Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2018/353 E. 2020/655 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2018/353
- Karar No
- 2020/655
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2021/659 KARAR NO: 2024/743 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 09/11/2020 NUMARASI: 2018/353 E. - 2020/655 K. DAVANIN KONUSU: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/04/2024 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 15/11/2016 tarihinde 5 senelik Franchise Bayilik Sözleşmesi imzalandığını, mağazanın açıldığını, mağaza açıldıktan bir aylık süre sonrasında hayali sebeplerle sözleşmenin feshedilmeye çalışıldığını, davalı tarafından 23/01/2018 tarihinde noter kanalıyla ihtarname gönderildiğini ve 5 günlük süre içerisinde zorlama ihlallerin giderilmemesi halinde sözleşmenin feshedileceğinin ihtar edildiğini, ihtarnamede belirtilen eksikliklerin sözleşmeyi feshetmek için yeterli nitelikte olmadığını, taraflarınca yine noter kanalıyla ihtarnameye bu doğrultuda cevap verildiğini, kendilerine ayrıca bir dönüş yapılmadığını, bir süre sonra davalı tarafça dava konusu mağazanın kapatıldığını, İstanbul 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/63 D.İş sayılı dosyasından aldırılan bilirkişi raporu ile de haksızlığın ispat edildiğini belirterek davanın kabulü ile davalının sözleşmenin haksız feshi nedeniyle sözleşmede belirtilen 20.000,00-USD cezai şartın ödenmesine mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça cezai şart talebinde bulunulmuş ise de taraflar arasında buna ilişkin bir sözleşme bulunmadığını, müvekkilinin sözleşme edilmlerini aynen yerine getirdiğini fakat davacının tavırlarının sözleşmeye aykırılık arzettiğini, müvekkilinin hayalkırıklığına uğradığını, davacı tarafça düzenli ve yeterli ürünün tedarik edilmediğini, bu nedenle siparişlerin teslim edilemediğini, davacının sözleşmedeki asli ediminin müvekkiline ürün tedariki olduğunu, bu ve buna benzer nedenlerle sözleşmenin feshi yoluna gidildiğini belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Buna göre bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, davacının iade edilecek malları teslim almaktan imtina ettiğinden iade fatura düzenlenmediği ve malların iadesinin henüz yapılamadığı, dikkate alındığında ve davalı tarafın activbaby bayiliğini, sözleşmenin 3-s maddesine aykırı olarak bıraktığı belli olsa da, taraflar arasındaki aynı franchaise sözleşmesinin, özellikle davacının imtiyaz ve haklarına sahip olmadığı markalar yönünden ve ayrıca davalı aleyhine getirdiği ticarette rekabeti kısıtlayıcı ve emredici maddeleri nedeniyle davalı tarafından feshedilmek istenmesi iradesinin sektörel olarak haklı bulunduğu, tespiti dikkate alınarak feshin haklı nedenle yapıldığı anlaşıldığından, davalı tarafından ödenecek cezai şart bedeli olmayacağı saptanmakla davanın reddine" karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;-Sözleşme tipinin yanlış değerlendirildiğini, Franchise Sözleşmesi olduğunu, bu sözleşmenin taraflar arasında hukuken bağlayıcılığı olan ve her iki tarafa da karşılıklı hak ve yükümlülükler getiren, sürekli borç ilişkisi doğuran, çerçeve sözleşme niteliğinde hukuki bir belge olduğunu, ... markası ve bu markayı açacağı bebek mağazasının 'tabela ismi' olarak kullanmak isteyen davalı firmayla müvekkili firma arasında akit edilen sözleşme olduğunu, ... markasının müvekkil firmaya ait olduğunu ve bu bir bebek mağazalar zinciri markası olduğunu, ... markasının Turk Patent Ve Marka Kurumu tarafından ... no ile müvekkili firmaya 29.06.2015 tarihinden itibaren tescilli olduğunu, ...'ların ürün konsepti arasında bulunan ... (Bebek Arabaları, güvenlik oto koltukları, mama sandalyeleri, beşikler vb)... tescil no ile ... (bebek kıyafetleriyle ilgili yüzlerce ürün) ... tescil no ile ilgili tescil tarihlerinden itibaren yine müvekkili firmaya tescilli olduğunu, davalının Franchise'ı olmayı talep ettiğini, davalı firmaya bu bebek mağazasında bulunacak tüm ürünlerin müvekkili firma tarafından üretilmesi gibi bir şart olmadığını, ancak 10/6/2019 Uyap kayıt tarihli Delil listesi ve ekinde sundukları, müvekkili firmaya ait ... gibi markaların TPE kayıtlı marka tescil belgelerini ilk derece mahkemesinin görmediği veya dikkate almadığını, Davalarının rekabet hukukuyla da alakası olmadığını, davalının fesih bahanelerinin geçersiz olduğunu, davalının sözleşmeyi imzaladıktan 1,5 ay sonra mağazayı kapattığını ve bu durum ilk derece mahkemesince haksız fesih olarak görülmediğini, Müvekkili firmanın davalı firmaya kullandıracağı markasının ... markasının imtiyaz şartlarını kanunen, karşılıklı iradeleri ve sözleşme serbestisi gereğince mutabık kalınarak belirlediklerini, Davalı firmanın 800 Milyon Dolarlık hacimde bir grubun bir parçası olup neye imza attığını kurumsal yapısı içinde yeterince değerlendirip tarttığını, Davalı'nın sanki amatör piyasaya yeni girmiş, kadrolarını oluşturamamış tecrübesiz bir şirketmiş gibi, müvekkili de hakim gücünü kötüye kullanan, bayisini ezmeye yutmaya çalışan bir firma gibi algılanmaması gerektiğini, zorlama sebeplere dayalı olduğu aşikar olan feshin haklı olduğuna ilişkin verilen kararın haksız olduğunu, sözleşmeye göre haksız fesihte Cezai şart ödeneceğinin açık olduğunu, -kararda çelişkiler ve teknik hatalar olduğunu, gerekçeli kararın hiç bir yerinde müvekkilinin 31/1/2017 keşide tarihli cevabi Noter ihtarnamesine atıfta bulunulmadığını hatta gerekçeli kararın 3. Sayfasının 6. Paragrafında sehven "Davacının, 23.01.2017 tarihli noter ihtarnamesinde ve cevap dilekçesindeki iddialarının incelenmesinde; " dendiğini, burada da yine davalı ihtarnamesinden bahsedildiğini, gerekçeli kararın 3. Sayfa 8. Paragrafında... "Sözleşmenin 3f maddesi gereği, ... gibi ürünlerin sadece davacıdan alarak davalının satabileceği düzenlenmiştir. Ancak davalı bu ürünlerin üretimini yapan, Türkiye'de tek dağıtım yetkisine sahip olan firması değildir." dendiğini, ancak taraflar arasında imzalanan Franchise sözleşmesinin 3f maddesi gerekçeli kararda -yukarıda- yazılan gibi olmadığını, zaten davalı firma hakkında böyle bir dağıtım yetkisiyle ilgili bir tartışma da olmadığını, yine gerekçeli kararın 3. Sayfasının son satırında ve 4. Sayfanın ilk satırında yazıldığı üzere "feshedilmek istenmesi iradesinin sektörel olarak haklı bulunduğu, tespiti dikkate alınarak feshin haklı nedenle yapıldığı anlaşıldığından," dense de; yine gerekçeli kararın 2. Sayfası 30. Satırında yer alan "Sektörel inceleme dikkate alındığında davalının 'Muhatap tarafından düzenli ve yeterli ürün tedariki yapılmamakta, siparişler teslim edilmemekte, operasyonel sorunlar yaşanmakta ve muhatap know-how sağlama yükümlülüklerini yerine getirmemekte, ' yönündeki iddialarının somutlaştırılmadığı" ifadelerinin birbiriyle çeliştiğini, davalı savunması için delil sunamadığını ve somutlaştıramadığını ancak ilk derece mahkeme soyut kalan bu sektörel savunmaları yerinde bulduğunu buna göre karar oluşturduğunu, kararın bu yönüyle de çelişkili ve hatalı olduğunu, -bilirkişi raporunda da feshin haksız olduğunun belirtildiğini, -fiziken dosyada ve UYAP'ta mevcut olan delillerimiz "bulunamadığı !" veya değerlendirilmediği için hatalı hüküm kurulduğunu, 3/1/2020 Uyap Kayıt tarihli Bilirkişi Heyeti Raporununun 6. Sayfasınun son satırında "davacı tarafın 3/6/2019 tarihli dilekçesinin 3. Sayfasında Delil 8-9-10-11-12-15-16 olarak numaralandırdığı deliller dava dosyasında bulunmamaktadır. Dolayısıyla incelenememiştir" dendiğinin, 10/6/2019 Uyap kayıt tarihli Delil dilekçe ve ekleriyle dosyaya girmiş olan bu delillerin o tarihte UYAP'ta bulunduğunu, görülmediği iddia edilen bu delillerin müvekkili firmanın Lisanslı ürünlerin ithalatçısı ve Türkiye dağıtıcısı olduğunu tevsik eden, devredilen ... mağazasından alınan müvekkili firmanın Lisanslı bir ürünün faturası, bu lisanslı ürünlerin Türkiye'ye müvekkili firma tarafından girişinin yaptırıldığı ve davalı firmaya satışına dair resmi belgelerle, müvekkili firmanın markalarının Türk Marka ve Patent Kurumu tescil belgelerinden oluştuğunu, özetle, haksız fesih ile müvekkil firmanın ... tabelalı mağazasında yer alan bu lisanslı ürünü yerin açılan ... mağazası piyasadan temin etmesi mümkün olamayacağından davalı firmadan devralıp satışa sunduğunu ve bu satışın da belgelendirildiğini, ... markalı mağazasının veya içindeki ürünlerin davalı firma tarafından ... mağazasına -muhtemelen iyi şartlarda- devrettiği ispatlar deliller olduğunu, delillerin davalı firma için emredici veya ticarette rekabet kısıtlayıcı bir durum olmadığını yani kararın gerekçesinin geçerli olmadığının da ispatı niteliğinde olduğunu, ek rapor alınmasına dahi karar vermeden eksik inceleme ile hazırlandığı açık olan Bilirkişi heyet raporuna dayanarak hatalı hüküm kurulduğunu, -Müvekkili firmanın 31/1/2017 tarihli cevabi ihtarnamesi incelendiğinde müvekkilinin davadaki haklılığı ve iyi niyetinin açıkça görülebileceğini, İstanbul 7.Sulh Hukuk Mahkemesince 2017/63 Değişik İş sayılı dosyası üzerinden delil niteliğinde tespiti ile sözleşmenin fesh edildiğinin anlaşılabildiğini, davalının sözleşmeyi fesh ettiğini dahi bildirmediğini, 200bin TL değerindeki malları ne yaptığını açıklamadığını, bu konuda bir delil sunmadığını, fiilen malları/mağazayı ... mağazasına devrederek belirsiz bir tarihte sözleşmeyi haksız olarak fesh ettiğini-Mahkemece tanıklarının dinlenmediğini, -ürün iadeleri hususunun kararda gerekçe olarak gösterildiğini, mali bilirkişinin değerlendirmelerinin dikkate alınmadığını, davanın konusunun da 342 TL tutarlı bu iade mallar olmadığını, bu durumun Bilirkişi raporunun 14. Sayfası 9. Satırında "Esasen bu davanın konusunun cari hesap Borç/Alacak olmadığı" şeklinde ifade edildiği , ayrıca aynı raporun 14. Sayfasının 5. Satırında ise "davalının müvekkil firmaya 342 TL borcu bulunduğunun" belirtildiğini, 31/7/2017 tarihli noter ihtarnamesinin 3. Sayfasında yer alan 2.3 maddesi ayıplı malların iadesiyle ilgili müvekkili şirketin açıklamalarının yer aldığını, tanık olan müvekkili şirket yetkilisinin ...'in ... @....com e-posta adresinden davalı firma yetkilileri ... hitaben ilettiği 7/1/2017 tarihli e-posta olduğunu, 342 TL KDV dahil(79,82+210 KDV hariç) iade tutarıyla ilgili detaylı bilgi verildiğini ve iade faturası düzenlenebileceği teyidi verildiğini, gerekçeli kararda "davacının iade edilecek malları teslim almaktan imtina ettiği" denmiş olsa da dosyaya bakıldığında böyle bir durumun söz konusu olmadığını, Bilirkişi raporununun 14. Maddesi 8. Satırında da yer aldığı üzere davalı firma teyidi verilmiş bu iade ürünlerin bile iade faturasını düzenlemediğini, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, Franchise Bayilik Sözleşmesinden kaynaklı cezai şart bedeline ilişkindir. Taraflar arasında 15.11.2016 tarihinde Franchaise Bayilik Sözleşmesi imzalandığı hususunda ihtilaf yoktur. İhtilaf davalı şirketin sözleşmeyi haksız feshedip feshetmediği, sözleşmede kararlaştırılan cezai şartı ödemesi gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.Davalı tarafından 23.01.2017 tarihinde Beyoğlu ... Noterliğinden ... yevmiye numarası ile gönderilen ihtarnamede; davacı tedarikçinin sözleşme ile üstlendiği yükümlülükleri esaslı olarak ihlal ettiği, muhatap tarafından düzenli ve yeterli ürün tedariki yapılmadığı, siparişlerin teslim edilmediğini, operasyonel sorunlar yaşandığı ve muhatap know-how sağlama yükümlülüklerini yerine getirmediği, davacı tarafından mağazaya teslim edilen ayıplı ürünlerin iadesinin yapılmadığı, ürün listesi, lisans hakları, bayi listesi, imtiyaz hakları gibi unsurların davacı şirketçe ihlal edildiği, ürünün yeniden satış fiyatı rekabete aykırı olarak davacı tarafından belirlendiği, açıklanan nedenlerle, taraflar arasındaki Franchise Sözleşmesine ve rekabet mevzuatı hükümlerine açıkça aykırı davrandığını ihlallerini işbu ihtarnamenin tebliğine müteakip 5 iş günü içinde gidermesi ve sözleşmesel sorumluluğunu gereği gibi, tam ve süresinde ifa etmesi gerektiği, aksi takdirde sözleşmenin haklı nedenle feshedileceğini belirtmiştir. İstanbul 7.Sulh Hukuk Mahkemesince 2017/63 Değişik İş sayılı dosyası üzerinden yapılan tespitte, 06.04.2017 tarihinde davalının söz konusu işyerini boşalttığı anlaşılmıştır. Taraflar arasında akdedilen 15.11.2016 tarihinde Franchaise Bayilik Sözleşmesinin 2.maddesine göre, sözleşmenin konusu başlıklı maddede, hangi ürünlerin satılacağı açıkça belirtilmemiştir. Sözleşmenin 3/f maddesi gereği, ... gibi ürünlerin sadece davacıdan alarak davalının satabileceği düzenlenmiştir. Sözleşmenin son hükümler c maddesine göre, davalı bayi sözleşme şartlarını ihlal ederse 20.000 USD tazminat ödeyeceği kararlaştırılmıştır. Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 30/12/2019 tarihli raporda; "Taraflar arasında 15.11.2016 tarihli Franchaise Bayilik Sözleşmesi imzalandığı, Davalı tarafından 23.01.2017 tarihinde Beyoğlu ...."Noterliğinden ... yevmiye numarası ile gönderilen ihtarname ile, davacı tedarikçinin sözleşme ile üstlendiği yükümlülükleri esaslı olarak ihlal ettiğinin gerekli edimlerin yerine getirilmemesi halinde sözleşmenin 5 gün içinde feshedileceğinin bildirildiğini, Sektörel inceleme dikkate alındığında davalının "Muhatap tarafından düzenli ve yeterli ürün tedariki yapılmamakta, siparişler teslim edilmemekte, operasyonel sorunlar yaşanmakta ve muhatap know-how sağlama yükümlülüklerini yerine getirmemekte, " yönündeki iddialarının somutlaştırılmadığı bununla birlikte, davalının mağazayı kapattığı, İstanbul 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/63 D. İş bilirkişi raporuyla 06.04.2017 tarihinde gerçekleştiği davalının bu haliyle sözleşmenin 3s ve son hükümler-c maddesine aykırı hareket etmediği, ancak sözleşmenin 3s maddesine aykırı hareket ettiğinin belli olduğu, bu madde bayiliğin davacıdan onay alınmadan başkasına devir ve kiralanmasıyla değil, davacıdan onay alınmadan bayiliğin bırakılması anlamına geldiği, haklı nedenle feshe imkan sağlamayacağı, yönünde kanaat oluşturabileceği, bu halde davalının sözleşmeyi feshetmesinin haklı nedenle fesih koşullarına uygun olmayacağı sözleşmenin haksız olarak feshi sebebi ile davalının sözleşmede kararlaştırılan cezai şart bedelini ödemek ile yükümlü olacağı, Diğer yandan; "davacının iade edilecek mallan teslim almaktan imtina ettiğinden iade fatura düzenlenmediği ve malların iadesinin henüz yapılamadığı," dikkate alındığında ve davalı tarafın activbaby bayiliğini, sözleşmenin 3-s maddesine aykırı olarak bıraktığı (davacıdan onay alınmadan bayiliğin bırakılması) belli olsa da, taraflar arasındaki aynı franchaise sözleşmesinin, özellikle davacının imtiyaz ve haklarına sahip olmadığı markalar yönünden ve ayrıca davalı aleyhine getirdiği ticarette rekabeti kısıtlayıcı ve emredici maddeleri nedeniyle davalı tarafından feshedilmek istenmesi iradesinin sektörel olarak haklı bulunduğu, tespiti dikkate alınarak Sayın Mahkeme feshin haklı nedenle yapıldığına karar verirse davalı tarafından ödenecek cezai şart bedeli olmayacağı. Davalının cezai şartı ödeyeceğine karar verilmesi halinde, cezai şart bedelinden indirim yapılmasının Sayın Mahkemenin takdirinde olacağı. Davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde yukarıda yapılan inceleme ve tespitler çerçevesinde: davacının ticari defter ve kayıtlarının lehine delil teşkil etmediği, davacının kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulmadığı, davacının kayıtlarına göre davalıdan alacağı veya borcu bulunmadığı, davalının ticari defter ve kayıtları üzerinde yukarıda yapılan inceleme ve tespitler çerçevesinde; davalının ticari defter ve kayıtlarının lehine kesin delil teşkil ettiği, davalının ticari defter kayıtlarına göre; davacıya 341,79 TL. borcu bulunduğu. Davalı tarafın, davacıya olan 341,79 TL. tutarındaki borcun iade edilecek mal bedeli olduğu, bu tutar hariç geri kalan tüm borcun ödendiği, ancak davacının iade edilecek malları teslim almaktan imtina ettiğinden iade fatura düzenlenmediği ve malların iadesinin henüz yapılamadığı, esasen davanın konusunun cari hesap borç/alacak olmadığı" belirtilmiştir.Sözleşme maddeleri dikkate alındığında, davacı ve davalı arasında yapılmış olan sözleşmede, orantısız olduğuna yönelik maddelere ilişkin olarak bilirkişilerce, davacı şirketin davalı şirkete piyasadan aynı nitelikte temin edebileceği ürünler için satın alma yasağı getirilmesi ve hangi fiyattan verirse o fiyata alma zorunluluğu, davalı aleyhine sözleşme maddelerinden olduğu tespitinin yapıldığı, bilirkişi raporunda taraflar arasındaki franchaise sözleşmesinin, özellikle davacının imtiyaz ve haklarına sahip olmadığı markalar yönünden ve ayrıca davalı aleyhine getirdiği ticarette rekabeti kısıtlayıcı ve emredici maddeleri nedeniyle davalı tarafından feshedilmek istenmesi iradesinin sektörel olarak haklı bulunduğu tespiti yapılmakla, sözleşme süresi ve ihtarat kapsamındaki fesih gerekçelerinden birinin de sözleşmedeki kısıtlayıcı maddeye dayandırılması nedeniyle haklı nedenle yapıldığı kabul edilerek verilen kararda aykırılık bulunmadığı, dosya kapsamında iddia ve savunmaya, saptanan dava niteliğine ve toplanıp değerlendirilen delillere göre kararda gösterilen yasal ve yeterli gerekçeye dayalı kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı, istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davacılar vekilinin İstinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak oy çokluğu ile aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/11/2020 tarih ve 2018/353 E. 2020/655 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy çokluğuyla karar verildi. 18/04/2024 MUHALEFET ŞERHİ; Davacı tarafça davada; davalının sözleşme hükümlerini ihlal ettiğinden bahisle cezai şart alacağının tahsilinin talep edildiği, mahkemece davalı tarafın sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğinden bahisle davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Davalı tarafın Beyoğlu Noterliği'nin 23/01/2017 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmeyi feshettiği anlaşılıyorsa da, fesih nedeni olarak gösterilen sebeplerden; "muhatap davacının düzenli ve yeterli ürün tedariki yapılmadığı, siparişlerin teslim edilmediğine" yönelik sebebin ispatlanamadığı, bilirkişilerce de davalı tarafça davacıya gönderilen e-maillerin sipariş mailine benzemediği, sadece 07 Aralık tarihli mailin siparişe benzediği, bunda da adet ve fiyat bilgisinin bulunmadığının tespit edildiği, fesih sebebi olarak ileri sürülen "operasyonel sorunlar yaşandığı ve muhatabın know-how sağlama yükümlülüklerini yerine getirmediğine" ilişkin fesih sebebinin de ispatlanamadığı ve somutlaştırılmadığının anlaşıldığı, ileri sürülen fesih sebeplerinden "davacı tarafça mağazaya teslim edilen ayıplı ürünlerin iadesinin yapılmadığına" ilişkin fesih sebebinin ispatı yönünden, 2 adet e-mail sunulduğu, ... marka yeni doğan kulak temizleme pamuğu ile ilgili mail ve mağazaya teslim edilen akülü araç parçalarının eksik ve kurulmadan tesliminin yapılmış olduğununa dair mailin ileri sürülen sebebin haklı olduğunu ispat yönünden yeterli olmadığı, ileri sürülen fesih sebeplerinden "ürün listesi, lisans hakları, bayi listesi, imtiyaz hakları gibi unsurların davacı şirketçe ihlal edildiğine" yönelik fesih sebebinin incelenmesinde ise, franchise sözleşmesinde franchise verenin sadece kendisi tarafından üretilen ürünler yada kendi markasını taşıyan ürünler yönünden bayilik vermesi koşulunun bulunmadığı, kendisine ait isim/marka altında hem kendisi hemde başka firmalarca üretilen ürünlerin kendisinden temin edilerek satılmasının kararlaştırılabileceği ve yine fesih sebebi olarak ileri sürülen "ürünlerin dışarıdan temin edilmemesi, ürün fiyatının kendisi tarafından belirlenmesi koşulunun" sözleşmeye konulmasının ticarette rekabeti kısıtlayıcı, rekabete aykırı hüküm olarak kabul edilemeyeceği, kaldı ki sözleşme hükümlerinin tacir olan davalı tarafça sözleşme imzalanırken incelenerek değerlendirilmesi gerekirken, sonradan fesih sebebi olarak ileri sürülmesinin de yerinde olmadığı, davalı tarafın sözleşmeyi feshinin haklı sebebe dayanmadığı gibi, davacı tarafça yaptırılan delil tespiti neticesinde, sözleşmenin 3.s maddesinde düzenlenen; "Bayi, bayiliği herhangi bir nedenden dolayı tek taraflı olarak değil, ancak ... onayıyla bırakılabilir. ..." hükmüne aykırı olarak 15/11/2016 başlangıç tarihli sözleşme süresi dolmadan ve davacı onayı olmadan 23/01/2017 tarihinde sözleşmeyi feshederek bayiliği bırakarak işyerini kapattığı tespit edildiğinden, davacı tarafın sözleşmenin "Son hükümler c bendi" gereğince cezai şart talebinde bulunabileceği, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın kaldırılarak davanın kabulü gerektiği kanaatinde bulunduğumdan, sayın heyet çoğunluğunun görüşüne katılmıyorum.