Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2018/390 E. 2022/567 K. – Alacak
Konu: Alacak
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2018/390
- Karar No
- 2022/567
- Karar Tarihi
- Konu
- Alacak
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/369 KARAR NO: 2023/731 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 05/10/2022 NUMARASI: 2018/390 E. - 2022/567 K. DAVANIN KONUSU: Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın açılmamış sayılmasına dair verilen karara karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalının ihracatçısı olduğu emtianın emtianın deniz yolu ile taşınması işini müvekkilince üstlenildiğini, emtianın ...'a ait ... gemisi ile taşınması için anlaşıldığını ve emtianın Evyap Limanından Nhava Sheva/Hindistan Limanına taşındığını, boşaltma limanında gerekli ihbarların yapıldığını, yükün alıcısının emtiayı teslim almaması nedeniyle emtianın davacı taşıyıcı uhdesinde kaldığını, demuraj, sürastarya ve ardiye gibi masraflar için davacıya rücu edildiğini, davacıya yansıtılan ve davacı uhdesinde doğan bu zarar ve giderlerin yükleten ve ithalatçı olan davalıya yansıtıldığını, davalının düzenlenen fatura bedellerine itiraz ederek ödemediğini ileri sürerek, 94.936,40 TL'nin 05.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; müvekkilinin deniz taşıyanı ...'un dava konusu taşımaya dair düzenlediği konşimentoya taraf olmadığını, konşimentoda yükleten/taşıtan tarafın davacı olduğunu, konşimentoda müvekkilinin yükleten/taşıtan olduğuna dair bir kayıt bulunmadığını ve konşimentonun müvekkilince teslim alınmadığını, müvekkilinin sadece yükün satıcısı olduğunu, müvekkilinin taraf olmadığı konşimentodan doğan sürastarya ve ardiye alacaklarından konşimentoya göre sorumlu tutulamayacağını, üzerinde taslak ibaresi olan ... numaralı belgenin davacı tarafından konşimento olarak tanımlandığını, oysa bu belgenin taslak olduğunu ve bu belgenin hiçbir zaman düzenlenip davalıya verilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Davacı taraf duruşma gün ve saatinden haberdar olduğu halde mahkememizin 23/06/2022 günlü celsesine mazeret bildirmeksizin katılmamış olduğundan dava dosyası HMK.150.maddesi gereğince işlemden kaldırılmış, dosya işlemden kaldırıldıktan sonra HMK.nun 150/4,5.maddesi gereğince taraflarca usülüne uygun olarak 3 aylık yasal süre içerisinde yenilenmediğinden, HMK.nun 150/5 maddeleri uyarınca davacı tarafından açılmış bulunan davanın açılmamış sayılmasına " gerekçesiyle, davanın açılmamış sayılmasına, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Önceki vekilin istifa etmesi sonrasında 18.11.2021 tarihinde vekaletname sunulmasın rağmen mahkemece vekilin UYAP portalındaki kaydının yapılmadığı ve bu nedenle vekilin 23.06.2022 tarihli oturumdan haberdar olamadığını, vekilin duruşmaya katılmasına rağmen, duruşma zaptının verilmediğini ve zaptın UYAP'tan temin edilmesinin istenilmesi ve kaydın yapılmaması nedeniyle eni duruşma gününün öğrenilemediğini, bu şekilde müvekkilinin hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, müvekkilinin kendisini savunma ve delillerin sunma hakkının ve bu kapsamda adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, UYAP kaydının yapılmaması nedeniyle mahkemeye erişim hakkının engellendiğini, sistemde davacı vekili olarak görünen kişinin uzun süre önce davacı şirketten ayrılan işçi olduğunu, kaydın yapılmaması nedeniyle dosyanın üç aylık yasal sürede yenilenmesi hakkının müvekkilinin elinden alındığını, UYAP kullanımının Anayasa Mahkemesi kararları ile de kabul edildiğini ve UYAP işlem kütüklerinin değerlendirmeye alınarak sürelerin hesap edilmesine yönünde karar verildiğini; İşlemden kaldırma kararının tebliğ edilmemesinin usulsüz olduğunu ve yargı organlarının her türlü işlem ve ara kararlarından tarafları bilgilendirmeleri gerektiğini; Mahkemece dosyada vekil sıfatı bulunmayan bir kişinin beyanı ile dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiğini, 23.06.2022 tarihli duruşmaya katılarak davayı takip etmeyeceğini belirten Av. ...'nın vekillik sıfatının bulunmadığını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar verilmesini istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçe ile HMK'nın 150. madesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dava dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından taşıma nedeniyle oluşan zararların tahsili amacıyla tazminat davası açıldığı ve davacının vekil tarafından temsil edildiği, davacının önceki vekilinin istifası üzerine istinaf başvurusunda bulunan Av. ...'in vekalet sunduğu ve 02.06.2022 tarihli oturuma bu vekilin katıldığı, taraf vekillerinin katılımı ile yapılan oturumda davacı vekiline beyanda bulunması için süre verilerek duruşmanın 23.06.2022 tarihine bırakıldığı anlaşılmıştır.Mahkemenin anılan oturumuna davacı vekili katılmıştır. HMK'nın 154. maddesi uyarınca duruşmada yapılan işlemler tutanağa bağlanır ve aynı Yasa'nın 156. maddesine göre ön inceleme, tahkikat ve yargılama işlemleri, ancak tutanakla ispat edilebilir. Mahkemece düzenlenen tutanakta duruşma gününün taraf vekillerine bildirildiği ve sadece davacı vekiline beyanda bulunmak için süre verildiği, başka bir ara karar kurulmadığı, davacı vekilinin açık duruşmada sonraki oturum gününden haberdar edildiği, bunun aksini gösterir bir olgu bulunmadığı anlaşılmıştır. Davacı vekilinin sonraki oturum gününden haberdar olmasına rağmen duruşmaya katılmadığı ve hazır olan davalı vekilinin duruşmayı takip etmeyeceğini beyan etmesi nedeniyle dosyanın yenileninceye kadar işlemden kaldırıldığı ve yasal süresinde yenilenmeyen davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkemece, dosyanın işlemden kaldırılmasına ilişkin ara kararın taraflara tebliğ edileceğine ilişkin yasa hükmü bulunmamaktadır. Bu nedenle, bu tür ara kararların taraflara tebliği HMK'nın 24. maddesindeki tasarruf ilkesi ile 25. maddesindeki dava malzemesinin taraflarca getirilmesi ilkeleri kapsamında mahkemeye yüklenemez. Bu durumda, davacının usul hükümlerine göre haberdar olduğu duruşmaya katılması veya duruşma tarihinden önce mazeret sunması veya eski hale getirme talebinde bulunması gerekir. Davacı vekilinin istinaf başvurusunda emsal olarak gösterdiği Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 01.10.2020 tarihli, 2017/9643 Esas ve 2020/5686 Karar sayılı ilamı, davacı vekilinin duruşma için mazeret bildirdiği, ancak mazeretin mahkemece kabul edilmediği durumlara ilişkin olup, eldeki dava yönünden uygulanma olanağı bulunmamaktadır. Davacı vekilinin duruşmaya bizzat katılarak yeni duruşma gününden haberdar olması karşısında, UYAP kaydında vekil olarak hangi tarihte eklendiğinin sonuca bir etkisi bulunmamaktadır. Davacı, duruşmadan haberdar olup, duruşmaya katılmamış ve mazeret sunmamıştır. Davalı vekili olarak son oturumda yer alan ve beyanda bulunan Av. ...'nın davalı adına sunulmuş bir vekaletinin bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacının hazır bulunmaması hâlinde, hazır olan davalı vekiline davayı takip edip etmeyeceğinin sorulacağı ve takip edilmemesi halinde davanın işlemden kaldırılacağı yasada düzenlenmiştir. Anılan kişinin vekilliğine yönelik davalının bir itirazı bulunmadığı gibi, tevkil belgesinin de UYAP'a eklendiği anlaşılmış, davalı yanca kararın ve istinaf başvurusunun tebliğine rağmen buna ilişkin bir itiraz ileri sürülmemiştir. Kaldı ki davalı vekilinin bulunmadığının kabulü hâlinde dahi mahkemece hazır olmayan tarafların yokluğunda takip edilmeyen dosyanın işlemden kaldırılmasına ve sonucunda yasal süresinde yenilenmeyen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi yasa gereğidir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harçlarının Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.27.04.2023 KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca, dava konusunun değerine göre karar kesindir.