Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2017/482 E. 2019/239 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2017/482
- Karar No
- 2019/239
- Karar Tarihi
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi Esas-Karar No: 2023/221 - 2024/838 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/221 KARAR NO : 2024/838 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20/10/2022 NUMARASI : 2018/266 Esas - 2022/943 Karar DAVACI : VEKİLLERİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVANIN KONUSU : TAZMİNAT KARAR TARİHİ : 12/06/2024 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 08/07/2024 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 09.09.2017 tarihinde, davalı sigorta şirketine sigortalı, davalı ...'ın maliki, davalı ...'ın sürücüsü olduğu aracın, şerit ihlali yaparak, müvekkilinin aracına çarparak takla atmasına ve yaralanmasına neden olduğunu, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin bir kusuru olmadığını, bu kaza nedeniyle müvekkilinin aracının hasarlandığını ve kendisinin de yaralandığını zararlarından davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00TL araç zararı ve 100,00TL geçici iş göremezlik zararı olmak üzere toplam 200,00TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tüm davalılardan (sigorta şirketinin sorumluluğu teminat limiti ile sınırlı olmak üzere) tahsiline, 5.000,00 TL manevi tazminatın da kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; davalı ...'ın sevk idaresindeki aracıyla kontrollü şekilde en sağ şeritten ana yola çıktıktan sonra davacı ...'ın idaresindeki araçla 100 km/h hızla gelerek davalı idaresindeki aracın sol tarafından çarptığını ve davalı idaresindeki aracın bahçeye uçtuğunu, kamera kayıtları ve fotoğrafların incelenmesi sonucu, davacı sürücü ile davalı sürücünün bir süre yan yana gittikleri ve akabinde davacı sürücünün aracının kontrolünü kaybederek davalı idaresindeki araca çarpması sonucu kazanın meydana geldiğinin anlaşıldığını, bu nedenle davacının maddi ve manevi tazminat talebinin fiili ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde; kazanın meydana gelmesinde sigortalı aracın kusuru bulunmadığından sorumluluğu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davanın, trafik kazası nedeniyle davacının aracında oluşan hasar bedeli, geçici iş göremezlik maddi tazminatı ve manevi tazminatın davalılardan tahsili istemine ilişkin olduğu, dosyaya kazandırılan kusura ilişkin 25/10/2018 ve 13/02/2019 tarihli raporlarda, ... plakalı araç sürücüsü davacı ... ile davalı sigorta şirketine sigortalı ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'ın karışmış oldukları kazanın oluşumunda, kimin kural ihlali işlediği, dolayısıyla kimin şerit ihlali veya hatalı manevra ile kazaya neden olduğu mevcut deliller ile anlaşılamadığından, Tehlike Sorumluluğuna Katlanma İlkesi gereğince, tehlike eşit varsayıldığından, kazanın meydana gelmesinde araç sürücülerinin eşit kusurlu olduğunun kabulü gerektiği, davacıya ait ... plakalı aracın Pert-Total durumunda ve hasar tutarının ise 12.000,00 TL olduğu ve davalılar sorumluluğunun davalı sürücü ...'ın %50 kusur oranına tekabül eder şekilde müştereken ve müteselsilen (%50x12.000,00 TL) = 6.000,00TL olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirildiği, dava konusu kazaya ilişkin olarak Ankara Batı 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/482 Esas sayılı dosyası kapsamında İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan ve dosyaya kazandırılan 07/05/2019 tarihli kusur raporunda ise, olayın, sürücü ...'ın kontrolsüz bir şekilde şerit değiştirmesi sonucunda meydana geldiğinin kabulü halinde, sürücü ...'ın %100 oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'ın ise kusursuz olduğu, olayın sürücü ...'ın kontrolsüz bir şekilde şerit değiştirmesi sonucunda meydana geldiğinin kabulü halinde ise sürücü ...'ın kusursuz, sürücü ...'ın %100 oranında kusurlu olduğu şeklinde terditli olarak görüş bildirildiği, dava konusu olayda 09.09.2017 günü, saat 00:40 sıralarında davalı sürücü ... yönetimindeki ... plaka sayılı otomobil ile Ayaş yolunu takiben Ankara istikametine doğru seyretmekte iken olay mahalline geldiğinde, aynı yönde solunda seyir halinde bulunan davacı sürücü ... yönetimindeki ... plaka sayılı otomobil ile çarpışması sonucunda her iki aracın kontrolden çıkarak bahçe içerisine düşmesi sonucunda dava konusu kazanın meydana geldiği hususlarının tartışmasız olduğu, dosyaya kazandırılan Ankara Batı 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/482 esas sayılı dosyasında; mevcut kamera görüntüleri davacının benzin istasyonundan çıkış yaptığı bölgeyi göstermediği, davalının kameranın gösterdiği alandan çıkış yapmadığı, kaza anını kısmen gösterdiği, ancak bahsi geçen kayıtlarda kaza anı tam olarak gözükmese de 16. ve 20. saniye arası dikkatle izlendiğinde, 16. saniyede orta şeritten gelen koyu renkli aracın davalıya ait araç olduğu, davalının hemen arkasından sol şeritten gelen beyaz renkli aracın ise davacıya ait araç olduğu, davacıya ait beyaz renkli ... plakalı araç sürücü ...'ın sol şeritte ilerlediği, davalının ise orta şeritte koyu renkli araç ile ilerlediğinin görüldüğü, sol şeritte seyreden aracın orta şerite kayarak davalının aracının sol tarafından çarptığı, 20. saniyede araçların kameranın görüş alanından çıktığı, ancak videonun devamında 21. ve 22. saniyede arkadan gelen araçların kazayı görerek frene bastığı ve yavaşladığının net şekilde görüldüğü, bahçeye uçuş anının tam olarak gözükmediği, davalının sol şeride hiç çıkmaması sadece kendi şeridinde gitmesi ve davacının aracından önde seyretmesi sebebiyle davalının davacıya çarpmış olma ihtimalinin bulunmadığı, kazanın davacının sol şeritten hızlı şekilde gelerek şeridinde normal hızda seyreden davalıya ait araca sol taraftan çarpmak suretiyle meydana geldiği, araçlarda meydana gelen hasarın bölgesi dikkate alındığında, kazaya davacının neden olduğu hususunun mahkemenin kabulünde olduğu, Ankara Adli Tıp Kurumu Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi 07/05/2019 tarih ve ... sayılı raporun istinaf incelemesi sonucu kesinleştiği ve taraflara HMK 281. maddesi gereğince tebliğ edilerek hükme esas alındığı, bu itibarla ATK raporunda yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere, kazanın davacı sürücü ...'ın kontrolsüz bir şekilde şerit değiştirmesi sonucunda meydana geldiği kabul edilerek, davalı sürücü ... yönetimindeki vasıtası ile kendi yol bölümünde nizami bir şekilde seyretmekte iken karıştığı olayda kusuru görülmediği, davacı sürücü ... yönetimindeki vasıtası ile yola gereken dikkati vermemiş, kendi seyir şeridini muhafaza edecek şekilde seyrine özen göstermeyip kontrolsüz ve tehlike tevlit eder tarzda şerit değiştirip davacı sürücünün seyir durumunu tehlikeye düşürmüş, dikkatsiz, özensiz ve nizamlara aykırı hareket etmiş olup olayda kusurlu olduğunun tespit edildiği, söz konusu kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği de göz önüne alınarak bu kusur raporuna itibar edildiği, aynı kazaya ilişkin bekletici mesele yapılan Ankara Batı 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/482 Esas sayılı dosyasındaki kusur kabulü de aynı olmakla söz konusu kararın istinaf incelemesi sonucu kesinleştiği, bu nedenlerle davalı ...'ın kusuru bulunmaksızın gerçekleşen kaza nedeniyle davacının sürücü, işleten ve sigorta şirketine karşı maddi ve manevi tazminat talebinde bir haklılık bulunmadığı gerekçesiyle; “1-Maddi ve manevi tazminat talepli davanın REDDİNE,” karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kazanın meydana gelmesinde, davalının tam kusurlu olduğunu, mahkemenin yorumunun hatalı olduğunu, olay günü müvekkilinin 70 km/sa hızla sol şeritte seyri sırasında, davalı Hüseyin’in yolun sağındaki benzin istasyonundan ani şekilde çıkarak müvekkilinin aracının sağ tarafına çarptığını ve savrulmasına neden olduğunu, müvekkilinin kaza yapmasına davalının neden olduğun, kamera kayıtlarının kaza anını göstermediğini, bu nedenle kazanın oluş şeklinin değerlendirilmesi için araçlardaki çarpma noktasına bakmanın yeterli olacağını, davalının aracının sol ön kısmında hasar meydan geldiği, bu durumunda müvekkilinin beyanlarını doğruladığını, müvekkilinin şeridinde seyredenken aracın sol ön ve yan kısmından başka türlü hasarlanamayacağını, aksi durumda müvekkilinin kusurlu kabul edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalının ani şekilde benzin istasyonundan çıktığının tarafların ve Ankara Batı Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/482 E. sayılı dosyasında diğer bilirkişilerin de kabulünde olduğunu, bu durumun davalının şerit ihlalini kanıtladığını, mahkemece CD görüntülerinden hareket ile müvekkilinin kusurlu kabul edilmesinin hatalı olduğunu, mahkemenin aksi durumda ise CD’de kaza anı görüntüleri olmaması nedeniyle kusurun paylaştırılması gerektiğini, zira Adli Tıp Kurumu tarafından kusura ilişkin kesin sonuca ulaşamadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç hasarı nedeniyle maddi tazminat ve cismani zarar nedeniyle geçici iş göremezlik tazminatı ile manevi tazminat istemidir. Mahkemece, aynı kaza nedeniyle davalı tarafından kendi aracında meydana gelen hasara ilişkin Ankara Batı 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/482 E. - 2019/239 K. sayılı dosyasında, eldeki dosya davacısı hakkında açılan davada kazanın meydana gelmesinde, ...'ın %100 tam kusurlu olduğunun kabul edilmiş olduğu ve kararın kesinleşmiş olduğu, söz konusu dosyada alınan kusur raporu ile kazaya ilişkin görüntüler ve araçlar üzerinde çarpışma noktaları nazara alındığında, kazanın meydana gelmesinde davacı ...'ın kusurlu olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Olay tarihinde saat: 00.40 sıralarında, davacının sevk ve idaresindeki araç ile kara yolunda sol şerit üzerinde seyri sırasında, ön ilerisinde sağ şerit üzerinde seyreden davalının idaresindeki aracı geçtiği esnada araçların sadmesi sonrasında trafik kazasının meydana geldiği, kaza tespit tutanağından anlaşılmıştır. Davacı ..., aracı ile sol şeritte seyri sırasında davalının ani şekilde benzin istasoynundan çıkarak aracının sağ ön kısmına çarptığını ve bu nedenle direksiyon hakimiyetini yitirdiğini ileri sürmüş iken, davalı araca ait fotoğraflar ve güvenlik kamerası kayıtlarından da anlaşılacağı üzere kendisinin sağ şeritten seyri sırasında, sol şeritten hızla gelen davacının aracına sol taraftan vurduğunu iddia etmiştir. Kaza tespit tutanağında, tarafların beyanlarının çelişkili olması nedeniyle kusur tespiti yapılmadığı görülmüştür. Davalı tarafından kaza anına ilişkin olay yerinde bulunan işyerine ait güvenlik kamerası kayıtları sunulmuş, Dairemizce de incelenen görüntülerde davalının sağ şeritten seyri sırasında sol şeritten gelen davacının bu aracı geçmesi sırasında kazanın meydan geldiği, kaza anı net olarak görülmemekle birlikte, davacının iddiasın aksine, davalının ani şekilde petrol istasyonundan çıkarak davalının önüne manevrasının olmadığının net olarak görüldüğü, kaza öncesindeki görüntülerde davalının sağ şeritte seyrettiği, davacının ise sol şerit üzerinde olduğu, kazanın da sağ şeritte seyreden aracın geçilmesi sırasında meydan geldiği görülmüştür. Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, davacı vekili tarafından, davalı sürücünün ani şekilde petrol istasyonundan çıkması ile sürüş durumunu bozarak kazanın meydana geldiği ileri sürülmüş ise de, Dairemizce de izlenilen görüntülerde, davalının çarpışma öncesi aniden petrol istasyonundan çıkma durumu olmamakla, birlikte sağ şeritten seyri sırasında, sol şeritten seyreden davacının direksiyon hakimiyetini yitirerek kazaya neden olduğunun anlaşılmasına, davalının petrol istasyonundan çıkış yaptığı nokta görüntülerde gözükmemesine rağmen görüntülerde tespit edilen sağ şeritte alınan mesafe ve kazanın sağ şeritte seyri sırasında meydana gelmiş olması nazara alındığında, petrol istasyonundan çıkışının sol şeritteki aracın direksiyon hakimiyetini yitirmesinde illiyetinin kanıtlanamamış olmasına, ilk derece mahkemesi tarafından bekletici mesele yapılan taraflar arasındaki Ankara Batı 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/482 E. - 2019/239 K. sayılı dosyasında da kusur aynı mahiyette kabul edilerek davanın esası hakkında karar verilmiş olması ve söz konusu dosyada verilen kararın eldeki davada kuvvetli delil olmasına göre, davacı vekilinin tüm istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin yerel mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 5-HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 12/06/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.