Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2018/38 E. 2021/60 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2018/38
- Karar No
- 2021/60
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/1242 KARAR NO : 2024/1542 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 04/03/2021 NUMARASI : 2018/38 E. - 2021/60 K. DAVACI : VEKİLLERİ : DAVALI : DAVANIN KONUSU :YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 04/03/2021 Tarih ve 2018/38 Esas - 2021/60 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraflarca istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkilinin tanınmış ... markasının sahibi olduğunu, anılan markanın tüm dünyada tanındığını ve dünyanın en çok ziyaret edilen web siteleri arasında yer aldığını, müvekkili markasının ... tanınmış marka sicilinde tescilli olduğu gibi 2008/20994, 2011/46125, 2008/26121, 2013/72615, 2012/98282 sayılı marka tescillerinin de bulunduğunu, dava konusu markanın ilk olarak 2015/55836 sayısı ile ... adına başvuruya konu edildiğini, anılan başvurudan haberdar olan müvekkilinin ... isimli bu kişiye 04.12.2015 tarihinde bir mektup gönderdiğini ve yapmış olduğu başvurunun müvekkilinin ... markaları ile karıştırılacak şekilde benzer şekilde kullanılmamasının ihtar olunduğunu, anılan şahsın 10.12.2015 tarihli cevabi e-postasında, başvurunun köpek otelleri rezervasyon aplikasyonu olarak kullanılmasının planlandığının söylendiğini ve herhangi bir şekilde başvurunun, müvekkilinin faaliyet alanı ile çakışmayacağının taraflarına bildirildiğini, müvekkilinin de bunun üzerine anılan markaya itiraz etmediğini, daha sonra davalı şirketin markayı devraldığını, davalı şirketin anılan markayı evcil hayvan sahiplerine yönelik bir sosyal ağ platformu olarak kullanmaya başladığını ve "www...com" web sitesini oluşturduğunu, davalı yanın huzurdaki davaya konu olmayan 2016/04394 ve 2011/78303 sayılı "..." markalarının tespit edildiğini, huzurdaki davaya konu edilen 2016/13279 sayılı markasını, yine dava dışı ... isimli bir kişinin gerçekleştirdiğini ve davalının bu markayı da anılan kişiden devraldığını, bunun üzerine davalı Şirkete bir ihtar göndererek tüm başvuruları geri çekmesinin ve ilgili alan adını sonlandırmasının ihtar olduğunu, davalının bu talepleri reddettiğini, davalının yaptığı işbu dava konusu olmayan başvurulara yönelik itirazlarının davalı kurumca reddedildiğini, dava dışı 2016/04394 sayılı “...” markasına karşı verilen nihai ret kararı ile ilgili olarak Ankara 2. FSHHM’de 2017/246 E. Sayılı davanın ikame edildiğini, huzurdaki davaya konu 2016/13279 sayılı “...” markası ile ilgili olarak ise yine 2017-M-11049 sayılı ve 21.12.2017 tarihli YİDK kararının verildiğini ve müvekkili itirazlarının reddedildiğini, bunun yanı sıra davalının 2015/55836 ve 2011/78303 sayılı markalarının hükümsüzlüğü talebiyle de İstanbul 1. FSHHM’de 2016/248E sayılı davanın ikame edildiğini, her iki davanın da devam ettiğini, dava konusu başvurunun müvekkilinin tanınmış "..." markaları ile karıştırılacak düzeyde benzer olduğunu, “...” kelimesinin telaffuz bakımından müvekkilinin markasının ilk kelimesini oluşturan “...” kelimesine son derece benzer bulunduğunu, ikinci kısmının ise aynı olduğunu, bu nedenle markaların işitsel olarak benzediklerini, dava konusu başvurunun müvekkilinin tanınmış markasına anlamsal olarak son derece benzer olduğunu ve müvekkilinin tanınmış markasının bir yan ürünü /hizmeti olduğu yönünde hatalı bir izlenim yarattığını, ayrıca dava konusu markanın kapsamında yer alan emtiaların müvekkilinin markaları kapsamında yer alan emtialar ile birebir aynı olduğunu, davalının “...” markasını mobil uygulaması için kullandığını, müvekkili markasının tanınmış olmasının dikkate alınması gerektiğini ve başvurunun bu tanınmışlık nedeniyle de reddinin gerektiğini, davalının aynı zamanda kötü niyetli olduğunu, dünya çapında tanınmış “...” markası ile benzer bir işareti tescil ettirmeye çalışmasının haksız kazanç sağlama amacı taşıdığını ileri sürerek, YİDK'in 2017-M-11049 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, taraf markaları arasında karıştırılmaya yol açabilecek düzeyde bir benzerlik bulunmadığını, davacının diğer iddialarının da yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı Şirket vekili, müvekkilinin 2015/55836 sayılı markayı ...’dan 2016 yılında devraldığını ve bu kişi ile davacı arasındaki yazışmalara dair bir bilgisinin olmadığını, dolayısıyla davacının önceki marka sahibi ile yaptığı yazışmaların müvekkili yönünden hiçbir bağlayıcılığının bulunmadığını, "www...com" alan adının 2003 yılından beri kullanıldığını, 2012 yılında ilk sahibinden devralındığını, davacının da bu alan adından ilk tescil ve kullanımlardan itibaren haberdar olduğunu, ilgili alan adının 14 yıldır kullanıldığını, nitekim müvekkilinin davacının sosyal medya paylaşım sitesinde dahi 2014 yılından bu yana kurumsal bir hesabının yer aldığını, yine müvekkilinin 2011/78303 sayılı markasının davacı yanca bilinmesi gerektiğini, zira davacının Türkiye’de 2008 yılından beri tescillerinin bulunduğunu, dolayısıyla müvekkili markalarından haberdar olduğunu, taraf markaları arasında aynılık derecesinde telaffuzun söz konusu olmadığını, ... ve ... ibarelerinin telaffuzlarının farklı olduğunu, ortalama tüketicilerin hiçbir şekilde bu iki işareti birbiri ile karıştırmayacağını ya da benzer algılamayacağını, görsel ve kavramsal farklılık ile birlikte taraf markaları arasında hiçbir telaffuza bağlı benzerliğin de bulunmadığını, “...” ibaresinin dilimizde hayvanlar anlamına, “...” ibaresinin ise “yüz, çehre, sima” anlamlarına geldiğini, aralarında anlamsal bir benzerliğin dahi bulunmadığını, taraf markaları kapsamındaki mal ve hizmetlerin de farklı kabul edilmesi gerektiğini, Kurum nezdinde "..." ibaresini içerir çok sayıda markanın bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davalı adına tescilli "..." esas ibareli marka ile davacının "..." ibareli markaları arasında davacı yanın tanınmışlığı da gözetildiğinde, karıştırılma ihtimaline yol açacak bir benzerliğin mevcut olduğu, ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, başvuru kapsamındaki bir kısım mal ve hizmetler yönünden emtia benzerliğinin gerçekleştiği, ayrıca, davacının “...” ibareli markalarının, dünya genelindeki satış düzeyi, bilinirliği, reklam düzeyi nedenleri ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 5. fıkrası anlamında tanınmış olduğu, davalı Şirkete ait başvuru konusu markanın kullanılacağı benzer/ilişkili bulunmayan mallar ile davacı markasının tanındığı emtianın birbirlerinden tamamen farklı nitelikteki mallar olmaları ve çok farklı ihtiyaçları karşılamaları nedeniyle aralarında herhangi bir bağlantı kurulmasının söz konusu olamayacağı, davalı şirkete ait marka kapsamındaki malların hitap ettiği ortalama tüketicilerin davalı şirketin mallarını satın aldığı veya kullandığı sırada bu malları davacının ürünleriyle ve davacı şirketle ilişkilendirmesinin mümkün bulunmaması karşısında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 5. fıkrasında tescil engeli olarak düzenlenmiş bulunan haksız bir yararın sağlanması, markanın itibarına zarar verilmesi veya tescil için başvurusu yapılmış markanın ayırt edici karakterinin zedelenmesi gibi koşulların somut olayda gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, YİDK'in 2017-M-11049 sayılı kararının 09.sınıf: “Bilim, denizcilik, topoğrafya, meteoroloji, sanayide ve laboratuvarda kullanım amaçlı olanlar dahil ölçme aletleri, cihazları: tıbbi amaçlı olmayan termometreler, barometreler, ampermetreler, voltmetreler, nem ölçerler, test cihazları, teleskoplar, periskoplar, pusulalar; taşıt göstergeleri; laboratuvarlarda kullanılan malzemeler: mikroskoplar, büyüteçler, deney malzeme ve cihazları; Ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyonu) için cihazlar: kameralar, fotoğraf makineleri, televizyonlar, videolar, cd-dvd kayıt ve oynatıcı cihazlar, mp3 çalar, bilgisayarlar, masa üstü-tablet bilgisayarlar, mikrofonlar, hoparlörler, kulaklıklar; haberleşme ve çoğaltma amaçlı cihazlar ve bilgisayar çevre donanımları: cep telefonları ve bunların kılıfları, sabit telefonlar, telefon santralleri, bilgisayar yazıcıları, tarayıcılar, fotokopi makineleri; Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları; bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar; manyetik/optik okuyuculu kartlar; Bilet otomatları, nakit para çekme makineleri;Makine ve cihazların elektroniğinde kullanılan elemanlar: yarı iletkenler, elektronik devreler, entegreler, yongalar (çipler), diyotlar, transistörler, manyetik kafalar, saptırıcılar; elektronik kilitler, fotoseller, elektronik açma kapama mekanizmaları, algılayıcılar (sensörler); Birim zamandaki tüketim miktarını ölçen sayaçlar ve zaman ayarlayıcıları; Koruyucu giysiler, koruma ve can kurtarma amaçlı donanımlar;; Elektrik enerjisini iletim, dönüştürme, depolama kontrol cihazları ve araçları: fişler, buatlar, anahtarlar, şalterler, sigortalar, balastlar, starterler, elektrik panoları, rezistanslar, soketler, transformatörler, adaptörler, şarj cihazları, elektrikli ziller, elektrik, elektronikte kullanılan kablolar, piller, aküler; Yazılımlar yani aplikasyonlar.,”; 42.sınıf “Bilimsel ve sınai inceleme, araştırma hizmetleri; mühendislik hizmetleri, mühendislik ve mimari tasarım hizmetleri, kalite ve standart belgelendirme amaçlı mal/hizmetlerin test edilmesi; Bilgisayar hizmetleri: bilgisayar programlama, bilgisayarı virüse karşı koruma, bilgisayar sistem tasarımı, başkaları adına web sitelerinin tasarlanması, bakımı ve güncelleştirilmesi, yazılım tasarımı, kiralanması ve güncelleştirilmesi, internet arama motoru sağlama, hosting, bilgisayar donanımları alanında danışmanlık, bilgisayar donanımlarının kiralanması hizmetleri; Kayıtlı kullanıcıların gruplar ve etkinlikler organize etmesi, tartışmalara katılması ve sosyal, mesleki ve topluluk ağlarına katılması amacıyla, kayıtlı kullanıcılar için sanal topluluklar yaratılması hizmetleri; online kullanıcılara, kullanıcıların sosyal ağ oluşturma bilgilerini içeren kişisel profillerini yaratmalarına ve bu bilgileri birden çok web sitesi arasında paylaşmalarına ve transfer etmelerine olanak sağlayan bir teknolojiye sahip bir web sitesi sağlama hizmetleri;internet için arama motorlarının sağlanması hizmetleri,” ; 45.sınıf: Güvenlik hizmetleri; Evlendirme büroları hizmetleri;; Sosyal takdim, ağ oluşturma ve tanıştırma ve flört hizmetleri;Online sosyal ağ hizmetleri” yönünden iptaline, YİDK kararının iptaline yönelik fazlaya dair talebin reddine, hükümsüzlük talebinin kısmen kabulüne, davalı Şirket adına tescilli 2016/13279 sayılı "..." ibareli markanın tescilli olduğu 09.sınıf: “Bilim, denizcilik, topoğrafya, meteoroloji, sanayide ve laboratuvarda kullanım amaçlı olanlar dahil ölçme aletleri, cihazları: tıbbi amaçlı olmayan termometreler, barometreler, ampermetreler, voltmetreler, nem ölçerler, test cihazları, teleskoplar, periskoplar, pusulalar; taşıt göstergeleri; laboratuvarlarda kullanılan malzemeler: mikroskoplar, büyüteçler, deney malzeme ve cihazları; Ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyonu) için cihazlar: kameralar, fotoğraf makineleri, televizyonlar, videolar, cd-dvd kayıt ve oynatıcı cihazlar, mp3 çalar, bilgisayarlar, masa üstü-tablet bilgisayarlar, mikrofonlar, hoparlörler, kulaklıklar; haberleşme ve çoğaltma amaçlı cihazlar ve bilgisayar çevre donanımları: cep telefonları ve bunların kılıfları, sabit telefonlar, telefon santralleri, bilgisayar yazıcıları, tarayıcılar, fotokopi makineleri; Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları; bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar; manyetik/optik okuyuculu kartlar; Bilet otomatları, nakit para çekme makineleri;Makine ve cihazların elektroniğinde kullanılan elemanlar: yarı iletkenler, elektronik devreler, entegreler, yongalar (çipler), diyotlar, transistörler, manyetik kafalar, saptırıcılar; elektronik kilitler, fotoseller, elektronik açma kapama mekanizmaları, algılayıcılar (sensörler); Birim zamandaki tüketim miktarını ölçen sayaçlar ve zaman ayarlayıcıları; Koruyucu giysiler, koruma ve can kurtarma amaçlı donanımlar;; Elektrik enerjisini iletim, dönüştürme, depolama kontrol cihazları ve araçları: fişler, buatlar, anahtarlar, şalterler, sigortalar, balastlar, starterler, elektrik panoları, rezistanslar, soketler, transformatörler, adaptörler, şarj cihazları, elektrikli ziller, elektrik, elektronikte kullanılan kablolar, piller, aküler; Yazılımlar yani aplikasyonlar.,”; 42.sınıf “Bilimsel ve sınai inceleme, araştırma hizmetleri; mühendislik hizmetleri, mühendislik ve mimari tasarım hizmetleri, kalite ve standart belgelendirme amaçlı mal/hizmetlerin test edilmesi; Bilgisayar hizmetleri: bilgisayar programlama, bilgisayarı virüse karşı koruma, bilgisayar sistem tasarımı, başkaları adına web sitelerinin tasarlanması, bakımı ve güncelleştirilmesi, yazılım tasarımı, kiralanması ve güncelleştirilmesi, internet arama motoru sağlama, hosting, bilgisayar donanımları alanında danışmanlık, bilgisayar donanımlarının kiralanması hizmetleri; Kayıtlı kullanıcıların gruplar ve etkinlikler organize etmesi, tartışmalara katılması ve sosyal, mesleki ve topluluk ağlarına katılması amacıyla, kayıtlı kullanıcılar için sanal topluluklar yaratılması hizmetleri; online kullanıcılara, kullanıcıların sosyal ağ oluşturma bilgilerini içeren kişisel profillerini yaratmalarına ve bu bilgileri birden çok web sitesi arasında paylaşmalarına ve transfer etmelerine olanak sağlayan bir teknolojiye sahip bir web sitesi sağlama hizmetleri;internet için arama motorlarının sağlanması hizmetleri,” ; 45.sınıf: Güvenlik hizmetleri; Evlendirme büroları hizmetleri;; Sosyal takdim, ağ oluşturma ve tanıştırma ve flört hizmetleri;Online sosyal ağ hizmetleri” yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, hükümsüzlüğe ilişkin fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, markalar arasındaki yüksek derecedeki benzerliğin ve 09, 42 ve 45. sınıflarda yer alan bir takım mal ve hizmetler bakımından karıştırılma ihtimalinin yargılama esnasında alınan ikinci bilirkişi raporu ve mahkemenin gerekçeli kararı ile teyit edildiğini, ancak davanın kısmen reddine karar verilen mal ve hizmetler yönünden de markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunduğunu, markalar arasındaki yüksek benzerlik nedeniyle daha az benzer/benzer addedilmeyen mal ve hizmetler bakımından da karıştırılma ihtimali doğacağını, müvekkilinin tanınmış "..." markasına son derece benzer olan "..." markasının, müvekkilinin "..." markasının kullanım alanı ile birebir aynı olan ve markanın tanınmışlığının en yüksek olduğu sosyal ağ oluşturma hizmetleri için kullanılmasının, müvekkil Şirket ve tanınmış markası ile karıştırılma ihtimali yarattığını, söz konusu hizmetin müvekkil tarafından veya müvekkilin denetimi ve gözetimi altında sunulan bir hizmet olduğu yönünde hatalı bir intiba doğurduğunu, 556 sayılı KHK’nın 8/4 maddesinin mahkemece yanlış uygulandığını, zira mahkemece, markalar arasında yüksek bir benzerlik olduğu, markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunduğu ve müvekkilinin markasının ülkemiz genelinde oldukça tanınmış olduğu yerinde bir şekilde tespit edildikten sonra bir takım mal ve hizmetler bakımından karıştırılma ihtimali doğmayacağına ve müvekkilinin markasının tanınmışlığının bu duruma etki etmeyeceğine karar verildiğini, oysa ki davaya konu marka başvurusunun tescil edilmesi halinde, müvekkilinin "..." markasının toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yarar sağlanacağını, yine markanın sulandırılması yoluyla müvekkili markasının itibarına zarar verileceğini, ayrıca dava konusu başvurunun kötü niyetli olarak yapıldığına ilişkin iddialarının da değerlendirilmediğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, başvuruya konu marka ile davacının itirazına mesnet markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali de dahil olmak üzere iltibas ihtimali bulunmadığını, "..." ibaresinin piyasaya sunulan markalarda ön ek veya son ek olarak yaygın olarak kullanımı bulunan, ayırt edicilik vasfı nispeten zayıf bir unsur olduğu dikkate alındığında, "..." ibaresinin, diğer unsurların önüne geçerek markaları anlamsal olarak benzer kılacak bir yönünün olmadığını, herkes tarafından bilinen/kullanılan, ayırt edici niteliği zayıf ibarelerden oluşan markalarla iltibasın yapılacak küçük bir değişiklikle bertaraf edilebileceğini, bu tür zayıf ibareleri marka olarak seçen kişilerin, bunun sonuçlarına katlanmak, yani o tanıtma işaretinin bazı tedbirler alınmak ve ilaveler yapılmak suretiyle hafifçe değiştirilmiş şeklinin başkaları tarafından kullanılmasına tahammül etmek zorunda olduklarını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı Şirket vekili, taraf markalarının bitişik iki kelimeden oluşmakta ise de iki ayrı kelime olarak algılandığını ve söylendiğini, markalarında ortak olarak yer alan "..." ibaresinin, birçok sektörde yaygın olarak kullanıldığını ve ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, tüketicinin, taraf markalarında "..." sözcüğü dışında kalan yüz, çehre anlamındaki "..." sözcüğü ile evcil hayvanlar anlamına gelen "..." sözcüğünün anlamsal farklılıkları nedeniyle markaları ayırabileceklerini, yine tüketicilerin aklında markaların ilk hecelerinin kalacağını, tüm bu nedenlerle taraf markalarının karıştırılmasının mümkün olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İşlem dosyasının incelenmesinden, dava dışı ... tarafından 16.02.2016 tarihinde "..." ibareli marka başvurusunun yapıldığını, başvuru kapsamında 9,42,45. sınıf mal ve hizmetlerin yer aldığı, başvurunun 26.05.2016 tarihinde davalı Şirkete devredildiği, davacının "..." ibareli markalarına dayalı olarak bu başvuruya itiraz ettiği, itirazın Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddedildiği, bu karara yönelik davacı itirazının da YİDK'in 21.12.2017 tarih, 2017-M-11049 sayılı kararıyla reddolunduğu, ret kararının 25.12.2017 tarihinde davacıya tebliğ edildiği anlaşılmıştır. 6769 sayılı SMK'nın geçici 1. maddesinin yollamasıyla somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa tescil edilemez. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Yapılan açıklamalar çerçevesinde somut olaya dönüldüğünde; dava konusu başvuru, beyaz zemin üzerine siyah renkte büyük harflerle ve standart karakterlerle yazılmış "..." ibaresinden oluşmaktadır. Davacının itirazına mesnet markaları ise beyaz ve/veya koyu mavi zemin üzerine standart karakterlerle yazılmış "..." ibaresi ile bu kelimeye eklenen tanımlayıcı nitelikteki bir kısım kelime unsurlarından meydana gelmiştir. Buna göre başvurunun asli unsuru "..." ibaresi iken davacı markalarının asli unsuru ise "..." ibaresidir. "..." ibaresi Türkçe'ye "evcil hayvan kitabı/ rehberi" olarak çevrilebilecektir. Davacı markalarının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresi ise Türkçe'de "yüz kitabı/rehberi" anlamına gelmektedir. Görüldüğü üzere markaların asli unsurları arasında kavramsal bir benzerlik söz konusu değildir. Yine marka işaretlerinin ilk kelimelerinin farklı olmaları karşısında, görsel ve işitsel bir benzerlikten söz edilmesi de mümkün değildir. Her ne kadar taraf markalarında "..." ibaresi ortak olarak yer almakta ise de bu ibarenin, bilişim alanında genel bir ifade olarak kullanılan, ayırt ediciliği düşük bir ibare olması nedeniyle, anılan ibarenin ortaklığı nedeniyle markaların karıştırılacağı söylenemeyecektir. Yukarıda yapılan açıklamalar nedeniyle, taraf markalarının kapsadığı sınıflar bakımından kısmen aynılık/benzerlik söz konusu olsa da marka işaretleri benzer olmadığından, başvuru konusu ibare ile davacının itirazına mesnet markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Nitekim, yine bu davanın tarafları arasında görülen bir başka davada, "..." ibareli davacı markaları ile 2016/04394 sayılı "..." ibareli davalı markası arasında benzerlik ve iltibas tehlikesi bulunmadığına dair verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 24.11.2022 tarih, 2021/4456 E., 2022/8287 K. sayılı kararı ile onanmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan Dairemizce bu yönden dosyada mevcut bilirkişi raporlarındaki tespitlere itibar edilmemiş, ayrıca bir bilirkişi incelemesine de gerek görülmemiştir. 556 sayılı KHK'nın 8/4. maddesi yönünden yapılan değerlendirmede ise davacı markalarının sosyal ağ hizmetleri/yazılımları alanında tanınmış olduğu, ancak yukarıda açıklandığı üzere taraf marka işaretleri arasında benzerlik görülmediğinden, bu tanınmışlığın sonuca bir etkisinin olmadığı, diğer bir deyişle somut uyuşmazlıkta 556 sayılı KHK'nın 8/4 maddesi koşullarının oluşmadığı kanaatine varılmıştır. Davacı tarafça dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğu ileri sürülmüş olup, ilk derece mahkemesince bu yönden olumlu olumsuz bir değerlendirme yapılmamıştır. Dolayısıyla bu iddianın da Dairemizce değerlendirilmesi gereklidir. Yukarıda belirtildiği üzere taraf marka işaretleri arasında benzerlik ve iltibas olmayıp, tescilli bir marka ile iltibas yaratmayan işaretin marka tescil başvurusuna konu edilmesi, kötü niyetli bir yaklaşım olarak değerlendirilemeyeceği, bunun dışında da dava konusu başvurunun kötü niyetli yapıldığını gösterir bir emarenin dosya kapsamında bulunmadığı anlaşıldığından, davacının kötü niyete ilişkin iddiaları yerinde görülmemiştir. HMK.'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce taraf vekillerinin (davacı vekilinin gerekçe yönünden) istinaf başvurularının kabulü ile HMK.'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 04/03/2021 Tarih ve 2018/38 Esas - 2021/60 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-Davanın REDDİNE, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin harç olarak alınan 35,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 391,70-TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davalı Şirket ve davalı ... kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesaplanan 25.500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 6-Davalı Şirket tarafından istinaf aşamasında yapılan 72,00-TL posta gideri, 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 292,70-TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalı Şirkete verilmesine, 7-Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan tahsili ile davalı ... verilmesine, 8-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333), 9-Davacı, davalı Şirket ve davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70'er-TL istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde anılan taraflara ayrı ayrı iadesine, 10-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 27/09/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/09/2024 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...