Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2017/799 E. 2021/310 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2017/799
Karar No
2021/310
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2022/325 KARAR NO: 2024/1610 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 12/07/2021 NUMARASI: 2017/799 E. - 2021/310 K. DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/10/2024 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; www...com alan adlı ve URL uzantılı internet sitesinde gerek site adresi kısmında gerekse de internet sitesi içeriğinde ve https://www.facebook.com/... alan adlı ve ... uzantılı adreste yer alan ... ibareli kullanımların marka hakkına tecavüz olduğunun tespitini, tüm bu tecavüz fiillerinin durdurulmasını, nihayetinde kaldırılmasını, ilgili internet sitelerine erişimin tamamen engellenmesi için Erişim Sağlayıcıları Birliğine kararın bir suretinin gönderilmesini, 6769 sayılı SMK'nun 151/2-b maddesi çerçevesinde davalının elde ettiği net kazançtan fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00-TL maddi tazminatın ve davalının müvekkilinin marka hakkına haksız tecavüzü nedeniyle müvekkilinin itibarının zedelenmesi ile diğer nedenlerle 10.000,00-TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesini, davanın kabulüne karar verilmesi halinde, kararın kesinleşmiş bir suretinin masrafı davalıya ait olmak üzere Türkiye çapında yayın yapan günlük bir gazetede veya benzeri vasıtalarla ilanını, dava konusu tecavüzün tedbiren durdurulmasını ve ivedilikle tedbiren www....com alan adlı ve URL uzantılı internet sitesinin tamamına erişimin engellenmesini ve https://www.facebook.com/.../ alan adlı ve UFL uzantılı internet sitesinin tamamına erişim engellenmesini, kararın icrası için de Erişim Sağlayıcıları Birliğine gönderilmesini. yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili 22/02/2021 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebini 8.976,64 TL olarak ıslah etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ...'nin klima, kombi servis hizmeti sağlamakta olduğunu, iddia edildiği gibi herhangi bir markanın ana bayiliği ve/veya yetkili servisi olmadığını, bu doğrultuda herhangi bir beyanı veya izleniminin de bulunmadığını, davacının marka hakkına tecavüz edildiği iddialarını kabul etmemekle birlikte, dava dilekçesinde müvekkili şirket ile görüşülerek marka hakkına tecavüz edildiği ve bu nedenle yayından kaldırılması talebinde bulunulduğu ancak bir gelişme olmadığının iddia edildiğini, bu iddianın gerçeği yansıtmadığını zira müvekkili şirketin davacı tarafın talebi üzerine eylemin tecavüz teşkil etmemesine rağmen internet sitesini kapattığını, 22.02.2018 tarihli bilirkişi raporunda da ifade edildiği üzere internet sitesinin aktif olmadığını ve markaya ilişkin herhangi bir içeriğin bulunmadığını, davacı tarafın, https://facebook.com/...'nde sadece ama sadece ... markasına ilişkin ifadelerin olduğu iddiasının da gerçeği yansıtmadığını, müvekkili şirketin ... markası ve dava dışı diğer markalarda yalnızca kombi ve klima servis hizmeti verdiğini, ürünleri sattığını veya garanti verdiğini değil yalnızca kendi sunduğu hizmete garanti verdiğini, tecavüz olarak nitelendirilecek şekilde ilgili markayı haksız bir yarar elde edecek veya tescilli markanın itibarına zarar verecek, tescilli markanın ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikte kullanmadığını, markayı veya ayırt edilmeyecek derecede benzerini kullanmak sureti ile markayı taklit etmediğini, tecavüz yolu ile kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmadığını, dağıtmadığını veya başka bir şekilde ticaret alanı dışına çıkarmadığını, 22.02.2018 tarihli bilirkişi raporunda da müvekkili şirketin tecavüz teşkil eden herhangi bir eyleminin bulunmadığının belirtildiğini, bu sebeple davanın reddinin gerektiğini, davacı tarafın 5.000,00 TL maddi, 10.000.00 TL manevi tazminat talebinde bulunduğunu, marka hakkına tecavüze ilişkin Yargıtay içtihatları da dikkate alındığında, markanın ilgili ürüne ekonomik bakımdan önemli bir katkısının olduğunun kabulü ile ilgili ürüne olan talebin oluşmasında markanın belirleyici etken olduğunun anlaşılmış olması gerektiğinin belirtildiğini ancak söz konusu davada markanın müvekkili şirkete ekonomik bir katkısı veya talep oluşmasında belirleyici bir etken rolünün olmadığını, marka tecavüz fiilinin özünde haksız fiil sorumluluğu bulunduğu için, hukuka aykırılık unsurunun yanında, kusur, zarar, illiyet bağının da bulunması gerektiği ve zarar görenin zararını ve zarar vereninin kusurunu ispat yükü altında olduğunu ancak davacı tarafın dava dilekçesinde söz konusu olaydan dolayı herhangi bir zararı veya yoksun kaldığı kazancı bulunmamakta olduğunu, aksinin dava dilekçesinde de ispatlanamadığını, bu nedenle talebin reddinin gerektiğini, manevi tazminat yönünde ise TBK 58'deki şartlar göz önüne alındığında kişilik hakkının zedelenmesi kıstasının olduğunu ancak davacı tarafın, kişilik hakkının zedelendiğini gösteren herhangi bir somut veri sunamadığını, ilgili içeriklerin davacının itibarını zedeleyen, kişilik haklarına saldırı teşkil eden herhangi bir durumunun olmadığını, ayrıca davacı tarafın talebi üzerine müvekkili şirketin, ilgili içeriklerin marka hakkına tecavüz etmemesine rağmen, söz konusu internet sayfasını erişime kapattığını, davacı tarafın talebinin yerine getirilmesine rağmen müvekkili şirketin İnternet Ortamında Yapılan Yayımların Düzenlenmesine Dair Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliği ihlal ettiğinin beyan edilmesinin kötü niyet göstergesi olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; davanın kısmen kabulüne, Davalının eyleminin, davacının tescilli markasından kaynaklı haklara tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, Maddi tazminat talebinin kabulüne, 8.976,64-TL nin dava tarihi olan 20/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont / avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 5.000,00-TL nin dava tarihi olan 20/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont / avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, Mahkememizin 21/02/2018 tarihli ihtiyati tedbir kararının, karar kesinleşinceye kadar devamına, Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili şirketin klima, kombi servisi hizmeti sağlamakta olup spesifik olarak herhangi bir markanın ana bayisi veya yetkili servisi olmadığını ve bu minvalde hiçbir söylemi, eylemi de olmdığını, ayrıca, müvekkili şirketin tecavüz teşkil edecek eyleminin olduğunu kabul etmemekle beraber, davacı şirketin yetkilileri ile görüştükten sonra söz konusu internet sitesini de kapattığını, fakat, davacı taraf salt kötü niyetle bu konuda dava ikame etmekten imtina etmediğini, nitekim bu durumun 22.01.2018 tarihli bilirkişi raporunda "...site içerikleri bakımından inceleme yapılmak istendiğinde, ...-....com internet sitesinin halihazırda aktif olmadığı görülmektedir..." denilmek suretiyle müvekkilinin iyiniyetle hareket ettiğinin net bir şekilde ortaya konduğunu, Maddi tazminat hesabında bilirkişilerin, "davalının belirtilen tarihler arasındaki bakım ve onarım hizmetlerine ilişkin cirolarının %40 ve 2017 yılında %60 lık kısımlarının davaya konu internet sitesi üzerinden yapılan ... markasına ilişkin satışlar olduğu varsayımına dayalı olarak" değerlendirme yaptıklarını, oysa müvekkili şirket birden fazla firmaya dair olarak servis hizmeti sağlamakta olup; davacı şirketin ürünlerine dair raporda zikredildiği hizmeti olmadığını, ayrıca, müvekkili şirketin raporda belirtildiği şekilde satış değil, sadece servis hizmeti söz konusu olduğunu, bu durumun da davacı şirkete hiçbir şekilde maddi zarar oluşturacak durum teşkil etmediğini,Gelir İdare Başkanlığı tarafından müvekkil şirketin son 3 yıla ilişkin vergi kayıtlarının kar zarar durumunu gösterir belgeler dosyaya sunulmuş olup; bu belgelerde, müvekkili şirketin sitenin açık olduğu dönemde ticari hayatın olağan akışına aykırı hiçbir bir artış veya sitenin kapanmasından sonra ticari hayatın olağan akışına aykırı düşüş yaşanmadığının net bir şekilde görüldüğünü, ayrıca, davacı şirketin dosyaya celbedilen 2016-2017 yılına ilişkin kurumlar vergi beyannamesi incelendiğinde de, söz konusu sitenin açık olduğu dönemde davacı şirketin zarara uğraması bir yana davacı şirketin karının arttığının sarih bir şekilde görüldüğünü, bu sebeple ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılması veya esas hakkında yeniden hüküm kurularak davanın reddi gerektiğini, Davacının kişilik haklarının zedelenmediğini, manevi tazminat şartlarının oluşmadığını beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; davacının "..." ibareli tescilli markasının, davalının www...com alan adı ve uzantılı internet sitesinde izinsiz kullanıldığı iddiasıyla markaya tecavüzden kaynaklanan maddi ve manevi zararın tazmini ile internet sitesine erişimin engellenmesine yöneliktir. Davacı, 6769 sayılı SMK'nun 151/2-b maddesine göre (net kazanç) fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile 5.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın tahsili ile hükmün ilanına ilişkindir Toplanan delillere ve denetime elverişli bilirkişi raporlarına göre; davacı şirket adına tescilli "..." ibareli pek çok marka bulunduğu, “www...com” internet sitesi alan adı kaydının 22.05.2016 tarihinde 2 yıl süre ile davalı ...adına yapıldığı, alan adının bitiş tarihi olan 22.05.2018 tarihinden itibaren yenilenmediği ve mevcut durumda bilirkişi tespitlerine göre, internet sitesinin yayında olmadığının tespit edildiği, bilirkişilerce “www...com” internet sitesine ait arşiv kayıtları üzerinde yapılan incelemede, internet sitesinin şikayet tarihinde yayında olduğu, davacı şirkete ait “...” markası kullanılarak ... Kombi-Klima-Kazan makineleri için teknik servis hizmeti sunulduğu, “...” markasının ...-....com internet sitesi içerisinde belirgin olarak kullanıldığının tespit edildiği, bilirkişilerce “www...com” internet sitesi arşiv kayıtlarına yönelik yapılan incelemede, internet sitesinin 12.02.2018 tarihinde yayında olduğu, internet sitesi içerisinde ... Kombi-Klima- Kazan Servisi ürünleri için teknik servis hizmet bilgilerinin yer aldığı, ana sayfa içerisinde ayrıca davacı şirkete ait logolu ürün görselinin paylaşılmış olduğu, davacı şirketin “...” logosu ve “...” markasının www...com internet sitesi içerisinde belirgin olarak kullanıldığının tespit edildiği, "..." ibaresinin davacı şirket tarafından 1950 yılından bu yana kullanılmakta olan marka ve şirket unvanı olduğu, davalının bu ibareyi içeren alan adını tercih etmesinde ve internet sitesi içeriğinde yetkili servis izlenimi doğuracak şekilde kullanmasında, markanın bilinirliğinden faydalanarak internet ortamında daha çok müşteri kazanabilmeyi amaçladığı ve markayı ticari etki yaratacak şekilde alan adı olarak ve site içeriğinde kullandığı, bu durumun davacının markadan kaynaklanan haklarına tecavüz teşkil ettiği, internet sitesinin aktif olmamasının, geriye dönük olarak tecavüz fiilini ortadan kaldırmayacağı anlaşılmıştır. Davacının, tazminat seçim yöntemini SMK 151/2-b kapsamında net kazanç olarak talep ettiği, 30/10/2019 tarihli kök ve 21/12/2020 tarihli ek bilirkişi kurulu raporlarında: davacı tarafin hak edebileceği maddi tazminat tutarının 8.976,64-TL olarak hesaplandığı, her ne kadar varsauımsal bir hesaba gidildiği görülse de, internet üzerinden satışların kaydının bulunmaması, markanın satışlara etkisinin ne derece olduğunun tam olarak tespit edilememesi nedeniyle dönemsel bakım ve onarım hizmetlerine ilişkin cirolarının %40 ve 2017 yılında %60 lık kısımlarının davaya konu internet sitesi üzerinden yapılan ... markasına ilişkin satışlar olduğu varsayımına dayalı olarak yapılan hesaplamanın dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun düştüğü, Mahkemece bilirkişi tarafından bu şekilde belirlenen 8.946,64 TL maddi tazminatın hüküm altına alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Diğer yandan davalı tarafından gerçekleştirilen eylemin niteliği, ihlalin sayısı ve markanın bilinirliği dikkate alındığında, davalının manevi zarara uğradığının kabulü ile, Mahkemece hükmedilen 5.000 TL manevi tazminatın dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun düştüğü anlaşıldığından, aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 12/07/2021 tarih ve 2017/799 E., 2021/310 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 957,74 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 240,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 717,74‬ TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 10/10/2024

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2017/799, K. 2021/310, T. 12.02.2018, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2017-799-e-2021-310-k-feca50986dbe