Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2018/470 E. 2022/2 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2018/470
- Karar No
- 2022/2
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO:2022/300 KARAR NO:2024/1634 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ:11/01/2022 NUMARASI:2018/470 E. - 2022/2 K. DAVANIN KONUSU:Marka (Maddi Tazminat İstemli) İSTİNAF KARAR TARİHİ:10/10/2024 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 22/06/2012 tarihinden bu yana “...” ve “....” markaları ile eğitim ve öğretim alanında faaliyet gösterdiğini, davacı şirket kurucusu ...’ın ise 2009 yılından bu yana “...” markasını kullandığını, davacının ... numaralı “...”, ...numaralı “...”, ... numaralı “...” markalarının tescilli olduğunu, “...” ibaresinin ticaret unvanında da kullanıldığını, ... alan adının 30/01/2014, limitegitimkurumlari.com alan adının ise 19/12/2013 tarihinde tahsis edildiğini, davalılar tarafından faaliyette olan özel öğretim kurumunun tabela, duvar, reklam ve tanıtımlarında “....” ibaresinin kullanıldığını, bu kullanımın davacının markası ile iltibas yaratacak derecede benzer olduğunu, Karadeniz Ereğlisi 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2018/17 D.İş sayılı dosyası ile delil tespiti yapıldığını, davalıların kötü niyetli olduklarını, eylemlerinin marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu belirterek, davalıların kullanımlarının marka tescillerini ihlal ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, önlenmesine ve durdurulmasına,10.000,00 TL manevi tazminatın ihlal tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsil edilerek davacıya ödenmesine, marka ihlali ve haksız rekabet nedeni ile ileride ıslahla artırılmak ve fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın ihlal tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsil edilerek davacıya ödenmesine, masrafı davalılardan alınmak sureti ile, verilecek hükmün Türkiye çapında yayın yapan tirajı yüksek gazetelerden birinde ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu ...'nun davalı ...’e ait olduğunu, davalı ...’in dava konusu kurumla hiçbir açık ya da zımni bağının bulunmadığını, bu sebeple davalı ... yönünden husumet yokluğu bulunduğunu, dava konusu ...'nun davalı ... tarafından 16/12/2016 tarihinde ... kurum kodu ile... ismi ile kurulduğunu, davalı ile ... A.Ş. arasındaki sözleşmenin sona ermesi ile birlikte dava konusu firmanın 28/05/2018 tarihli Genel Kurul kararı ile işletmenin adının "..." olarak değiştirildiğini, gerekli tüm onayların alındığını, davalının, davacının markalarını ihlal etmediğini, davalının hiçbir reklam, afiş ya da sosyal medya sayfasında davacı yan tarafından dava dilekçesinin ekinde gösterildiği gibi bir kullanımının bulunmadığını, davacı tarafından marka kullanımının Kdz. Ereğli 1. Sulh Mahkemesinin 2018/17 D. İş Sayılı dosyasında tespit edildiği şekilde olduğunu, söz konusu kullanımın, davacının marka kullanımı ile benzeşmediğini, davacının reklam ve sosyal medya faaliyetleri ile de marka ve logosunun ülke çapında tanınmış olduğunu ve davalının markası arasındaki farkı en özensiz kullanıcının bile fark edebileceğini, davalının “...” isminin tercihinde “...” şeklinde ayrı okunuşu ve "limitsizsiniz" şeklinde birlikte söylendiğinde oluşan iki farklı anlamının da eğitim faaliyetlerinde bulunan firmanın öğrencilerini şevklendirmesinin düşünüldüğünü, tespiti yapılan reklam ve tabelalarda kullanım da “...” ve “...” kelimelerinin birbirinden ayrı ebatta yazılmasının yegane gayesinin kelimelerin kullanımında oluşturduğu anlam farkı olduğunu, davalının Kdz. Ereğli ilçesinde 2016 yılından bu yana faaliyet gösterdiğini, buna karşılık "...” ismini yalnızca 2018-2019 eğitim-öğretim döneminde kullandığını, davalının öğrenci sayısında artış yaşanmadığını ve bunun marka ihlali ile haksız kazanç sağlanmadığının gösterdiğini, davalıya ait özel eğitim kurumunda Türkiye çapında tanınırlığı olan başka bir marka yayınlarının kullanıldığını beyanla, söz konusu sebeplerle davanın reddini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı:Mahkemece; "Davalı ... hakkında açılan davanın HMK'nun 114/1-d ve 115/2 maddeleri uyarınca pasif dava ehliyeti bulunmadığından USULDEN REDDİNE, Davalı ... hakkında açılan davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, Davalının sınava hazırlık eğitim kursu faaliyetinde, tabela ve iş evrakında "..." ibaresini "..." ibaresini daha büyük yazarak ön plana çıkartacak şekilde kullanmasının davacının ... numaralı "...", ......" ve .... numaralı "..." ibareli marka tescillerinden doğan haklarını ihlal ve haksız rekabet oluşturduğunun TESPİTİNE, Davalının bu şekildeki marka kullanımlarının ÖNLENMESİNE VE DURDURULMASINA, Davalının sosyal medya hesapları ve internet siteleri de dahil bu markayı kullanmasının YASAKLANMASINA, Masrafı davalıdan alınmak suretiyle tecavüz teşkil ettiği tespit edilen davalıya ait "..." ibaresi ön plana çıkartılacak şekilde kullanıldığı ürünlere, tanıtım vasıtaları ile tabelalara EL KONULMASINA, karar kesinleştiğinde el konulan bu ürün, tanıtım vasıtası ve tabelaların İMHA EDİLMESİNE, 10.000,00 TL maddi tazminatın ihlal tarihi olan 27/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya ödenmesine, 5.000,00 TL manevi tazminatın ihlal tarihi olan 27/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya ödenmesine, Karar kesinleştiğinde masrafı davalı ...'den alınmak suretiyle verilecek hükmün Türkiye çapında yayın yapan tirajı yüksek gazetelerden birinde bir kez ilanına, Davacının fazlaya ilişkin taleplerinin REDDİNE, " karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; davanın kısmen ret kararının yerinde olmadığını, müvekkili şirketin "...." markasının kullanılması konusunda Türkiye genelinde üçüncü kişilere verdikleri lisans sözleşmelerine yer verilerek marka ihlalinden doğan maddi tazminatın hesaplanması noktasında emsal lisans bedeli üzerinden hesaplama yapılmasını talep ettiklerini, maddi tazminatın TBK'nin 50 ve 51 maddeleri uyarınca hesaplanmasını kabul etmediklerini, sözleşmelerde kitap tedariki konusunda yer alan hususların marka lisans ücretine dahil olmadığını, 16/12/2016 tarihinden itibaren faaliyet gösteren bir iş yerinin dava tarihine kadar zarar üzerine faaliyet göstermiş olmasının kabul edilemeyeceğini, davalının emsal bedellerinde yer alan ücreti tazminat olarak ödemesi gerektiğini, müvekkilinin yatığı emsal lisans sözleşmelerinin 27.maddesinin son cümlesinde lisans ücretinin gün/ay oranlaması yapılmadan maktu olarak ödeneceğinin açıkça düzenlendiğini, dava ikame edilirken davalı ...'e haklı nedenlerle husumet yöneltildiğini, kendi adına kayıtlı telefonları iş yeri faaliyetlerinde kullandırmış olduğunu davalı iş yerinde müvekkili şirkete ait yayınları kullanılmamış olsa dahi bu durumun ortadaki marka ihlalini bertaraf etmeyeceğini, markaların benzer olmadığı ileri sürülmüş ise de davalının markasal kullanımlarının iddia ettiği kadarıyla sınırlı olmadığını, tüm kullanım varyasyonlarında "limit" ibaresini müstakil bir biçimde ve büyük ölçekte ön plana çıkararak kullandığını, davalının emsal lisans sözleşmelerine karşı sunmuş olduğu tezlerin de makul olmadığını, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulüne, davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacıya ait marka ismini haksız kullanımının söz konusu olmadığını, "..." isminin tercihinde "...." ve "..." kelimelerinin birbirinden ayrı ebatta yazılma sebebinin kelimenin iki farklı kullanım haline dikkat çekmek olduğunu, müvekkili tarafından "...." firmasına ilişkin delil tespiti incelemelerinde belirlenen kullanım şeklinin davacının kullanım şeklinden farklı olduğunu, davacının markasında göze çarpan origami kuş logosunun davalının hiçbir dokümanında kullanılmadığını, davalının ticari işletme adında ayırt edici unsurlar olduğu ve kötü niyetli olmadığının ortada olduğunu, iltibas olmadığını,"...." sözcüğünün bir matematik kavramı olduğunu, matematik eğitimi verilen özel eğitim kurumları bakımından ayırt ediciliğinin zayıf olduğunu, bu nedenle kullanılmasının engellenmemesi gerektiğini, haksız kullanım olduğu kabul edilecek olsa dahi 2018 yılına ait davacının belirlediği lisans sözleşmesi yapılan kurumlardan ikisinin Trabzon ve Bursa'da bir diğerinin ise Fethiye'de olduğunu, fatura içeriğinden marka ismi anlaşılmadığı için hangi bedelin hangi şehirdeki kurum için yapıldığının anlaşılmadığını, bu faturaların farklı tutarlı olmasından lisans bedelinin değişkenlik gösterdiğinin çıkarılabileceğini, şehir merkezi ile ilçe kıyaslaması yapılarak ve 2018 yıllarında bu yerlerin nüfusları göz önünde tutularak haksız kullanıma esas yıllık lisans sözleşmesi bedeline daha önce fatura edilen 15.000,00 TL değil, 10.000,00 TL emsal kabul edilmesi gerektiğini, bu tutara dahi hükmedilmemesi gerektiğini, bu durumda dahi davalının kârı oranında tazminata hükmedilebileceğini, zarar eden müvekkil yönünden hükmedilen tazminatın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davacı ve davalının mali verilerinin karşılaştırılmasının manevi tazminata hükmedilirken göz önünde tutulması gerektiğini, rekabet edenlerin sosyal ve ekonomik durumlarının, olayın mahiyeti ve hak sahibinde yarattığı üzüntü gibi hususlar dikkate alındığında müvekkili aleyhine manevi tazminata hükmedilmemesi gerektiğini beyan ederek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava, davacı adına tescilli "...", "..." ve "..." esas unsurlu markalara tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması ve önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Davacı vekili, davalıların işletme adı olarak kullandıkları "..." ibaresinin davacının limit ibareli marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini beyanla eldeki davayı açmış 10.000,00 TL manevi , ıslah ile birlikte lisans bedeli üzerinden 15.000,00 TL maddi tazminat talep etmiştir. 09/10/2009 başvuru tarihli , ...numaralı “....” markasının 16 ve 41. sınıfta, 07/05/2015 başvuru tarihli, ... numaralı “...” markasının 16 ve 41. sınıfta 20/12/2016 başvuru tarihli , ... numaralı “....l” markasının 41. sınıfta, , davacı adına tescilli oldukları görülmektedir. Karadeniz Ereğli Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/17 D.İş sayılı dosyası ile 03/09/2018 tarihinde delil tespiti yapıldığı, düzenlenen 20/09/2018 tarihli bilirkişi raporunda, iş yerinin içinde ve dışında "..." ibaresinin kullanıldığının fotoğraflarıyla tespit edildiği görülmüştür.Mahkemece alınan bilirkişi raporunda; davacı tarafın limit ibareli marka tescillerinin sahibi olduğu, markaların 16. ve 41.sınıfları kapsadığı, davalı taraf adına tescilli bir marka bulunmadığı, davalı tarafın markayı "..." ibaresini ön plana çıkarmak suretiyle “...” şeklinde kullandığı, somut olayda davacı ve davalı markaları arasında her ne kadar iktibas suretiyle kullanım söz konusu değil ise de, doktrinde ve içtihatlarda öngörülen iltibasa yönelik unsurların var olduğu, davalı tarafın, marka kullanımında davacıyla benzer bir terkip tarzı tercih etmesinin de herhangi bir zorunluluktan kaynaklanmayacağı, bu bağlamda davalı tarafın marka kullanımının haksız rekabet teşkil edeceği yönünde görüş bildirmiştir. Talimat yoluyla alınan mali müşavir bilirkişi raporunda; davalıya ait 11/06/2018-03/12/2018 dönemi yasal defter kayıtlarını incelediği, davalının ilgili dönem Etüt Hizmet Gelirleri cirosunun 20.773,16-TL olduğu, genel giderlerinin -43.883,33-TL olduğu, genel giderler çıkarıldıktan sonra davalının Etüt Hizmetleri faaliyetinden -23.110,17-TL dönem zararının oluştuğunun tespit edildiği belirtilmiştir.Mahkemece davacı tarafa ait 11/06/2018 - 03/12/2018 tarihleri arasındaki ticari defter ve belgelerin incelenerek alınan bilirkişi raporunda, , dosyaya sunulan özel eğitim kursları için emsal lisans sözleşmelerinde, yıllık lisans ücreti olarak 15.000,00 TL belirlediği, sözleşmenin 24. maddesinde "lisans alan kurumun sözleşme hükümlerini yerine getirdiği takdirde ilk yıl bu lisans bedelinin alınmayacağı , ikinci yıl 15.000,00 TL.bedelin alınacağı , sonraki yıllarda bu bedelin % 12 oranında artırılacağının düzenlendiği, 27. maddesinde ise “ bu bedel yıllık bazda belirlenecek , gün ve ay oranlaması yapılmadan dikkate alınacaktır. Ayrıca haksız kullanım bakımından tazminata esas yıllık emsal lisans bedeli olarak kabul edilecektir.” düzenlemesi bulunduğunu, davalı tarafın , dava konusu markayı “ ... “ olarak kullandığının tespit edildiğini, Lisans Bedelinin somut olayda davalı tarafın cirosuna/gelirine bağlı kalınarak değil, götürü bir bedel olarak hesaplanması gerektiğini, T.C. Karadeniz Ereğli Kaymakamlığı’nın Mahkemeye bildirdiğine göre davalının kullanımının 27/05/2018 tarihinde başladığı, Lisans Bedelinin emsal sözleşmelerin 27. maddesine göre hem gün ve ay oranlaması yapılmadan dikkate alınması, hem de haksız kullanım bakımından tazminata esas yıllık emsal lisans bedeli olarak kabul edilmesi gerektiği, dolayısıyla, davalı tarafından ödenmesi gereken lisans bedelinin 15.000,00 TL. olduğu belirtilmiştir. Dosya kapsamına göre, Karadeniz Ereğlisi Kaymakamlığı’ndan alınan yazı cevabına göre , davaya konu ...’nun davalı ...'e ait olduğu, 27/06/2018 tarihli kurum açma izni ile faaliyet başladığı , 30/03/2020 tarihinde kapandığı, davacı tarafından Kartal ... Noterliği'nin 11/06/2018 tarihli ve ....yevmiye numaralı ihtarnamesi ile marka kullanımına son verilmesinin davalıya ihtar edildiği, davalı adına tescilli marka bulunmadığı, limit esas unsurlu markaların 16. Ve 41, sınıflarda davacı adına tescilli olduğu, Karadeniz Ereğli Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/17 D.İş sayılı dosyası ile tespit edildiği üzere davalı ...'e ait özel eğitim kursu işletmesinin içerisinde, iş evrakında, işletme adı ve tabelasında limit ibaresi ön plana çıkarılarak... şeklinde markasal olarak kullanıldığı,davalının bu kullanımlarının geçerli bir hukuki nedene dayalı olmadığı, davalının tescilsiz kullanımlarındaki .... ibaresinden sonra küçük harfle sizsiniz ibaresini geri planda tutan ibarenin davalı markasına ayırt edicilik kazandırmadığı , markaların görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer oldukları, davalının davacıya ait markanın esas unsurunu teşkil eden kelime unsurunu tescilli olduğu hizmet sınıfında ön plana çıkararak büyük harflerle aynen kullanmasının markaların hitap ettiği ortalama tüketici nezdinde işletmeler arasında bağlantı, davacıya ait seri marka algısı yaratma dahil iltibas tehlikesine sebebiyet vereceği bu nedenle SMK 7/2-b ve 29. maddeleri uyarınca davalı ...'in kullanımlarının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği , ayrıca ticari dürüstlük kurallarına aykırılık teşkil etmesi sebebiyle aynı zamanda haksız rekabet oluşturduğu anlaşılmıştır. Davalı ... yönünden ise işletmenin sosyal medya hesabında telefon numarasının bulunması dışında marka hakkına tecavüz teşkil eden fiilleri işlediğine dair somut delil bulunmadığı, hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. SMK 149. Maddesine göre marka hakkına tecavüz edilen marka sahibi, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabilecektir. Somut olayda davacı taraf, yoksun kaldığı kazancın, SMK'nın 151/2-c maddesi kapsamında, sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeline göre hesaplanmasını istemiştir.Lisans bedeli hesaplanırken, sadece marka hakkı sahibinin cirosu, elde ettiği kazancın değil, davalının cirosu, üretim ve satış kapasitesi, satabileceği ürün miktarı da nazara alınarak davalının ticari iş ve işlem hacmine uygun bir bedelin belirlenmesi gerekmektedir.. Somut olayda, davacının sunduğu emsal lisans sözleşmesinde yıllık lisans bedelinin 15.000,00 TL olduğu, gün ay hesabı yapılmayacağı ve bu bedelin haksız kullanım bedeli de olacağı belirtilmiş ise de, davalının iş yerinin faaliyete geçtiği 27/06/2018 tarihinden davanın açıldığı 03/12/2018 tarihine kadar ihlal süresinin yaklaşık 5,5 ay olduğu, davalının bu faaliyetinde zarar ettiği, bu itibarla, SMK 151/3 maddesi uyarınca , yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, özellikle sınai mülkiyet hakkının ekonomik önemi veya tecavüz sırasında sınai mülkiyet hakkına ilişkin lisansların sayısı, süresi ve çeşidi, ihlalin nitelik ve boyutu gibi etkenler göz önünde tutulur hükmü ile birlikte somut olayın özelliklerine, davalının cirosuna, kapasitesine, elde ettiği gelire göre ödemesi gerekli, hakkaniyete ve menfaatler dengesine uygun olarak tam miktar belirlenemediğinden mahkemece TBK , 50-51 maddeleri gereğince belirlenen 10.000,00 TL tazminatın makul bir lisans bedeli olduğu, yine hükmedilen manevi tazminatın somut olayın özelliği, ihlalin boyutu ve süresine göre hakkaniyete uygun olduğu anlaşılmıştır. Sonuç olarak , dosya kapsamında iddia ve savunmaya, saptanan dava niteliğine ve toplanıp değerlendirilen delillere göre kararda gösterilen yasal ve yeterli gerekçeye dayalı kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı, istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davacı ve davalı vekilinin İstinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 11/01/2022 tarih ve 2018/470 E., 2022/2 K. sayılı kararına karşı taraf vekillerince yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.024,65 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 256,16 TL harcın mahsubu ile bakiye 768,49 TL harcın davalılardan müteselsilen tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4- Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına5- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 10/10/2024