Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2017/8717 E. 2017/23581 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2017/8717
- Karar No
- 2017/23581
- Karar Tarihi
T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ..... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ..... KARAR NO : ..... KARAR TARİHİ : 27/03/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ..... (...) ÜYE : ..... (...) ÜYE : ..... (...) KATİP : ..... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 20/12/2024 NUMARASI : ... Esas ... Karar DAVACI : ........ VEKİLİ : Av...... DAVALI : Hasımsız MÜDAHİLLER : 1-........ VEKİLİ : Av...... 2-..... VEKİLİ : Av...... 3-........ VEKİLİ : Av...... 4-........ VEKİLİ : Av..... 5-........ VEKİLİ : Av...... 6-..... VEKİLİ : Av..... 7-..... VEKİLİ : Av...... 8-..... VEKİLİ : Av...... 9-..... VEKİLİ : Av...... 10-........ VEKİLİ : Av..... DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) İSTİNAF KARAR TARİHİ : 27/03/2025 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 27/03/2025 Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili 27.09.2024 tevzi tarihli dilekçesiyle; Davacının borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemez duruma geldiğini, ödeme güçlüğüne düştüğünü ve konkordato ön projesinde yazıldığı şekilde borçlarını ödemek istediğini beyan ederek, davacıya 3 aylık konkordato geçici mühleti verilmesini ve gerekli tedbirlere hükmedilmesini dava ve talep etmiştir. davacıya 3 aylık konkordato geçici mühleti verilmesini ve gerekli tedbirlere hükmedilmesini dava ve talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk derece mahkemesi gerekçeli kararında özetle; "Dava, " Konkordato" davasıdır. Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; Davacı tarafın, davacının borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemez duruma geldiğini, ödeme güçlüğüne düştüğünü ve konkordato ön projesinde yazıldığı şekilde borçlarını ödemek istediğini beyan ederek, davacıya 3 aylık konkordato geçici mühleti verilmesini ve gerekli tedbirlere hükmedilmesini dava ve talep etmiştir. Konkordatoya ilişkin düzenlemelerin 2004 sayılı İİK'nun 285. Ve devam eden maddelerinde düzenlendiği, 2004 sayılı İİK.nun 292. Maddesinde; "İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir: a) Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa. b) Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa. c) Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa. d) Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse. İflâsa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hâllerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine resen karar verir. Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder." şeklinde, 2004 sayılı İİK'nun 293/3. maddesinde; "Mahkemenin veya bölge adliye mahkemesinin konkordato talebinin reddiyle birlikte borçlunun iflâsına da karar verdiği hâllerde 164 üncü madde hükmü uygulanır." şeklinde düzenlemelerin yapıldığı, dosya kapsamına uygun görülerek hükme esas alınan konkordato komiserinin 09.12.2024 havale tarihli nihai raporunda da belirtildiği üzere; davacı şirketin borca batıl olduğu, davacı şirketin projesinin asaleten ve kefaleten tamamını karşılayacak mal varlığının olmadığı ve ayrıca proje döneminde mevcut faaliyetleri kapsamında, davacı şirketin mevcut mal varlığı ile elde edilecek muhtemel gelirlerinden asaleten ve kefaleten olmak üzere toplam borcu karşılayamayacak durumda olduğu, davacı şirketin ön projesinin makul ve uygulanabilir olmadığı, davacı şirketin 143.143.778,02 TL tutarında borca batık olduğu, kaldı ki borca batık olmasa dahi 2004 sayılı İİK'nun 292/1-a,b,c maddeleri bakımından borçlunun iflasına karar verilmesi için borca batık durumda olmasına gerek bulunmadığı, bu fıkralardaki koşullardan birisi gerçekleştiğinde mahkeme iflasa tabi borçlu bakımından re'sen iflasa da hükmetmek zorunda olduğu, (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 29.05.2023 tarih ve 2023/1817 Es. 2023/2077 Kar. Sayılı ilamı benzer doğrultudadır) anlaşıldığından, 2004 sayılı İİK'nun 292/1-b maddesi gereğince davacıya verilen konkordato geçici mühletinin kaldırılarak, kesin mühlet verilmesi ve konkordato talebinin reddine ve davacı şirketin re'sen iflasına, 09/06/2021 tarih 7327 sayılı İcra Ve İflâs Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun 'un 6. Maddesi ile değişik 2004 sayılı İİK'nun 308/2 maddesi ve İİK'nun 218/1 maddesi hükümleri göz önüne alınarak davacı şirketin iflas tasfiyesinin adi tasfiye usulüne göre yapılmasına, Yargıtay 22. HD.nin 31.10.2017 gün ve 2017/8717 E. 2017/23581 K. ve Yargıtay 7. HD.nin 08/09/2015 gün ve 2015/17486 E. 2015/14188 K. sayılı ilamlarında da kabul edildiği üzere davaya müdahale halinde maktu olarak hem başvuru hem de peşin harcın yatırılması gerektiğinden, eksik harç yatıran müdahillerden eksik harçların da tahsiline karar vermek gerekmiş olup; Davacının konkordato talebinin REDDİNE, Konya Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı ........ DIŞ TİCARET SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ'ne; Mahkememizin 01.10.2024 tarihli ve ... Es. sayılı ara kararı ile verilen bütün tedbirlerin, kararın kesinleşmesi beklenilmeksizin derhal KALDIRILMASINA, Konya Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı ........ DIŞ TİCARET SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ'nin 2004 sayılı İİK'nun 292/1-b maddesi gereğince İFLASINA, 20.12.2024 günü saat 11:25 itibariyle İFLASININ AÇILMASINA, " şeklinde karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemenin gerekçesinin dosyadaki komiser nihai raporuna uygun olmadığını, davacı şirkete mehil verilmesi halinde projenin kuvvetle muhtemel başarıya ulaşacağını, projenin uygulanabilir olmadığına dair komiserin nihai raporunda bir tespit olmadığını, müvekkili şirketin kendi borç ve alacak durumları ile kefil olduğu grup şirketi denilen şirketlerin borçlarının ilave edilerek bir değerlendirme yapıp yapılmayacağını noktasında olduğunu, şirketin karlılığı faaliyetine devam etmesi tedarikçilerin malzeme vermesi alıcıların mal alımını artırması projenin gerçekleşebilecek olması hususunda tereddüt olmadığını, tartışma konusu olan hususun projenin grup firmalarının da borcunu ödeyebilecek durumda olup olmadığının ve bu borçlarının firmanın ödemesi gereken borçlar hanesinde gösterilip gösterilmeyeceğinin tespiti olduğunu, müvekkili firmanın geçici mühlet öncesinde kat ihtarı yapılmadığını, kat ihtarı yapılmadığından kefil yönünden muaccel bir alacaktan da söz edilemeyeceğini, bu yüzden yukarıda komiserin yaptığı ikinci hesaplamanın hatalı olduğunu, grup firmalarının borçları ile müvekkili firmanın borçlarının bankalara olan kısmının tamamına yakınının rehinle temin edildiğini, mahkeme kararının kaldırılmasını, tedbirlerin devamına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran tarafların dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda re’sen gözetilerek yapılmıştır. Dava, borçlarını ödeme güçlüğü içinde olduğunu ileri süren davacının İİK'nun 285 vd. maddeleri gereğince geçici ve kesin mühlet kararı verdikten sonra ileri sürdüğü vade konkordatosunun tasdiki istemine ilişkindir. Konkordato bir borçlunun alacaklılarının kanunda öngörülen çoğunluğunun kabulüyle borçlarını belirli bir oranda ve/veya vadelerle ödemesini öngören, borçların yapılandırılmasını sağlayan bir cebri icra türüdür. Borçlu ile alacaklılar arasındaki bir çeşit sulh sözleşmesi niteliğinde olan konkordato, elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen ve mali durumu bozulmuş olan, dürüst borçluları korumak amacıyla getirilmiş bir müessesedir. Bu durumdaki bir borçlunun iflas etmesi, faaliyetlerinin tümüyle sona ermesine ve alacaklıların alacaklarını büyük oranda tahsil edememelerine neden olur. Borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu vade verilmek veya indirim yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için konkordato talep edebilir. İçinde bulunduğu mali koşullara göre borçluya borçlarını belirli bir oran veya vadeyle ödeme imkânı verilmesi hem borçlu bakımından ve hem de alacaklılar bakımından olumlu sonuçlar doğurur. Alacaklılar arasında eşitlik esasına dayalı bir ödeme sağlanır ve borçlu iktisadi faaliyetlerine devam eder. Böylece borçlu piyasadaki varlığını sürdürürken, piyasadaki istikrar ve istihdam imkânları da korunmuş olur. Konkordatonun tasdikinin şartları, talep tarihinde yürürlükte bulunan İİK'nın mülga 297 ve 298. maddesi hükümlerinde sayılmış olup, buna göre yasada açıkça belirtilmese de öncelikle borçlunun dürüst olması, daha sonra, teklif olunan meblağın borçlunun kaynakları ile orantılı olması, konkordatonun 297/1. maddesi uyarınca alacaklıların yarısı ve alacakların üçte ikisini aşan çoğunlukla kabul edilmesi, borçlunun konkordato işlemlerinin yerine getirilmesi, alacakları kabul edilmiş olan imtiyazlı alacakların tamamen ödenmesi ve mühlet sırasında komiserin onayı ile akdedilmiş borçların ifasını sağlamak için yeterli teminatı göstermesi, konkordatonun tasdikinin gerektirdiği, yargılama masrafları ve ilam harçlarının tasdik kararından önce, borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmiş olması gerekir. (AYNI YÖNDE BAKINIZ YARGITAY 23 HK DAİRESİNİN 2019/3021 ESAS , 2020/292 KARAR SAYILI İLAMI) Konkordato, belli (nitelikli) bir alacaklı çoğunluğunun muvafakat etmesi halinde borçlunun ekonomik faaliyetine devam etmesine imkan vererek mallarının cüz’i veya külli icra yoluyla paraya çevrilmesine engel olan özel bir cebri icra alternatifi teşkil etmektedir. Öyle ki, bu cebri icra aracı, konkordatoya muvafakat etmeyen alacaklıları da bağlamakta ve resmi organların katılımıyla cereyan etmektedir. Konkordato vade verilmesi, tenzilat yapılması ve bu ikisinin birlikte istendiği kombine/karma konkordato şeklinde olabilir. Borçlu bu seçenekleri değerlendirirken alacaklılar arasındaki eşitliği ya da en azından denkliği sağlayacak ve onların kabul oyunu alacak uygun bir kombinasyona ulaşmaya çalışacaktır. Somut dosyamızda; 27/09/2024 tarihinde istemde bulunulduğu, mahkemece 01/10/2024 tarihinde 3 ay geçici mühlet kararı verildiği; Mahkemece: davacı şirketin projesinin asaleten ve kefaleten tamamını karşılayacak mal varlığının olmadığı ve ayrıca proje döneminde mevcut faaliyetleri kapsamında, davacı şirketin mevcut mal varlığı ile elde edilecek muhtemel gelirlerinden asaleten ve kefaleten olmak üzere toplam borcu karşılayamayacak durumda olduğu, davacı şirketin ön projesinin makul ve uygulanabilir olmadığı, davacı şirketin 143.143.778,02 TL tutarında borca batık olduğu, İİK 292/1-b maddelerine gereğince davacı şirketin konkordato isteminin REDDİNE, ŞİRKETİN İFLASINA karar verilmiştir. Gerekçeli karar Borçlu vekiline 31/12/2024 tarihinde tebliğ edilmiş olup İİK 308/a maddesi gereğince iki haftalık süre içinde14/01/2025 tarihinde istinaf edildiğinden istinafın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Yukarıda anılan Yasa'nın "Kesin Mühlet İçinde Konkordato Talebinin Reddi ile İflâsın Açılması" başlıklı 292. maddesi gereğince: "İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir: a)Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa, b)Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa, Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa,(Ek:06/12/2018-7155/m.16) ya da borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılıyorsa. d)Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse, İflâsa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hâllerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine re'sen karar verir. Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder." hükmü emredicidir. Diğer bir anlatımla borçlunun konkordatoda DÜRÜSTLÜK koşulunun arandığı aşikardır. Aslında borçlunun alacaklılarını zarara uğratma amaçlarına yönelik hareketleri esasen kanunun amcı dikkate alındığında konkordatonun başarıya ulaşmasını engelleyecektir. Bu bendin varlığının mahkemece tespiti halinde kesin mühlet kararı kaldırılarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun İİK'nin 292/1.b. maddesi gereğince iflasına re'sen karar verilir. İİK m. 292. madde gereğince konkordato mühleti içerisinde maddede öngörülen şartların gerçekleşmesi halinde mühlet kararı kaldırılarak iflasa tabi borçlunun iflasına karar verilecektir. Yani İİK’nın 292. Maddesi1,b,c bendi uyarınca, iflas kararı verilebilmesi için şirketin borca batıklık şartının aranmasına gerek yoktur. Konkordatonun tasdik edilmemesi ile birlikte derhal borçlunun iflasına karar verecek ve bu karar ile birlikte iflasa bağlanan sonuçlar ortaya çıkacaktır.Hattı zatında şirket borca da batıktır. (AYNI YÖNDE BAKINIZ YARGITAY 23 HK DAİRESİNİN 2019/2690 ESAS, 2021/117 KARAR SAYILI İLAMI) Yine İİK 292/ son fıkrası “Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder.” Hükmü gereğince . konkordato talep eden borçlu şirketin yetkili temsilcisi ........ in katıldığı 20/12/2024 tarihli son oturumda beyanı alınmıştır. Bu açıklamalara ve dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesindeki hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine aykırılığın da tespit edilmemesine göre, HMK.'nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca itirazın esastan reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından yatırılan harçlar yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması aşamasında duruşma açılmadığından istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, İİK m. 308/a gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren İKİ HAFTA İÇİNDE , kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, OYBİRLİĞİ ile karar verildi.27/03/2025 ..... Başkan ... e-imzalı ..... Üye ... e-imzalı ..... Üye ... e-imzalı ..... Katip ... e-imzalı Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.