Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2018/307 E. 2022/1 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2018/307
- Karar No
- 2022/1
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1552 Esas KARAR NO: 2025/108 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 05/01/2022 NUMARASI: 2018/307 E. - 2022/1 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 29/01/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: DAVA: Davacı İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesine sunduğu ve 2016/1394 Esas numarasına kaydedilen, davalı ..., ... ve ...'ye karşı açtığı dava dilekçesinde; davaya konu ve İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile takibe konulan senedin düzmece bir senet olup icraya konularak tahsile yeltenildiğini, senet altındaki hiçbir imza ve hiçbir yazının tarafına ait bulunmadığını, bugüne kadar yaptığı başvuruların sonuçsuz kaldığını, davalılardan davaya konu senet karşılığında hiçbir para veya mal alındığına dair ortada geçerli bir evrak, banka dekontu, fatura, irsaliye, nakliyat makbuzu, teslim ve tesellüm makbuzu ve benzeri belge olmadığını, senedin ne karşılı düzenlendiğinin davalı tarafça ispat edilmesi gerektiğini, olayda teşekkül halinde ve nitelikli dolandırıcılık bulunduğunu, davaya konu senet nedeniyle davalılara hiçbir borca bulunmadığını, senedin bedelsiz ve hükümsüz olup, davalıların alacaklı sıfatının bulunmadığını bildirmiş, davaya konu senet nedeniyle borçlu bulunmadığının tespiti ile iptaline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalılara yapılan usulüne uygun tebliğe rağmen cevap dilekçesi sunmadıkları anlaşılmıştır. TEFRİK KARARI: İlk derece mahkemesince 14/03/2018 tarihli ara kararı ile davalı ... hakkında açılan davanın asıl davadan tefrik edilerek yeni bir esasa kaydedilmesine karar verilmiş, 2018/307 Esas sırasına kaydedilerek yargılamaya bu esas üzerinden devam edilmiştir. MAHKEME KARARI:İstanbul Anadolu 5.Asliye Ticaret Mahkemesi 05/01/2022 tarihli 2018/307 E. - 2022/1K.sayılı kararıyla; "...Her ne kadar davacı ısrarlı bir şekilde kendisinin ... tarafından yaşı nedeniyle kandırıldığını, aralarında bono verilmesini gerektirir hiçbir ticari ilişki olmadığını, imzasının kendisine ait olmadığını beyan etmiş ise de ; yine aynı konuda delil olarak sunulan İstanbul Anadolu 4. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2016/755 Esas, 2019/73 karar sayılı ilamı ile imzaya itiraz davasında red kararı verilmesi, kararın İstanbul BAM 22. Hukuk Dairesi'nin 2019/1058 Esas, 2020/354 karar sayılı ilamı ile esastan red kararı verilmesi, mahkeme dosyamız içeresinde Adli Tıp Kurumu tarafından 22/06/2021 tarihli Fizik İhtisas Dairesinin raporunda, bonodaki imzanın davacıya ait olduğunun tespit edilmesi ve İstanbul Anadolu C.Başsavcılığı tarafından bono nedeniyle 2021/154202 Esas sayılı soruşturma dosyası ile resmi belgede sahtecilik suçundan dolayı takipsizlik kararı verilmesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde açılan menfi tespit isteminin ispat edilememesi nedeniyle davanın reddine" karar verildiği görülmüştür. İSTİNAF BAŞVURUSU: Davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; müvekkilinin 77 yaşında olup, tekerlekli sandalye ile yaşamını sürdürmeye çalıştığını, Davalının İstanbul Anadolu C. Başsavcılığının 2016/44650 Sor. Sayılı dosyasında verdiği ifadesinde müvekkilinden hiçbir alacağının bulunmadığını, senedin kendisi yanında imzalanmadığını, müvekkilinin oğlundan alacaklı olduğunu beyan ettiğini, ancak bu alacağını da ispat edemediğini, bu parayı nasıl bulduğunu da ispat edemediğini, ortada davacının kendi iradesi ile verdiği bir bononun bulunmadığını, Mahkemece Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nce düzenlenen rapora dayanılarak davanın reddine karar verilmişse de, dosyaya sundukları 26/06/2020 tarihli, grafoloji uzmanı Dr. ...'nin hazırladığı uzman görüşünde davaya konu bono üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığına, senet üzerinde çok fazla duraksama ve imza atılırken titremelerin bulunduğuna dair görüş bildirildiğini, Mahkemece imza incelemesine ilişkin raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için 3. bir bilirkişiden rapor alınması gerektiği halde, rapor alınmadan davanın reddedildiğini,Esasen borcum yoktur davasının yalnızca imzaya itiraz olarak ele alınmasının eksik ve hatalı olduğunu, ortada bir borç alacak ilişkisi olmadığı halde, uzman raporuyla bilirkişi raporunun çelişkisi giderilmeden Adli Tıp Raporuna dayanılarak hüküm kurulmasının hatalı olduğunu beyanla, istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkemenin 2018/307 Esas sayılı kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davacı asil dosyaya sunduğu istinaf dilekçesinde; davalıya hiçbir borcu bulunmadığını, oğlu ile davalı arasında bir araç alım satım işi olduğunu, ancak verdiği hiçbir senedi ve çeki ödemediğini, bu kişinin kendisinden ve oğlundan bir alacağı bulunmadığını, davalıdan davaya konu senet üzerindeki imzanın ve yazıların kendisine ait olmadığını, Eski avukatı ...'in kendisine imzalattığı başka bir belgenin altına A4 kağıt koyarak, imzanın izi üzerinden kendi imzasını taklit ettiğini, Aldıkları uzman görüşlerinde imzanın ve yazıların kendisine ait olmadığına dair görüş bildirildiği halde, Mahkemece İstanbul Anadolu 4. İcra Hukuk Mahkemesinin 2016/775 Esas sayılı dosyasından alınan 01/11/2018 tarihli İstanbul Adli Tıp Kurumu raporuna ve İstanbul Anadolu C. Başsavcılığınca 2016/144650 Sor. Sayılı dosyasından alının İstanbul Emniyet Müdürlüğü Polis Laboratuvarı'ndan alınan ve yeterli incelemeyi içermeyen 19/02/2019 tarihli raporu'na itibar edildiğini, çelişkinin giderilmediğini, Mahkemece eksik inceleme ile karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, Eski avukatı ...'in halen bu tür işlerden dolayı cezaevinde olduğunu, Bir an için imzanın kendisine ait olduğu kabul edilse bile yazıların kendisine ait olmadığını, bedelsizlik konusunda hiç inceleme yapılmadığını, ... ile bu davalıların aralarındaki kriminal ilişkilerin, suç işleme kapasitelerinin ve işledikleri suçların irdelenmediğini beyan ederek, istinaf taleplerinin kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davasının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Mahkemenin 2016/1394 Esas sayılı dava dosyası incelendiğinde; davalılardan ... ve ... hakkında aynı konuda dava açıldığı, Mahkemece 14/03/2018 tarihli, 2016/1394 Esas, 2018/279 Karar sayılı kararı ile davalı ... hakkındaki davanın HMK.nun 114/1. maddesinin yollaması ile derdestlik nedeni ile HMK.nun 115/2. maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, davalı ... hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verildiği anlaşılmıştır. İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; alacaklının ..., borçluların ... ve ... oldukları, 2.314.000,00 TL asıl alacak olmak üzere toplam 2.800.130,19 TL alacak için 14/10/2016 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının 15/06/2014 tarihli, 2.314.000,00 TL bedelli bono olduğu tespit edilmiştir. Takibe ve davaya konu bono örneği incelendiğinde; 15/04/2014 tanzim, 15/06/2014 ödeme tarihli, 2.314.000,00 TL bedelli bono olduğu, lehtarının ..., borçlunun ... olduğu, bononun arkasında sırasıyla ... ve ...'ın cirolarının mevcut olduğu tespit edilmiştir. Davacı tarafça dosyaya sunulan ve grafoloji uzmanı Dr. ... tarafından hazırlanan uzman görüşü incelendiğinde; "…a-İnceleme konusu senet Üzerinde imzanın genel yapı özellikleri itibari ile çok yerde duraksamalar ve titreklikler görülmüştür. Ayrıca senet üzerindeki imzanın başlangıç ve bitişlerde imzanın teşkil sırasında oluşan doğal seyri olmadığı ve tereddüt özellik yansıtan bulgular görülmektedir. b- Tespit isteyen ... 'ye ait özellikle 4.icra hukuk mahkemesi huzurunda verdiği imzalar ile 14.01.2020 tarih ve ... y.nolu vekâletnamede atmış olduğu imzalar genel grafolojik özellikler itibari ile imzalar birbiri ile uyum içinde olup bütünlük gösterdiği ve doğal akışı içinde olduğu anlaşılmaktadır. Teknik özellikleri saptanan tüm bulgular Işığında imza özellikleri değerlendirildiğinde inceleme konusu senet üzerindeki tespit konusu Şüpheli imza ile ...'ye ait farklı özelliklerdeki belgelerde bulunan imzalara kıyasla İmzanın konumu İmzada hız özelliği İmzada basınç özelliği İmza konstrüksiyon tarzı İmzada duraksamalar İmzada M harfi teşkili İmzada bukle yapım özellikleri üzerinde bulunan imzanın tespit isteyen ... 'nün eli ürünü olmadığı görüş ve kanaatine varılmış olup teknik mütalaa ekleriyle birlikte ilgili makama saygıyla sunulur." şeklinde görüş bildirdiği tespit edilmiştir. Davacı tarafça dosyaya sunulan ve Adli Tıp uzmanı Dr. ... ile Adli Belge İnceleme uzmanı ... tarafından hazırlanan 24/05/2019 tarihli uzman raporu incelendiğinde; "…A- İnceleme konusunu oluşturan 15.04.2014 düzenleme, 13.00.4014 Ödeme tarihli, 2.314.000 TL bedelli, alacaklısı “...” ve borçlusu “...” olan, bedeli nakden karşılanmış, anlaşmazlık halinde Kartal Mahkemelerinin yetkisi kabul edilmiş senette yeralan münker borçlu imzası ile ...'ye âit medarı tatbik-örnek imzaların göstermiş oldukları işleklik dereceleri, alışkanlıkları, tersim, istif, meyil, seyir, sürat, istikamet ve tazyik gibi grafolojik ve grafometrik özellikleri bakımından birbirleriyle FARKLI YAPI ve GÖRÜNÜMDE imzalar olmaları nedeniyle senet ön yüzde yer alan borçlu imzasının ...'nün ELİ MAHSULÜ OLMADIĞI, Diğer bir ifadeyle inceleme konusu senet ön yüzde yer alan borçlu ... TARAFINDAN ATILMADIĞI /İMZALANMADIĞI, B- İnceleme konusu senedin kağıt fiziki özellikleri. inceliği ve imza bölümü zemininde daha önce oluşmuş FULAJ İZİNİN ÜZERİNDEN GEÇİLEREK TAKLİT İMZA VASFINDA MEYDANA GETİRİLDİĞİ, C- İnceleme konusunu oluşturan 15.04.2014 düzenleme, 15.06.2014 ödeme tarihli, 2314 000TL bedelli, alacaklısı “...” ve borçlusu “...” olan, bedeli nakden karşılanmış, anlaşmazlık halinde Kartal Mahkemelerinin yetkisi kabul edilmiş senette yer alan münker borçlu yazıları ile / ...'ye ait medarı tatbik-örnek yazıların göstermiş oldukları işleklik dereceleri, alışkanlıkları, tersim, istif, meyil, seyir, sürat, istikamet ve lazyik gibi grafolojik ve grafometrik özellikleri bakımından birbirleriyle FARKLI YAPI ve GÖRÜNÜMDE yazılar olmaları nedeniyle senet ön yüzde yer alan borçlu yazılarının ...'nün ELİ MAHSULÜ OLMADIĞI sonucuna varıldığı…" yönünde görüş bildirdikleri tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesince İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nden alınan 22/06/2021 tarihli rapor incelendiğinde; dava konusu bonodaki imzanın davacı ... eli ürünü olduğuna dair görüş bildirildiği tespit edilmiştir. İstanbul Anadolu C.Başsavcılığı'nın 2021/154202 Sor. numaralı hazırlık evrakı incelendiğinde; bahse konu bono nedeniyle davacının dolandırıldığı ve resmi belgede sahtecilik iddialarıyla ilgili soruşturma yapıldığı ve İstanbul Anadolu C.Başsavcılığı'nın 2021/154202 Esas, 2021/70954 karar numarası ile şüpheli olarak ... ve ... hakkında 09/09/2021 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği tespit edilmiştir. İstanbul Anadolu C.Başsavcılığı'nın 2016/144650 Sor. numaralı hazırlık evrakı incelendiğinde; bahse konu bono nedeniyle davacının dolandırıldığı ve resmi belgede sahtecilik iddialarıyla ilgili soruşturma yapıldığı ve İstanbul Anadolu C.Başsavcılığı'nın 2016/144650 Esas, 2019/31622 karar numarası ile şüpheli olarak ... ve ... hakkında 08/03/2019 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği tespit edilmiştir. İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/1257 Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacının ..., davalının ... ve ... olduğu, aynı konuda dava açıldığı, Mahkemenin 2017/18 Esas sayılı davasında ise yine aynı konuda ... ve ... hakkında dava açıldığı ve işbu dava dosyası ile birleştirildiği, daha sonra birleşen davanın asıl davadan tefrikine ve 21/03/2017 tarihli, 2017/295 Karar sayılı kararla gider avansları yatırılmadığından asıl davanın usulden reddine karar verildiği tespit edilmiştir. İstanbul Anadolu 4. İcra Hukuk Mahkemesinin 2016/775 Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacının ..., davalının ... olduğu, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına konu edilen senetteki imzanın davacıya ait olmadığı iddiasıyla dava açıldığı, yapılan yargılama sonucunda, 14/02/2019 tarihli, 2019/73 Karar sayılı kararla imzaya itirazın reddine karar verildiği, kararın istinaf ve temyiz denetiminden geçerek kesinleştiği tespit edilmiştir. G E R E K Ç E: Dava; 15/01/2014 tanzim tarihli 15/06/2014 ödeme tarihli 2.314.000,00 TL bedelli bono nedeniyle açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı tarafça istinaf yargı yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı asil ve davacı vekili davaya konu edilen bonodaki imzanın davacıya ait olmadığı ve sundukları uzman görüşleri ile çelişkili olan Adli Tıp Kurumu raporunun hükme esas alınmasının doğru olmadığı, çelişki giderilmeden Mahkemece eksik inceleme ile karar verildiği, ceza soruşturmalarının dikkate alınmadığı iddiasıyla istinaf talebinde bulunmuşlardır. Dosya incelendiğinde; ilk derece mahkemesince davacının huzurda imza örneklerinin alınmadığı, Adli Tıp Kurumu’na İstanbul Anadolu 4. İcra Hukuk Mahkemesinin 2016/775 Esas sayılı dava dosyası gönderilerek, bu dosyadaki belgeler üzerinde inceleme yapılmasının talep edildiği, incelenen belgeler arasında davaya konu bononun tanzim tarihi olan 15/04/2014 tarihinden öncesine ait yakın tarihli imza asıllarını içeren belgelerin bulunmadığı, yakın tarihli belgelerin incelenmediği tespit edilmiştir. HMK’nun 211. maddesi "Bir belgenin sahteliğinin iddia edilmesi durumunda, bu hususta karşı tarafın açıklamaları da dikkate alınarak, aşağıdaki sıra ile inceleme yapılarak öncelikle karar verilir: a) Hâkim, yazı veya imzayı inkâr eden tarafı isticvap ettikten sonra bir kanaat edinememişse, huzurda bu kişiye yazı yazdırıp imza attırmak suretiyle elde ettiği belge ve diğer delilleri değerlendirir. Hâkim, sahtelik konusunda başka bir incelemeye gerek duymadan karar verebilecek durumda ise gerekçesini açıkça belirtmek suretiyle, senedin sahteliği hakkında bir karar verir. İsticvap için mahkemeye davet edilen taraf, belirtilen günde hazır bulunmadığı takdirde, inkâr etmiş olduğu belgedeki yazı veya imzayı ikrar etmiş sayılır; bu husus kendisine çıkartılacak davetiyede ayrıca ihtar edilir. b) (a) bendi hükmüne göre yaptığı incelemeye rağmen, hâkimde sahtelik konusunda kesin bir kanaat oluşmamışsa, bilirkişi incelemesine karar verir. Bilirkişi incelemesinden önce, mevcutsa, o tarafa ait olan karşılaştırma yapmaya elverişli yazı ve imzalar, ilgili yerlerden getirtilir. Bilirkişi, bu yazı ve imzalarla, o mahkemede elde edilen yazı ve imzaları esas alarak inceleme yapar. Bilirkişi, inceleme için gerekli görürse, kendi huzurunda tarafın yeniden yazı yazması veya imza atmasını mahkemeden talep edebilir." hükümlerini haiz olup imza inkarı durumunda hakim, yazılı hüküm gereği imzasını inkar eden taraftan mukayeseye elverişli imzaların bulunduğu makamı sorabileceği gibi, ilgili Seçim Kurulu, Nüfus Müdürlüğü, Tapu Müdürlüğü gibi yerlerden de bu imzaları getirtebilir. İlk derece mahkemesince; İstanbul Anadolu 4. İcra Hukuk Mahkemesinin 2016/775 Esas sayılı dosyasına sunulan deliller üzerinde inceleme yapılmış ve davanın reddine karar verilmiş ise de, bilirkişiler tarafından dava konusu bononun tanzim tarihine yakın tarihli belge asılları incelenmemiş, hakimin araştırma yükümlülüğü ve HMK’nun 211. maddesi hükümleri göz ardı edilerek, davaya konu bononun keşide tarihlerine yakın tarihlerdeki davacıya ait imzaların bulunabilecekleri resmi kurumlardan resen imza örnekleri araştırılmaksızın ve davacının mahkeme huzurunda imza örekleri alınmaksızın yazılı gerekçe ile karar verilmesi doğru olmamıştır. Tüm bu nedenlerle; davacı ve vekilinin diğer istinaf talepleri bu aşamada incelenmeksizin, istinaf talebinin kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, Mahkemece, davaya konu bononun tanzim tarihine yakın olacak şekilde tanzim tarihinden önceki tarihli davacının samimi imzalarının bulunduğu belge asıllarının ilgili kurumlardan getirtilerek, davacının yeterli sayıda imza örneklerinin de mahkeme huzurunda alınarak, yeniden grafoloji konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi kuruluna imza incelemesi yaptırılıp rapor alınması, buna göre değerlendirme yapılması için dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı asil ve davacı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulü ile, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince, İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 05/01/2022 tarihli 2018/307 E. - 2022/1 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,2-Yukarıdaki gerekçede belirtildiği şekilde yargılamaya devam olunmak üzere dosyanın, karar veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf peşin harcının talebi halinde davacı tarafa iadesine, 4-İstinaf yargılama giderleri olarak; davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 740,00 TL (posta-teb-müz) masrafının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 29/01/2025 tarihinde HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.