Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2017/6877 E. 2010/4053 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2017/6877
Karar No
2010/4053
Karar Tarihi

T.C. BURSA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2020/1751 - 2023/1128 T.C. BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2020/1751 KARAR NO : 2023/1128 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 07/07/2023 KARAR YAZIM TARİHİ : 11/07/2023 Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/04/2019 tarih, 2018/1070 Esas, 2019/409 sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde; TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı banka ile davalı arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine istinaden, davalıya kredi açıldığını ve kullandırıldığını, kredi borçlarının ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini ve Bursa 14.İcra Dairesinin 2017/6877 esas sayılı dosyası ile takibe başlandığını, davalının takibe haksız biçimde itiraz ettiğini, ileri sürerek itirazın iptaline, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı taraf davaya karşı cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Bilirkişinin 18.03.2019 tarihli raporunda, taraflar arasındaki kredi ilişkisinin özetlendiği, davacı banka ile davalı İvory Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında 18.06.2015 tarihli bir sözleşme bulunduğu, bu sözleşme kapsamında kredi ve kredi kartı kullandırıldığının belirtildiği, taraflar arasındaki kredi hesabının 25.01.2017 tarihli bir ihtarla kat edildiği, davalıya 26.01.2017 tarihinde tebliğ edilen ihtarda verilen ödeme süresi nazara alındığında temerrüt tarihinin 28.01.2017 tarihi olacağı , bilirkişinin, ayrı ayrı kredilere göre akdi faiz oranını ve temerrüt faiz oranını belirlediği, kredi kartlarına uygulanacak azami faiz oranlarını da dikkate aldığı, sözleşmede yer alan hususları dikkate alarak hesaplama yapıldığı ve takip tarihi itibariyle toplam 232.769,36.TL borç bulunduğu, KMH ve kredi kartı için %28,08 ticari kredi için %39 oranında temerrüt faizi uygulanması gerektiğinin raporda açıklandığı, davalının sorumlu olduğu gayri nakdi kredi borcunun 3.870.TL’lik çek sorumluluk bedellerinden kaynaklandığı, genel itibariyle bilirkişinin hesapladığı miktarlarla davacı bankanın talebi arasındaki farkın işlemiş faiz hesabından ibaret olduğu, davacı bankanın ispat külfetini yerine getirdiği, buna karşılık davalı tarafın başkaca ödeme yaptığını ispat edemediği gerekçesi ile ; Davanın kısmen kabulü ile Bursa 14. İcra Dairesinin 2017/6877 sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin devamına, Takibin 141.586,11 TL asıl alacak, 85.667,78 TL işlemiş faiz , 1.438,61 TL BSMV ve 206,86 TL ihtar masrafı olmak üzere toplam 228.899,36 TL den rehinle teminat altına alınan 80.000 TL lik kısım tenzil edildikten sonra 148.899,36 TL üzerinden devamına, Asıl alacağın 14.871,53 TL lik kısmına takip tarihinden itibaren yıllık %28,08 , kalan kısmına takip tarihinden itibaren %39 temerrut faizi ve bunun %5 i kadar BSMV uygulanmasına, Gayri nakdi alacak talebinin kabulü ile 3.870 TL nin davalıdan tahsil edilerek davacı banka nezdinde açılacak bir hesaba depo edilmesine, Fazlaya ilişkin taleplerin reddine, İtirazın alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik olduğu ve alacağın belirlenebilir bulunduğu nazara alınarak davalı borçlunun asıl alacak miktarı olan 141.586,11 TL nin %20'si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine" şeklinde karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili 01/09/2020 tarihli istinaf dilekçesinde özetle; İcra dosyasında itirazı müvekkili adına vekil olarak yaptıklarını, buna rağmen açılan iş bu davada vekil olarak dosyaya eklenmediklerini, bu nedenle davaya cevap verme ihtimalinin engellendiğini, ayrıca bilirkişi incelemesinde bilirkişinin yalnızca icra takip dosyasında mevcut kredi sözleşmesini esas aldığını, banka kayıtlarının geçerli kayıtlar olduğunu, ancak kayıtların mahkemece bankadan celp edilmeyip bilirkişi incelemesine tabi tutulmadığını, müvekkilince yapılan ödemelerin dekontları da getirtilmeden yalnızca icra takip dosyasındaki kredi sözleşmesinin incelendiğini ve yalnızca faiz oranları ile toplam kredi borcunun hesaplandığını, bilirkişinin yerinde incelemede bulunmadığını, müvekkili tarafından yapılan hiçbir ödemenin dikkate alınmadığını, oysa söz konusu kredi sözleşmesi hesabına müvekkilinin farklı tarihlerde çeşitli ödemeler ile borcu ödediğini , icra takibinde iddia edildiği gibi bir borç bulunmadığını, belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden bir yargılama yapılmasına,karar verilmesini talep etmiştir. Yine davalı vekili 14/09/2020 tarihli ek beyan dilekçesinde özetle; Dosya alacaklısı Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O.nın aynı borca karşılık mükerrer olarak Bursa 14. İcra Müdürlüğünde 2017/6110 esas numaralı icra takibine girişildiğini, Söz konusu olan bu icra takibinde borçlunun müvekkiline ait 16 LML 24 plakalı aracın dosya borcuna karşılık 66.219,33 TL bedelle satıldığı ve dosya borcundan düşüldüğü, aynı dosyadan taşınmaz satışının da yapıldığı, taşınmaz satışına istinaden elde edilen bedel ile iş bu dosya borcunun ödendiğini, buna rağmen mahkeme dosyasında tahsil edilmiş diğer dosyaya mükerrer 2017/6110 dosyası için itirazın iptali davası ikame edildiği, yapılan yargılamada mükerrer takip olan ve tahsil edilmiş bir icra dosyası olan 2017/6877 esas sayısı dosyasının bilirkişi tarafından incelenmediğini ve davacı tarafça dava dosyasını mükerrer takipten yapılan tahsilatların bildirilmediğini, belirterek, eksik inceleme, mükerrer takiplerin göz önünde bulundurulmaması, yapılan yargılamanın eksik ve kurulan hükmün hatalı olması nedeni ile istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağa yönelik icra takibine vaki itirazın iptali istemine yöneliktir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Her ne kadar davalı vekili istinaf dilekçesi ile ; İcra takibine vekil olarak itiraz ettiklerini, yapılan itiraza karşılık açılan iş bu davada dosyaya vekil olarak eklenmediklerini, bu nedenle davaya cevap verme ihtimallerinin engellendiğini, Bu nedenle davalı taraf için büyük hak kayıpları oluştuğunu,ileri sürmüş ise de ; yerleşik yargıtay uygulamaları ve Yargıtay 11.HD nin 2010/3509 E- 2010/4053 K.sayılı kararında da belirtildiği üzere ; İcra takibine maruz kalan borçlu, vekil aracılığı ile icra takibine itiraz etmiş olsa dahi itiraz üzerine duran icra takibine devam etmek için alacaklı tarafından açılan itirazın iptali davası bakımından borçlunun itiraz aşamasında tayin ettiği avukatın itirazın iptali davası içinde yetkili olup olmadığı davanın açıldığı sırada belli olmadığından itirazın iptali davasına ilişkin dava dilekçesinin vekile değil usulüne uygun biçimde asile tebliği zorunludur. Yine Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu 2021/1 E 2022/3 karar sayılı kararı da aynı doğrultuda olup , dava dilekçesinin vekile değil asıla (borçluya) tebliğ edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Buna göre davalı vekilinin istinaf aşamasında sunduğu vekaletnamesi dikkate alınarak bu yöne ilişkin istinaf talebi yerinde değildir. İtirazın iptali talebine konu Bursa 14. İcra Müdürlüğünün 2017/6877 E.sayılı icra dosyasında davacı alacaklı banka tarafından , davalı asıl borçlu İvory Tekstil Ltd.Şti. İle dava dışı müteselsil kefil Gökçe Liman AKTOP aleyhine 15.06.2017 tarihinde başlatılan ilamsız icra takibinde ; 141.586,11 TL Asıl Alacak,119.589,49 TL Faiz, 5.979,47 TL %5 Bsmv, 206,86 TL İhtar Masrafı, 3.870,00 TL Çek Depo bedeli olmak üzere Toplam : 271.231,93 TLnin tahsilinin talep edildiği, takibin kredi sözleşmesi ,kat ihtarı, hesap ekstresi, banka kayıtlarına dayandığı, takipte not 2; olarak“Borçlu İvory tekstil Ltd.Şti. müvekkil Banka lehine vermiş olduğu 80.000,00 TL rehin bedeli düşüldükten sonra kalan 191.231,93 TL tutarındaki toplam alacağın icra gideri, vek.ücreti ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek 141.586,11 TL' ye yıllık %39) faiz ve faizin %5 Bsmv si ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile tahsili (fazlaya dair ve faiz ve Bsmv oranlarındaki artıştan doğan talep hakkı saklı) TBK 100.md. Gereğince kısmi ödemeler öncelikle işlemiş faiz, masraf ve fer'ilerine mahsup edileceği” nin belirtildiği, borçlular vekilinin 18/06/2018 tarihli borca ve ferilerine itiraz dilekçesini sunduğu, İcra Müdürlüğü tarafından 19/06/2018 tarihli karar ile ; süresinde yapılmadığından borçluYukarıda bılgılefı yazılı itirazın Gökçe Liman Aktop yönünden süresinde olmayan itirazın reddine, İvory Teks. San. Ve Tic. Ltd. Şti' Yönünden itirazın süresinde olduğu anlaşıldığından şirket yönünden takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Davacı tarafından krediye bağlı Şirket Kredi Kartı, Kredili Mevduat Hesabı, Borçlu Cari Hesap Taksitli Ticari Kredi ve Çek Garanti Bedelleri yönüyle kat tarihi itibariyle toplam 245.358,21 TL borcun odemenın yapılacagı tarıhe kadar, iade edilmeyen çeklerden kaynaklanan 3.870,00 TL'lık Banka Sorumluluk tutarı'nın tazmini halinde tazmin tarihinden ödemenin yapılacağı tarihe kadar işleyecek % 39 faiz, bsmv,fon payı, komisyon ve masraflarla birlikte ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren 1 gün içinde ödenmesi, ödenmediği takdirde kanuni takibe geçileceğinin” İhtar edildiği, ihtarın davalıya 26.01.2017 tarihinde tebliğ edildiği kabul edierek , temerrüt tarihinin 28.01.2017 olarak belirlendiği, anlaşılmıştır. Mahkemece aldırılan Bilirkişi raporunda , ayrı ayrı kredilere göre akdi faiz oranını ve temerrüt faiz oranı belirlenerek hesap yapıldığı, kredi kartlarına uygulanacak azami faiz oranlarının da dikkate alındığı, takip tarihi itibariyle toplam 232.769,36.TL borç bulunduğunun tespit edildiği, KMH ve kredi kartı için %28,08 ticari kredi için %39 oranında temerrüt faizi uygulanması gerektiğinin açıklandığı, ayrıca davalının sorumlu olduğu gayri nakdi kredi borcunun 3.870.TL’lik çek sorumluluk bedellerinden kaynaklandığı belirtilenmiş, mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Sunulan raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu ve kararın usul ve yasaya uygun görülmüştür. Davacı alacaklının icra takibinde tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla talepte bulunduğu ve takip yapılırken rehin miktarı düşülerek takip yapıldığı, bunun da takip talebinde açıkça belirtildiği, bununla birlikte davalı mükerrer takip olduğunu iddia etmiş ise de her iki takibin ; takip türlerinin farklı olduğu, mükerrer takip kabul edilemeyeceği anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöndeki istinaf talebinin de reddine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle, dairemizce yapılan değerlendirmede; ilk derece mahkemesinin kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddî olay ve hukukî değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın m. 353/1-b-1 hükmü gereğince esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; 1-Davalı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 10.171,31 TL nispi istinaf karar harcından peşin alınan 2.543,00 TL'nin mahsubu ile 7.628,31 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf incelemesi sırasında yargılama gideri yapılmadığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 4-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin dairemiz tarafından yerine getirilmesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, karar tebliğinden itibaren 2 hafta içinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 07/07/2023 ¸e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2017/6877, K. 2010/4053, T. 28.01.2017, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2017-6877-e-2010-4053-k-0d00c8fd8d2d