Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2018/167 E. 2020/402 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2018/167
Karar No
2020/402
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO:2022/593 KARAR NO:2024/1844 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ:17/12/2020 NUMARASI:2018/167 E. - 2020/402 K. DAVANIN KONUSU:Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) İSTİNAF KARAR TARİHİ:11/11/2024 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin üyesi olduğu Musiki Eseri Sahipleri Grubu Meslek Birliğinin (MSG) 31 Mart 2018 tarihinde ... Hotel'de gerçekleştirilen 10. Olağan Genel Kurulunun ve kararlarının iptalinin gerektiği zira hazirun listesi ve oy kullanım listesinin, hükümet komiserinin talimatıyla durdurulduğunu, 657 kişi oluşturulmuş olmasına karşın oylama sonucunda yaklaşık 790 oy sayıldığını, divan başkanlığı için oylamanın asil üyelerin ellerinde bulunan oy kullanma kimlikleri sayılarak yapıldığını, oylama başladıktan takribi yarım saat sonra bir grubun sandık görevlilerinin yanına gelerek hükümet komiserinin hazinin listelerinin tekrar açılması talimatını verdiklerini beyan ettiklerini, hazirun açtırdıklarını, bir çok üyeyi içeri aldıklarını, bazılarının kendi adlarına bazılarının ise diğer üyelerin adına oy kullandıklarını, Divan Başkanlığı için yapılan oylamada olduğu gibi oy sayısının 657 olması gerekirken oylama sonucu takribi 790 adet oy sayıldığını, usulsüz bir şekilde oy kullandığını, davalı Meslek Birliğinin kendi açıkladığı listede toplantıda katılmadığı açıkça belli olan üyelerin yerine sahte imzalarla oy kullanıldığını, genel kural seçimi başladıktan sonra bazı şahısların sandıklara müdahalelerde bulunduğunu, davalı Meslek Birliğinin tabi olduğu Fikir ve Sanat Eseri Sahipleri ile Bağlantılı Hak Sahipleri Meslek Birlikleri ve Federasyonları Hakkında Tüzük'ün 28. inci maddesinin j bendi uyarınca genel kural karalarının ve denetleme kurulu raporlarının birer örneğini, kurala verilmesini izleyen üç gün içinde Bakanlığa göndermesi hükmüne aykırı davrandığını, davalı Meslek Birliğinin internet sitesinde bulunan genel kurul toplantı tutanağının içeriğinin gerçeği yansıtmadığını belirterek davalı Meslek Birliğinin ve Üyelerinin herhangi bir zarara uğramaması adına ivedilikle ihtiyati tedbir kararı verilmesini, 31.03.2018 tarihinden önceki yönetim kurulu üyelerinin kayyum olarak atanmalarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların genel kural kararlarının iptali ve diğer talepler için ön şart niteliğinde olan genel kurul tutanağına şerh düşürme işleminin gerçekleştirilmediğini, davacılarının bizzat seçim ve oylamalara katıldıklarını, hatta yönetim kurulu için aday bile olduklarını, davacıların genel kuruldaki kararların tümünün iptalini istemelerine karşın, genel kural sırasında alınan kararlar ile ilgili olarak Genel Kurul Divanına herhangi bir muhalefet şerhi, itiraz veya beyan dilekçesi sunmadıklarını, Yargıtay kararları uyarınca genel kurulda hazır olan üyenin genel kurul veya genel kurul kararlarının iptali davası açabilmesinin önkoşulu/davaşartı genel kurulda divan heyetine açıkça muhalefet şerhi sunması ve iradelerini yazılı olarak beyan etmeleri olduğunu, sunulan tutanakların ... çalışanları tarafından düzenlenmiş olması ve Genel Kurul ortamında el yazısı ile yazılmadığı hususları göz önünde bulundurulduğunda, bu tutanakların Genel Kuruldan sonra düzenlendiği sonucuna ulaşıldığını, Divan Başkanlığına genel kurulda sunulmadığını, Genel Kurul'un usul ve mevzuata uygun şekilde yapıldığını, , toplantı hazirun listesi ve oy kullanım listesinin birbiri ile uyum içerisinde olduğunu, seçim sırasında oy kullanılan altı sandığın önünde bir önceki ...yönetimi tarafından seçilen ve görevlendirilen personellerin, oy kullanılan üyelerin kimliklerini kontrol ettiklerini ve oy kullanma listesindeki isimlerin karşılığı gelen kutucuğa imza attırdıklarını, toplantının başladığı sırada hazır bulunan üye sayısı ile toplantı sonuçlandığı sırada oy kullanan üye sayısı arasındaki farkın, toplantıya sonradan icabet eden üyelerden kaynaklı olduğunu, her şeyin usulüne uygun bir şekilde yapıldığını, toplantı katılım listesinin tespiti ve daha sonra toplantıda oy kullanan üyelerin tespiti ve oy kullanacak kişilerin belirlenmesine ilişkin tüm süreçlerin Divan Kurulu seçilene kadar eski yönetim kurulu tarafından, Divan Kurulu seçildikten sonra da Divan Başkanlığının bilgi, olur ve kabulleri ile yapıldığını, nitekim bu 4 kişi yerine bir başkasının imza attığı düşünülse dahi bu hususunun sonucu etkileyebilecek bir durum olmadığını, seçimin 121 oy fark ile kazanıldığını, davacı tarafından belirtilen imzaların çoğunun kişilerin kendi el ürünü olduğunun sabit olduğunu, üyelerinin bazılarının toplantıdaki karışıklık ve yoğunluk nedeniyle adlarının yanına imza atmak yerine sehven alt veya üst satıra imza attıklarını, üyelerden bazılarının da bir listeye imza bir listeye paraf attıklarını, bu nedenle imzalar arasında benzerlik bakımından ufak farklılıklar bulunabildiğini, ancak bu imzaların aynı kişiye ait olmadığını, sahte olduğunun da söylenemeyeceğini, aynı durumun davacı ... için de geçerli olduğunu, diğer davacı ...’nın da toplantı haziran listesine imza atmamış olduğunun görüldüğünü, imzasının karşısında bulunan kutunun boş olduğunu ancak imzasının dikkatli bakıldığında alt satıra kaydığını, imzaların karşılaştırılması amacıyla grafolog bilirkişi ...’ya hazirun listesindeki imzalar ile oy kullanım kılavuzundaki imzalar mukayese ettirildiğinde, imzaların birbiri ile örtüştüğünü ve imzaların işleklik derecelerinin, tersim, istif, meyil, seyir, sürat ve yazyik gibi grafolojik ve grafometik özellikler bakımından aynı olduğunun tespit edildiğini,... Şti.'nin ...’nin asıl üyesi olduğunu ve oy kullanma hakkına sahip olduğunu, bu kurumun ...’nin 08.04.2008 tarihli yönetim kurulu kararı ile birliğe asil üye olduğunu, toplantıya çağrının usulüne uygun yapıldığını, davacıların iddiaları karşısında seçimlerin yenilenmesinin ...’nin kurumsal kimliğine zarar vereceğini, üyelerin de mağduriyetine sebep olabileceğini, genel kurulun usulüne uygun şekilde yapıldığının hükümet komiseri raporu ile de sabit olduğunu, hükümet komiserinin hazirunun kapatılması ile ilgili talimatı olmadığını, hükümet komiserinin gözlemci konumunda olduğunu, öneri ve tavsiye niteliğinde olduğunu, genel kurul gününde bazı üyelerin akşam programı, uçak biletleri ve sair mazeretleri olduğu için genel kurula katılımın sonlandırılmasının talep edildiğini, bunun üzerine de Genel Kurulun Divan tarafından bu hususun istişare edilmesi için durdurulduğunu, yapılan istişarede üyeler tarafından yapılan itirazlar üzerine Divan Kurulunun yeniden toplanarak genel kurulun katılımının devam etmesine karar verildiğini, konu ile ilgili hükümet komiserinin görüşü sorulduğunda da takdirin Divan Kuruluna ait olduğunun bildirildiğini, asıl usulsüzlük ve haksızlıkların davacılar tarafından yapıldığını ve bu hususun Bakanlık Gözetmen raporunda yer aldığını, davacıların kötüniyetli şekilde usulüne uygun yapılmış genel kurulun sonuçlarını ortadan kaldırarak, kendi lehlerine sonuç yaratmaya çalıştıklarını, bu nedenle kayyum atanması, ihtiyati tedbir yönündeki taleplerin ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı:Mahkemece; "davanın reddine" karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece usul ekonomisi ilkesi ihlal edildiğini, davalının iddia ve savunmalarının mahkemece taraflı bir yargılama usulü yürütüldüğünü, mahkemece duruşma günü verirken makul süreler vermediğini, dosya sürüncemede bırakıldığını, mahkemeden imza sahteliğinin araştırılması yönünden talepte bulunduklarını, taleplerinin değerlendirilmediğini dosya kapsamı ile bağlantısı olmayan bilirkişiye dosyanın tevdi edildiğini, grafolog bilirkişi atanması taleplerinin mahkemece reddedildiğini, dosyaya sundukları Bakanlık komiseri tarafından hazırlanan özel raporda genel kurulda sahte imzaların olduğunu, genel kurulda bulunmayan kişiler adına oy kullanıldığını, üyelerden bazılarının hazirun listeleri ve oy kullanma listelerinde bulunan imzaları arasında farklılıklar olduğunun açıklandığını, dosyaya atanan bilirkişiler 31.10.2019 tarihinde, kendilerine dosyanın tevdi edildiği tarihten 5 ay sonra yerel mahkeme tarafından dosyada görevlendirilen 2 adet bilirkişi dosyanın uzmanlık alanları dışında kalması sebebiyle dosyadan çekilmek zorunda olduklarını belirtmesi üzerine dosyaya grafolog bilirkişi ataması yapıldığını, ek rapor alınması taleplerinin reddedildiğini, bilirkişi raporunda vekaletname asıllarının temini gerektiği yönünde görüş bildirmişken mahkeme fotokopi belgeler üzerinden yapılan incelemeye itibar ederek dosyayı karara çıkarmasının hukuka aykırılık teşkil ettiğini, yapılan genel kurul toplantısının hukuka ve usule aykırı düzenlendiğini, çok sayıda sahte imza tespit edildiğini, mahkeme bu konuda bir inceleme yapmadan karar verdiğini, davalının cevap dilekçesinde belirttiği iddiaların gerçeği yansıtmadığını, dava konusu genel kurulda usulüne uygun çağrı yapılmadığını ve bazı üyelerin toplantı günü genel kuruldan haberi olduğunu ve bu kişilerin anayasal hakkının elinden alındığını, genel kurula üye 5 kişinin hiçbir şekilde toplantıya çağrılmadığını, genel kurul ve kararlarının iptalinin gerektiğinin Yargıtay içtihatleriyle de sabit olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İstinafa Cevap:Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler, birlikte değerlendirildiğinde davacıların davasının haksız ve hukuka aykırılığının ortada olduğunu, sunulan deliller ve bütün dosya kapsamından genel kurulda alınan kararların iptalini gerektirecek bir durum bulunmadığından davacının iddiaları, somut dayanaktan yoksun, haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacıların istinaf gerekçelerinin gerçeğe usule ve yasaya aykırı olduğundan istinaf isteminin reddine, mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir. Gerekçe ve Sonuç:HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava , Musiki Eseri Sahipleri Grubu Meslek Birliğinin (MSG) 31/03/2018 tarihli 10. olağan genel kurulu toplantısının ve alınan kararlarının iptali istemine ilişkindir.10/06/2020 havale tarihli bilirkişi kurulu raporunda: Genel kurulun toplantıya çağrılma ve toplantının başlatılması için yeter sayısında genel kurulun iptalini gerektirecek bir usulsüzlük olmadığı, hazirun listesinde 789 imzanın, oy katılım - hazirun listesinde ise 773 imzanın yer aldığı, genel kurula katılan bir kısım üyelerin oy kullanmadığının anlaşıldığı, bir kısım üyelerin oy kullanmaksızın genel kuruldan ayrılmasının olağan bir süreç olduğu, genel kurulun sıhhatini etkileyecek bir husus olmadığı, seçim sonucunda ...’in listesinin 121 oy farkla seçildiği, davacıların 26 kişiye ait imzalarla ilgili inceleme yapılması gerektiğine ilişkin beyanlar ve davacının taleplerinde yer alan üye kimlik tespiti yapılmadan veyahut hazirun ve oy kullanma listelerindeki imzalarda karışıklık olduğuna ilişkin beyanlarına konu oyların geçersiz sayılacağı göz önünde bulundurulduğunda 121 oydan daha az sayıda bir oyu etkileyebileceğinden bu hususun genel kurulun iptalini gerektirecek bir durum olmadığı, toplantı Katılım Hazirun Listelerindeki imzalar ile oy kullanım listelerindeki imzalarına yönelik inceleme de ise hangi isimlere atfen atılı imzaların belirtilmediği, Av.... tarafından ibraz edilen bilirkişi raporun istinaden rapor tanzim edilip edilmeyeceğinin belirtilmesi ve öncelikle istenilen şahıslara ait üyelik başvuru formlarının, oy kullanma listesi ve hazirun listesinin asılları ile ayrıca sunulan 28.05.2018 tarihli uzman raporunda belirtilen İstanbul Beşiktaş ... Noterliği'nin ...-...-....-...-....-...-...-...-...-...-...-...-...-...-...-....-...-...-....-...-...-...-...-...-...-...-... yevmiye sayılı vekaletname asıllarının temini gerektiği, Meslek Birliği Asil Üyelerinden ...'ın ...yelerinden ... adına vekaleten oy kullanmasına ilişkin incelemede Bakanlık Raporundaki tespitler ele alındığında ve ....’ın yazılı beyanına itibar edildiğinde, ...’ın kendi adına ve ... adına oy kullanmaksızın salondan ayrıldığı ancak ... adına oy kullanıldığı anlaşıldığı, ancak ... adına kim tarafından oy kullanıldığı veyahut sehven bir işlem yapılıp yapılmadığı hususunda herhangi bir açıklık bulunmadığı, ... Yapım’ın genel kurula asıl üye olarak katılması mümkün görünmekte olduğu, genel kurulda alınan kararların iptalini gerektirecek bir durum olarak değerlendirilmediği kanaatine varıldığı bildirilmiştir.5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa dayalı olarak çıkartılan; Fikir ve Sanat Eseri Sahipleri ile Bağlantılı Hak Sahipleri Meslek Birlikleri ve Federasyonları Hakkında Tüzüğün 2/c maddesinde ; Meslek birlikleri (Birlik) : Fikir ve sanat eseri sahipleri ile bağlantılı hak sahiplerinin ortak çıkarlarını korumak, Kanun ile tanınmış hakların idaresini ve takibini, alınacak ücretlerin tahsilini ve hak sahiplerine dağıtımını sağlamak üzere Kanun ve Tüzük hükümlerine göre kurulmuş birlikler olarak tanımlanmıştır. Davalı .... (....) bu kapsamda 5846 sayılı yasanın 42. maddesine göre kurulmuş bir meslek birliğidir. Anılan tüzüğün 20-25 maddelerinde meslek birliklerinin zorunlu organlarından bir olan Genel kurulun birliklerin asıl üyelerinden oluşacağı ve Genel kurulun görev ve yetkileri gösterilmiş, Genel kurulun toplanmasına ilişkin uyulması gereken düzenlemelere yer verilmiştir.Dosya kapsamına göre iptali talep edilen genel kurul toplantısının davalı meslek birliğinin tüzük gereği yapılması gerekli Olağan Genel Kurul toplantısı olduğu, bilirkişi raporu ve sunulan delillere göre , Genel kurulun toplantı çağrısı yapma görevi yönetim kuruluna ait olup, 12.02.2018 tarih ve 6 sayılı Yönetim Kurulu toplantısında genel kurul toplantısının yerinin, tarihinin, gününün ve saatinin belirlendiği, Olağan Genel Kurulda Asıl Üye Listesinin 1441 kişi olduğu, toplantı çağrısının gönderildiği, ayrıca sms ve mail yoluyla da bilgilendirme yapıldığı 271 kişinin, vekaleten temsil edilmek üzere vekalet verdiği, genel kurulun 24.03.2018 tarihinde yeterli çoğunluk sağlanamadığından toplanamadığı bu nedenle ikinci toplantı tarihi olan 31.03.2018 tarihinde genel kurul toplantısının gerçekleştirildiği bu süreçte yapılan işlemlerde hukuka aykırılık söz konusu olmadığı, toplantıya katılım listesi ile oy kullanım listesindeki farkın bazı üyelerin oy kullanmamasından kaynaklandığı , geçersiz olabileceği iddia olunan oy sayısının seçim sonucunu etkileyecek düzeyde olmadığı , iddiaların genel kurulun ve bu genel kurulda alınan kararların iptalini gerektirecek yönünün ve ispatının bulunmadığı bu nedenlerle mahkemece davanın reddine karar verilmesinin dosya kapsamı ve hukuka uygun olduğu istinaf başvurusunun reddi gerektiği kanaatine varılmıştır. Davacılar vekilinin İstinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 17/12/2020 tarih ve 2018/167 E., 2020/402 K. sayılı kararına karşı davacılar vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,9‬0 TL harcın davacılardan müteselsilen tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacılar tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 07/11/2024

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2018/167, K. 2020/402, T. 31.03.2018, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2018-167-e-2020-402-k-b745ddfb67c3