının gerçeği yansıtmadığını, davacının farklı mahkemelerde, huzurda ki davada verilen beyanların tam tersi beyanlarının mevcut olduğunu, ... tarafından, davaya konu çek ile ilgili 22.01.2018 tarihinde İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/68 esas sayılı dosyasından çek zayi davası açıldığını, davaya konu çekin Müvekkilinin zilyetliğinde iken ve 12.01.2018 tarihinde yazılmış olmasına rağmen, çek zayi davasının davacısı, çek yazıldıktan 10 gün sonra, sanki çek elinde imiş gibi, çeki kaybettiğini , emniyet birimine bildirdiğini ve aynı gün çek zayi davası açtığını, davacının ise aleyhlerine açmış olduğu İstanbul 14. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2018/42 Esas sayılı dosyasın da çek bedelini ...'e ödediğini iddia ettiğini, her iki davanın davacıları, ortaklaşa hareket etmekte, emniyet birimlerini ve Mahkemeleri yanıltarak suç işlemekte olduklarını, davacı borçlunun ... ile yaşadığını iddia ettiği problemler ve ileri sürmüş olduğu defiler, yasa gereği taraflarına karşı ileri sürülemeyeceğini, Müvekkilinin bahsi geçen ...'i tanımadığı gibi, bu kişi ile hiçbir akrabalık , yakınlık ilişkisinin olmadığını, müvekkilinin iyiniyetli hamil olduğunu, müvekkilinin davaya konu çeki, ...'tan aldığını, müvekkilinin kendi şirketine ait olan ... plakalı aracı, ...'ın kızı ...'a sattığını ve satış bedeli olarak davaya konu çeki aldığını, satış işleminin 15.11.2017 tarihinde, Eyüp ... Noterliği'nin ... yevmiye numarası ile yapıldığını, bu satış işlemine karşılık olarak ... seri numaralı fatura kesildiğini, tüm bu sebeplerle aleyhlerine açılan davanın davanın reddi ile davacı aleyhine tüm dosya alacağı üzerinden %20 den az olmamak üzere %40 tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...6102 sayılı TTK'nın 792. maddesinde "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür." şeklinde bir düzenlemeye yer verildiği, bu düzenleme uyarınca rızası hilafına elden çıktığı ileri sürülen çekin istirdatına yahut menfi tespite karar verilebilmesi için davacının dava konusu yaptığı çekin yetkili hamili olduğunu kanıtlaması yanında, çeki elinde bulunduran yeni hamilin çeki kötü niyetle iktisap ettiğini ya da iktisapta ağır kusuru bulunduğunu ispat etmesinin gerektiği, bu durum karşısında davada ispat yükünün menfi tespit talep eden davacıya ait olup aksinin kabulünün kıymetli evrakın mücerretlik ilkesini ortadan kaldıracağı, davacının keşide ettiği dava konusu çek üzerindeki imzasını inkâr etmemiş olup çekten dolayı sorumluluğunun devam etmekte olduğu, davacının hamilin kötü niyetini ve ağır kusurunu ispatlayamadığı, gerçek kişi davacının lehtara ilişkin şahsi defilerini de dosya kapsamı itibariyle ispatlayamadığı, (... davacı şirketin şikayeti üzerine açılan, resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlamalarıyla Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2015/259 esas sayılı dosyası ile görülen davada sanıklar hakkında mahkumiyet kararı verildiğini ileri sürse de, söz konusu ceza dosyası ile ilgili herhangi bir karar örneği ibraz etmediği, kaldı ki davacı şirket çalışanının mahkum olduğu kabul edilse dahi, çekteki imzanın davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olduğu Adli Tıp Raporu ile tespit edildiğinden, davacının sorumluluğunun ortadan kalkmayacağı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş...Y.11.HD. 2020/2512) imzanın ikrarı nedeniyle soruşturma dosyası sonucunun beklenilmesine gerek bulunmadığı anlaşıldığından, ispatlanamayan davanın reddine," her ne kadar mahkememizce ihtiyati tedbir kararı verilmiş ise de; icra dairesinden gelen yazı cevaba göre tedbirin uygulanmadığı (teminat yatırılmadığından) anlaşıldığından, davalı ...'un tazminat talebinin reddine " karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Yerel mahkemece verilen kararın usule, kanuna ve yargıtayın içtihatlarına aykırı olduğunu, Davalı aleyhinde müvekkili tarafından Şile Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmuş olmasına rağmen, mahkemece soruşturma dosyasının sonucunun beklenmesi gerekirken, beklenmemesinin tek başına kaldırma nedeni olduğunu ayrıca mahkemece dava konusu vakıaların tam olarak araştırılmadığını tüm evrakların usulünce celbedilmediğini, bunun da müvekkilinin Anayasal savunma hakkını kısıtlar nitelikte olduğunu, Yerel Mahkemenin red gerekçelerinin yerinde olmadığını, dosya kapsamına ve müvekkilinin savunmalarına göre, savcılık soruşturma dosyasının sonucunun beklenerek, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu ve müvekkilinin Anayasal savunma hakkı ihlal edilmek suretiyle isabetsiz olarak davanın reddine karar verilmesi nedeniyle dosyanın yeniden karar verilmek üzere yerel mahkemeye gönderilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davacı, dava dilekçesinde , kandırıldığını, icra takibine konu çekin, imzalı ve boş olarak ... tarafından alındığını, ve bu çekleri akrabalarına dağıttığını, ve son hamil müvekkilinin , ...'in yakını olduğunu iddia ederek borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ettiğini, Davacının, adli makamlara gerçeğe aykırı bilgi vermek suretiyle yanıltmak istediğini, davacı tarafından huzurda ki davadan önce İstanbul 14. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2018/42 esas sayılı dosyasından aleylerine açmış olduğu borca itiraz davasında, çek bedelini, İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesine, çek zayi davası ile başvuran üçüncü kişi olan ...'e ödediğini iddia ettiğini, Davacının, huzurdaki davaya konu olan beyanları ile İstanbul 14. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2018/42 esas 2018/782 karar (BAM 2019/1528 ve /2020/653 Sayılı kararı ile kesinleşmiştir.) ve İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesine 2018/68 esas sayılı dosyalarında ki beyanları arasında çelişki olduğunu, ... tarafından, davaya konu çek ile ilgili 22.01.2018 tarihinde İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/68 esas sayılı dosyasından çek zayi davası açıldığını, Davaya konu çekin, Müvekkilinin zilyetliğinde iken ve 12.01.2018 tarihinde yazılmış olmasına rağmen , çek zayi davasının davacısı, çek yazıldıktan 10 gün sonra, sanki çek elinde imiş gibi, çeki kaybettiğini , emniyet birimine bildirmiş ve aynı gün çek zayi davası açmış olduğunu, Davacının ise açmış olduğu ,İstanbul 14. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2018/42 esas sayılı dosyasın da çek bedelini ...'e ödediğini iddia ettiğini, her iki davanın davacılarının, ortaklaşa hareket ettiğini, emniyet birimlerini ve Mahkemeleri yanıltarak suç işlediklerini, davacı borçlunun ,... ile yaşadığını iddia ettiği proplemler ve ileri sürmüş olduğu defilerin, yasa gereği taraflarına karşı ileri sürülemeyeceğini, müvekkilinin, bahsi geçen ...'i tanımadığı gibi, bu kişi ile hiçbir akrabalık , yakınlık ilişkisi olmadığını, müvekkilinin, iyiniyetli hamil olduğunu, davaya konu çeki, ...'tan aldığını, Müvekkilinin kendi şirketine ait olan ... plakalı aracı, ...'ın kızı ...'a sattığını ve satış bedeli olarak davaya konu çeki aldığını, satış işleminin 15.11.2017 tarihinde, Eyüp ... Noterliği'nin ... yevmiye numarası ile yapıldığını, bu satış işlemine karşılık olarak 18108 seri numaralı fatura kesildiğini, davacı, davasında iyi niyetli olmadığını, Davaya konu çekin müvekkilinin elinde iken, davacı ve üçün kişinin sanki çek, ellerinde imiş gibi , emniyet ve yargı makamlarını yanıltarak çeki çaldırdıklarını ve akabinde ise huzurda ki davayı açarak, ... tarafından dolandırıldıklarını iddia ettiğini, Davacını kötü niyetli olarak hareket ettiğini, davacının ileri sürmüş olduğu defilerin, TTK 687 ve mücerretlik ilkesi gereiğince taraflarına karşı ileri sürülemeyeceğini istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır Davacı dava dilekçesinde; ... bank ... Caddesi Şubesinin 10.01.2018 tarih ... çek seri numaralı 25.000,00-TL miktarlı çekten dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. Davanın konusu İİK 72. maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır. Dosya istinaf incelemesindeyken, davalı ... tarafından sunulan 29/09/2023 tarihli dilekçesinde "....Sonuç olarak davacı ...'ın bana ve diğer davalı ...'a kesinlikle borcu yoktur. Ben kendi açımdan aleyhimde açılan davayı kabul ediyorum. gerçeğin ortaya çıkarılması için ve davacı ...'a haksızlık ettiğimi düşündüğüm için bu dilekçeyi kendi özgür irademle mahkemenize sunuyorum." şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. Dosya içerisinde davalı ... tarafından sunulan 30/11/2020 tarihli dilekçesinde"...Dava konusu çek her ne kadar bana kuzenim ...'dan bana geçmiş gibi görünse de, esasen bu çekin, ... ve ... isimli kişiler tarafından ...'den silah zorla alındığını biliyorum. Bu çeki ...'in de ...'dan dolandırıcılık yaparak aldığını biliyorum. ...'le ... arasında ticari bir ilişki bulunmamaktadır. Bu çeki bana alkolü iken ... ile ... getirdiler arkasına ciro attırdılar bir şey olmaaycak sana merak etme biz ... a uğraşacaz dediler. Senlik bir şey yok dediler ben de güvendim. Hemen arkasından bana da haciz geldi. Çok mağdur oldum bundan dolayı benden para aldılar. ... İsimli şahıs benim arabamı da alıp beni dolandırmıştır. Resmi evraklarım elimdedir. Gerekirse bu kanularda mahkeme huzurunda yemin de etmeye hazırım... " şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafından dosyaya sunulan dava dilekçesi ve Şile Cumhuriyet Başsavcılığına yazılan şikayet dilekçesi içeriğinden, uyuşmazlığa konu çekin davacı tarafından keşide edildiğinin anlaşıldığı, davacının keşideci imzasına itirazı olmadığı, davacının iradesi fesada uğratılarak / dolandırılarak çekin alındığını iddia ettiği ve davalılardan ... ve ... tarafından sunulan beyan dilekçelerinde çekin dolandırıcılık kapsamında alındığının beyan edildiği anlaşılmıştır. Davanın konusu İİK 72. maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır. Dava çeklerin dolandırıcılık fiili sonucu düzenlendiği iddiası yönünden irade fesadına nedenine dayalı olarak açılmıştır. Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle ortadan kalktığını ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle sona erdiğini ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir. Menfi tespit davasında kural olarak, hukukî ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukukî ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. HMK.nun 165. maddesinde yeralan düzenlemeye göre; bir davada hüküm verilmesi, başka bir davada incelenmekte ve kesin olarak karara bağlanacak bir hukuki durumun mevcut olup olmadığına kısmen veya tamamen bağlı ise, mahkeme, o davanın sonuçlanmasını beklemek üzere yargılamayı erteleyebilir. Davalardan biri hakkında verilecek kararın diğerini etkileyecek nitelikte bulunması halinde iki dava arasında bağlantı var sayılır ve biri diğeri için bekletici mesele yapılır. Eldeki davada davacı dolandırıldığı iddiasıyla C.savcılığına başvurmuştur. Ceza soruşturmasının sonucunun eldeki davanın sonucunu etkileyecek nitelikte olduğu aralarında bağlantı bulunduğu açık olup, bağlantının varlığı ve bekletici mesele yapıp yapmamak tarafların isteğine bırakılmamıştır. Bu nedenle davacı vekilinin bekletici mesele yapılmaması talebine göre ceza soruşturmasının sonucunun beklenilmemesi yerinde görülmemiştir. Somut olayda, dava konusu çekin, davacı tarafından, ... lehine keşide edilmiş olduğu, ciro silsilesine göre, ... tarafından davalı ...'e cirolandığı, bu kişi tarafından da ..., .... ve .... şirketine geçtiği, davacının, keşideci olup senet altındaki imzanın kendisine ait olmadığı yönünde bir iddiasının bulunmadığı ancak TTK 792.maddesi gereğince davacı keşidecinin dava konusu çekten kaynaklanan sorumluluğundan kurtulabilmesi için dolandırıcılık ile alınan çekin davalı tarafından kötü niyetli ya da ağır kusurlu olarak elde edildiği ve icraya konduğunu kanıtlaması gerektiği, buna göre çekin hamili ve kendisinden önceki cirantalar hakkında resmi evrakta sahtecilik suçundan soruşturma dosyasının mevcut bulunduğu, Şile Cumhuriyet Savcılığının 2019/ 2244 soruşturma sayılı dosyasının incelenerek, resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık iddiası ile dava açılıp açılmadığı ve bekletici mesele yapılıp yapılmayacağının değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurması gerektiği, ayrıca dava dosyasına sunulan davalılar ... ve ...'in de beyanları ve davalılardan ...'ın çekte isminin yer almadığı da dikkate alınarak ayrı ayrı her davalı yönünden değerlendirme yapılması gerekirken eksik inceleme neticesinde karar verildiği, 6102 sayılı TTK 792 mad.göre çeki iktisabında kötü niyetli veya ağır kusurlu olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verildiği anlaşıldığından, davacılar vekilinin, istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın esastan incelenmesi için ait olduğu mahkemeye iadesine, sair istinaf sebepleri incelenmeksizin karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2- İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/02/2022 tarih, 2018/569 E. 2022/85 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 19/12/2024