Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2018/1426 E. 2022/26 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2018/1426
- Karar No
- 2022/26
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/602 KARAR NO : 2024/2076 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13.01.2022 NUMARASI : 2018/1426 E. - 2022/26 K. DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 05.12.2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 05.12.2024 İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 13.01.2022 tarih 2018/1426 E. - 2022/26 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili, müvekkilinin Türkiye'de bir polietilen kalıp firmasının ortağı ve yönetim kurulu üyesi olduğunu, İngiltere'de ticari faaliyet sürdürmek için ... firması (...”) ile 20.10.2017 tarihli bir franchising sözleşmesi düzenlediğini, ... firmasının Türk girişimciler davalı ... tarafından İngiltere'de kurulan, emlakçılık sektöründe faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, Türkiye'de de davalı ... ve dava dışı ... tarafından, davalı ... Eğitim Ltd. Şti. ("... Ltd") şirketi üzerinden aynı sektörde faaliyet gösterdiklerini, davalıların müvekkilini İngiltere'de kendi unvanları olan ... altında emlakçı olarak faaliyet göstermeye ikna ettiklerini ve bu amaçla davacıya belli bir bölge tahsis edip, bu bölge içinde beğeneceği bir ofisi içini de tam tefriş ettikten sonra teslim etmek karşılığında kayda değer bir franchise bedeli ödenmesi için sözleşme imzalattıklarını, müvekkilinin sözleşme akdettiği dava dışı ... ile bu şirket adına ödemeleri tahsil eden Türkiye'deki davalı şirket ... Ltd. Şti. ve diğer davalı ... arasında organik bir bağ söz konusu olduğunu, davacının franchise sözleşmesinden kaynaklanan ödeme yükümlülüğü olan toplam 57.800 Sterlini ödediğini, daha sonra çeşitli gerekçelerle farklı farklı birçok tahsilat yapılarak toplam 71.460 Sterlin ve 179.800 TL ödeme yaptığını, franchise sözleşmesi ile firmanın müvekkiline hem "..." markasını kullanarak İngiltere Londra Westminster bölgesinde emlakçılık faaliyetinde bulunma yetkisi, hem de sözleşmede bahsi geçen alanın müvekkiline tahsisi ile emlakçılık faaliyetinin yürütüleceği bir ofisin içinin tefriş edilerek teminini taahhüt ettiklerini; ancak müvekkiline sözleşmede ve taraf yazışmalarında vaat edilenlerin teslim edilmediğini; müvekkilinin ticari ilişkinin başında, sözleşme kapsamındaki 1 yıllık sözleşme bedelini ödediğini, geri kalan 4 yıllık dönemin franchising bedelleri yönünden davalı ...'a keşidecisi davacı ..., lehtarı davalı ..., keşide tarihi 23.10.2017, vade tarihi 30.12.2018 olan 207.230,00 TL bedelli teminat senedi teslim ettiğini, ancak bu senedin vadesi gelmeden müvekkilinin kalan 4 yıllık franchise bedelinin ödemelerini tamamladığını, 5 yıllık franchise bedelinin tamamen ödendiğinden, senedin konusuz kaldığını, ancak davalıların senedi iade etmediklerini, senedi iade etmesi için davalıya 26.10.2018 tarihli ihtarname gönderdiklerini, ancak sonuç alamadıklarını iddia ederek; dava dışı ... Gayrimenkul firması ile akdedilmiş olunan 20.10.2017 tarihli sözleşmede belirtilen yükümlülüklerin müvekkili tarafından yerine getirilmesi sebebiyle, müvekkilinin davalı ... lehine keşide ettiği senede dayalı olarak herhangi bir borcunun bulunmadığının tespitine, dava konusu senedin iptaline, iptalin mümkün olmaması halinde ise senedin müvekkiline iadesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalılar ... ve .. Ltd. Şti. vekili, davacı tarafından her ne kadar İzmir’de ve Türk Hukukuna dayanarak icra takibi yapılan senede karşı dava açılmış ise de, açtığı davada senedin verilme nedeni olarak dayandığı sözleşmenin 20.10.2017 tarihli sözleşme olduğunu, sözleşmenin İngiltere Hukukuna göre düzenlendiğini, sözleşmenin uygulanma yerinin İngiltere olduğunu, davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini; Müvekkili ...'un ..., ...-UK ve ... Ltd. Şti. yetkilisi olmadığını; ... markası ve çalışma biçiminin mülkiyet haklarına sahip olduğunu; Türkiye’de bulunan davacının, İngiltere’de ...-UK markası altında ofis açmak istediğini, Türkiye’de ... markası kullanan ... Ltd. Şti. ile bağlantı kurup bilgi aldığını, davacı ile 14.09.2019 tarihinde “Bölge ve Ön Kaparo Sözleşmesi” imzalandığını, davacının 10.000 Sterlin’in karşılığı olan 46.300 TL kaparo ödemesini ... UK’yi temsil eden ... Ltd. Şti. hesabına yatırdığını, ... Ltd. Şti.'nin franchise veren veya sözleşme yapan firma olmadığını, ödemeyi ... UK’ye aktardığını, müvekkili ...'un da ... UK’yi temsilen hareket ettiğini, görüşmelerin devam ettiğini ve 20.10.2017 tarihinde sözleşme imzalandığını, davacının sözleşme sırasında ödemesi gereken 57.300 Sterlin ve 5 yıllık franchise bedeli olan 50.000 Sterlin + VAT (İngiltere’de uygulanan KDV) bakiyesini ödemesi gerekmekte iken, 23.10.2017 tarihinde 57.300 Sterlin’i ödediğini, kalan miktar için aynı anda dava konusu 23.10.2017 tanzim tarihli, 30.12.2018 vadeli senedi verdiğini, davacının ... UK ile anlaşma gereği yıllık franchise bedelini ...’un alacağını bildiği için senedi ...’a verdiğini, senet Türkiye’de tahsil edileceği için ödeme gününe göre tahmini bir kur üzerinden TL’ye çevrilerek verildiğini; davacı tarafça, ofis kurulumu, giderler ve kalan franchise bedeli için 57.300 Sterlin'in nakit olarak ödendiği iddia edilmekte ise de, davacının 23.10.2017 tarihinde imzaladığı “Masraf Teslim Tutanağı”nda, “…franchise ofisinin, ofis kurulum maliyeti, ilk 1 yıllık kira bedeli ve depozito bedeli, araç satın alma bedeli, sistem kullanım bedeli, yasal lisanslama bedeli, yıllık mali müşavirlik bedeli, yıllık ofis giderleri ve 3 aylık personel net maaş gideri olarak üçüncü şahıs kurum ve kuruluşlara ödenmek üzere toplam 57.300 sterlin davacıdan nakden teslim alınmıştır.” ibaresinin yer aldığını, bu nedenle dava dilekçesinde belirtildiği gibi geriye kalan franchise bedelinin, gerçekleşen bu ödemenin içinde olduğu yönündeki beyanların doğru olmadığını, bu ödemeler dışında davacının 14.160 Sterlin ve 133.700 TL ödeme yaptığını; ancak bu ödemelerin de geriye kalan franchise bedeli için verilen 30.12.2018 tarihli senet ile bir ilgisinin bulunmadığını, davacı tarafından dosyaya ibraz edilen 20.03.2018 tarihli e-posta yazışmasında, davacının muhatabı olan ... UK şirketinin eposta adresi olan ...@gmail.com adresinden nerelere ve ne miktarda harcama yapıldığının bildirildiğini, toplam 96.487 Sterlin gider olduğunu, 57.300 Sterlin ve 14.160 Sterlin ödemelerden sonra 25.027 Sterlin daha ödeme yapılması gerektiğinin açıklandığını; davacının da 20.03.2018 tarihinde yapılan yazışmaya istinaden, yazışmadan iki gün sonra, 22.03.2018 tarihinde 25.027 sterlin ödenmesi gerekirken, karşılık 133.700,00 TL ödediğini; Davacının yaptığı ödemelerden kaparo mahiyetinde alınan ilk 10.000 Sterlin dışında franchise bedeli ödemediğini; bakiye franchise bedeli için verdiği senedi ödememeye çalıştığını savunarak, davanın reddine ve %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece; davacı tarafından davalı tarafa 46.300,00 TL + 133.500,00 TL olmak üzere toplam 179.800,00 TL tutarında ödeme yapıldığı, ayrıca 57.300 sterlin ve 14.160 sterlin tutarında da ödemeler yapıldığı ve davaya dayanan icra dosyasındaki senedin verildiği konularında taraflar arasında bir uyuşmazlık olmadığı; 20.10.2017 tarihli franchise sözleşmesinin franchise alan sıfatıyla davacı ... ile franchise veren sıfatıyla davalı ... arasında imzalandığı, ancak sözleşmede franchise veren tarafın ..., franchise alanın ise davacı ... olarak gösterildiği; yine 14.09.2017 tarihli ön kapora sözleşmesinin 27.10.2017 tarihli sözleşmenin ön sözleşmesi olarak imzalandığının da her iki tarafın kabulünde olduğu; sözleşmeye göre davalı ...'un 3. kişi vasfında gözüktüğü ve sözleşmenin gereğinin ... isimli firmalar tarafından yerine getirileceği görülmekte ise de, davalı ...'un ... markalarının isim hakkı sahipliğinin yanında aynı zamanda ... markasının ve çalışma biçiminin mülkiyet hakkının da sahibi olduğu, sözleşme imzalayan taraflar, davacı yanca yapılan ödeme ve davalı tarafın aşamalardaki beyanları bir bütün olarak değerlendirildiğinde davaya dayanak icra dosyasındaki senedin davacı tarafından davalı ... lehtar göstermek suretiyle düzenlendiği, söz konusu senedin franchise sözleşmesi kapsamında davacıdan alındığının belirtildiği göz önüne alındığında dava konusu olan uyuşmazlık yönünden ...'un iş bu dosyada taraf sıfatının olmadığına yönelik davalı savunmasının yerinde olmadığı, ancak davalı şirketin ... UK'yi temsil ettiği davacı yanca beyan edilmiş ise de davalı şirketin dava dışı şirketi temsile yetkili olduğuna dair mahkemece bir kanaate varılmadığı gibi, bu hususun dosya kapsamına yansıyan deliller uyarınca da ispatlanmadığı, ayrıca sözleşme, ödeme, tahsilat makbuzu, masraf makbuzu gibi belge içeriklerine göre esasen davalı şirketin dava konusu olan uyuşmazlık yönünden pasif husumetinin bulunmadığı; Davacı ile 14.09.2019 tarihinde "Bölge ve Ön kapora" sözleşmesinin imzalandığı, bu sözleşme çerçevesinde davacı tarafça 10.000 Sterlin tutarında kapora verildiği ve verilen bu tutarın 20.10.2017 tarihli sözleşme kapsamında ödendiği, "bölge ve ön kapora sözleşmesi"nin imzalanmasından ve belirtilen tutarın ödenmesinden sonra görüşmelerin devam ettiği ve 20.10.2017 tarihinde ön sözleşmenin devamı mahiyetindeki sözleşmenin imzalandığı; bu sözleşmede 5 yıllık franchise bedelinin 50.000 Sterlin olarak kararlaştırıldığı, bu tutarın 10.000 sterlinlik kısmının daha önce ödendiği, kalan 40.000 sterlinin sözleşmenin ödemeler başlıklı 16. maddesine konu edildiği, yine söz konusu madde ile davacıya ek bir takım ödeme yükümlülüğünün yüklendiği; dava konusu 23.10.2017 düzenleme, 30.10.2018 vade tarihli ve 207.230,00 TL bedelli senedin frachise bedelinden arta kalan 40.000 sterlinin tahsiline yönelik olarak verildiğinin anlaşıldığı; ana uyuşmazlığın, 23.10.2017 tarihli ve 57.300 sterlin tutarındaki tahsilat makbuzuna dayanak ödemenin, masraf teslim tutanağı adı altındaki "... yatırımları ve danışmanlık şirketinin İngiltere/ Londra- Westmister ilçesine konumlandırılacak olan ofisin kurulum maliyeti, ilk 1 yıllık kira bedeli ve depozito bedeli, araç satın alma bedeli, sistem kullanım bedeli, yasal lisanslama bedeli, yıllık mali müşavirlik bedeli, yıllık ofis giderleri ve 3 aylık personel net maaş gideri olarak 3. Şahıs kurum ve kuruluşlara ödenmek üzere teslim alındığı" açıklamasında olan 57.300 sterlinin ve halk Bankası aracılığıyla ödenen 133.500 TL tutarındaki ödemenin neyi kapsadığı, dava konusu olan senet nedeniyle davacının borçlu olup olmadığı hususunda topladığı; Bu kapsamda davalı tarafça 23.10.2017 tarihli tahsilat makbuzu ile masraf teslim tutanağındaki görülen 57.300 sterlinin aynı olduğu dolayısıyla franchise bedelini kapsamadığı belirtilmekte ise, davacı tarafından yapılan tüm ödemeler göz önüne alındığında davacı tarafça sözleşmesel ödeme yükümlülüklerinin tamamının yerine getirildiği, bakiye 40.000 sterlinlik franchise bedeline yönelik başlangıçta davacı tarafça davalı ...'a verilen 207.230,00 TL bedelli senet bedelinin ayrıca tahsilat makbuzuna konu edildiği, dolayısıyla ödendiği; davacının senetten kaynaklanan borcunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacı tarafından davalı ...'a verilen 23.10.2017 düzenleme, 30.12.2018 vade tarihli ve 207.230,00 TL bedelli senetten kaynaklanan davacının adı geçen davalıya borçlu olmadığının tespiti ile senedin iptaline, davacının kötü niyet tazminatı isteminin reddine, davalı ... Şti aleyhine açılan davanın pasif husumet nedeniyle reddine, davalı şirketin inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir. Karara karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, davalıların sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirmediklerini, davalıların sözleşmenin fesh olacağını bildiklerinden sözleşmenin bedelini ellerindeki teminat senedi ile tahsil ettiklerini, dosyada yapılan bilirkişi incelemesinde davalıların aynı faaliyet konusunda, emlakçılık sektöründe faaliyet gösterdiklerinin tespit edildiğini, müvekkilinin davalı ... ve ... Ltd. Şti ile tek ilişkisinin 20.10.2017 tarihli "...-UK Franchising Sözleşmesi" olduğunu, sözleşme bedelinin 57.800 Sterlin olduğunu, yapılan ödemenin 71.460 Sterlin ve 179.800 TL olduğunu, 71.460 Sterlinden 57.800 Sterlin çıkarıldığında müvekkilinin halen alacaklı olduğunu, 179.800 TL’nin ne için alındığının dahi davalılarca beyan edilemediğini, davalıların 6102 sayılı TTK'ya aykırı defter ve kayıtlar tuttuklarını, bunun yanında ödemeyi aldıklarını beyanlarında alenen kabul ettiklerini, davalı ...Tic. İth. Ltd. Şti.’nin defter kayıtlarında müvekkilinin ödeme yaptığı makbuzla ispatlı miktarların ve bilgilerin defterde kayıtlı olmamasının 6102 sayılı TTK 18. maddesine ve Vergi Usul Kanunu ile ticari defterlerin tutulmasına dair ilkelere aykırı olduğunu, davalıların usule ve hukuka uygun kayıtlar tutmayarak, avans adı altında aldıklarını ve ...’ya ulaştırdıklarını iddia ettikleri miktarı dahi ne yaptıklarını gösteremediklerini, davalı ...'un aynı eksendeki farklı tüzel kişiliklerle kendini gösterdiğini, davalı ...'un hem Londra’da hem Türkiye’de faaliyet gösterdiğini söyleyerek, iş Londra’da yapılacağından sözleşme tarafı olarak kendi şirketi olduğunu beyan ettiği “...”yu gösterdiğini, zaten sözleşme metninde de bu markanın kullanılacağının yer aldığını, davalı ...'un ödemeleri farklı tüzel kişiliklerin sahibi ve yetkilisi olarak 20.10.2017 tarihli “...-UK Franchising Sözleşmesi” kapsamında tahsil ettiğini, müvekkilinin sözleşme bedelini ödediğini, teminat senedinin konusuz kaldığını, 10.06.2019 tarihli bilirkişi raporuyla ve dosyada sunulan makbuzlardan ayrıca davalıların 11.10.2019 ve 24.02.2020 tarihli 1. ve 2. cevaplarında kabul ettikleri üzere, davalı ...Ltd Şti’nin 20.10.2017 tarihli sözleşme bedelini tahsil ettiğini; hatta dosyada mübrez ilgili davalı ... görselleri, tanıtımları, haberleri, belgeleri; 20.10.2017 tarihli Franchising Sözleşmesinin “konusu, tanımları ve şartlarında” yer alan ... tanımlaması-... ilişkisine girenlerin hak ve yararları düzenlemelerinden ... şirketinin ... UK şirketinin Türkiye yerleşkesi olduğu; davalı ...'un sözleşmede yer alan imzası, ödemeleri tahsil etmesi, irtibat kişisi olması, ... şirketiyle ilişkisi olması nedeniyle ve en önemlisi davalı ... Şirketinin herhangi bir husumet itirazı olmadığından ... şirketinin davada aktif husumetinin bulunduğunu; davalı ... aleyhine %20 kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmesinin de hatalı olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili; mahkemece müvekkili ...'u alacak hesabının tarafı olarak kabul etmesinin doğru olduğunun kabul edilmesi durumunda, ödemelerin hangi borçlarla ilgili olduğunun daha net araştırılarak, dava dışı şirketin sözleşmede belirtilen alacaklarının ödenip ödenmediğinin net olarak belirlenmesi gerektiğini, hiç bir net hesaplamaya dayanmadan senet bedelinin ödenmiş olduğunun kabul edilmesinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda "Tarafların beyanları ile sözleşmenin karşılıklı incelenmesi neticesinde sözleşmenin toplam tutarının ne olduğu konusunda somut olarak bir tespit yapılamadığı; isim hakkının davalı ... adına olması sebebiyle işbu sözleşme kapsamında franchise bedeli olan 50,000 sterlin + Vat ödemesinin davalıya yapılıp yapılmaması gerektiği hususunun açıklığa kavuşması gerektiği; bu doğrultuda somut bir tespit yapılamaması sebebiyle öncelikle konusunda uzman bir bilirkişi vasıtası ile tüm bilgi ve belgeler doğrultusunda taraflar arasında aktedilen sözleşme kapsamında sözleşme bedelinin ne olduğu ve sözleşme kapsamında bahsi geçen ofis için ne tutarda masraf yapıldığı hususlarının net olarak açıklığa kavuşması gerektiği; davacı tarafından işbu sözleşme kapsamında sözleşmede açıkça belirtilmeyen masraflar da dahil olmak üzere ne tutarda ödeme yükümlülüğüne girildiğinin net olarak belirlenmesi gerektiği; davacı tarafından 179.800 TL ve 71,460 Sterlin tutarında bir ödeme yapıldığı ve 207,230 TL tutarında senedin verildiği hususunun davalının kabulünde olduğu; işbu ödeme yükümlülüğü belirlendikten sonra davacı tarafından yapılan ödemelerin mahsup edilmesi sonrasında dava konusu senedin bedelsiz kalıp kalmadığı hususunun net olarak tespit edilebileceği" şeklinde görüş bildirildiğini, ancak bilirkişi tarafından belirtilen bu hususlar yerine getirilmeden eksik inceleme ile karar verildiğini, bilirkişinin çok detaylı incelemesinde, sözleşme ve yapılan ödemelerle senet bedeli arasında ilişki kurulamadığını, İngiltere'de yapılan ve dava dışı yabancı şirketin defterlerinde kayıtlı işin ve giderlerin, davacının sözleşmeye göre ödediği bedeller ve verdiği senet ile ilgili açtığı menfi tespit davasının sözleşmeden bağımsız olarak ve Türk Hukukuna göre çözümlenmesinin mümkün olmadığına dair cevap ve savunmalarının dikkate alınmadığını, davalı ...'un ... Markalarının isim hakkı sahibi olduğunu, ... isim hakkı ile ilgili franchise bedellerinin isim hakkı sahibi olan ...’a ödenmekte olduğunu, ...'un sözleşmeye göre üçüncü kişi olduğunu, ..., ... UK veya ... Ltd. Şti. firmalarının sözleşmelerine taraf olmadığını, edimleri yerine getirecek kişi olmadığını, isim hakkından kaynaklanan bedelin müvekkiline ödeneceğini, 50.000 Sterlin + Vat (vergi) bedelinden peşin ödenen 10.000 Sterlin düşüldükten sonra kalan 40.000 Sterlin + Vat bedeli tutarındaki senedin müvekkiline verildiğini, bu hususların cevap dilekçesinde açıklanmış olduğunu, davacının ön sözleşme ile ödediği 10.000 Sterlin dışındaki ödemelerinin hiç birisinin franchise bedeli ile ilgili olmadığını, davalı ... Ltd. Şti. ve ...'un menfi tespit davasına konu senedin verilmesinin kaynağı olan sözleşmenin tarafı olmadığından, sözleşmeden doğan veya doğacak olan ihtilaflardan sorumlu olmalarının mümkün olmadığını, davalı ...'a karşı açılan davanın husumet yönünden reddi gerektiği halde kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının ödediğini beyan ettiği miktarların, dava dışı şirkete ödendiği konusunda hiç bir tereddüt bulunmadığını, davacının sözleşmeden ve yerinde yapılan masraflardan kaynaklanan giderleri ödeyip ödemediğinin belirlenmesi gerektiğini, bu miktarların hem davacıya açıkça bildirilen, hem de internet sitesinde ilan edilen İngiltere vatandaşı olmayan birisinin İngiltere’de nasıl oturma izni alacağı, ofisin nasıl açılabileceği, ... UK’nin hangi destekleri nasıl vereceği gibi konuların ... UK internet sitesinde ilan edildiğini, ayrıca 20.10.2017 tarihli Franchise Sözleşmesinde de ödenecek bedellerin yazılı olduğunu, davacı ile 14.09.2019 tarihinde “Bölge ve Ön Kaparo Sözleşmesi” imzalandıktan sonra görüşmelerin devam ettiğini, 20.10.2017 tarihinde esas sözleşmenin imzalandığını, davacının sözleşme sırasında ödemesi gereken 57.300 Sterlin ve 5 yıllık franchise bedeli olan 50.000 Sterlin + VAT (İngiltere’de uygulanan KDV) bakiyesini ödemesi gerekmekte iken, davacının 23.10.2017 tarihinde 57.300 sterlin’i ödediğini, kalan miktar için aynı anda dava konusu 23.10.2017 tanzim tarihli, 30.12.2018 vadeli senedi verdiğini, davacının ... UK ile anlaşma gereği yıllık franchise bedelini davalı ...’un alacağını bildiği için senedi ...’a verdiğini, senet Türkiye’de tahsil edileceği için ödeme gününe göre tahmini bir kur üzerinden TL’ye çevrilerek verildiğini, dava dilekçesinin 3. sayfasının son paragrafında ofis kurulumu, giderler ve kalan franchise bedeli için 57.300 sterlin nakit olarak ödendiği belirtilmekte ise de davacının 23.10.2017 tarihinde imzaladığı “Masraf Teslim Tutanağı”nda, “…franchise ofisinin, ofis kurulum maliyeti, ilk 1 yıllık kira bedeli ve depozito bedeli, araç satın alma bedeli, sistem kullanım bedeli, yasal lisanslama bedeli, yıllık mali müşavirlik bedeli, yıllık ofis giderleri ve 3 aylık personel net maaş gideri olarak üçüncü şahıs kurum ve kuruluşlara ödenmek üzere toplam 57.300 sterlin davacıdan nakden teslim alınmıştır.” ibaresi yer aldığını, bu nedenle dava dilekçesinde belirtildiği gibi geriye kalan franchise bedelinin, gerçekleşen bu ödemenin içinde olduğu yönündeki beyanların doğru olmadığını, ödemenin hangi yükümlülükler için yapıldığının net olarak açıklanmış olduğunu, bu ödemeler dışında davacının 14.160 Sterlin ve 133.700 TL ödeme yaptığını, ancak bu ödemelerin de geriye kalan franchise bedeli için verilen 30.12.2018 tarihli senet ile bir ilgisi olmadığını, davacı tarafından dosyaya ibraz edilen 20.03.2018 tarihli e-posta yazışmasında, davacının muhatabı olan ....UK şirketinin eposta adresinden nerelere ve ne miktarda harcama yapıldığının bildirildiğini, yapılan harcamaların toplamının 96,487 Sterlin olduğunu, 57,300 Sterlin ve 14,160 sterlin ödemelerden sonra 25,027 Sterlin daha ödeme yapılması gerektiğini, (57,300 + 14,160 + 25,027 = 96,487 Sterlin); Davacının da 20.03.2018 tarihinde yapılan yazışmaya istinaden, yazışmadan iki gün sonra, 22.03.2018 tarihinde 25.027 sterlin ödeme yükümlülüğünü yerine getirmek amacıyla, bu bedelin TL karşılığı olan 133,700 TL ödediğini; davacının ibraz ettiği e-posta yazışmasında franchise bedeli ve senetle ilgili bir kalem olmadığırı; sözleşmeye göre ... UK’nin davacı İngiltere’de oturma izni alıncaya kadar işletmeyi kurması, sonrasında davacının işletmeyi kendisinin işletmesi, ... UK’nin destek olması gerekirken, davacının İngiltere’ye gitmediği ve taahhütlerini yerine getirmediği için İngiltere’de ... UK ile aralarında davalar açıldığını; senet bedeli dışında dava dışı ... UK firmasına yapılan ödemelerde fazla ödeme varsa, bunun ... UK'ye karşı İngiltere’de açılacak davada ve İngiltere Hukuku’na göre çözümlenmesi gerektiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibine konu edilen bono nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle, davalı ... aleyhine açılan davanın kabulüne, davalı şirket aleyhine açılan davanın ise pasif husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Davalı ... tarafından davacı aleyhine İzmir 4. İcra Müdürlüğünün 2019/1083 Esas sayılı dosyasında 30.12.2018 vade tarihli 207.230,00 TL tutarındaki senede dayalı olarak 207.230,00 TL asıl alacak, 2.435,66 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 209.665,66 TL'nin tahsili istemiyle kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamındaki belgeler ve bilirkişi raporunun incelenmesinde, dava konusu bononun davacı ile dava dışı ... firması arasında düzenlenen 20.10.2017 tarihli franchising sözleşmesi kapsamında davalı ...'a verildiği hususu taraflar arasında çekişme konusu değildir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, bu bononun davacının iddia ettiği gibi bakiye 40.000 Sterlin'lik franchise bedeline karşılık teminat olarak mı verildiği; yoksa davalının iddia ettiği gibi teminat olarak değil, bakiye 40.000 Sterlin'lik sözleşme bedelinin ifası amacıyla mı verildiği noktalarında toplanmaktadır. Zira davacı sözleşme bedelinin tamamen ödendiği halde senedin icra takibine konulduğunu iddia etmekte olup, davalı ise davacının franchise bedelinin sadece 10.000 Sterlin'lik kısmını ödediğini, davacının ödediği diğer tutarın ise masraflara ilişkin olduğunu savunmaktadır. İlk derece mahkemesince SMMM bilirkişiden alınan raporda, bilirkişi tarafından uzmanlık alanı dışında olması sebebiyle taraflar arasında akdedilen sözleşme bedelinin ne olduğu ve sözleşme kapsamında bahsi geçen ofis için ne tutarda bir masraf yapıldığı hususlarının net olarak açığa kavuşturulamadığı, sözleşme kapsamında davacının yapması gereken masrafların net olarak belirlenmesi ve bu ödemeler mahsup edilerek dava konusu senedin bedelsiz kalıp kalmadığının tespit edilmesi gerektiği yönünde belirtilmiş olduğu da gözetilerek; Franchise sözleşmesinin tarafı olan dava dışı ... isimli şirketin ticari defterlerinde davacı ile ilgili kayıtların bulunduğu bölümlerin apostil şerhli onaylı tercüme örneklerinin davalı tarafça dosyaya kazandırılması için süre verilerek, bu belgeler temin edildikten sonra franchise sözleşmeleri konusunda uzman bir SMMM bilirkişiden rapor alınması, dava konusu sözleşmede taraflarca kendilerine düşen edimlerin yerine getirilip getirilmediği, davacı tarafça yapılan ödemelerin sözleşmede ön görülen masraflar ve franchise bedelini karşılayıp karşılamadığı, sonuç olarak dava konusu bononun hangi amaçla davalıya verildiği ve bedelinin davacı tarafça ödenmiş olup olmadığı hususları tereddüte mahal bırakmayacak şekilde tespit edilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi isabetli görülmemiştir. Tarafların istinaf sebepleri yerindedir. Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurularının esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE, 2-İzmir 3. Asliye Asliye Ticaret Mahkemesinin 13.01.2022 tarih 2018/1426 Esas 2022/26 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 5-İstinaf yoluna başvuranlar tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendilerine iadesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere 05.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.