Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2017/550 E. 2020/128 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2017/550
- Karar No
- 2020/128
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2022/695 Esas KARAR NO: 2024/1840 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 10/03/2020 NUMARASI: 2017/550 E. - 2020/128 K. DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Eseri (Tecavüzün Tespiti İstemli)|Tazminat (Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 07/11/2024 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davacının davalı firmada 10/05/2015 tarihinde pazarlamacı pozisyonunda çalışmaya başladığını, esnek ödeme sistemi isimli bir yazılım geliştirdiğini, bu yazılımın davacının birlikte çalıştığı dava dışı ... ile birlikte 22/06/2015 tarihinde üretildiğini, 26/10/2016 tarihinde yazılımın aleniyet kazandığını, Kültür Bakanlığı nezdinde 23/01/2017 tarihinde kayıt ve tescil edildiğini, davalı firmanın davacıyı 16/10/2015 tarihinde işten çıkardığını, FSEK kapsamında 68.maddeye göre ödenmesi gereken bedelin tespitine, tecavüzün refi'ne, ihtiyati tedbire karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Eser üzerinde mali hakları kullanma yetkisi çalıştıran durumundaki davalı şirkete ait olduğu, davacının tazminat talebinin reddi gerektiği, davacının var olan bir yazılımı eksikleri nedeniyle geliştirdiği, davalı şirketin davacıya bir süre ödül olarak bir ücret ödediği ve sonra durdurduğu, davacı vekilinin 06.11.2018 tarihinde İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’ne sunduğu dilekçede (diğerlerinden farklı olarak) dava konusu yazılımın birçok firma tarafından kullanılan ve her şirketin ihtiyacına göre şekillendirilebilen CRM programlarından biri olduğu, bu konuda oluşan taleplere göre şirket yazılım çalışmalarını yapan ...'ın görevlendirildiği, davacının sadece arada müşteri temsilcisi olarak görev yaptığı ve bu süreçte şirkette yöneticiler dahil çalışan başka kişiler de bulunduğu, davacının bu sürece ön ayak olduğu, ancak bu yazılımı tek başına yapmadığı, bu yazılımın özgün bir eser sayılamayacağı savunarak davanın reddini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; " Davanın reddine " karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı firmada 10/05/2015 tarihinde pazarlamacı pozisyonunda çalıştığını, esnek ödeme sistemi isimli bir yazılım geliştirdiğini, bu yazılımın birlikte çalıştığı dava dışı ... ile birlikte 22/06/2015 tarihinde ürettiğini, 26/10/2016 tarihinde yazılımın aleniyet kazandığını, Kültür Bakanlığı nezdinde 23/01/2017 tarihinde kayıt ve tescil edildiğini, davalı firmanın bir süre sonra müvekkilinin işten çıkardığını, bunun üzerine FSEK kapsamında 68.maddeye göre ödenmesi gereken bedelin tespiti,tazmini ve tecavüzün refi'ne yönelik dava açtığını, eksik inceleme ve hukuki dayanaktan yoksun red kararı verildiğini, yazılımın müvekkiline ait olduğunu, müvekkilinin yazılım uzmanı olarak işe alınmadığını, gayrimenkul yatırım işi ile iştigal eden davalı firmada müşteri temsilcisi , pazarlamacı ve sair işlerde çalışan herkesin bu tür programlar geliştirme yeterliliğine sahip olmadığını, bilirkişi raporunun da eksik inceleme ile hazırlandığını, hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, yazılımın oluşturulma tarihi ve telif belgesinin göz ardı edildiğini, FSEK 18/2. maddesinde yer alan hükmün müvekkiline dayatılmasının mümkün olmadığını, davalı firma ile arasında var olan iş akdindeki iş tamınından bağımsız olarak ortaya koyduğu eserin hak sahibinin müvekkili olduğunu, programı müvekkilinin rızası dışında ve karşılık ödemeksizin kullanan davalı firmanın tazminat ödeme yükü altına sokulması gerektiğini, beyanla istinaf isteminin kabulü ile mahkemece verilen kararın kaldırılmasını, davanın kabulünü talep etmiştir. İstinafa Cevap:Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; mahkemece verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğunu, davacı tarafın müvekkili şirketin çalışanı olduğunu, şirketin programının eksiklikleri fark ettiğini ve program geliştirilmesine katkıda bulunduğunu, yeni bir program geliştirmediğini, davacının müvekkili şirkette çalışması esnasında bir eser meydana getirdiği kabul edilse dahi, mali hakların şirkete ait olduğunu beyanla davacının istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava konusu esere vaki tecavüzden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, davacının davalı firmada çalıştığı dönemde dava dışı ... ile birlikte "esnek ödeme sistemi" isimli bir yazılım geliştirdiğini, bu yazılımın 22/06/2015 tarihinde üretildiğini, işten çıkarıldıktan sonrada bu programın halen davalı tarafından kullanılmaya devam edildiğini beyanla FSEK kapsamında 68.maddeye göre ödenmesi gereken bedelin tespiti, halen devam eden tecavüzün refi taleplidir. 09/09/2019 tarihli bilirkişi raporunda ; yazılım uzmanı bilirkişinin yaptığı teknik inceleme dışında programın hususiyet taşıyıp taşımadığına ilişkin bir değerlendirmesinin olmadığı, pazarlama uzmanı bilirkişinin programın herkesçe kullanılan özellikte olduğu ve eser olmadığı değerlendirmesinde bulunduğu, FSEK uzmanı bilirkişinin ise, programın herkes tarafından meydana getirilebilecek nitelikte olmaması nedeniyle eser niteliğinin bulunduğunu beyan ettiği ancak davacının hak sahibi olmadığı yönünde görüş bildirdiği, bilirkişi raporunun kendi içinde çelişkili eksik ve hüküm kurmaya elverişli olmadığı görülmüştür. FSEK 2.maddesi hükmüne göre, her biçim altında ifade edilen bilgisayar programları ve bir sonraki aşamada program sonucu doğurması koşuluyla bunların hazırlık tasarımları eser mahiyetindedir. FSEK 9. maddeye göre; "Birden fazla kimsenin birlikte vücuda getirdikleri eserin, kısımlara ayrılması mümkünse, bunlardan her biri vücuda getirdikleri kısmın sahibi sayılır." FSEK 10.maddesinde "Birden fazla kimsenin iştirakile vücuda getirilen eser ayrılmaz bir bütün teşkil ediyorsa, eserin sahibi onu vücuda getirenlerin bütünüdür. Birliğe adi şirket hükümleri uygulanır." düzenlemeleri dikkate alınarak, dosya kapsamına göre, dava konusu bilgisayar programının eser niteliğinde olup olmadığı , davacının dava dışı ... ile birlikte eser sahibi olup olmadığı , davacıya bu program nedeniyle ödeme yapılıp yapılmadığı belirlenmeli , birlikte eser sahipliği söz konusu ise ve taraf paylarının ayrılması mümkün değil ise, adi ortaklıkta ortakların tek başına dava açması mümkün olmadığından, davacının tek başına mali hak talep edemeyeceği gözetilerek taraf teşkili yönünde davacıya olanak tanınmalı , taraf teşkili dava şartı olduğundan , resen ve öncelikli olarak esasa girilmeden aktif dava ehliyeti yönünden bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gereklidir. Taraf teşkili ve eser mahiyeti ve sahipliği hususları açıklığa kavuşturulduktan sonra ise; FSEK 18/2 maddesine göre " Aralarındaki özel sözleşmeden veya işin mahiyetinden aksi anlaşılmadıkça; memur, hizmetli ve işçilerin işlerini görürken meydana getirdikleri eserler üzerindeki haklar bunları çalıştıran veya tayin edenlerce kullanılır. Tüzel kişilerin uzuvları hakkında da bu kural uygulanır." şeklinde olup bu yasal düzenlemenin işverene eser sahipliğini vermediği, ayrıca çalışanın meydana getirdiği eserin mali haklarının işverene ait olabilmesi için eserin işyerinde meydana getirilmiş olmasının yeterli olmadığı zira eserin çalışanın iş tanımına giren işin görülmesi sırasında , yerine getirmek zorunda olduğu görevin icrası sırasında meydana getirilmiş olması, meydana gelen eser ile çalışana yüklenen görev arasında bağlantı bulunması gerektiği göz önüne alınarak bir sonuca varılması gerekirken denetime elverişli olmayan rapor hükme esas alınarak eksik inceleme ve yasal olmayan gerekçeyle davanın reddi kararı yerinde görülmemiştir.Mahkemece yazılım uzmanı ve FSEK konusunda uzmanlığı bulunan bilirkişiden oluşturulacak yeni bir heyetten rapor alınarak, dosyada mevcut ödeme dekontları, whatsapp yazışmaları , tanık beyanları incelenerek davaya konu yazılım üzerinde inceleme yapılarak eser vasfında olup olmadığı, davacının katkısının tespiti, eser vasfında değilse davacının katkısı dahilinde talep edebileceği bedel olup olmadığının tespitinden sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi bakımından istinaf talebinin kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır. Davacı vekilinin İstinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince, kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2- İstanbul 1. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 10/03/2020 tarih, 2017/550 E. 2020/128 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 07/11/2024