Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2017/664 E. 2020/776 K. – İtirazın İptali
Konu: İtirazın İptali
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2017/664
- Karar No
- 2020/776
- Karar Tarihi
- Konu
- İtirazın İptali
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/757 KARAR NO: 2024/743 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 24/11/2020 NUMARASI: 2017/664 E. - 2020/776 K. DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle ispatlanamayan davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, davalı şirkete ait emtiaların uluslararası fuarlara taşınmasını çeşitli zamanlarda üstlendiğini ve davalıya verilen taşıma işlemi karşılığında; 03.09.2016 tarih ve ... no'lu 6.641,00-TL bedelli navlun ücreti faturası, 03.09.2016 tarih ve ... no'lu 3.576,18-TL bedelli elleçleme ücreti faturası düzenlendiğini, ticari ilişki nedeniyle cari hesapta davalı tarafından toplam 10.217,18-TL alacak bulunduğunu, davalının ödeme yapmaması üzerine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçlunun itirazı ile takibin durdurulduğunu, itirazın haksız ve kötü niyetli olarak yapıldığını iddia ederek, itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; Müvekkili şirketin işyeri adresinin Demre/Antalya olması nedeniyle yetki itirazında bulunduklarını, müvekkilinin yurt dışına ihracat yapan bir şirket olduğunu, 02.09.2016 tarihinde Finike Gümrüğünden çıkan ihraç ürünlerini ... SWEDEN adresinde bulunan ... alıcısına teslim edilmek üzere ... ... adresli ... firmasına gönderildiğini, yapılan ihracat işleminin tarafları ve işlemin niteliği gereği İstanbul İli ile hiç bir ilgisinin bulunmadığını, yapılan ihracatta nakliye navlun ücretlerinin alıcı tarafa ait olduğunun kararlaştırıldığını, ihracatın FOB teslim olarak yapıldığını, bu nedenle müvekkili şirketin ihracat giderlerini ödeme yükümlülüğü olmadığını, alacaklı tarafından müvekkili şirkete gönderilen 3.576,18-TL'lik ve 6.641,00-TL'lik faturaların 28.11.2016 tarihinde iade edildiğini, resmi defter ve belgelere kayıt edilmediğini, bu faturaların davacı tarafça tek taraflı olarak oluşturulduğunu, müvekkilinin, davacı ile hiçbir ticari işi, bağlantısı ve sözleşmesi olmadığını, ihracat nakliye giderlerinin ödenmesi için alacaklının muhatabının müvekkili olmadığını savunarak, davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde taraflar arasında taşıma ilişkisinin bulunduğu hususunda bir ihtilafın mevcut olmadığı yapılan taşımanın FOB teslimat şeklinde gerçekleştirildiği, bu işlem neticesinde davacı tarafından davalı aleyhine 3.576,18 TL ve 6.641,00 TL lik iki adet fatura kesildiği anlaşılmıştır. Bu faturalardan 6.641,00 TL olanı navlun ücreti 3.576,18 TL olanı ise elleçleme ücreti nedeni ile düzenlendiği anlaşılmıştır. İncelenen taraf ticari defter ve kayıtlarında ise davacının bu iki faturadan kaynaklı olarak alacaklı göründüğü davalının ise kendi ticari defter ve kayıtlarında bahse konu faturaları kaydettikten yaklaşık 2 ay sonra iade faturası düzenlediği ve herhangi bir borç görünmediği tespit edilmiştir. Eldeki davada davacı şirketin ihracatçı olduğu ve Finike gümrük müdürlüğü'nün 02/09/2016 tarihli ... numaralı Gümrük Beyannamesinin sunulduğu tespit edilmiştir. Sunulan bu beyannamenin içeriğinden ise malın teslim şekli olarak FOB-FİNİKE olarak belirtildiği anlaşılmıştır. Eldeki uyuşmazlıkta FOB teslim şeklinde nakliye bedelinin alıcı tarafından mı yoksa gönderici tarafından mı ödeneceği hususunun irdelenmesi gerekmiştir. Bu kapsamda dosyadaki taşıma uzmanı bilirkişi raporu denetime elverişli bulunmakla FOB taşımalarda nakliye bedellerinin alıcı tarafça ödenmesi gerektiği sonucuna varılmış olup hükme esas alınmıştır. İzah olunan gerekçeler ile davacının FOB teslim şekline bağlı olarak düzenlediği faturaların haksız yere düzenlendiği anlaşılmakla ..." gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Taşımanın FOB teslim olarak yapıldığı iddialarının mesnetsiz olduğunu, FOB teslim şeklinin yalnızca deniz yolu yüklemelerinde kullanıldığını, mahkeme kararında nakliye navlun ücretlerinin alıcı tarafa ait olduğu yönünde karar verildiğini, ancak davalı şirketin bu iddialarının tamamen mesnetsiz olduğunu, davalı şirket tarafından dosyaya bu yönde delil ibraz edilmediğini, davalı şirkete ait emtiaların müvekkili şirket tarafından taşınmasının yapılmış olup taşıma sonunda davalı şirkete 03.09.2016 tarihli navlun ücretine ilişkin ve elleçleme ücreti faturaları düzenlendiğini, incaterms 2010 kurallarına göre FOB teslim şeklinin yalnızca deniz yolu yüklemelerinde kullanıldığını, hem mahkeme hem de bilirkişi tarafından bu hususun incelenmediğini, mevcut taşıma hizmetinin kara yolu ile yapıldığını, eksik inceleme neticesinde davanın reddine karar verildiğini, mahkeme tarafından davanın ispatlanamadığı belirtilmiş olsa da hem sunulan deliller hem de raporlar ile alacaklarının sabit olduğunun ispat edildiğini, 04.10.2018 tarihli bilirkişi raporunda müvekkili şirketin 10.217,18 TL alacaklı olduğu, şirket defterlerinin usulüne uygun tutulmuş olduğunun belirtildiğini, buna rağmen davanın reddine karar verildiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu iddia ederek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, taşımadan kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekili tarafından yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, davalı şirketin yurt dışına ihracat yapan gönderici şirket, davacı şirketin ise taşıma işini gerçekleştiren şirket olduğu konusunda herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir.Uyuşmazlık, davacının takibe konu etmiş olduğu cari hesaba esas olan alacağının sübuta erip ermediği, taşımanın FOB taşıma olmasının davacı alacağına etkili olup olmayacağı, mahkeme incelemesinin ve kararın usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, davacının taşıyıcı şirket t, gönderen davalı şirket , alıcının dava dışı ...-..., malların teslim alındığı yerin 02.09.2016 Finike/Antalya, malların gönderildiği yerin ..., davalı şirkete ait 5.900 kg tutarındaki sebze türündeki malların ... plakalı araçla taşınmasına ilişkin CMR belgesinin düzenlenmiş olduğu, davacı şirket tarafından davalı şirket adına 03.09.2016 tarihinde toplam 6.641,00 TL tutarında e-fatura düzenlediği, faturanın ihracat faturası olarak belirtildiği, faturada ,yükleme yerinin Kale/Antalya, teslim yerinin Netherlands, çıkış tarihinin 02.09.2016 olarak gösterildiği, aynı tarihli bir başka faturanın ise 3.576,18 TL olarak düzenlendiği, faturaların e-fatura olarak düzenlendiği, 3.576,18 TL tutarlı faturanın elleçleme ücreti-paletsiz faturası olduğu, 6.641,00 TL faturanın ise navlun ücretine ilişkin olduğu, davalı şirket tarafından dava dışı alıcı firma olan ...'de mukim firma için düzenlenen 02.09.2016 tarihli toplam 4.693,00 EURO tutarlı satış faturasında aracı bankanın ...bankası Demre Şubesi Antalya, teslim şeklinin FOB-Finike olarak gösterildiği, ödeme şeklinin ise vesaik mukabili şeklinde belirtildiği, ürünlerin paletli olduğu, toplam 10 palet kullanıldığının ifade edildiği, davacı şirket tarafından taşımaya ilişkin olarak yukarıda yer verilen düzenlemiş oldukları faturadan kaynaklanan cari hesap alacağı 10.217,18 TL tutarlı alacağın davalıdan tahsili amacıyla İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 12.12.2016 tarihinde ilamsız icra takibi başlattığı, davalı şirket tarafından takibe karşı itiraz edildiği, itiraz dilekçesinde müvekkili şirket iş yerinin Demre ilçesinde bulunması nedeniyle yetki itirazıyla birlikte alacaklıya borcunun bulunmadığı, şirketin yurt dışına ihraç yapan bir şirket olduğu, 02.09.2016 tarihinde Finike gümrüğünden çıkan ihraç ürünlerinin Sweden adresinde bulunan alıcısına teslim edilmek üzere ... firmasına gönderildiği, yapılan ihracat işleminde nakliye ücretlerinin alıcı tarafa ait olduğunun kararlaştırıldığını, bu nedenle müvekkili şirketin ihracat nakliye giderlerini ödeme yükümlülüğünün olmadığını, şirkete gönderilen faturaların davacı tarafa iade edildiğinin belirtilerek ihracat nakliye giderlerinin ödenmesinin alacaklının muhatabı müvekkili şirketin olmadığını belirttiği, davacı şirket tarafından İİK 67.maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde iş bu davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır. Tarafların dosyaya delilleri celp ve ibraz edildikten sonra, gerek talimat, gerekse mahkeme tarafından bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 02.06.2018 havale tarihli talimat bilirkişi raporunda; davacı şirketin davalı şirkete taşıma bedeli olarak 03/09/2016 tarih ve ... nolu 3.576,18-TL bedelli Elleçme Ücreti Faturası,03/09/2016 tarih ve ... nolu 6.641,00-TL bedelli Navlun Ücreti Faturası olmak üzere toplam 10.217,18-TL fatura kestiği, davalı tarafın 2016 yılı ticari defterlerinin incelenmesinde, dava konusu işe ait davacıdan almış olduğu dava konusu faturaları 153 ticari mallar hesabına kaydetmiş olduğu, davalı şirketin ticari yevmiye defterindeki kayıtların belirtildiğini, davalı şirketin dava konusu işe ait faturaları ticari yevmiye defterlerine kaydetmiş, kaydetme tarihinden itibaren iki ay geçtikten sonra 28/11/2016 tarihinde iade faturası tanzim ettiği, Türk Ticaret Kanunun 21 maddesine göre bir faturayı alan kişinin aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içeriği hakkinda bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılacağı denmesine rağmen davalının , dava konusu faturaları ticari defterine kaydettiği ve kaydettikten iki ay süre geçtikten sonra iade faturası tanzim ettiği, dava konusu işe ait faturaların iki ay geçtikten sonra davalı tarafından 28/11/2016 tarihinde iade faturası tanzim edildiği, ticari yevmiye defterine kaydettiği, Demre Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/15 Esas sayılı talimat dava dosyası içerisinde, davalı şirkete ait ... E-Defter 2016 yılı yazılı CD, davacı şirkete ait 2 adet dava konusu işe ait takip faturası, cari hesap ekstresi sureti, diğer belge ve bilgiler, davalı şirketlere ait ticari defter kayıtları ve icra takip dosyası üzerinde yapılan incelemede; davacı şirketin dava konusu işe ait 2 adet faturası davalı şirketin 2016 yılı ticari yevmiye defterine kaydının yapıldığı, davalı şirket ticari yevmiye defter kayıtlarına göre, davacı şirketin takip tarihi itibariyle 10.217,18 TL davalı şirketten asıl alacağının bulunduğu, dava dosyası içerisinde bulunan davacı cari hesap ekstresine göre davacı şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişkinin olduğu, dava dosyası içerisinde bulunan uluslararası Hamule Senedi CMR “de davalı şirkete ait emtiaların davacı şirket tarafından taşınacağına dair davalı şirket ile davacı şirkete ait imzaların olduğu, dava konusu faturaları desteklediği ve teyit ettiği, davacı tarafından talep edilen %20 icra inkar tazminatının mahkemenin takdirinde olduğu belirtilmiştir. Davacı vekili bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinden; müvekkili tarafından davalıya taşıma hizmetinin ifa edildiğinin anlaşıldığının ifade edildiğini, takip tarihi itibariyle davalı şirketten 10.217,18 TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini belirterek, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinde; yapılan ihracat işleminde nakliye navlun ücretlerinin alıcı tarafa ait olduğunun kararlaştırıldığını, ihracatın FOB teslim olarak yapıldığını, bu nedenle müvekkili şirketin ihracat nakli giderlerini ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını, alıcının navlun ödemekten kaçındığı takdirde taşıyanın malı teslim etmeme hakkının bulunduğunu, bu hakkını kullanmayan davacının müvekkiline dava açma hakkının olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 04.10.2018 tarihli bilirkişi raporunda; davacı tarafından incelemeye sunulan 2016-2017 yılı ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK ilgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, taraflar arasındaki asıl ihtilafın davacı yan tarafından davalı yana düzenlenen 03.09.2016 tarihli 10.217,18 TL tutarlı faturaların haklı yere düzenlenip düzenlenmediğinden kaynaklandığı, bu noktada yapılan dosya üzerinde araştırma ile davacı yan tarafından fatura muhteviyatında ki taşıma ve yan hizmetlerinin davalı yana verildiği, davacı yanın davalı yandan takip tarihi olan 12.12.2016 itibarıyla 10.217,18 TL alacaklı olduğu belirtilmiştir. 17.11.2019 tarihli bilirkişi raporunda; dava konusu edilen davalının satmış olduğu emtianın davalıya ait nakliye aracı ile taşındığı ve davalı tarafından navlun hizmeti verildiği konusunda taraflar arasında bir çekişme mevcut olmadığı, dosyaya sunulu olan belgeler de bunu ispat ettiği, çekişmenin davalı tarafından verilen navlun hizmetine ait fatura bedelinin kimin tarafından ödenmesi gerektiği üzerinde olduğu, uluslararası satışta teslim şekillerini düzenleyen Incoterms’e göre FOB teslim şeklinde; Teslim şeklinin özellikleri; "Bu teslim şeklinde satıcı malları belirlenen tarihte ve yerde, alıcı tarafından temin edilen gemiye yüklemeyi gerçekleştirir. Mallar geminin küpeştesine (güvertesine) geçtikten sonra meydana gelebilecek her türlü hasar, kayıp ve masraflar Alıcının sorumluluğundadır. Satıcı ihracat için gerekli tüm belgeleri hazırlar ve malların gümrük işlemlerini tamamlayarak teslim eder." Satıcının Yükümlülükleri; Satıcı sözleşme koşullarına uygun malı hazırlar. Belirlenen limanda, belirlenen tarihte alcının temin etmiş olduğu gemiye yükleme yapar. Satıcının alıcıya karşı taşıma sözleşmesi ve sigorta sözleşmesi yapmak yükümlülüğü yoktur. Alıcının ülkesinde kullanacağı lüzumlu belgeleri hazırlar, gümrük işlemlerini tamamlar. Alıcıya yüklemenin yapıldığını bildirir. Düzenlenen taşıma belgesini ve alıcının ülkesindeki kullanacağı gerekli diğer belgeleri hazırlayarak ödeme şekline göre alıcıya gönderir. Malların geminin küpeştesini (Güvertesini) geçene kadar meydana gelebilecek her türlü hasar ve kayıp Satıcının sorumluluğundadır. Uygulandığı ölçüde, ihracat için gerekli gümrükleme işlemlerine ilişkin masrafları ve ihracat için ödenmesi gereken bütün resimleri, vergileri ve diğer harçları ödemelidir. Alıcının Yükümlülükleri; Sözleşme koşullarına uygun olarak mal bedelini öder. İthalat için gümrük belgelerini düzenleyerek gümrük işlemlerini tamamlar. Gümrük vergilerini öder. Taşıma acentası ile anlaşma yaparak navlun bedelini öder. Yükleme limanında mallar geminin küpeştesini geçtikten sonra malla ilgili tüm masraf ve riskler Alıcının sorumluluğundadır. Uygulandığı ölçüde, ithalat için ödenmesi gereken bütün resimleri, vergileri ve malların ithaline ilişkin gümrük işlemlerine ait masrafları ve malların herhangi bir ülkeden transit geçişine ait masrafları ödemelidir. Alıcı, ihraç ülkesi yetkililerinim emrettiği yükleme öncesi muayene masrafları hariç olmak üzere, diğer zorunlu yükleme öncesi muayene masraflarını ödemelidir." şeklinde olduğu, davalı satıcının düzenlemiş olduğu satış faturasında teslim şekli açık bir şekilde FOB- FİNİKE olarak belirtildiği, ayrıca söz konusu emtiaya ait Gümrük Çıkış Beyannamesinde teslim şeklinin FOB olarak belirtilmiş olması ve beyannamenin de tescil edildiği göz önüne alındığında, teslim şeklinin FOB olduğuna ve navlun ücretinin alıcıya ait olduğuna dair iki karinenin mevcut olduğunun görüldüğü, davacının uluslararası taşıma alanında uzman ve kurumsal bir şirket olduğu göz önüne alındığında, kendisine teslim edilen evraklarda teslim şeklinin FOB olduğunu fark etmemesi mümkün gözükmediği, davacının bu teslim şekline bir itirazı mevcut ise, davalıdan faturayı ve beyannameyi düzeltmesini talep etmesi gerektiği, mevcut şekliyle belgeleri almış olan davacı taşıma şirketinin navlun alacağını alıcıdan talep etmesi gerektiğinin açık olduğu, şu halde, davacının navlun alacağını davalının emtiayı sattığı alıcıdan talep etmesi gerekirken, davalı satıcı adına navlun faturası düzenlemesi yerinde olmadığı, davacının haksız olarak davalı satıcıya navlun faturası düzenlemesi karşısında, davalının bu faturayı iade faturası ile iade etmesinin ise yerinde olduğu, davacı ticari defterleri üzerinde inceleme yapan mali bilirkişi raporunda; 04.10.2018 tarihli 5.sayfasında yevmiye kayıtlarına yer verildiği, davalının düzenlemiş olduğu 28.11.2016 tarih, ... ve ... numaralı faturaların işlenmesi ile, takip tarihi olan 12.12.2016 tarihi itibarıyla davacı yanın davalı yandan borç ve alacağının olmadığı belirtilmiştir. Mahkemece, yukarıda yer verilen gerekçeler nedeniyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. Taraflar arasında gerçekleştirilen taşıma işleminin FOB teslim şeklinde gerçekleştirildiği, davalı ihracatçı şirketin yurt dışındaki mukim şirket adına düzenlemiş olduğu taşıma konusu olan mallara dair 02.09.2016 tarihli faturanın ve gümrük beyannamesinin FOB teslim şeklinde düzenlenmiş olduğu tartışmasızdır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere FOB teslim şeklindeki taşımalarda taşıyan firmanın teslim alan şirketten navlun ücretini talep etmesi gerekmektedir. Davacının talep etmiş olduğu faturalardan dava dışı alıcı sorumludur. Davalı şirketin teslim şekli sebebiyle faturalardan sorumluluğunun kabulü mümkün olmayacaktır. Taşıma işini gerçekleştiren davacı şirket , alıcı tarafından navlun bedeli ödenmediği takdirde malı teslim etmekten kaçınabilecektir. Ancak davacı taşıyıcı taşıma da teslim şekline dair belgeleri kabul ederek taşımayı gerçekleştirmiştir.FOB teslim şeklinin en belirgin özelliği navlun ücretinin alıcı tarafından ödenmesidir. Gümrük Müdürlüğü Beyannamesinde vesaik mukabili ödeme belirtilmiştir.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince reddi gerektiğinden aşağıdaki hüküm verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 368,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline,3-Davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353.1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 09.05.2024 tarihinde, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.