Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2017/5200 E. 2019/1810 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2017/5200
- Karar No
- 2019/1810
- Karar Tarihi
T.C SAMSUN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/736 KARAR NO : 2025/721 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... ÜYE : ... ÜYE : .... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27/02/2024 NUMARASI : 2022/1202 2024/230 DAVACI : ... VEKİLİ : .. DAVALI : .. VEKİLİ :... DAVANIN KONUSU : Tazminat TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle: Müvekkili davacıya ait ... plakalı araç üzerine monte edilmiş...seri numaralı vinç'in davalı sigorta şirketine 09.08.2021-2022 vade tarihli makine kırılması sigorta poliçesi ile sigortalı iken 12.06.2022 tarihinde arızalandığını ve onarımı için 601.800-TL masraf yapıldığını, 06.07.2022 tarihli yansıtma faturasının sigorta şirketine gönderildiğini ve itiraza uğramadan kabul edildiğini, hal bu iken sigorta şirketinin faturaya itiraz yasal süresinden çok sonra 14.09.2022 tarihinde iade faturası düzenlediğini ve davacıya 16.09.2022 tarihinde sadece 20.023,14-TL ödeme yaptığını, hal böyle olunca davacının 14.09.2022 tarihli iade faturasını 16.09.2022 tarihli noter ihtarı ile sigorta şirketine iade ettiğini ve bakiye (601.800-TL - 20.023,14-TL) 581.776,86-TL'nin de ödenmesini talep ettiğini, ancak sigorta şirketinin ödeme yapmaya yanaşmadığını, sigorta şirketince hasarların farklı olaylardan neşet ettiği ileri sürülüp 4 farklı olay varmış gibi değerlendirme yapılmış ve her bir olay bakımından muafiyet uygulaması cihetine gidilmiş ise de işbu davadan önce alınan uzman mütalasından da anlaşıldığı üzere hasarların teknik yönden birbiriyle bağlantılı ve tek bir hasar olduğunu ve dolayısıyla sadece 1 defa muafiyet uygulanması gerektiğini, ayrıca muafiyetin hesaplanması aşamasında döviz kurunun yanlış alındığını, ödenmesi gerekli tazminat tutarı belirlenirken vinç'in ikinci el değeri yerine sıfır değerinin referans alındığını ve böyle olunca fahiş oranda eksik sigorta ortaya çıktığını, onarım bedelinin belirlenirken KDV'nin de tutara eklenmesi gerektiğini, bu değerlendirmelere göre eksik ödenen tutarın belirlenmesi ve davacıya ödenmesi lazım geldiğini beyanla, fazlaya dair talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000-TL'nin 16.09.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle: Sigorta sözleşmesinden kaynaklı tüm taleplerin 2 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu (6102 s. TTK m. 1420) ve işbu davanın da zamanaşımına uğradığını, davacının ihbarı üzerine yapılan araştırma neticesinde makinede dört ayrı hadise neticesinde dört ayrı hasar meydana geldiğinin tespit edildiğini ve her farklı olay için ayrı hesaplama yapılıp muafiyet uygulaması cihetine gidildiğini, eksik sigorta oranının poliçedeki teminat limiti (1.800.000-TL) ile makinenin hasar tarihindeki değeri (4.870.353,96-TL) gözetilerek 0,6304 olarak belirlendiğini ve hal böyle olunca davacıya 20.023,14-TL tazminat ödenmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığını, nitekim bu tutarın da davadan önce ödendiğini beyanla, davanın reddini savunduğu anlaşılmıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece Mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İstinaf başvuru talebinde bulunan davacı vekili dilekçesinde özetle, bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek nitelikte hesaplanmadığını, % 50 müterafik kusur oranının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılarak, talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. İstinaf başvuru talebinde bulunan davalı vekili dilekçesinde özetle, hasarın teminat kapsamı içerisinde değerlendirilmesin aykırı olduğunu, bilirkişi ek raporu kapsamında da söz konusu hususa ilişkin herhangi bir ek tespitte bulunulmadığını, sigorta hukuku bilirkişisi’nden görüş alınması gerektiğini, heyette sigorta hukuku bilirkişisi yer almadığını, hasarın aşırı yükleme nedeniyle meydana geldiğinin tespiti halinde müvekkili şirketin tüm tazminat ödeme sorumluluğunun ortadan kalkacağını, aksi kanaatte olunması halinde tazminat indirimi uygulanması gerektiğini ileri sürerek, kararın kaldırılarak, talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. DELİLLER : Tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Dava, makine kırılması sigorta sözleşmesinden kaynaklı tazminat istemine ilişkindir. Yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davacı ve davalı tarafından istinaf edilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; istinaf edenin sıfatı ve istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan inceleme neticesinde; Yerel Mahkeme tarafından toplanması gerekli tüm delillerin toplandığı, usulünce tartışıldığı, bilirkişi heyeti raporunda dava konusu vinç'te oluşan hasarların birbirini olumsuz yönde etkilediği ve hasarların oluşma sebebinin birbiriyle bağlantılı olduğu, vinç'teki hasarların 4 ayrı grup değil, tek bir hasar grubu olarak değerlendirilmesi gerektiğinin belirtildiği, vincin olay tarihindeki rayiç bedelinin 2.250.000 TL olarak hesaplanmasının uygun olduğu (benzer yönde Yargıtay 11. HD 2017/5200 E.-2019/1810 K. Sayılı ilamı), sigorta bedelinin 1.800.000,00 TL olduğu, vincin olay tarihindeki rayiç bedelinin 2.250.000 TL olarak belirtilmesi nedeniyle eksik sigorta hükümlerine göre hesaplama yapılmasında isabetsizlik olmadığı, bilirkişi raporunda vinç'teki hasarlara sebep çatlamaların yük altında oluşan kılcal çatlakların büyümesi ile oluştuğu ve gerekli kontrolleri yapmayarak hasarın artmasına sebebiyet veren davacının müterafik kusurunun bulunduğu belirtildiğinden mahkemece %50 müterafik kusur indirimi uygulamasında isabetsizlik olmadığı, verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla davacı ve davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1.Davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2.Davacı taraftan alınması gerekli 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davalı taraftan alınması gerekli 13.322,09 TL istinaf karar harcından peşin alınan 3.607,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 9.714,59 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına. Karar kesin olduğundan harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesi'nce yazılmasına. 3.İş bu kararın, bilgi mahiyetinde İlk Derece Mahkemesi'nce taraflara tebliğine. Dair, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan incelemede KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.25/04/2025 Başkan.. Üye... Üye... Katip.... GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 25/04/2025 Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!