Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2018/134 E. 2023/117 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2018/134
Karar No
2023/117
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1424 KARAR NO : 2024/2018 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/09/2021 NUMARASI : 2021/5 Esas - 2021/600 Karar DAVANIN KONUSU : Şirketin ihyası KARAR TARİHİ : 28/11/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 28/11/2024 Taraflar arasındaki davadan dolayı İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 08/09/2021 gün ve 2021/5 Esas - 2021/600 Karar sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA :Davacı vekili, İzmir 14. İş Mahkemesinin 2018/134 E. sayılı dosyasında müvekkilinin hizmet tespiti davasını açtığını, bu davada 08.12.2021 tarihli kararla ihya davası açılması için kendilerine süre verildiğini, şirketin tasfiye memurluğuna ve ...ne hasım göstererek dava açtıklarını belirterek ihya davasının kabulünü talep etmiştir. Davalı İzmir ..., dava konusu olan Merkez-... sıra numarasına kayıtlı ... A.Ş.’nin 22.02.1989 tarihinde tescil edildiği, en son genel kurulunun 09.04.1999 tarihinde tescil edildiğini, bu tarihten sonra herhangi bir genel kurul yapılmadığını, 6102 sayılı TTK geçici 7. Maddesi uyarınca "Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim Ve Limited Şirketlerle Kooperatiflerin Tasfiyelerine Ve Ticaret Sicil Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğin" m. 5/1-ç fıkrası uyarınca sebebi ne olursa olsun aralıksız son beş yıla ait olağan genel kurul toplantıları yapılamayan anonim şirketler ile kooperatifler hakkında resen silinme şartları gerçekleştiğinden 14.05.2013 tarihinde münfesih sayılarak tescilli adresinde ihtarda bulunulduğunu, 21.05.2013 tarih ve 8324 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde durumun yayımlandığı, yasal süresi içerisinde ihtara yanıt verilmemesi nedeniyle 13.06.2014 tarihinde sicil kaydının resen silindiğini, bu hususun 19.06.2014 tarihli 8594 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığını, 6102 sayılı TTK geçici m. 7/15’e göre silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde mahkemeye başvurarak ihya istenmesi gerektiğini, 13.06.2014 tarihinde silinme olduğundan bu tarihten itibaren 5 yıl geçmesi nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, TTK geçici m. 7/4 bendi gereğince ihtar ve ilanların usulüne uygun yapıldığını beyan ederek ...nün yasal hasım olması nedeniyle aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, İzmir 14. İş Mahkemesinin 2018/134 E. sayılı dosyasında davacı ...’in davalılar ... ve .... A.Ş. aleyhine hizmet tespiti davası açtığı, yapılan yargılamada davacıya ihya davası açması için süre verildiği; davacının ihyasını istediği ... A.Ş.’nin 22.02.1989 tarihinde Merkez-... sicil numarası ile kurulduğu, aralıksız son beş yıla ait olağan genel kurul toplantıları yapılmaması nedeniyle resen silinme şartları gerçekleştiğinden 14.05.2013 tarihinde münfesih sayılarak tescilli adresinde ihtarda bulunulduğunu, 21.05.2013 tarih ve 8324 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde durumun yayımlandığı, yasal süresi içerisinde ihtara yanıt verilmemesi nedeniyle 13.06.2014 tarihinde sicil kaydının resen silindiği ve bu hususun 19.06.2014 tarihli 8594 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığı; 6102 sayılı TTK geçici m. 7/15 e göre dava açabilmesi için hak düşürücü süre olan 5 yıllık sürenin 19.06.2019 tarihinde dolduğu, davanın ise 17.12.2020 tarihinde açıldığı gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, Anayasa Mahkemesinin 15.09.2023 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan E. 2023/33, K. 2023/117 sayılı kararı kapsamında, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda yer alan ve ticaret sicilinden silinen şirketlerin ihya davası açması için öngörülen 5 yıllık hak düşürücü sürenin iptaline karar verildiğini, ihyaya konu şirketin sicilden terkin edildiğini hizmet tespit davası sırasında, ticaret sicilinden gelen yazı cevapları ile öğrendiklerini, müvekkili işçinin hak kaybına uğramaması için, İzmir 14. İş Mahkemesi'nin talebi üzerine işbu davayı açmak zorunda kaldıklarını, şirketin sicilden silindiğini gelen yazı cevapları ile öğrenmeleri nedeniyle zamanaşımı iddiasıırı dinlenemeyeceğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE : Dava, resen sicilden terkin olunan şirketin ihyası istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin on beşinci bendi kapsamında ilgili ticaret sicilinden resen silinen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin ek tasfiyesi yani uygulamadaki deyimi ile “ihyası” meselesi de düzenlenmiş olup, anonim ve limited ortaklıklar ile kooperatiflerin resen sicilden silinmesinden sonra alacaklılar veya hukuki menfaatleri bulunan kişiler, haklı sebeplerin (dava açma, icra takibinde bulunma vs.) bulunması halinde ilgili anonim veya limited ortaklıklar ile kooperatiflerin ek tasfiyesini asliye ticaret mahkemesinden talepte bulunabilirler. Aynı maddenin on beşinci fıkrasının beşinci cümlesinde ise “Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir” düzenlemesine yer verilmiştir. Ancak, Anayasa Mahkemesi somut norm denetimi sonucunda 22.06.2023 tarih, 2023/33 E. ve 2023/117 K. sayılı iptal kararı ile ortaklığın veya kooperatiflerin ek tasfiyesinin, tasfiyesi istenilen ortaklıklar ya da kooperatiflerin sicilden terkin edildiği tarihten itibaren beş yıl içerisinde talep edilebileceğini içeren 13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Kanun’a 26.06.2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanun’un 38 inci maddesiyle eklenen geçici 7 nci maddenin (15) numaralı fıkrasının beşinci cümlesinde yer alan “...silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde...” ibaresinin Anayasamızın 35 ve 40 ıncı maddelerine aykırılığı dolasıyla iptaline karar vermiştir. Söz konusu iptal kararı Resmi Gazetenin 15.09.2023 tarihli, 32310 sayı ile yayımlanarak aynı gün yürürlüğe girmiş olup, Anayasa Mahkemesi iptal kararı sonrasında; “Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak (…) mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir” hükmü gereğince Anayasa Mahkemesi kararlarının derdest davalara derhal uygulanacağı nazara alınarak bir karar verilmesi gerekir. (Yargıtay 11. HD 09.01.2024 tarih ve 2023/6903 E. 2024/93 K. ) Bu itibarla; ilk derece mahkemesinin davanın hak düşürücü süre yönünden reddine yönelik kararı hatalı olup, işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerektiğinden davacı tarafın istinaf isteminin kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-4 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-4 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE, 2-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 08.09.2021 tarihli 2021/5 Esas 2021/600 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a-4 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 5-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-4 maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.28/11/2024

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2018/134, K. 2023/117, T. 08.09.2021, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2018-134-e-2023-117-k-649a4fe71da0