Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2017/692 E. 2020/105 K. – Tazminat

Konu: Tazminat

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2017/692
Karar No
2020/105
Karar Tarihi
Konu
Tazminat

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/1869 KARAR NO: 2023/1394 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 07/02/2020 NUMARASI: 2017/692 Esas - 2020/105 Karar DAVA: Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/12/2023 Taraflar arasındaki Tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; müvekkilinin 04/05/2017 tarihinde 2011 model ... marka çekici kamyoneti 118.000,00TL bedelle davalıdan satın aldığını, 19 gün sonra (23/05/2017 tarihinde) söz konusu kamyonetin arızalanması sonucu yolda kaldığını, çekici marifetiyle servise getirildiğini, tespit edilen motor arızasının 37.936,16 TL ödenerek tamir edildiğini, söz konusu motor arızasının gerçekte araçta uzun dönem uygun olmayan yakıt kullanılmasından kaynaklandığını ve esasen aracın satışı anında mevcut olduğunu, ancak müvekkilinin bu durumu bilmediğini, davalının bu ayıp nedeniyle davacının maruz kaldığı maddi zararın giderilmesinden sorumlu olduğunu beyanla söz konusu araçtaki arızanın giderilmesi için ödenen 37.936,16 TL tutarındaki tamir bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ,yargılama gideri ve vekalet ücreti ile birlikmte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle;davacının tacir olduğuna veya dava konusu aracı mesleki amaçla satın aldığına dair bir bilgi bulunmadığından davanın Tüketici Mahkemesi'nde görülmesi gerektiğini, her ne kadar davacı bu aracı 118.000,00 TL bedelle satın aldığını beyan etmiş ise de, kesilen fatura tutarının 80.000,00 TL olduğunu, davacının gerekli kontrollleri yaptırmadan aracı satın almasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, aracın tramer kaydında her hangi bir arıza kaydının bulunmadığını, satın alınan araç ile ilgili olarak davacı tarafa garanti verilme- diğini, noter huzurunda yapılan araç satış sözleşmesine göre davacının söz konusu aracı halihazır durumu ile görüp beğenerek kabul ettiğini, müvekkilinin tamir bedeli ile ilgili sorumluluğunun bulun- madığını beyanla davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ...dava konusu motor arızası ,aracın davacıya satışından önceki dönemde uzun süre standarta uygun olmayan yakıt kullanımına bağlı aşınma sonucu oluşmuş olup, aracın üretimi veya davacının kullanımı ile ilgisinin bulunmamaktadır ve söz konusu hasar "gizli ayıp" niteliğindedir. Her ne kadar davacı araçtaki söz konusu ayıp nedeniyle onarım zararının davalı tarafça tazmi- nini talep ve dava etmiş ise de somut olaya uygulanan 6102 sayılı TTK'nun 23/1-c maddesine göre; "Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde malı incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda TBK'nun 223.maddesinin ikinci fıkrası uygulanır." denilmektedir. Mahkememizce anılan yasa hükmü çerçevesinde somut olay bazında yapılan inceleme sonucu; dava konusu ürünün satışı anında ayıplı olduğunu en geç tamirat faturasının düzenlediği 08/06/2017 tarihinde öğrenmiş sayıldığı,ancak TTK 23 maddesinde belirtilen 2 ve 8 günlük süreler içinde aracı inceleyip/veya inceletip tespit olunan ayıbı satıcıya bildirdiğine dair delil sunamadığı, bu durumda aracı mevcut hali ile kabul etmiş sayılacağı ve davalıdan tazminat talep edemeyeceği gözetilerek davanın reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin aracı satın almasından 19 gün gibi kısa bir süre sonra aracın motorunda bu denli büyük bir hasarın meydana gelmesinden anlaşılacağı üzere söz konusu aracın müvekkiline ayıplı olarak satıldığını, müvekkilinin söz konusu arızanın tespit edilmesiyle birlikte henüz serviste iken davalıya durumu bildirdiğini, davalının ise söz konusu arızanın kendi sorumluluğu altında olmadığını, bu duruma ilişkin herhangi bir şey yapmayacağını ilettiğini, bilirkişi tarafından tanzim edilen raporun davaya konu iddialarını desteklediğini, davalı tarafça tanzim edilen rapora herhangi bir itirazda bulunulmadığını, aracın satın alınmasından 19 gün sonra Tavşancıl mevkiinde yolda kalması nedeniyle usta çağrıldığını, ustanın aracın arızalanmasının motor kaynaklı olabileceği kanısı ile serviste kontrolünün yapılması gerektiğini belirttiğini ve aracın servise çekildiğini, motorun serviste sökülmesi ile motorun yatak sardığının görüldüğünü, motoru komple yere indirip söktüklerinde ise motor bloğu, krank mili, piston, yatak, gömleklerin aşırı derecede aşındığının tespit edildiğini, söz konusu parçaların ise uygun yakıt kullanılmamasından kaynaklandığını, uygun yakıt kullanıldığı durumda aracın 1.000.000 ile 1.200.000 km civarında sorunsuz bir şekilde çalıştığının tespit edildiğini, tanık ...'nın ".. arabayı götürüp ustaya baktıracaklarını söylediler, bende doğal hakkınızdır dedim, ustalarını aracın bulunduğu dükkanıma getirdiler, motor ustası arabaya baktı, kupasını kaldırıp, motora baktı, inceledi.." şeklindeki beyanlarından anlaşılacağı üzere motorun ustasıyla birlikte gittiğini ve motor ustasına araca baktırdığını, müvekkiline aracı alırken incelettiğini ve herhangi bir arıza tespit edilemediğini, servisçe motorun parça parça sökülmesi ile yapılan tespitte aracın arızasının uzun süre standart olmayan yakıt kullanılmasından kaynaklandığının görüldüğünü, mevcut olayda 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu 223. maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması gerektiğini, müvekkilinin ise aracın arızalanması ve servise götürülmesi ile tespit edilen ayıbı derhal satıcıya bildirdiğini, tanık beyanlarından da açıkça görüldüğü üzere aracın serviste henüz arıza tespiti yapılmışken müvekkiline aracı satan davalıya bildirim yapıldığını, davalının daha sonrasında telefonlara dahi çıkmayarak söz konusu duruma kayıtsız kaldığını, söz konusu bildirimin Yargıtayın yerleşik kararlarından anlaşılacağı üzere bir şekil şartına bağlı olmadığı hukuki işlem değil, hukuki işlem benzeri olduğu ve her şekilde yapılabileceğini, yerel mahkemece verilen kararın haksız, usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek istinaf kanun yolu başvurularının kabulü ile Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/692 E. 2020/105 K. sayılı haksız ve hukuka aykırı kararının bozularak davanın kabulü ile tüm yargılama masrafları ve vekalet ücretinin dahi davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE:Dava, satın alınan ikinci el aracın gizli ayıplı olduğu iddiasına dayalı onarım bedelinin tahsili istemine ilişkindir.Mahkemece davanın reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Davaya konu aracı davacının 04.05.2017 tarihinde davalıdan satın aldığı, 04.05.2017 tarihinde Sultanbeyli ... Noterliği'nin işlemi ile adına tescilinin yapıldığı anlaşılmıştır.Dosya kapsamına alınan bilirkişi raporunda ... plaklı aracın motorunun yatak sardığı ve motor komple yere indirip sökülmesi sonucunda, motor bloğunda, krank milinde, pistonlarda, yataklarda ve gömleklerde aşırı derecede aşınma hasarı bulunduğu, aracın motorunun onarılıp çalışır hale gelmesi için toplam 37.936,16 TL masraf yapıldığı, dava konusu aracın satılmadan önce yaklaşık 328.663 km yol gittiği, bu süre içerisinde araçta standartlara uygun yakıt kullanılmamasına bağlı olarak aracın motorunda ve parçalarındaki arızanın meydana gelmiş olabileceği, bu durumun sürücü hatası olarak bilindiği, hasarın gizli ayıp nitelikteki hasar olacağı, aracın satışından önceki kullanılmasına bağlı olarak oluşan aşınma hasarının aracın üretiminden kaynaklanmadığı belirtilmiştir. Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK)'nın 219. Maddesine göre satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 23/1-c maddesi uyarınca malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı, iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. TBK'nın 223. Maddesi uyarınca alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.Somut olayda, satılıp teslim edilen aracın ayıplı olduğu ve ayıp ihbarının süresinde yapıldığı hususlarını ispat külfeti davacıya aittir. Davacının 04.05.2017 tarihinde satın aldığı aracın 23.05.2017 tarihinde arızalandığı, araç tamirinin özel firmada yaptırıldığı anlaşılmaktadır. Dosya kapsamına alınan bilirkişi raporunda ve mahkemece verilen kararda, araçta standart olmayan yakıtın kullanılması sonucu meydana geldiği belirtilen arıza, gizli ayıp olarak kabul edilmiştir. Ancak davaya konu aracın ikinci el olup, satış anında yaklaşık 328.663 kilometrede olduğu ve araçtaki hasarın standartlara uygun yakıt kullanılmamasından kaynaklı olduğu, bu durumun araçta nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı bir durum olmadığı gözetildiğinde araçta meydana gelen hasarın ayıp olarak kabulü isabetli olmamıştır. Diğer yandan davacı, malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğunun ortaya çıkması halinde durumu bu süre içinde davalıya bildirmek zorunda olup, ayıp ihbarının tespit, ihtar, tutanak gibi belgeler ile ispatlaması gerekir. Somut olayda ayıp ihbarının tanık deliliyle ispatı mümkün olmayıp, araç arızalandıktan sonra ve tamiri aşamasında ayıp ihbarı yapıldığının davacı tarafça ispatlanmadığı, davacının davalıya ihbarda bulunmadan doğrudan dava açtığı anlaşılmakla TBK'nun 223/2.maddesi gereğince davacı ayıplı aracı kabul etmiş sayılacağından mahkemece davanın reddine karar verilmesinde sonuç itibariyle isabetsizlik yoktur. Açıklanan nedenlerle, HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 14/12/2023

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2017/692, K. 2020/105, T. 23.05.2017, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2017-692-e-2020-105-k-1ea8efca9b5b