Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2018/315 E. 2021/209 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2018/315
- Karar No
- 2021/209
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO:2022/160 Esas KARAR NO:2024/1522 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ:29/04/2021 NUMARASI:2018/315 E. - 2021/209 K. DAVANIN KONUSU:Marka (Maddi Tazminat İstemli) İSTİNAF KARAR TARİHİ:27/09/2024 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin Adana'da ... olarak bilinen işletmede 1989 yılından bu yana hizmet verdiğini, ... markasını yaratarak yatırımlar yaptığını ... nolu markaların sahibi olduğunu, davalının müvekkiline ait markaların benzerlerini aynı sektörde haksız ve hukuka aykırı şekilde markasal olarak kullandığını, kendilerine ihtarname gönderilmesine rağmen kullanıma son vermediklerini, markaların birbiri ile benzer olduğunu, dikkat çeken unsurun ... ibaresi olduğunu, marka hakkına tecavüz edildiğinin değişik İş dosyası ile sabit olduğunu, davalının eylemlerinin kötüniyetli olduğunu, markasına itiraz edilen ve markası reddedilen ... isimli kişinin davalı şirketin ortağı olduğunu, red kararına rağmen markanın davalı tarafça kullanılmaya devam edildiğini, öncelikle tedbir kararı verilerek, tecavüz teşkil eden kullanımların dava sonuna kadar engellenmesini, önlenmesini ve durdurulmasını, davalının eylemlerinin tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitini, 1.000 TL maddi, 20.000 TL manevi tazminat talebinin kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı tarafın Adana'da faaliyet gösterdiğini, oysa müvekkilinin İstanbul Esentepe'de faaliyet gösterdiğini, tarafların hitap ettiği kitlenin tamamen farklı olduğunu, tüketiciler açısından bir yanılgı oluşmayacağını, maddi tazminatın talep edilebilmesi için aranan zarar şartının somut olayda oluşmadığını, sonu ET eki ile biten restoran isimlerinin ... tarafından yaygınlaştırıldığını, müvekkilinin işinin başındaki et ustasının adının ... olduğu için restorana ustanın adının verildiğini, ...'nın tanınmış bir kişi olmadığını ve kimsenin adından faydalanma kastı taşımadığını, müvekkilinin "etin adamı ... " markasını kullandığını, ... markasının ... adına tescilli olduğunu, isim ve logolar arasında tamamen farklılık olduğunu, mahkemenin tedbir kararı doğrultusunda müvekkilinin tabelalarının vinç yardımıyla söküldüğünü ve müvekkilinin zarara uğradığını, tecavüz oluşturmadığı aşikar olan marka için verilen tedbir kararının ortadan kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "....Markaya tecavüz sayılan fiiller aynı zamanda haksız fiil niteliğinde olduğu için Türk Borçlar Kanunun 58.maddesinde yer alan haksız fiilin kişilik hakkını zedelemesi halinde manevi tazminata hükmedileceği hükmü, SMK bakımından da kabul edilmiştir. Marka hukukunda manevi tazminatın amacı markanın haksız kullanımı veya itibarının zedelenmesi sonucu marka hakkı sahibinin ticari ve kişisel varlığında meydana gelen olumsuz sonuçların ortadan kaldırılmasıdır. Yargıtay kararlarında, markaya tecavüz fiilinin varlığında mutlaka uygun bir manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğinin belirtildiği, manevi tazminat miktarının tayininde bu tazminatın bir zenginleşme aracı olması ve hukuka aykırı eylemin yapılmasını istenir hale getirecek aşırı miktarlarda olması kabul edilmemekte, zarara uğrayanda manevi huzuru sağlayacak oranda, tecavüzü yapanda da caydırıcı bir etki bırakacak miktarlarda olmasına özen gösterilmesi gerektiği bilinmekle,DAVANIN KISMEN KABULÜNE, Davalının eyleminin, davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, Maddi tazminat talebinin kabulüne, 141.744,83-TL nin haksız fiilin tespit edildiği tarih olan 08/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 10.000,00-TL haksız fiilin tespit edildiği tarih olan 08/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, el konulan tabela, kartvizit vs. ürünlerden "..." ve "..." ibarelerinin silinmesine, silinmesi mümkün değil ise masrafı davalıdan alınmak sureti ile imhasına" karar verilmiştir. -Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;-Davacı tarafın Adana'da faaliyet gösterdiğini, Müvekkili şirketin ise İstanbul'da Esentepe'de faaliyet gösterdiğini, tarafların hitap ettiği kitlenin tamamen farklı olduğunu, Adana'da davacı ...'ın restoranında yemek yiyen bir müşterinin, İstanbul Esentepe'de .... Restoranını gördüğünde 'burası ...'ın restoranıdır' demeyeceğini, tüketicide kesinlikle bir yanılgı söz konusu olmayacağını, kisinin de birbirinden tamamen farklı yerler olduğu hem bölge, hem mimari, hem de müşteri portföyü açısından açıkça anlaşılabildiğini,-Müvekkili şirketin kazancının tamamının markasından gelmediğini, hükmedilen bedel ile şirketin elde ettiği karın tamamına yakını tazminata konu olduğunu ve o işletmede çalışan kişilerin tüm emeklerinin hiçe sayıldığını, bir işletmenin gelirinde sadece markası değil, insan faktörü, hizmeti, kalitesi, kullandığı ürünler, insani ilişkilerin de büyük önem taşıdığını, oysaki kararda hüküm kurulan bedelin, müvekkili şirketin gelirini tamamen markaya endekslediğini, burada yürütülen bu işin hiçbir kıymeti olmadığı anlamına geleceğini, müvekkilinin gün içerisinde uzun saatler çalıştığı, birçok personel işçisinin yer aldığı, kaliteli ürünlerin kullanıldığı, İstanbul'un gözde semtlerinden birinde, ana cadde üzerinde yer alan bir işletmenin sadece tabelada yazan isim neticesinde gelir elde ettiği görüşünün taraflarınca kabulü mümkün olmadığını, Müvekkilinin, toplamda 141.744,83TL tazminata mahkum edildiğini, bu rakam neredeyse müvekkilinin 2 yıllık toplam kazancı olduğunu, işletmeyi kapatmak zorunda kalacağını, tazminat talep edilebilmesi için bir zarar doğmuş olması gerektiğini, davacı tarafın müvekkili şirket tarafından zarara uğratılmasının mümkün olmadığını, tüketicinin ...'ın restoranına gidecekken müvekkili şirketin restoranına gitmesi gibi bir durum söz konusu olmayacağından davacı tarafın hiçbir zararı olmadığını, müvekkilinin de bu yönde bir gelir söz konusu olmadığını,-Raporda esas alınan net kazanç hesabının 2017 ve 2018 yıllarını kapsadığını, davacı tarafın dava dilekçelerinde 08.03.2018 tarihini esas aldığını, kesinlikle kabul etmemekle beraber Sayın Mahkeme, 2018 yılını 12 ay üzerinden değil ancak 3 ay üzerinden hesaplamayı dikkate alması gerektiğini, -Müvekkilinin kullandığı '... ... ...' markası ile '...' ibaresinin benzerlik içermediğini, davacının Adana'da faaliyet gösterdiğini, Müvekkili şirket ise İstanbul'da Esentepe'de faaliyet gösterdiğini, tarafların hitap ettiği kitlenin tamamen farklı olduğunu, Adana'da davacı ...'ın restoranında yemek yiyen bir müşterinin, İstanbul Esentepe'de ... ... ... Restoranını gördüğünde 'burası ...'ın restoranıdır' demeyeceğini, ikisinin de birbirinden tamamen farklı yerler olduğunu, hem bölge, hem mimari, hem de müşteri portföyü açısından farklı olduğunu, Müvekkili şirketin faaliyete geçtiği dönem işin başındaki et ustasının adı ... olduğunu, o nedenle ustanın adını restoranın adı olarak kullanmak istediklerini, bu kişinin ... olmadığını, ... ....'ın davalı şirketin kuruluşundan bu yana iş sahiplerinin destekçisi olan ve fikir üreten kişi olduğunu, adından da faydalanmak istemediklerini, 11.04.2019 tarihinden itibaren müvekkiline ait işyerindeki ... yazılı tabela ve logolu dokümanların sökülmek suretiyle infaz edildiğini ve '....' ismiyle hizmet verdiklerini, konusuz kalan işbu haksız ve mesnetsiz davanın REDDİNE karar verilmesini talep etmişlerdir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, Davacı adına tescilli ... numaralı "... ..." ve ... numaralı "..." markalarına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi, fazlaya ilişkin saklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000 TL maddi, 20.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Davacı vekili 16/12/2020 havale tarihli ıslah dilekçesi ile 141.744,83 TL maddi tazminat talep ettiklerini beyan etmiştir.30/01/2020 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Davalı tarafın ... ... ibareli markasal kullanımlarının davacı tarafın marka haklarını ihlal ettiği, davalı tarafın 2017 yılında 76.448,28-TL net kazanç, 65.296,55-TL net kazanç elde ettiğini, manevi tazminat konusundaki takdirin Mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir. 24/08/2020 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda özetle: Kök raporda belirtildiği üzere davalı tarafın ... ... ibareli markasal kullanımlarının davacı tarafın marka haklarını ihlal ettiği, davalı tarafın 2017 yılında 76.448,28-TL net kazanç, 2018 yılında 65.296,55-TL net kazanç elde ettiği, ancak itirazları oluşturan konuların değerlendirilmesinin ve manevi tazminat konusundaki takdirin Mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir TPMK nezdinde ... numaralı "... + .. " ve ... numaralı "..." ibarelerinin davacı adına tescilli olduğu, davalı tarafça ... numaralı "... etin adamı" ibareli marka müracaatında bulunulduğu ancak markanın yayına itiraz aşamasından sonra reddedildiği, davalı şirket ortaklarından ...'ın ... numaralı "... ..." markasının yayına itiraz aşamasında reddedildiği, davalı şirkette çalışan usta olduğu iddia edilen ... ... adına ... numaralı "etin adamı" ibareli markanın tescil edildiği anlaşılmıştır. Marka hakkına tecavüz sayılan haller, SMK'nın 7. maddesine de atıf yapılmak suretiyle 29. Maddede düzenlenmektedir. 7. maddede "marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnaları" başlığı altında marka sahibinin yasaklayabileceği fiiller sıralanmakta, 29. maddede ise "marka hakkına tecavüz sayılan fiiller" düzenlenmektedir. Marka hakkına tecavüz sayılan fiiller incelenirken, 7. Madde ile 29. Maddenin birlikte dikkate alınması gereklidir.... markasının davacı adına tescilli olduğu, davalı işyerinde ... ibaresine vurgu yapılarak kullanımın bulunduğu, 43. üncü sınıfta yer alan hizmetler bakımından ... kelimesinin ayırt ediciliği yüksek bir kelime olduğu, davalı tarafın işyerindeki kullanımlarında ... ibaresini ön plana çıkartılarak kullanımında tüketicilerin işletmeler arasında bağlantı kurma ihtimalinin bulunduğu, işletmelerin farklı şehirlerde yer almasının iltibasa engel olmayacağı, şubesi şeklinde yorumlanabileceği, kullanımların davacı markasıyla iltibas tehlikesi doğurduğu,, SMK'nun 29.maddesi kapsamında marka hakkına tecavüz ve TTK'nun 54.vd maddeleri kapsamında haksız rekabet oluşturduğu, davacının tescil kapsamına giren mal sınıfında olduğu, davacı marka sahibinin herhangi bir iznine dayanmadığı, markanın kapsadığı hizmete yönelik kullanımının halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali doğuracağı, davalının ... ibaresinin sonuna getirdiği .... kelimesinin coğrafi yer belirttiği ve markasal kullanıma ayırt edicilik katmadığı,davalının davacıya ait markaya tecavüz ettiği ve haksız rekabetin oluştuğunun kabulü yönünden verilen kararda aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.Davacı tarafça 151/2-b maddesine göre net kazanç üzerinden hesaplama yapılmasının talep edildiği, dava dilekçesi ve ıslah dilekçesi incelendiğinde davacının talebinin haksız fiilin tespit edildiği tarih olan 08.03.2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalarının kabulünün istendiği, tespit tarihinin 08.03.2018 tarihi olduğu, davanın 04.07.2018 tarihinde açıldığı, davalı marka başvurularına davacının itiraz tarihi de dikkate alındığında davacının 2018 yılından önce davacı markalarından haberdar olduğunun dosya kapsamından anlaşılamadığı, bu durumda Mahkemece 2018 yılı başından dava tarihine kadar 6 ay 4 günlük kazanç üzerinden tazminat hesabı yapılması gerekirken 2017 ve 2018 yılının tamamı esas alınarak toplam net kazanç üzerinden tazminata hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, buna göre hesap edilen 33.373,80 TL'nin haksız fiilin tespit edildiği tarih olan 08/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerektiği, sair istinaf sebeplerinin reddinin gerektiği anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile, HMK 353/1-b-2.maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurulmasına, karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,2- İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 29/04/2021 tarih, 2018/315 E., 2021/209 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3- Davanın KISMEN KABULÜNE, -Davalının eyleminin, davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına,-Maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 33.373,80 TL nin haksız fiilin tespit edildiği tarih olan 08/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,-Manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 10.000,00-TL haksız fiilin tespit edildiği tarih olan 08/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,-Mahkemece verilen 05/03/2019 ve 02/04/2019 tarihli ihtiyati tedbir kararlarının karar kesinleşinceye kadar devamına, -El konulan tabela, kartvizit vs. ürünlerden "..." ve "...." ibarelerinin silinmesine, silinmesi mümkün değil ise masrafı davalıdan alınmak sureti ile imhasına, 4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken markaya tecavüz ve haksız rekabet davası için 427,60 TL, maddi tazminat davası için 2.279,76 TL, manevi tazminat davası için 683,10 TL olmak üzere toplam 3.390,46 TL harçtan, peşin alınan (peşin+ıslah 2.761,63 TL'nin mahsubu ile 628,83 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 35,90 TL başvurma harcı, 358,63, peşin harç, 2403,00 TL ıslah harcı, 5,20 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 2.802,73 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4/c- 2.000,00 TL bilirkişi ücreti, 267,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 2.267,00 TL'nin, davanın kısmen kabul edilmiş olması sebebiyle, 1.722,92 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 4/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre markaya tecavüz ve haksız rekabet davası yönünden 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/d- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/(1)-(2). maddesine göre maddi tazminat talebi yönünden 25.500,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/e- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10.ve 13/(2). maddelerine göre reddedilen maddi tazminat talebi yönünden 25.500,00 nispi TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,4/f- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10.ve 13/(2). maddelerine göre manevi tazminat talebi yönünden 10.000,00 nispi TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,4/g- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10.ve 13/(2). maddelerine göre reddedilen manevi tazminat talebi yönünden 10.000,00 nispi TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 162,10 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 49,50 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 211,60 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 27/09/2024