Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2018/488 E. 2022/20 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2018/488
- Karar No
- 2022/20
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO:2022/591 KARAR NO:2024/1942 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ:02/02/2022 NUMARASI:2018/488 E. - 2022/20 K. DAVANIN KONUSU:Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli)|Fikir Ve Sanat Eseri (Manevi Tazminat İstemli.) İSTİNAF KARAR TARİHİ:28/11/2024 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ... ile davacı arasında İstanbul ...Noterliğinin 26/07/1976 tarihli devir senedi ile sözleşmeye ekli ..., ... ve ...'un seslendirdiği fonogramlar ve fonogramlara ait tüm hakların tam ruhsat şeklinde davacıya devredildiğini, davacının uzun yıllar sonra Türkiye'ye döndüğünde kendisine devredilen fonogramlarla bandrol alınıp üretim, satış ve telif geliri elde edildiğini tespit ettiğini, devir senedine aykırı olarak davacıyı zarara uğrattıklarından şimdilik 5.000 TL maddi tazminatın FSEK 68.madde hükümlerine göre 3 katı tahsili, 15.000 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; husumet itirazında bulundukları ayrıca esas yönünden de sözleşmenin 6. maddesinin açık olduğunu, davacıya devredilen mali hakların yurt dışı hakları olduğunu bu nedenle de davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesince;"Bu hükümde fonogramlar üzerindeki mali hakların yurt dışı mali hakları olduğu açık bir şekilde anlaşılmaktadır. Davacı taraf her ne kadar devir senedinin Coğrafi alan başlıklı kısmında; Türkiye dahi bütün dünya devletlerini içine alan sahayı kapsamaktadır” seklindeki hükmünün devrin hem yurt ici hem de yurt dışı devrini kapsayacağı şeklinde yorumlanması gerektiğini ileri sürmekteyse de; sözleşmenin 6. maddesinin açık olduğu dolayısıyla coğrafi alan kısmı ile anlatılmak istenilen hususun devre konu fonogram üzerinde devredenin tüm dünya üzerinde hak sahibine muktedir olduğunu vurgulamak şeklinde anlaşılacağı , taraflar arasındaki devri senedinde devredilen mali hakların fonogramlara ilişkin yurt dışı hakları olduğu, yurt içi kullanım haklarının davalıda kalmaya devam etmesi nedeniyle davalının yurt içi kullanımlarının tecavüz teşkil etmeyeceği istanbul ... Noterliği'nin 26 Temmuz 1976 tarihli ... yevmiye sayılı devir senedinin içeriğinden anlaşıldığından, denetim ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu da dikkate alınarak davanın reddi" gerekçeleri ile; Davanın reddine, şeklinde hüküm kurulmuştur. İSTİNAF:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme dava talep içeriğinde haksız kullanımların tümü için bir dava ikame edildiğini, yurt içi ve yurt dışı diye ayrılmadığını, haksız kullanımların ne kadarının yurt içi ve ne kadarının yurt dışı olduğu hususunda raporda bir cümle dahi yer almadığını, bilirkişi raporunda sözleşmenin başında çok net ve açık bir şekilde Türkiye dahi bütün dünya devletlerini içine alan sahayı kapsadığını coğrafi alan düzenlemesi var iken, bilirkişinin bu noktayı yok saydığını, sözleşmenin 6. maddeyi davalıların savunmalarını esas alarak yasalara ve sözleşmenin ruhuna aykırı olduğunu, sözleşmeyi hatalı olarak yorumlaması sonucu yapılan itirazlarının yerel mahkemece dikkate alınmayarak hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak hatalı ve eksik incelemeye dayalı karar verdiğini, devir senedinin birçok maddesinde çok net ve anlaşılır bir şekilde eserlerin tam ruhsat niteliğinde müvekkile devir edildiğini, davalılar devir senedi ile müvekkile tam ruhsat olarak devir ettiği ürünleri ait devir senedine aykırı bir biçimde eser işletme belgesi çıkartarak ayrı bir suç işlemiş ve gerçeğe aykırı beyanla belgeleri çıkarttıklarını, hakları kendisindeymiş gibi hareket ettiğini, devir senedinin yurt dışı haklarını kapsamadığını, davalılar bu ürünlere ait dijital platform gelirlerini elde ettiklerini, bilirkişi bu hususu dahi incelememiş ve bilirkişi tarafından eksik incelemeye dayalı olarak düzenlenen rapora dikkate alınarak hatalı karar verildiğini, İstanbul 1. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2018/488 E. ve 2022/20 K. sayılı ilamının ortadan kaldırılarak talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini, talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP:Davalılar vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki 26.7.1976 tarihli devir senedinin içeriğinin incelenmesinin ..., ... ve ...'un fonogramlarını ve fonogramlar üzerindeki yurt dışı mali haklarını mi yoksa yurt içi mali hakları mı kapsadığının tartışılması ve ihlal varsa davacının hak ettiği maddi tazminatın belirlenmesi gerektiğini, taraflar arasında devir senedinin içeriğinde tam ruhsat (tam lisans) ibaresi geçmekte ise de devir senedi bir bütün olarak incelendiğinde bu senedin fonogramların yurt dışı haklarının, mali haklarının devri sözleşmesi olduğunu, davacı ile ... sıfatıyla devreden sıfatına haiz müvekkil şirket temsilcisi arasında imzalanan İstanbul....Noterliği'nin 26 Temmuz 1976 tarih ve ... Yevmiye numaralı hak devir senedinin 6. Maddesinde aç devir alanın bu eserler miras yolu ile hak olarak devir alan mirasçılarına devir eden kişi Türkiye dışında bulunan tüm haklarını devir ettiğinden ve bedelini de nakten ve defaten aldığından başkalarına devir yetkisi kalmadığını, tam ruhsat şeklinde yalnız ...'a bedel karşılığında devir ettiğini ve Türkiye dahilindeki haklarının bir kısmını ya da tümünü bir başkasına devir ederken bu haklardan tam ruhsatla devir ettiğini, yurt dışı dünya haklarını müstesna tutacağını aksi halde bundan doğacak zararın kötüniyet ve muvazaa yolu ile bir takım haklar haksız kazanç sağlama arzusunun bulunduğunu kabul ettiğini ve yeni kişi ile doğacak zararların sorumlusu olduğunu kabul ve beyan ettiğini, bu hükümde fonogramlar üzerindeki mali hakların yurt dışı mali hakları olduğunu, müvekkil şirket tarafından davacıya sadece eserlerin yurt dışı hakları devredildiğini, davacı sürekli olarak tam ruhsat ile devrin yapıldığını, sözleşmenin 6. maddesinde devir alanın bu eserler miras yolu ile hak olarak devir alan mirasçılarına devir eden kişi Türkiye dışında bulunan tüm haklarını devir edildiğini, basit ruhsat devri olduğunu, Yurt İçi için hakları devir edilmediğini, müvekkil şirketin devre konu ... üzerindeki mali hakların tasarrufunun hem Türkiye'de hem de Türkiye dışında tüm dünyada hak sahibi olduğunun açık beyanı ifade edildiğini, davaya konu devir senedi içerisinde "..." tabiri bu tanımlama beyanı dışında kullanılmadığını, çok açık ve net olarak sözleşmede Türkiye ve Türkiye dışı haklardan bahsedildiğini ve müvekkil şirketin Türkiye dışındaki haklarını devir ettiğini, yerel mahkeme dava talep içeriğinde haksız kullanımların tümü için bir dava ikame edildiğini, haksız kullanımların ne kadarının yurt içi ve ne kadarının yurt dışı olduğu hususunda raporda bir cümle dahi yer almadığını, davacının delil olarak gösterdiği yurt dışı dijital gelirlerini toplayan, bu konuda tek yetkili olan ve Türkiye temsilciliğini yapan ... Şti şirketine davaya konu eserler ile ilgili olarak müvekkillerin bu eserlerden dolayı elde ettikleri gelir ve bedellerin ne kadar olduğu ile ilgili tezkere yazdırdığını, yerel mahkeme davacının bu iddiasını da araştırdığını,davacının bu iddiası da karşılık bulmadığını, hak tecavüzü olmadığı için buna dair bir açıklama yapmayı lüzum görmediğini, müvekkillerin yurt dışı haklarına bir tecavüzleri de olmadığını, İstanbul 1. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2018/488 E. ve 2022/20 K. sayılı ilamı ile verilen davanın reddi kararının kabulü ile davacının istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE:İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı vekili dava dilekçesi ile davalılardan ... ile davacı arasında İstanbul ...Noterliğinin ... tarihli devir senedi ile sözleşmeye ekli ..., ... ve ...'un seslendirdiği fonogramlar ve fonogramlara ait tüm hakların tam ruhsat şeklinde davacıya devredildiğini, davacının uzun yıllar sonra Türkiye'ye döndüğünde kendisine devredilen fonogramlarla bandrol alınıp üretim, satış ve telif geliri elde edildiğini tespit ettiğini, devir senedine aykırı olarak davacıyı zarara uğrattıklarından şimdilik 5.000 TL maddi tazminatın FSEK 68.madde hükümlerine göre 3 katı tahsili, 15.000 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmış, Bilirkişiler... ve ...' ait 16/08/2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; taraflar arasındaki devri senedinde devredilen mali hakların fonogramlara ilişkin yurt dışı hakları olduğu, yurt içi kullanım haklarının davalıda kalmaya devam etmesi nedeniyle davalının yurt için kullanımlarının tecavüz doğurmayacağı görüş ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık 26.07.1976 tarihli devir senedinin ..., ... ve ...'un fonogramlarının ve fonograflar üzerindeki yurt dışı mali haklarını mı yoksa yurt içi mali haklarını mı kapsadığı noktasında toplanmaktadır.Davalının vaki kullanımlarının dosyadaki eser işletme belgeleri ile diğer bilgi ve belgelerden yurt içi kullanımları olduğu anlaşılmaktadır.Somut olayda; dava konusu devir sözleşmesi incelendiğinde devir senedinde yer alan devir eden, devir alan ibareleri, devralanın devraldığı hakkı başkalarına da devretme yetkisinin tanınmış olması,(madde 5) , devredenin artık bu hakkı başkalarına devir yetkisinin kalmadığı madde 6) şeklindeki ifadelerden davaya konu devir senedinin mali hak devir sözleşmesi olduğu anlaşılmaktadır. Mali hakkın devri bir tasarruf işlemi olmakla ile hak eser sahibinin mal varlığından çıkararak devralanın malvarlığına intikal eder. Sözleşmenin & ıncı maddesi FSEK 52 çerçevesinde yapılan devrin coğrafi alanı; " Devir alanın bu eserler miras yolu ile hak olarak devir alan mirasçılarına devir eden kişi Türkiye dışında bulunan tüm haklarını devir ettiğinden ve bedelini de nakten ve defaten aldığından başkalarını devir yetkisi kalmadığını ve tam ruhsat şeklinde yalnız ...'a bedel karşılığında devir ettiğini ve Türkiye dahilindeki haklarının bir kısmını ya da tümünü bir başkasına devir ederken bu haklardan tam ruhsatla devir | yurt dışı dünya haklarını müstesna tutacağını aksi halde bundan doğacak zararın kötüniyet ve muvazaa yolu ile bir takım haklar haksız kazanç sağlama arzusunun bulunduğunu kabul ettiğini ve yeni kişi ile doğacak zararların sorumlusu olduğunu kabul ve beyan etmektedir”. şeklinde belirlendiği bu hükümden fonograflar üzerindeki mali hakların yurt dışı mali hakları olduğu açık bir şekilde anlaşıldığı, Davacı taraf her ne kadar devir senedinin Coğrafi alan başlıklı kısmında; "Türkiye dahi bütün dünya devletlerini içine alan sahayı kapsamaktadır” şeklindeki hükmünün devrin hem yurt içi hem de yurt dışı devrini kapsayacağı şeklinde yorumlanması gerektiğini ileri sürmekte ise de , coğrafi alan kısmı ile anlatılmak istenilen hususun devre konu fonograf üzerinde devredenin tüm dünya üzerinde hak sahibine muktedir olduğunu vurgulamak olduğu anlaşılmakla mahkemece davanın reddine dair verilen karar dosya kapsamına uygundur. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 02/02/2022 tarih ve 2018/488 E. 2022/20 K. sayılı kararına karşı davacı mirasçıları vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 -TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90-TL harcın davacı mirasçıların dan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı mirasçıları tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 28/11/2024