Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2018/1014 E. 2021/246 K. – İtirazın İptali

Konu: İtirazın İptali

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2018/1014
Karar No
2021/246
Karar Tarihi
Konu
İtirazın İptali

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2021/1282 KARAR NO:2024/1421 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:01/04/2021 NUMARASI:2018/1014 E. - 2021/246 K. DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; nakliyat sigortası teminatından ödenen hasar bedelinin zarar sorumlusu olduğu öne sürülen taşıyıcıdan rücuen tahsilini teminen başlatılan icra takibine vaki itirazın istemi ile ikame edilen, bu yönüyle de halefiyet ilkesine dayanan işbu davada sayın davacı vekili 27.08.2018'de harçlandırdığı dava dilekçesinde (müvekkilinin sigortalısı olan ...Fabrikaları şirketi tarafından ... Firmasından satın alınan 30 koli halindeki 540 adet brüt 16.058 kiloluk emtianın İtalya'dan Türkiye'ye dava dışı akdi taşıyıcı ...'ın alt taşıyıcısı olan davalı şirketin sorumluluğu altındaki ... plakalı araçla parsiyel yük olarak taşındığını ancak nakliye süreci nihayetinde davalının sorumluluğu altında taşınan parsiyel yük içinden 3 kabın müvekkilinin sigortalısı konumunda olan alıcısı emrine, araç sürücüsünün iştiraki sağlanmak suretiyle düzenlenen tutanağa kayden hasarlı vaziyette teslim edildiğini, olayın müvekkiline bildirilmesi üzerine görevlendirilen bağımsız eksperin mahallinde yaptığı hasar tespit çalışması sonucuna göre belirlediği 12.626,21 USD. tutarındaki hasar bedelini 21.11.2011 de tazmin eden müvekkilinin TTK md.1472'ye göre sigortalısının haklarına halef olduğunu, ödenen tazminatın dava konusu emtiayı teslim aldığı andan teslim edinceye kadar ziya ve hasarının tamamından sorumlu olan davalıdan rücuen tahsilini teminen icra takibi başlatıldığını, ancak davalı tarafın aleyhine yürütülen takibi haksız yere yaptığı itirazla takibin durdurduğunu, itirazın haksız olduğunu iddia ederek, itirazın iptali ile takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; Somut olayda müvekkilinden, uluslararası karayolu taşıma işine konu ürünlerin, 1.000,-USD'lik sovtaj değeri dikkate alınmadan hasarlı ve hasarlı olma ihtimali olan kısmının bedeli ile birlikte %İ0 ilave bedel ve navlun ücretinin 12.626,21 USD olarak rücuen talep edildiğini, ancak ambalaj, yükleme ve istifleme işlemlerinin gereği gibi yapılmamasından kaynaklandığı iddia edilen hasarın nakliyat sigortası teminatına dâhil olmadığından ve davacının düzenlediği poliçenin şartları ile çelişen hasar için ödediği tazminatın da hatır ödemesi niteliğinde olduğundan tazmin edilen bedelin rücu konusu yapılamayacağını, kaldı ki somut olay konusu yük parsiyel olarak taşınmış olsa da dava dışı göndericinin düzenlediği taşıma talimatında yükün üst üste istiflenerek taşınmasında her hangi bir engel olmadığının bildirildiğini, bu durumda dava konusu taşıma işinin tabi olduğu CMR Konvansiyonunun 17. Maddesinde yer alan düzenlemelere göre müvekkiline derdest davada tartışılan hasar için tazminat bağlamında mesuliyet yüklenemeyeceğini, malın zarar görmüş olabileceği ihtimaline binen sovtaj tenzil edilmeden yapılan ödemeden keza %10 fazla ödenen miktardan ise müvekkilinin zaten sorumlu olmadığını, müvekkilinin somut olaydaki mesuliyetinin, mesuliyet sınırının, talep edilebilecek faizin de davacının talebine ve/veya tazmin ettiği miktara göre değil, ancak müvekkilinin üstlendiği taşıma işinin tabi olduğu CMR Konvansiyonunda yer alan hükümlere göre belirlenebileceğini savunarak müvekkili aleyhine ikame edilmiş olan davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle husumetten ve nihai olarak da esastan reddine karar verilmesini talep etmektedir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dava dosyasına intikal eden belgeler ile davacı ... AŞ'nin somut olayda ... sayılı hasar dosyası için tazminat ödemesini ve rücu talebini dayandırdığı, eksper ... tarafından tanzim edilen 08.11.2017 tarih ... sayılı Nakliyat Hasarı Ekspertiz Raporunda yer alan bilgilerden; Davacının dava dışı sigortalısı ... A,Ş'nin ... unvanlı üretici şirketten satın aldığı 20.09.2017 tarih ... ve ...sayılı 2 fatura muhteviyatı toplam 540 adet refrakter malzemenin, naylon dolguyla sarılmak suretiyle 30 ahşap sandık içerisinde, altında tahta kafes palete istiflendiği ve 16.058 kg parsiyel yük olarak davalının sorumluluğu altında Türkiye'ye gönderildiği ancak davalı tarafın yüke ve ambalajına çekince koymadan gönderenden teslim aldığı yükü alıcısı emrine teslim aldığı haliyle teslim edemediği; dava konusu 540 adet refrakter malzemenin yüklendiği ... plakalı araç sürücüsünün iştiraki sağlanmak suretiyle 19.10.2017 tarihinde düzenlenen tutanağa ve taşıma belgeleri üzerine konan '3 kap hasarlı malzeme tespit edilmiştir'' şeklindeki meşruhata kayden çekinceli olarak teslim edilebildiği, hasarın davacı tarafa bildirilmesi üzerine 20.10.2017'de görevlendirilen eksperin mahallinde yaptığı inceleme ile; sevkiyat sırasında aracın salınımlarıyla üst üste konulan sandık kasaların araç kasası içerisinde kaymış olması yüzünden 3 sandık içindeki toplam 60 adet emtia üzerinde kılcal çatlaklar ve yüzeylerinde kazıntılar izlendiğini, emtianın teknik özelliği nedeniyle mikro çatlakların içlerinden yüksek ısıda eriyik metal geçişi esnasında genleşerek dışarıya sızabileceğini ve üretim hattına hasar oluşturabileceğini hatta çalışanlara dahi zarar verebileceğini kayıt altına almak suretiyle üretici firmanın 159 Euro/Ad. Olan fatura birim fiyatını baz almak suretiyle 60 adet ürün için tazmini gereken kümülatif hasar bedelini; 1.000,-USD sovtaj bedelini hariç tutmak suretiyle, %10 ilave ve kısmi taşıma ücreti dahil 10.744,80 Euro karşılığı (hasar tarihindeki parite ile aşağıdaki şekilde) 12.626,21 USD. Olarak belirlendiği tespit edilmiştir.Dava konusu refrakterlerle ilgili eksper raporlarından anlatılan malzemeler hakkındaki yapılan ve ortaya konulan tespit sonrasında uyuşmazlık noktaları için rapor tanzimi amacı ile dava dosyası bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve bilirkişi heyeti tarafından dava dosyası kapsamına sunulan raporların denetimi ile ;Refrakter malzemelerin çalışma şartlarının çok değişkenlik gösterdiği, farklı prosesler ve fırınlar için hatta bazı fırınların değişik bölümleri için farklı türlerde refrakterler kullanıldığı teknik yönden anlaşılmış yine sandık kasaların birbirlerini üzerine konulmuş ve araç içerisinde kaymış olması nedeni ile üsteki kasaların kenarlarının alttaki kasanın üstündeki tahtaları kırarak alttaki emtiaya hasar vermiş olduğu,.. nolu sandıktaki 20 adet emtiada kılcal çatlaklar olduğu ve üzerine baskı uygulanmış olması nedeni ile emtianın yüzeyinde kazıntılar olduğu, ... nolu sandıkta 20 adet emtianın üzerine baskı uygulanmış olması nedeni ile emtianın yüzeyinde kazıntılar olduğu,20 adet emtianın yüzeyinde ise kılcal çatlaklar olduğu görüldüğü bununda malzemeler daha refrakter örüm aşamasında sorun yaşanmasına sebep olacağı, yüzeyinde kazıntılar, kılcal çatlaklar görülen bu malzemelere göre 2000 dereceye varan fırın sıcaklığına varıldığında genleşmeler yaşandığında sıkışarak malzemelerin dağılacağı ve erimiş metalin daha alt katmanlara geçmesine sebep olacağı, bunun sonucu fırınlarda delinmelere kadar giden büyük hasarlara sebep olacağı hasarların yalnızca maddi kayıplar olmayacak, çalışan insanların da yaralanmalarına hatta can kayıplarına sebep olabilecek bile sebep olabilecek hatalara sebep olabileceği rapor edilmiş yine ... Fabrikasının yıllık 3,5 milyon ton çelik üretimi yapılan 1 saatlik üretimin yaklaşık 250 ton demir çelik olduğu bu seviyede üretim yapılan fırınların kesinlikle hata kaldırmayacağı dolayısıyla ekspertiz raporlarında belirtilen, kılcal çatlak, yüzeyinde kazıntılar bulunan bu refrakterler fırınlarda kesinlikle kullanılamayacağı rapor edilmiştir.Yine refrakterlere yapılan testlerin, refrakter üretimi esnasında yapılan testler bulunduğu en önemli testin basma dayanımı testi bulunduğu bu testlerde malzemenin hangi yükte kırıldığı test edildiği, olaydaki malzemenin zaten kırılmış, kazınmış veya kılcal çatlaklar oluşmuş malzeme bulunduğu ve tamamı kullanılamayacak durumda olan bu refrakterlerin yeniden kullanımı sözkonusu olmadığından sovdaj değerinin de bulunmadığı bildirilmiştir.Diğer taraftan dava konusu taşıma işinin, parsiyel taşıma olduğu, aynı anda araçta başka yüklerin de taşındığı, parsiyel taşımada, aracın farklı türde farklı gönderici ve alıcılara ait yükler taşıdığı göz önüne alındığında, aracın komple dolması öncesi her gönderenin yükleme, alanına gelip yükünü bizatihi yüklemesi, istiflemesi ve sabitlemesi söz konusu olamayacağı için göndericinin yüke ve yüklemeye ait açık bir talimat olmadıkça, sefer sırasında yükün araç içindeki yeri ve yükün sabitlemesi taşıyıcının sorumluluğunda olacağı, bu nedenle araçtaki parsiyel yükün, istifleme hatası yüzünden, birbirine çarpması, sürtünmesi, devrilmesinden dolayı, yükte meydana gelen hasar durumunda taşıyıcının nakliye sürecinde zarar gören eşya üzerinde hak sahibi olana karşı, tazminat bağlamında sorumluluğu doğacağı anlaşılmıştır.Nitekim dosyaya davalı tarafından sunulan sevkiyat talimatları veri sayfasında, her iki CMR kapsamı için ayrı ayrı olmak üzere özel talimatlarında, yalnızca aynı ambalajlar birbiri üzerine istiflenebilir. Malzeme kırılgandır. Dikkatlice ele alınız. İfadesinin olduğu tespit edilmiştir. UYAP'a yüklenmiş olan renkli hasar fotoğraflarından hasarın, eşyanın içinde bulunduğu altlarında palet olan ahşap sandıkların üst üste konmasından değil, üst üste konan paletlerin, araç içinde kaymasını önleyecek şekilde sabitleme yapılmamasından kaynaklandığı da ayrıca anlaşılmıştır.Her bir kabın ortalama 520 kg civarında olduğu düşünüldüğünde, üst üste konulan paletlerin sabitleme yapılmaması nedeniyle sefer sırasında doğal olarak meydana gelen sarsılmalar sonucu, üstteki 3 kap paletin kayarak, altındaki paletin kasasına zarar verdiği anlaşılmıştır.Zararın bu durumu dıştan ambalajın hasar gördüğü şeklinde olup, araç sürücüsünün de katılımıyla tutulan tutanak da bunu ispat etmektedir. Araç sürücüsünün ve dolayısı ile taşıyıcının emtiayı teslim aldıktan sonra veya diğer parsiyel taşınacak yükleri aldıktan sonra, sefer öncesi veya sırasında, yükün veya ambalajının hasarlı olduğunu tespit ettiğinden CMR Konvansiyonu 14'nci Maddenin l.paragrafıda belirtilen şekilde bir durumun meydana geldiğine dair bir karine mevcut olmadığı, davalı taşıyıcının da bu yönde bir beyanı olmadığı için, bu durumu düzenleyen CMR 14. Maddesinin veya buna bağlanabilecek CMR 16. Maddesinin dava konusu taşıma olayı kapsamın da uygulama alanı olamayacağı tespit edilmiştir.Sovtaj bedelinin tespitinde ise heyetin evveldeki raporu ile son raporu arasında mukayeseli inceleme yapıldığında; refraktör malzemeler için bir sovtaj değerinin olamayacağı son rapor ile açıkça anlaşılmış ve imha tutanağının bulunmasının zorunluluk arz eylemediği anlaşılmıştır.Bu nokta da ekspertiz raporunda yer alan ...'den gelen sovtaj teklifinin realize olduğuna, bir diğer ifadeyle hurda olarak nitelendirilen kırık refrakter için bir bedelin (500TL veya 1.000,00USD gibi) davacı veya sigortacısı tarafından tahsil edildiğine dair bir belge dosya kapsamında mevcut olmadığı görülmüştür.Davalı taşıyıcının sorumluluğu sabit olmakla, eksper raporundaki tespitler doğrultusunda; alıcısı emrine hasarlı vaziyette teslim edilen dava konusu '3 palet' içindeki emtianın hasarı dolayısıyla davalı taşıyıcının tabi olduğu kurallara göre tazminat bağlamında sorumlu tutulabileceği tutar yükün davalıya teslim edildiği yerdeki üretici firmanın fatura birimi fiyatı baz alınmak suretiyle (dava dosyasında mevcut bilgi ve belgeleri içerisinde davacının sigortalısının emtianın hasarlı kısmı için gümrük vergisi ödendiğini ve/veya taşıma ile ilgili gideri tevsik edebilecek türde denetime elverişli herhangi bir belge bulunmadığından) gerçek zarar değeri olarak (Yerleşik yüksek Yargı kararlarında da ifade edildiği gibi, %10 ilave bedel olmadan) belirlenmiş ve bu tutar mahkememize hüküm altına alınmıştır.Nihai olarak CMR Konvansiyonu 25'nci madde gereği, davalı taşıyıcının tazmin etmesi gereken toplam gerçek zarar tutarının 11.478,38USD olarak hesap edilebileceği, bu tutarın CMR Konvansiyonu 23'üncü maddede öngörülen sorumluluk sınırının altında kaldığı, davacı sigorta şirketinin takip tarihinden itibaren hesap edilen bu tutara CMR Konvansiyonu 27'nci madde 1. Paragraf gereği yıllık %5 oranında faiz talep edebileceği anlaşılarak... " gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile ... sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile, takibin 11.478,38 USD asıl alacak yönünden devamına, hükmedilen 11.478,38 USD asıl alacağa takip tarihinden itibaren CMR 27. maddesi uyarınca yıllık %5 oranında faiz uygulanmasına, tarafların şartları oluşmayan tazminat taleplerinin(davacı icra inkar,davalı kötüniyet) ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı ve davalı vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Dava dışı sigortalı ... T.A.Ş nin İspanya'da yerleşik firmadan 20.09.2017 tarihli fatura muhteviyatı 30 koli/540 adet refraktör emtiasını satın aldığını, emtianın İspanya'dan Türkiye'ye kadar kara yolu ile nakliyesi için .. AŞ ile anlaşmaya varıldığını, ... Şirketinin nakliye işini alt taşıyıcı davalı şirkete verdiğini, emtianın davalı şirket sorumluluğunda iken araca parsiyel yük olarak yüklendiğini, 19.10.2017 tarihinde Pendik Gümrük Müdürlüğünden Transit Refekat Belgesi ile Ereğli Gümrük Müdürlüğüne getirildiğini, Gümrük Müdürlüğünde mühür açıldığını yapılan kontrollerde 30 kap emtianın 3 kabında hasar olduğunun tespit edildiğini, buna dair tutanak tutularak sigorta yetkililerine bilgi verildiğini, ekspertiz çalışması neticesinde emtianın naylon ile sarılarak sandık içerisine konulduğu ve etrafının plastik şerit ile ambalajlanmış olduğu, sandık kasalarının birbirlerinin üzerine konulduğu ve araç içerisinde kaymış olması nedeni ile üsteki kasaların kenarlarının alttaki kasanın üstündeki tahtaları kırarak alttaki emtiaya ya hasar vermiş olduğu, 20 adet emtiada kılcal çatlaklar oluştuğu, yüzeyinde kazıntılar olduğunun görüldüğü, ekspertiz çalışması neticesinde 12.626,21 USD tutarında hasarın hesaplandığı, söz konusu hasar bedelinin sigortalıya ödendiği, hasar bedelinin davalıdan tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, itirazın iptali davasındaki mahkemenin %10 ilave bedelini tazminat hesabına dahil etmemesinin hukuka aykırı olduğunu, davalının sorumlu olabileceği miktarın %10 ilave bedel dahil edilmeden belirlendiğini, CMR 23/4 hükmü uyarınca yerinde olmadığını, sigorta sözleşmelerinde düzenlenen %10 ilave bedelin sigortalanan menfaatin rakamsal değeri üzerinde tarih ve coğrafi bölge değişikliği sebebiyle oluşabilecek rayiç fiyat değişikliğinin teminat altına alınabilmesi amacıyla getirildiğini, emtianın ihracatçısının alışveriş sonundaki kar beklentisini ve diğer görünmeyen masraflarını kapsadığını, TTK'nın 880 maddesi uyarınca %10 ilave bedelin poliçelere dahil edildiğini, dolayısıyla tazmin edildiğini, meydana gelen hasar bedelinin %10 artırılmak suretiyle ödendiğini, CMR 23/4 fıkrada, yükün taşınması dolasıyla ödenen taşıma ücreti gümrük resimleri ve diğer ödemelerinde malın tamamen kaybedilmesi halinde tamamen ödenir ifadesine yer verildiğini, her türlü masraf ve ödemenin taşıyıcılardan talep edilebileceğini gösterdiğini, İİK 67 maddesi gereğince icra inkar tazminatına karar verilmesi gerektiğini, icra inkar tazminatının reddedilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, %10 ilave bedelin tazminat hesabına dahil edilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Dosyada beş adet rapor düzenlendiğini, mahkemenin son ek rapora istinaden sovtajsız kabul kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, sigorta şirketinin sigortalısına dilediği hasarı ödeme hakkına sahip olmakla birlikte ancak ve sadece gerçek ve ispat edilebilir bir hasarı rücu etme hakkının bulunduğunu, emtianın tam hasarlı olduğunun kabulü için imha belgesinin gerekmediğine ilişkin tespitin hatalı olduğunu, tam hasarlı olduğu iddia edilen emtiaların ne şekilde tasarruf edildiği belli olmadığına göre verilen kararın davacının beyanlarının kabulünden ibaret olduğunu, ekspertiz raporunda sovtaj hesabının belli olduğunu, taşımacıya verilen aynı ambalajlı ürünlerin üst üste yükleneceği yönlü talimat ile ekspertiz raporunda araç içinde yayılarak taşınması gereken yükün üst üste yüklenmesinin hatalı olduğuna dair tespit arasındaki çelişkinin önemli olduğunu, davacının sigortalısı tarafından aslında araç içine yayılarak taşınması gereken yük için üst üste istiflenebilir şekilde talimat verildiği ve meydana gelen hasarda verilen talimatın eşyanın niteliğine uygun olmadığının gözetilmemesinin emtianın uygun olmayan şekilde taşınmasına yönelik talimat verilmesinin açıkça hatalı olduğunu, esasen emtianın uygun olmayan yükleme talimatı verilmesi ve ticari kaygı ile araç içine yayılarak taşıma yapılabilmesi için aracın komple kiralanmamasında gönderici/alıcının kusurunun gözetilerek müterafik kusur değerlendirilmesi yapılmamasının usu ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, Uluslararası Kara Yolu Taşıması esnasında meydana gelen emtia hasar bedelinin rücuen tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davacı ve davalı vekili yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, dava dışı sigortalı ile davacı sigorta şirketi arasında emtia abonman sigorta poliçesinin mevcudiyeti, sigortalı şirketin yurt dışından ithal etmiş olduğu ürünlerin davalı şirket tarafından fiili taşımasının gerçekleştirildiği, taşıma neticesinde 3 kabın hasarlı olduğunun tespit edildiği konularında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir.Uyuşmazlık, davacı talebinin %10 ilave edilmeksizin kabulü ile icra inkar tazminat isteminin reddi ve olayda tüm kusurun davalı fiili taşıyıcı da olup olmadığı ile sovtaj bedeli mahsup edilmeksizin verilen kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, dava dışı sigortalı ... T.A.Ş ile davacı sigorta şirketi arasında başlama tarihi 01.04.2017, bitiş tarihi 01.10.2018 olan ... Poliçesinin düzenlendiği, dava dışı sigortalı tarafından İspanya'da yerleşik olan şirketten emtia satın alındığı buna ilişkin fatura düzenlendiği, gönderici İspanya'daki şirket ürünlerinin taşınma işinin davalı şirket tarafından kamyon ile gerçekleştirildiği, buna dair CMR Belgesinin düzenlenmiş olduğu, 17.10.2017 tarihli CMR belgesinin üzerine el yazılı olarak, 3 kap hasarlı malın teslim edildiğinin not düşüldüğü, malın teslim yerinin Zonguldak, teslim alındığı yerin İspanya, boşaltma yerinin ... AŞ olduğu, dava dışı ..AŞ tarafından 24.10.2017 tarihli navlun faturasının düzenlenmiş olduğu, 19.10.2017 tarihinde düzenlenen tutanakta 19.10.2017 tarihinde Pendik Gümrük Müdürlüğünden transit refekat belgesi himayesinde Karadeniz Ereğli Gümrük Müdürlüğüne ... Şirketiyle gelen ... plakalı aracın gümrük güvenlik mührünün sağlam görülerek açıldığı, ... Firmasından gelen 30 kap eşyanın 3 kabının hasarlı olduğunun tespit edildiği, ilgililer tarafından fotoğraflanarak antrepoya tahliye edildiğinin belirtildiği, tutanağın altının antrepo sorumlusu ve şoför tarafından imzalanmış olduğu, hasarlandığı tespit edilen eşyalarla ilgili olarak fotoğrafların eklendiği, 08.11.2017 tarihli ekspertiz raporunda sigortalı tarafından İspanya'da yerleşik şirketten 20.09.2017 tarihli fatura ile 30 koli/540 adet refraktör emtiasını satın aldığı, emtianın İtalya'dan Türkiye'ye kadar kara yolu nakliyesi için ... AŞ ile anlaşıldığı, adı geçen firmanın nakliye işini davalı şirkete taşere ettiği, Gümrük Müdürlüğünde güvenlik mührü açılarak yapılan kontrollerde 3 kabın hasarlı olduğunun tespit edildiği, 24.10.2017 tarihinde gerçekleştirilen ekspertiz çalışmasında emtianın naylon ile sarılarak sandık içerisine konulduğu ve etrafının plastik şerit ile ambalajlanmış olduğu, sandık kasalarının birbirleri üzerine konulduğu ve araç üzerinden kaymış olması nedeniyle üstteki kasaların kenarlarının alttaki kasanın üstündeki tahtaları kırarak alttaki emtiaya ya hasar vermiş olduğu, sandıklarda yer alan 20 adet emtiada kılcal çatlaklar olduğu, üzerine baskı uygulanmış olması nedeniyle emtianın yüzeyinde kazıntılar olduğunun görüldüğü, CMR Belgesi üzerinde 3 kap hasarlı malzemenin tespit edilmiş olduğuna dair şerh düşüldüğü, sigorta poliçesinde sigorta bedeline ilave edilebilecek unsurlar olarak abonman sözleşmesinin geçerli olduğu sürece sigortalının beyan ettiği sigorta bedeline navlun ücreti ve toplam bedelin %10 artırımının dahil edileceği herhangi bir hasar anında tazminat ödemesinin bu toplam bedelin %10 fazlası üzerinden yapılacağının belirtildiği, navlun bedeli ve %10 ilave bedelin teminat kapsamında değerlendirildiği, hasarın muhtemelen aracın nakliye sırasında ani fren ve/veya keskin viraja girmesiyle oluşan salınımlar neticesinde üstteki kasaların kenarlarının alttaki kasanın üstündeki tahtaları kırması sonucu hasarlanmış olabileceği, sovtaj tespitinde en yüksek teklifi veren firmanın teklifinin dikkate alındığını, 1.000,00 USD hesabında teklif tarihindeki satış kurunun esas alındığı belirtilerek ara toplam hasar bedeli olan 9.768,00 EURO bedeli %10 ilave bedelin eklenmesi ile toplam 12.626,21 USD hasar bedelinin tespit edildiği, davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalıya 21.11.2017 tarihinde 19.092,57 USD bedelin banka havalesi şeklinde ödendiği buna ilişkin dekontun düzenlendiği, dava dışı sigortalı şirket tarafından 19.10.2017 tarihli bildirimle 30 kap malzemenin 3 kabının hasarlı olduğunun tespit edildiği, şirketlerine ait malzemenin taşınması esnasında hasarın tespit edildiği, TTK ve navlun sözleşmesi gereğince firmalarına ait zararın tespiti neticesinde bilgi verileceğinin akdi taşıyıcı ... Şirketine hitaben yazılmış olduğu, davacı sigorta şirketi tarafından davalı şirket hakkında 12.367,55 USD hasar tazminatı alacağının tahsili amacıyla.... sayılı dosyasında 21.05.2018 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı şirket tarafından icra takibine karşı itiraz edildiği, davacının İİK 67. maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde iş bu itirazın iptali davasını açmış olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece, bilirkişi raporu ve ek raporları alınmıştır.18.06.2019 tarihli bilirkişi raporunda; davacının dava dışı sigortalısının İspanya'daki üretici şirketten satın aldığı, 20.09.2017 tarihli iki fatura muhteviyatı 540 adet refrakter malzemenin navlon dolguya sarılmak suretiyle 30 tahta kafes palete istiflendiği ve 16.058 kg parsiyel yük olarak davalının sorumluluğu altında Türkiye'ye gönderildiği ancak davalı tarafın yüke ve ambalajına çekince koymadan teslim aldığı yükü aldığı şekilde teslim edemediği, dava konusu 540 adet refrakter malzemenin yüklendiği ... plakalı araç sürücüsünün iştiraki ile 19.10.2017 tarihinde düzenlenen tutanakta 3 kap hasarlı malzemenin tespit edildiği şeklinde meşruat düşüldüğü, üretici firmanın 159 EURO/ adet olan fatura birim fiyatını baz almak suretiyle 60 adet ürün için tazmini gereken kümülatif hasar bedelinin 1.000,00 USD sovtaj bedeli hariç tutulmak suretiyle %10 ilave ve kısmi taşıma ücreti dahil 10.744,80 EURO karşılığı hasar tarihindeki parite ile 12.626,21 USD olarak belirlendiği, sigortalısına ödeyen davacının tazmin ettiği bedelin 12.367,55 USD'lik kısmını icra takibine konu ettiği, yükün komple kamyon hamulesi olarak değil parsiyel yük olarak tertiplenip (farklı türkdeki emtialarla birlikte aynı araçla) taşındığından sevk aracına yüklenip istiflenmesi ve güzergaha uygun bir şekilde araca sabitlenmesinin taşıyıcının mesuliyeti altında olduğu bu nedenle araçtaki parsiyel yükün sabitleme, istifleme hatası yüzünden birbirine çarpıp, sürtünüp devrilmesi gibi nedenlerle hasar görmesi halinde taşıyıcının nakliye sürecinde zarar gören eşya üzerinde hak sahibi olana karşı tazminat bağlamında sorumluluğunun olduğu, taşınan malın kısmen veya tamamen nakliye sürecinde hasar gördüğünün kesinlik kazanması ve taşıyıcınında sorumluluktan kurtarabilecek beyyinelerden istifa edemeyeceği durumlarda CMR 29.maddedeki düzenlenen ağır kusuru değil ise CMR konvansiyonunda öngörülen şekilde taşıyıcıya CMR 30.madde uyarınca gerekli ihbarın yapılmış ve 32/1-a maddesine göre teslim tarihinden itibaren bir yıl içinde tazminat talep edilmiş ise CMR Konvansiyonun 23/1 maddesi gereğince taşıyıcının yükün kısmen veya tamamen kaybından dolayı eşyanın taşınmak üzere kabul edildiği yer ve zamandaki kıymetine göre tazminat ödemekle sorumlu tutulduğunu, tazminat miktarının malın brüt ağırlığının kilogram 8.33 hesap birimi (SDR) aşamayacağı, 23/7-2 maddesinde, üst sınırın belirlenmesinde kullanılacak olan SDR kurunun tarafların aksini sözleşme ile kararlaştırmamışlar ise mahkemenin karar verdiği tarihteki SDR kuru olmasının icap ettiğinin hükme bağlandığını, nakliye sürecinde vuku bulan hasar/zarar kayıp için taşıyıcına hak sahibine ödeyeceği tazminatın miktarının ise CMR 25/2-a ve b göre CMR 23/3.maddede öngörülen mesuliyet sınırını aşmaması kaydıyla CMR 23/1-2 ve 4 göre belirlenen değerin hasar/kayıp nedeniyle azalmış kısmına göre belirleneceği, bunun içinde önce eşyanın teslim alındığı yer ve zamandaki hasarsız değerinin bulunacağı ve bu değere hasar için ödenen navlun ücreti varsa gümrük vergileri ve taşıma ile ilgili diğer giderlerin ilave edileceği, taşıyıcının hak sahibine bunlar dışında başka tazminat ödemeyeceği, sigortacının sigortalısına sigorta sözleşmesinde öngörüldüğü için tazminat olarak ödediği %10 ilave bedelden ise sigorta sözleşmesinin tarafı olmayan taşıyıcının sorumlu olmayacağı, davalı taşıyıcının kurallara göre tazminattan sorumlu tutulabileceği miktarın 1.000,00 USD sovtaj bedeli ile söz konusu bedelin mahsubu neticesinde toplam 10.478,38 USD'lik kısmından sorumlu olacağı, %5 faizi ile birlikte talep edilebileceği belirtilmiştir.16.08.2019 tarihli ek bilirkişi raporunda; kök rapor hazırlanırken dava konusu malzemenin hasarı dolayısıyla davalı taşıyıcının ödeyeceği tazminat miktarının uluslararası kara yolu taşıma işine tabi olduğu kurallar gözetilmek suretiyle davacının sigortalısına tazmin ettiği bedelden %10 ilave hariç 10.478,38 USD olarak hesaplandığı, CMR 27.maddesi gereğince %5 faizle birlikte talep edilebileceği belirtilmiştir. 07.03.2020 tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; dava konusu taşıma işinde CMR Konvansiyonun 14.ve 16.maddelerinin uygulanma imkanının olmadığı, dava konusu taşıma olayında meydana gelen hasarın ambalajlama değil, araç içi sabitlemenin yetersizliğinden kaynaklandığı, taşımanın parsiyel taşıma olması nedeniyle davalı taşıyıcının hasardan sorumlu olduğu 3 kap ürünün tamamının hasarlı olduğunu denetlenebilir bir şekilde ispata yarayan dayanakların dosyada mevcut olmadığı, sovtaj tutarı ile ilgili yeterli bilginin mevcut olmaması nedenleri ile yapmış olduğu ödemenin hatır ödemesi durumunda rücu imkanının olmayacağı aksi halde eksper raporundaki tespitler doğrultusunda CMR 25.madde gereğince taşıyıcının tazmin etmesi gereken hasar tutarının 11.216,19 USD olarak hesaplandığı belirtilmiştir.16.11.2020 tarihli ek bilirkişi raporunda; kök raporda belirtildiği üzere hasarın araç içi sabitlemenin yetersizliğinden kaynaklandığı, ispata yarar bilgilerin mevcut olmadığı, aksi durumda hasar tutarının 11.2016,19 USD olarak hesap edilebileceği ifade edilmiştir. 13.01.2021 tarihli 2. Ek bilirkişi raporunda ise CMR Konvansiyonun 25.maddesi gereğince taşıyıcının tazmin etmesi gereken toplam gerçek zarar tutarının 11.478,38 USD olduğu belirtilmiştir. Taraf vekillerince bilirkişi rapor ve ek raporlarına karşı aleyhe olan hususlarda itirazda bulunulmuşlardır. Mahkemece, 2. ek bilirkişi rapor sonucuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Uyuşmazlık konusu davada, eşyaların taşımasının Uluslararası Nakliyatı İçin Mukavele Sözleşmesi (CMR Konvansiyonu) kapsamında yapıldığı ve taşıyıcının sorumluluğunun Konvansiyon kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.CMR Konvansiyonunun 17/1. maddesine göre taşımacı, yükü teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur. 17/2.madde ise "Eğer kayıp, hasar veya gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacının önlenmesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş ise, taşımacı sorumlu tutulamaz." şeklindedir. Bu durumda kural olarak, taşıyıcı kendi kusurundan kaynaklanmayan bir sebepten ileri geldiğini ispat edemedikçe eşyaya gelen hasarı veya gecikmeden doğan zararı tazmin borcu altındadır. Bir başka deyişle, taşıyıcının kusurlu olduğu karine olarak kabul edilir. Sorumluluktan kurtulabilmesi için taşıyıcının kusurlu olmadığını ispat etmesi zorunludur. Somut olayda, dosyadaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporlarında belirtildiği üzere taşınan emtiada meydana gelen hasarın, araç içi sabitlemenin yetersizliğinden dolayı meydana geldiği, taşımanın parsiyel taşıma olması nedeniyle araç içi sabitlemenin taşıyıcının sorumluluğunda bulunduğu ve davalı taşıyıcının meydana gelen hasardan sorumlu olduğu belirlenmiştir.Taşıyıcı sağlam aldığı emtiayı, kendi kusurundan kaynaklanan nedenlerle zarara uğraması karşısında oluşan zararı gidermekle yükümlüdür.CMR Konvansiyonuna göre, yükün ambalajının kifayetsiz ya da ambalajsız olmasından ve/veya araca hatalı istiflenip, sabitlenmesine bağlı tertipleme hatalarından dolayı vuku bulan hasarlardan taşıyıcının sorumlu tutulamayacağı öngörülmüş olmakla birlikte taşıma parsiyel taşımadır. Bu nedenle, davalı taşıyıcının aksine iddiaları yerinde görülmemiştir.CMR Konvansiyonunun 23. maddesinde; nakliye sürecinde sözleşmenin hükümleri gereğince taşıyıcının kısmen veya tamamen kayıptan dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğundan bu tazminat yükünün taşınmak üzere kabul edildiği yer ve zamandaki kıymetine göre hesaplanacağı 23/4. fıkrasında ise yükün taşınması dolayısıyla ödenen taşıma ücreti, gümrük resimleri ve diğer ödemelerde malın tamamen kaybedilmesi halinde tamamen ödeneceği, kısmen kaybolma halinde ise karşılaşılan zarar oranında ödeme yapılacağı bunlar dışında tazminat ödenmeyeceği, 5. fıkrada ise gecikme halinde hak sahibinin zarar ve ziyanın bundan ileri geldiğini kanıtlaması halinde taşımacının bu zarar ve ziyan için taşıma ücretine geçmemek üzere tazminat ödeyeceği düzenlenmiştir. CMR Konvansiyonunun 25. maddesinde; hasar durumunda taşımacının yükün 23.paragrafın 1,2 ve 4.maddeleri gereğince belirlenen değerine göre hesaplanmış kıymetten düşme karşılığı olan bedeli ödeyeceği ancak tazminatın eğer gönderilen malın tamamı hasara uğramış ise tamamı kaybolduğunda ödenmesi gereken miktarı, bir kısmı hasara uğramış ise eksilen kısım için ödenmesi gereken miktarı aşamayacağı belirtilmiştir. Somut davada, davacı sigorta şirketi tarafından %10 ilave bedelinde tahsilini talep edilmiş ise de CMR 23. maddedeki düzenleme kapsamında sigorta sözleşmesinin tarafı olmayan taşıyıcının söz konusu bedelden sorumlu tutulması yerinde olmayacağından davacı vekilinin buna dair istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Diğer taraftan, davacı tarafça, İİK 67. maddesi gereğince davalı tarafın icra takibine yapmış olduğu itirazının haksız olduğu ve icra inkar tazminatına karar verilmesi gerektiği istinaf konusu yapılmış ise de uyuşmazlık konusu hasarın belirlenmesi ancak bilirkişi incelemesi neticesinde gerçekleştiğinden ve hasar bedeli taraflarca bilinebilir likit nitelikte olmadığından, icra inkar tazminat talebinin ret kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.Mahkemece, hükme esas alınan raporda belirlenen 11.478,38 USD tutarındaki toplam hasar bedeli kalemleri, 9.540,00 EURO 3 paketteki ürünlerin bedeli, 228 EURO 3 palete isabet eden navlun ücreti olmak üzere gerçek zarar tutarı 9.768,00 EURO'nun USD karşılığıdır. Zarar kalemlerinin yukarıda yer verilen CMR Konvansiyonunun ilgili maddelerine uygun olarak tespit edilmiş olduğu sonucuna ulaşılmıştır. 13.01.2021 tarihli bilirkişi heyeti ek raporundaki açıklamalarında da belirtildiği üzere, refraktör malzemeler için sovtaj değerinin olamayacağı ifade edilmiştir. Aynı raporun devamında, ekspertiz raporundaki sovtaj konusundaki çelişkiye açıklık getirilerek, ...'den gelen sovtaj teklifinin realize olduğuna dair bir diğer ifadeyle hurda olarak nitelendirilen kırık refrakter için bir bedelin (500 TL veya 1.000,00 USD gibi) davacı veya sigortacı tarafından tahsil edildiğine dair bir belgeninde dosya içerisinde mevcut olmadığı belirtilmiştir. Bu tespit ve belirlemeler kapsamında davalı tarafça sovtaj bedelinin tenziline dair istinaf nedenleri yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, her iki taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, her iki taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 368,30 TL istinaf harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 3.944,80 TL istinaf harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,4-Taraflarca yapılan kanun yolu giderlerinin kendilerinin üzerinde bırakılmasına,5-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,6-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 10.10.2024 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2018/1014, K. 2021/246, T. 10.10.2024, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2018-1014-e-2021-246-k-dd8833533fde